Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1675 E. 2026/2220 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1675
- Karar No
- 2026/2220
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1675 KARAR NO : 2026/2220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/04/2026 NUMARASI : 2026/357 Esas 2026/380 Karar DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit BAM KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2026
Davalı vekil tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arkadaşı olan, dava dışı ... için yaklaşık 2 yıl önce İzmir ili, Balçova ilçesinde bulunan ... firmasından araç kiralama sözleşmesi imzalayarak kiraladığı aracı arkadaşına teslim ettiğini, firmada adının yedek sürücü olarak yazıldığını, aracın arkadaşı olan ...'ın kullanımda iken kazaya karıştığını ve sonrasında hiç tanımadığı davalı alacaklının isminin geçtiği, imzalattırılan sözleşmenin alt tarafında boş olarak teminat adı altında imzalattırılan senedi sonradan doldurarak 09/05/2025 düzenleme 23/05/2025 ödeme tarihli 500.000,00 TL miktar yazıldığını ve adres bilgilerinin de yanlış girerek senet borçlusu olarak tarafının gösterildiğini ve hakkında İzmir İcra Dairesinin 2025/5291 Esas sayılı dosyasına icra takibi açıldığını ve aracına da yakalama emri çıkarıldığını, tarafının bu olaylarla hiç bir bağlantısının bulunmadığını, bu nedenlerle icra takibinin durdurulmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun şekilde tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. MAHKEMECE: "...,Açılan dava, davacının, arkadaşı ...'ın isteği üzerine ... isimli firmadan dava dışı ... adına araç kiralaması işlemi sırasında imzaladığı sözleşmenin altında teminat senedi olarak boş olarak imzalatılan keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 09/05/2025 düzenleme, 23/05/2025 ödeme tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono ve bonoya dayanılarak açılmış olan İzmir 25. İcra Dairesinin 2025/5291 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 09/05/2025 düzenleme, 23/05/2025 ödeme tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono, İzmir İcra Dairesinin 2025/5291 Esas sayılı dosyası ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konu uyuşmazlığın, davacının, arkadaşı ...'ın isteği üzerine ... isimli firmadan dava dışı ... adına araç kiralaması işlemi sırasında imzaladığı sözleşmenin altında teminat senedi olarak boş olarak imzalatılan keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 09/05/2025 düzenleme, 23/05/2025 ödeme tarihli, 500.000,00-TL bedelli bono ve bonoya dayanılarak açılmış olan İzmir 25. İcra Dairesinin 2025/5291 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olduğu, davacının 16/12/2025 havale tarihli ve 24/04/2026 havale tarihli dilekçeleri ile davanın geri alınması talebinin bulunduğunu ve karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ve dava dilekçesinin reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin ise 17/04/2026 havale tarihli dilekçesi ile davacı tarafın, davanın geri alınması talebini kabul ettiklerini beyan ettiği, açılan davanın geri alınması ve bu hususun davalı tarafça kabul edilmesi sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve her ne kadar davalı vekilince vekalet ücreti talebinde bulunulmuş ise de davanın geri alınması talebini içerir dilekçenin 16/12/2025 tarihinde sunulduğu, davalı vekilinin vekaletnamesini 07/03/2026 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu gözetildiğinde vekaletin davanın geri alınması talebi akabinde sunulduğu dikkate alınarak davalı vekili lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığı kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir," gerekçesi ile; "Açılan davanın geri alınması sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 123. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,"şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK 123.maddesinde “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir.” şeklinde düzenlendiğini, davanın geri alınması durumunda, davanın hiç açılmamış sayıldığını, somut olayda da, davacı tarafın hem 16.12.2025 tarihli hem de 24.04.2026 tarihli dilekçesi ile davasını geri aldığını açıklamış olsa da 16.12.2025 tarihli geri alma dilekçesinin taraflarına 08.04.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, oysa taraflarınca dosyaya bu tebligattan yaklaşık 1ay önce 03.03.2026 tarihinde vekaletname sunulduğunu, taraflarına 08.04.2026 tarihinde tebliğ edilen evrak ile ''davacı ... tarafından sunulan 16/12/2025 havale tarihli davanın geri alınması talebine muvafakatlerinin bulunup bulunmadığına yönelik'' beyanlarını sunmak üzere süre verildiğini bunun üzerine taraflarınca 17.04.2026 tarihli dilekçeleri ile davanın geri alınmasına rızalarının olduğunun açıkça beyan edildiğini ve 6100 sayılı Kanun'un 123. madde gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek ve lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin talep edildiğini, yerel mahkemece müvekkili lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT m.7/1 uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığını, beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. HMK'nın "Parasal sınırların arttırılması" başlığını taşıyan Ek 1. maddesi; Ek:24/11/2016- 6763/44 m) "(1) 200., 201., 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmiş iken, 07/11/2024 tarih ve 7531 sayılı Kanunun 22. maddesi ile; maddenin 1. fıkrasındaki "on" ibaresi "bin" olarak değiştirilmiş ayrıca maddeye; "İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklindeki 3. fıkra eklenmiş, anılan Kanunun Geçici 1. maddesinde; "Bu Kanunla 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1. maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanır. Üçüncü fıkra olarak eklenen düzenleme ise bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yeniden verilen kararlar hakkında uygulanır." denilmiş, 04/06/2025 tarih ve 32920 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile de; anılan maddenin 2. fıkrası "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341. 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” şeklinde değiştirilmiş, maddenin 3. fıkrası ise yürürlükten kaldırılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2025 tarihinden itibaren ise, bu sınır 40.000,00 Türk Lirasıdır. Davanın 2025 yılında açıldığı, davalı tarafın istinafa konu ettiği vekalet ücreti kaynaklı miktarın 10.000,00 TL olması nedeniyle 24/04/2026 tarihli karar davalı yönünden kesin niteliktedir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/2542 esas ve 2024/4038 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4127 esas ve 2023/4538 karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) HMK'nın 346.maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvuru konusu edilen kararın, dava tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran davalı yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi hükmü uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davalının yatırmış olduğu 2.002,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2026.