İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/619 E. 2026/628 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/619
Karar No
2026/628
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/619 Esas - 2026/628 T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2024/619 KARAR NO: 2026/628

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR: VEKİLLERİ: DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 08/10/2026 K.YAZIM TARİHİ : 23/10/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Müvekkili şirketin 05.11.2008 tarihinde asansör, merdiven, otomatik kapı, döşeme, yenileme, onarım, bakım, ithalat-ihracat işleri, asansör endüstri için Fransa ve yurtdışına otomatik kapı ve kapı aksesuarı ihracı faaliyetleri ile iştigal ettiği, şirket her ne kadar Fransa Ticaret ve Şirketler kütüğüne kayıtlı olsa da Türk vatandaşlığına sahip ... tarafından kurulup yönetildiği, davalı şirketlerin Fransa pazarında yer edinmesinin müvekkili şirketler sayesinde olduğu, müvekkili şirket ile davalı ...asansör arasında 20.03.2014 tarihli ticari nitelikte bir bayilik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin .... asansör ve ona bağlı olarak faaliyet gösteren diğer iki davalı şirket olan .... ve ... asansör şirketleri arasında ilerletildiği, müvekkili şirketin davalı ...asansör tarafından bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği 13.07.2018 tarihine kadar ticari hayatın gerekliliklerine uygun hareket ettiği, söz konusu bayilik sözleşmesinin ilgilisine münhasıran satıcılık yetkisi verdiği, müvekkili şirketin davalılardan sağlanan ürünlerdeki hataların düzeltilmesini ve kalitenin artırılmasını talep etmelerine rağmen davalılardan ticari olmayan üslup ile cevap alındığı, akabinde sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, müvekkil şirkete münhasırlık yetkisi verilmesine rağmen sözleşme konusu asansör kapılarının Fransa pazarına sokulduğu, sözleşmenin biteceği tarihe yaklaşıldığı dönemde sözleşme bitişi sonrası iş yapmak üzere müvekkili şirketin oluşturmuş olduğu portföye ulaşılmaya çalışıldığı, bu durumun durdurulması talebinde bulunulması üzerine haksız olarak sözleşmenin feshedildiği, feshe gerekçe gösterilen sözleşmenin 13.maddesine aykırı davranıldığı iddiasının dürüstlük kuralına aykırı olarak taraflar arasında uzun süredir fiilen uygulanan durumun fesih için haklı sebepmiş gibi oluşturulmaya çalışıldığı, aralarındaki bayilik sözleşmesi uyarınca imalattan kaynaklı problemlerin karşı tarafa bildirilmesinin memnuniyetsizlik yarattığı gerekçe gösterilerek sözleşme fesih sebebi sayıldığı, aradaki sözleşmeye bağlılık ve ticari ilişkinin devamı için basiretli bir tacir gibi davranılmadığı, müvekkili şirketin davalı şirketler ile olan alışlar ile bu ürünlerin satışının tablo halinde dava dosyasına sunulduğu, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında imzalanmış 20.03.2014 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin bulunduğu bu sözleşmenin süresinden önce fesih edildiği gerekçeleriyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ile davalı şirket arasındaki sözleşmenin haksız ve geçersiz nedenle erken feshi nedeniyle davacının uğramış olduğu kar kaybının kısmen olarak 30.000,00-EURO tutarın sözleşmenin haksız feshedildiği tarihten itibaren işleyecek 3095 S. K. M.4/a hükmü uyarınca belirlenecek faizi ile davalılardan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... Asansör cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen 20/03/2014 tarihli sözleşmenin 12/10/2016 tarihinde yürürlükten kalktığı, davacı iddialarının ise 2018 yılına ait olduğu, 12/10/2016 tarihinden sonra müvekkili şirketten davacı tarafa herhangi bir ürün sevkiyatı yapılmadığı gibi karşı taraftan da bir ödeme olmadığı, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiği, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığı, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesi sözleşmenin 17.maddesine göre haklı fesih sebebi olduğu, bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğu, davacının vadesi geçmiş 65.940,00-Euro borcunu kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin fesih nedeninin bu alacak miktarının ısrarla ödenmemesi nedeniyle olduğu, davacının kendisine gönderilen ürünlerin bedelini ödemediği gibi yeni mal gönderilmesini beklediği bu beklentisi biriken borçları nedeniyle karşılanmayarak söz konusu borç nedeniyle sözleşme fesih edildiğinde ise huzurdaki davayı açtığı, davacının kendisi tarafından dava dilekçe ekinde yer verilen e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere söz konusu borcun kendisinden defaatle talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi’nin ... ve .... numaralı dosyalarında icra takibi yapılmışsa da itiraz üzerine takiplerin durduğu, borçlunun Fransa’da bulunması nedeniyle Fransa’da borçlu aleyhine alacak davası açıldığı bu davanın halen derdest olduğu, davacı tarafın Fransa’daki davada karar çıkmasını önlemek amacıyla bakılan davayı açtığı, Fransa’da görülen davanın sonucunun bu davayı etkileyeceğinden Fransa’daki davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiği, davacının uğradığı herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, davacının yaklaşık 6 ay için uğradığını iddia ettiği zarar tutarının afaki olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda da bayilik sözleşmesine rağmen açıkça başka firmalardan da mal aldığını kabul ettiği, davacının müşteri kaybına uğradığı, satışlarının azaldığı gibi iddiaların mesnetsiz olduğu, bitişine birkaç ay kalan sözleşmenin biteceği kesin olmasına rağmen herhangi bir planlama yapmamış gibi zarar talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının hazırladığını iddia ettiği kazanç tablosunun hayal mahsulü olduğu gerekçeleriyle davanın reddi gerektiği, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Asansör cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir sözleşme bulunmadığı gibi hiç bir ticari ilişki de bulunmadığı, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiği, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığı, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesi sözleşmenin 17. maddesine göre haklı fesih sebebi olduğu, bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğu, davacının vadesi geçmiş 65.940,00-Euro borcunu kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin fesih nedeninin bu alacak miktarının ısrarla ödenmemesi nedeniyle olduğu, davacının kendisine gönderilen ürünlerin bedelini ödemediği gibi yeni mal gönderilmesini beklediği bu beklentisi biriken borçları nedeniyle karşılanmayarak söz konusu borç nedeniyle sözleşme fesih edildiğinde ise huzurdaki davayı açtığı, davacının kendisi tarafından dava dilekçe ekinde yer verilen e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere söz konusu borcun kendisinden defaatle talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... ve ... numaralı dosyalarında icra takibi yapılmışsa da itiraz üzerine takiplerin durduğu, borçlunun Fransa’da bulunması nedeniyle Fransa’da borçlu aleyhine alacak davası açıldığı bu davanın halen derdest olduğu, davacı tarafın Fransa’daki davada karar çıkmasını önlemek amacıyla bakılan davayı açtığı, Fransa’da görülen davanın sonucunun bu davayı etkileyeceğinden Fransa’daki davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiği, davacının uğradığı herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, davacının yaklaşık 6 ay için uğradığını iddia ettiği zarar tutarının afaki olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda da bayilik sözleşmesine rağmen açıkça başka firmalardan da mal aldığını kabul ettiği, davacının müşteri kaybına uğradığı, satışlarının azaldığı gibi iddiaların mesnetsiz olduğu, bitişine birkaç ay kalan sözleşmenin biteceği kesin olmasına rağmen herhangi bir planlama yapmamış gibi zarar talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının hazırladığını iddia ettiği kazanç tablosunun hayal mahsulü olduğu gerekçeleriyle davanın reddi gerektiği, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Davalı..... Asansör cevap dilekçesinde özetle;müvekkili şirket ile davalı arasında hiçbir sözleşme bulunmadığı, müvekkili şirket ile davacının zaman zaman ticaret yapmış ise de davacının müvekkilinin bayisi olmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddi gerektiği, davacının bir hakkı var ise de bu hakkın zamanaşımına uğradığı, davacının dava dilekçesinde dayandığı sözleşmede bayinin borçlarını ödemekte gecikmesi sözleşmenin 17.maddesine göre haklı fesih sebebi olduğu, bu hüküm bulunmasaydı dahi karşılıklı borç yükleyen sürekli sözleşmelerde borcun ödenmemesi durumunun alacaklı için bir fesih sebebi olduğu, davacının vadesi geçmiş 65.940,00-Euro borcunu kendisinden istenmesine rağmen ısrarla ödemediği için sözleşmenin fesih edildiği, sözleşmenin fesih nedeninin bu alacak miktarının ısrarla ödenmemesi nedeniyle olduğu, davacının kendisine gönderilen ürünlerin bedelini ödemediği gibi yeni mal gönderilmesini beklediği bu beklentisi biriken borçları nedeniyle karşılanmayarak söz konusu borç nedeniyle sözleşme fesih edildiğinde ise huzurdaki davayı açtığı, davacının kendisi tarafından dava dilekçe ekinde yer verilen e-posta yazışmalarında da görüleceği üzere söz konusu borcun kendisinden defaatle talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığı, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... ve .... numaralı dosyalarında icra takibi yapılmışsa da itiraz üzerine takiplerin durduğu, borçlunun Fransa’da bulunması nedeniyle Fransa’da borçlu aleyhine alacak davası açıldığı, bu davanın halen derdest olduğu, davacı tarafın Fransa’daki davada karar çıkmasını önlemek amacıyla bakılan davayı açtığı, Fransa’da görülen davanın sonucunun bu davayı etkileyeceğinden Fransa’daki davanın bu dava için bekletici mesele yapılması gerektiği, davacının uğradığı herhangi bir zararın söz konusu olmadığı, davacının yaklaşık 6 ay için uğradığını iddia ettiği zarar tutarının afaki olduğu, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu yazışmalarda da bayilik sözleşmesine rağmen açıkça başka firmalardan da mal aldığını kabul ettiği, davacının müşteri kaybına uğradığı, satışlarının azaldığı gibi iddiaların mesnetsiz olduğu, bitişine birkaç ay kalan sözleşmenin biteceği kesin olmasına rağmen herhangi bir planlama yapmamış gibi zarar talep etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının hazırladığını iddia ettiği kazanç tablosunun hayal mahsulü olduğu, tüm bu sebeplerle haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tarafların ticari sicil kayıtları, Ankara Batı .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... ve... numaralı dosyaları, tarafların ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, banka kayıtları, Gümrükler Genel Müdürlüğü cevabi yazısı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Tanık ... duruşmada; "Ben ilk .... asansörde çalıştım. Daha sonra Marselavator Dış Ticaret şirketinde çalışmaya devam ettim. Zaten bunların sahipleri aynı ailedir. Çalışanları ortaktır. Ben burada yurt dışı satış uzmanı olarak görev yapıyordum. 2013 yılında .... Asansör ile Almanyada fuarda tanıştık. Bu arada ben... asansörde çalışıyordum. İlk önce ... Asansör üzerinden .... Asansör ile çalışmaya başlandı. ....Asansör üzerinden de ihracatları yapmaya başladık. Yanlış hatırlamıyorsam 2016 yılına kadar ... Asansör ile ... Asansör ile irtibatlı olarak ... Asansör ile çalıştı. Marselevator açıldıktan sonra ise ... Asansör sadece .... AŞ'nin müşterisi oldu ve ....Asansör devreden çıktı. Fakat .... Asansör sadece yurt dışı bağlantısı yönünden devreden çıktı. Zaten şirketler aile şirketi olduğu için müşteriler aynı kaldı. Ben 2018 yılı Ekim ayına kadar şirkette çalıştım. Yurt dışı bölümünde çalıştığım için ... devreye girmesi ile ben de orada çalışmaya başladım. Benim izinde olduğu süre zarfında .... Asansör ile ... Asansör arasında bir sözleşme olduğunu öğrendim. Daha sonra bu sözleşmeye istinaden biz çalışmaya devam ettik. Malzeme ulaştıktan 1 hafta sonra .... Asansör ödemelerini yapıyordu. İhracat kısmı....e geçtikten sonra bize farklı bir müşteriden komple asansör ile ilgili talep geldi. .... Asansör ile biz sadece asansör kapısı üzerine çalışıyorduk . Ve .... asansör yetkilisi .... bey ile görüştüğümüzde komple asansör sistemi ile ilgilenmediğini, asansör kapısı ile ilgili sadece çalıştıklarını söyledi. Sadece komple asansör ile ilgili başka bir müşteri ile çalışabileceğimizi söyledi. Bize Fransadan başka bir firma yeniden asansör kapı talebinde bulundu. Biz Genie asansöre kendisini yönlendirdik. O firma Genie Asansörden almak istemedi. Almak istemeyince kendisi Türkiyede firma kurarak ....Asansör üzerinden alım yaptı. Direk bu kapılar da ... ve .... Asansör veya ... Asansör üzerinden değil, Kad Asansörün kendi Türkiye firması üzerinden Fransaya gitti... Asansör bununla ilgili bizi uyardı. Biz yurt içi satışlarına müdahale edemeyeceğimizi söyledik. Çünkü Fransa firması kendisi Türkiyede firma kurduğu için kendi kurduğu firma üzerinden asansör kapısını almaya başladı. Bu olay ortaya çıktıktan sonra ... Asansör siparişlerin kusurlu olduğunu öne sürerek ödemeleri geciktirdi. Fakat ürünlerde ben satış kısmında görev aldığım için kusurlar vardı, fakat .... Asansör bunu telafi etti. Parça kapı gönderdi. Fakat .... asansör bunu kullanamadığını ve geri almasını söyledi. Daha sonra yurtdışına giden asansörlerle ilgili sadece maliyetini almak amacı ile .... Asansör yetkilileri ... Asansör yetkililerini Fransada ziyaret etti. Fakat kendileri bunu kabul etmedi. Ve Kad. asansöre satış yapıldığı için sözleşmenin ihlal edildiğini söylediklerine dair duyuma dayalı bilgim var. Kad Asansöre asansör satışı yapıldıktan sonra en son giden partilerde ... Asansörün ayıplı mal gönderilmesi sebebi ile Fransadaki kendi müşterileri ile ilişkisinin zedelendiğini söyledi. Fakat davalı şirket buna ilişkin telafi için elinden geleni yaptı. Daha sonra da .... Asansör kabul etmedi. Ürünlerin fiziki olarak alınmasını istedi. Fakat bunun Türkiyeye getirilmesi gümrük açısından mümkün değildi. İkinci el eşya konumunda olduğu için getirilişi mümkün olmadı.... Asansör üretici ve tedarikçi, .... Asansör yurt içi satış,.... de yurt dışı satış olarak dış ticaret görevini yapmakta idi... Asansör, .... Asansöre herhangi bir satış yapmamıştır... Asansöre ... asansör satış yapmıştır. Daha sonra da ... satışı yapmıştır. Ürünlerin ayıplı olduğunu müşteriden geri dönüş olduğundan bilgi sahibi oluyorduk. Her seferinde ayıplar ufak tefek oluyordu. Bu tüm şirketlerde olabilir. Fakat ayıplar giderilmeye çalışıldı... Asansör kabul etti. Fakat yine olmadığını ve memnun olmadığını söyledi. Fakat bunun yüzde kaç bu şekilde devam edip etmediği hususunu bilemiyorum. Fakat bunu ...Asansör telafi etmeye, gerek ürün olarak gerek indirim olarak telafi etmeye çalıştı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık .... ;" Ben İstanbul'da 2010 yılından 2020 yılı Aralık ayına kadar ....Uluslararası Nakliye firmasında Fransa operasyon sorumlusu olarak çalışıyordum, müşteri takipleri, randevular, müşteri bilgileri gibi alanda çalışıyordum. Davacı şirketle Nakliye konusunda ticari ilişkimiz bulunuyordu, davacı şirketin talebi doğrultusunda yükleme işlemlerini yapıp malzemeleri teslim ediyorduk, bizim araçlarımız malzemeleri ...Asansör A.Ş den Ankara'dan alıyordu ve ona göre müşterilere teslim ediyordu, teslim ettiğimiz müşterimiz Genie Ascenseurs firması olup teslimatları Fransa'ya yapıyorduk, Ankara'da sadece ... Asansör firmasından aldığımız malzemeleri teslim ediyorduk, yaptığımız teslimatların sayısını hatırlamıyorum, Davacı vekili talebi üzerine tanıktan soruldu; en son teslimatta ... Asansör ürünlerin davacı tarafa teslim edilmemesini talep etti ancak 2-3 gün sonra araç henüz teslimat yerine ulaşmadan önce arayarak ürünlerin teslim edilmesi, konusunda talimat verdiler, ürünler bunun üzerine davacı firmaya teslim edilmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... duruşmada; "Ben 2012 yılından beri Merih Asansörde Ar-ge Merkez Müdürü olarak çalışıyorum. .... Asansör ile ilgili fesih sürecini çok bilmiyorum. Söz konusu firmalarla 2013 yılında çalıştığımızı hatırlıyorum. Söz konusu iş yaptığımız süre zarfında ödemelerin nasıl yapıldığı ile ilgili bilgi sahibi değilim. Ben sadece teknik kısımda çalışıyordum. Ben .... Asansördeki ... Bey ile ben irtibat halinde idim. Fransadaki firma için bana bir tasarım yapmamı söyledi. Bunun üzerine ben Fransaya gönderilecek asansörleri tasarladım. Devamlı gönderildi. Arada çıkan sıkıntılarda telafi ürünler gönderildi. Yerinde müdahale edilerek eksikliğin giderilebilecek ufak tefek sorunlar da çözüldü. Ben sadece siparişler geldiği takdirde ... Asansör ile irtibat haline giriyordum. Onun dışında sözleşme ilişkisi ve ödemelerle ilgili bilgi sahibi değilim. Ben Söz konusu .... Asansörde çalışıyorum fakat asansörlerin gönderilmesi işi hangi firma üzerinden yapıldığı ile ilgili bilgi sahibi değilim. Tek bildiğim Merih asansörün bünyesinde üretildiğidir. Paket asansör şeklinde yurtiçindeki bir firmaya asansör gönderdiğimizi biliyorum. Fakat bu firmanın da Fransa'daki bir firmanın yurt içindeki bayisi olduğunu kulaktan duyma bilgi ile biliyorum. Genel olarak kabin kapısı ve kat kapısı çalışması yapıyorduk şirket olarak. Ancak paket asansör asansörün A'dan Z'ye tüm detaylarını içerin elektronik mekanik bir asansördür. ... firması ile paket asansör çalışmadık. Sadece kapılara ait altkompanentler veya kapının kendisi ile ilgili çalışma yaptık. Söz konusu şirketler aile şirketidir. Bu kapsamda irtibatlı çalışıyorlardır. Fakat faaliyet alanları farklıdır. Merih asansör üretim yapmaktadır. Daha sonra ... kurulunca yurtdışına .... üzerinden satış yapılıyor" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...; Ben şu an .... Asansör bünyesinde çalışmaktayım. Ben 9 senedir bu firmada çalışıyorum. Ben yurt dışı satış uzmanı olarak görev yapıyorum. .... asansör üzerinden dava tarihinde ihracat yapıyorduk. .... kurulduktan sonra ihracatı ... Asansör üzerinden yaptık. ... Asansör üretici firmadır. 2014 tarihinde .... Asansör ile.... asansör arasında bir sözleşme imzalandığını biliyorum. 2016 yılında da .... kurulunca sözleşmesiz devam etti. Ödeme kısmı ile ilgili biz aynı ekipte çalıştığımız için ödemeler kısmı ... asansörle ilgili biriktiğini biliyorum. Bu tahminim 60.000 Euro civarında bir ödeme birikti. Gen asansör ödemelerinde gecikti. İçeride siparişi vardı. Biz asansör kapılarını hazır hale getirmiştik. Fakat bunlar ödeme gelmediği için biz son siparişleri de gönderemedik. O ödeme de halen yapılmamıştır. .... Asansör özel bir şiparişleri olan bir firma idi. Ufak tefek imalat hataları oluyordu. Fakat bu ufak tefek hatalardan sonra da ... Asansör yine asansör sipariş vermeye devam etti. Bu uzunca bir süre devam etti. Ödemeler birikince ve tahsilat da ufak tefek yapmadıkları için arada biraz kopmalar oldu. Daha sonra Kenan bey ile ... Asansör üzerinden irtibata geçtik. Fakat yine sorun çözülemedi. Çalışan arkadaşımız ... hanıma da bu ödemelerin , söz konusu asansörlerde çıkan hatalı ürünleri kendi çözdüğünü söyleyerek tazminat olarak kabul edilmesini ilettiğini biliyorum. Halbuki her bir sorun yaşandığında sorunlar giderildi. Her seferinde de sorunlar giderildikten sonra siparişler yinelindi. Benim görev bölgem Orta Doğu ve Afrika idi. ...bey ile birebir mailleşmedim. Watsapp ile görüşmeler yapıyorduk. O öyle tercih ediyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bilirkişi kurulu 20/10/2021 tarihli raporları ile özetle; Husumet yönünden yapılacak incelemede takdir sayın Mahkemeye ait olmak üzere, 20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı ... Ascenseurs şirketi ile davalılar arasında yer alan ... Asansör A.Ş. şirketi arasında akdedildiği, diğer davalılar ... Diş Ticaret A.Ş ile ... Asansör isimli şirketlerin bayilik sözleşmenin tarafları olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi’nin hukuki nitelemesi yukarıda ayrıntısıyla da açıklandığı üzere esasında iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle taraflara yüklenen edimlerin bir tarafça hiç yada gereği gibi ifa edilmemesinin sözleşme içeriği ticari ilişki özelinde ele alındığında bu durumun karşı taraf için esaslı sayılabilecek bir ihlal olup olmadığı hususu önem taşımakta olduğundan sağlayıcı/üretici firma olan davalı şirketin uzun süre ödeme alamaması, biriken borç miktarı ve ticari ilişkinin boyutu ele alındığında karşı tarafın ödeme edimini gereği gibi yerine getirmemesinin sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu anlaşıldığı, somut olayda taraflar arasında akdedilen Bayilik Sözleşmesi’nin hukuki nitelemesi yukarıda ayrıntısıyla da açıklandığı üzere esasında iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle taraflara yüklenen edimlerin bir tarafça hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinin sözleşme içeriği ticari ilişki özelinde ele alındığında bu durumun karşı taraf için esaslı sayılabilecek bir ihlal olup olmadığı hususu önem taşımakta olduğundan sağlayıcı/üretici firma olan davalı şirketin uzun süre ödeme alamaması, biriken borç miktarı ve ticari ilişkinin boyutu ele alındığında karşı tarafın ödeme edimini gereği gibi yerine getirmemesinin sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu anlaşılmakta, ancak davalı tarafın söz konusu sözleşmeye aykırılık nedeniyle karşı tarafa farklı zamanlarda bilgi vererek biriken ödemelerin yapılmasını istediği dolayısıyla davalı açısından haklı fesih sebeplerinin oluştuğunun kabulü gerektiği dosya kapsamında anlaşılmakta ise de, yukarıda yer verilen TTK’nın 18. maddesinin 3. fıkrası gereği ispat şartı olarak belirlenen, tacirler arasında, sözleşmeyi feshe veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar, noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza ile yapılacağına ilişkin hükme uygun bir fesih ihbarı olmadığı anlaşıldığı, davacının talebi doğrultusunda kâr kaybı hesaplanabilmesi için davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerini, diğer taraftan davalı tarafın iddia ettiği davacının kendisine olan 65.000 Euro borç miktarının doğru olup olmadığı tespit edilebilmesi için, davacı şirketin kendi ticari defterlerine göre davalı Atik Asansör A.Ş. şirketine ait 2017 ve 2018 yıllarına ait cari hesap dökümü dava dosyasına sunması gerektiği, hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. GEREKÇE : Dava, bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasından kaynaklı kar kaybı talebine ilişkindir. Mahkememizden verilen 25/11/2021 tarih ve .... Esas, .... sayılı kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin'nin 26/04/2024 tarih ve ...Esas .... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Uyuşmazlık davacı ile davalı... Asansör..Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında sözleşmenin haksız feshedilip edilmediği ve fesih haksız ise davacı yanın kar kaybı alacağının bulunup bulunmadığı var ise kapsamı, varlığının tespit edilmesi halinde bu alacaktan diğer davalıların sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. BAM Bozma İlamı ile;" Dosya kapsamında bulunan 13/07/2018 tarihli mail çıktısına ait fotokopinin incelenmesinden ... tarafından 20/03/2014 tarihli Atik Asansör ile davacı arasındaki sözleşmenin sözleşme kapsamındaki bir kısım yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ile....’in davalı.... Asansör..Ltd. Şti. adına sözleşmeyi feshetme yetkisinin bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır. "BAM Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada Sözleşmenin feshinin ihbarı uygun kabul edilmediği ancak Tarafların ticari sicil kayıtları, Ankara Batı 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/400 esas sayılı dosyası, Ankara Batı İcra Dairesi’nin .... ve ... numaralı dosyaları, tarafların ticari defter ve kayıtları, tanık beyanları, banka kayıtları, Gümrükler Genel Müdürlüğü cevabi yazısı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı kül halinde tartışıldığında ;Somut uyuşmazlıkta asansör, merdiven, otomatik kapı, döşeme, yenileme, onarım , bakım , ithalat - ihracat işleri, asansör endüstri için Fransa ve yurt dışına otomatik kapı ve kapı aksesuarı ihracı faaliyetleri ile iştigal eden davacı .... Ascenseurs şirketi ile bu ürünlerin imalatı işini yapan .... Asansör Mak.San. ve Tic. Ltd . Şti arasında akdedilen 20/03/2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi imzalanmıştır. Bayilik sözleşmesinin 15. Maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiği Bayilik sözleşmesinin 15. Maddesinde sözleşme süresinin 5 yıl olarak belirlendiği normal şartlarda sözleşmenin 20.03.2019 tarihinde sonlanacağı fakat Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun incelenmesinden 20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı ... Ascenseurs şirketi ile davalılar arasında yer alan .... Asansör A.Ş. şirketi arasında akdedildiği, diğer davalılar ... Diş Ticaret A.Ş il.... Asansör isimli şirketlerin bayilik sözleşmenin tarafları olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle taraflara yüklenen edimlerin bir tarafça hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesinin sözleşme içeriği ticari ilişki özelinde ele alındığında bu durumun karşı taraf için esaslı sayılabilecek bir ihlal olup olmadığı hususu önem taşımakta olduğundan sağlayıcı/üretici firma olan davalı şirketin uzun süre ödeme alamaması, biriken borç miktarı ve ticari ilişkinin boyutu ele alındığında karşı tarafın ödeme edimini gereği gibi yerine getirmemesinin sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu anlaşıldığı, ancak davalı tarafın söz konusu sözleşmeye aykırılık nedeniyle karşı tarafa farklı zamanlarda bilgi vererek biriken ödemelerin yapılmasını istediği ödeme olgusunu ispat yükünün davacıda olduğu, BAM Kaldırma Kararı doğrultusunda alınan bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Davalı vekilinin 01.04.2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan flash bellek incelenmesi neticesinde: 2017, 2018 ve 2019 yıllarında davacı .... Ascenseurs firması ile davalılardan .... Dış Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğu, ancak 2020 yılında taraflar arasında bir ticari ilişki yaşanmadığı, 01.04.2021 tarihli beyan dilekçesi ekinde yer alan flash bellek içeriğinde davalılardan .... Asansör Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... Asansör Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı için bu şirketlere ait herhangi bir tespit yapılamadığı, Davacı vekilinin 04.11.2025 tarihli dilekçesi ekinde müvekkili şirkete ait herhangi bir ticari defter, mali tablo veya beyanname sunmamış, dilekçe ekinde sadece bir takım mail fotokopileri ile davalılardan ....Asansör Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne ait bir adet fatura fotokopisi yer aldığı tespit edildiği, Davacı vekili 04.11.2025 tarihli dilekçesi ekinde yer alan mail ve fatura fotokopilerinin incelenmesi neticesinde; taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin somut bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, Yapılan bu tespit ve açıklamalar çerçevesinde; 20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesi davacı ile davalı .... Asansör Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanmış olmakla birlikte, 2017, 2018 ve 2019 yıllarında davacı ...Ascenseurs firması ile davalılardan ... Dış Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında bir cari hesap ilişkisi bulunmakta olduğu, Davacının talebi doğrultusunda kâr kaybı hesaplanabilmesi için davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerini sunması gerektiği, davacı vekilinin mahkememizce verilen kesin süre içerisinde bilgi ve belge sunmadığı davacının ödemenin yerine getirildiğini ispatlayamadığı gözetilerek davalı şirketin sözleşmenin 13. Maddesi kapsamında yüzde 50 siparişte yüzde 50 sevkiyattan önce ödeme yapılmasının kararlaştırılmasına rağmen ödemelerin yerine getirilmediği yazışma ve dosya içerisindeki belgelerden anlaşıldığından bu kapsamda davacının ödeme edimini gereği gibi yerine getirdiğini ispatlayamadığı davalıdan sözleşmenin uygulanmasını esaslı sayılabilecek nitelikte bir taraf için zorlaştıracak derecede olduğu sürekli borç doğuran aynı zamanda karşılıklı edim yükümlülüğünün bulunması sebebiyle davacının ödeme olgusunu ispatlayamadığı üzerine düşen edim yükümlülüğünü yerine getirmediği bu kapsamda davacı temerrüdü oluştuğu davalı .... Asansör ile davacı arasında örtülü fesih oluştuğu davacının müspet zararı kapsamında kar mahrumiyeti talebine yönelik davanın reddine ve 20.03.2014 tarihli bayilik sözleşmesinin davacı ... Ascenseurs şirketi ile davalılar arasında yer alan ....Asansör A.Ş. şirketi arasında akdedildiği, diğer davalılar .... Diş Ticaret A.Ş ile...Asansör isimli şirketlerin bayilik sözleşmenin tarafları olmadığı da gözetilerek davalılar yönünden de hukuki ilişki ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.955,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.223,15TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk nedeniyle 2020 yılı Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.096,27 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, kaldırma kararı öncesi yazılan harç tahsil müzekkeresi ile tahsil edildiğinden yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına yer olmadığına, 2-Davacılar tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, 3-Davalılar tarafından yapılan 38,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 4-Davalı .... ASANSÖR MAKİNA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davalı .... DIŞ TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Davalı... ASANSÖR SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.08/10/2026

Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ....¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/619, K. 2026/628, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-619-e-2026-628-k-19357ee5414c