İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/418 E. 2026/461 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/418
- Karar No
- 2026/461
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/418 Esas KARAR NO :2026/461
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/05/2026 KARAR TARİHİ:15/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davalı alacaklı, davacı aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 12/06/2023 tarihinde icra takibi başlattığını, kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla açılan bu takip alacaklı tarafından doldurulmuş geçersiz bir senet kaynaklı olduğunu, bu sebeple davacı dosya borcunu haciz tehdidi altında evleri haciz yoluyla satılarak ödemek zorunda kaldığını, davalı, davacıdan sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, davacı, davalının bu fiili nedeniyle ...Cumhuriyet Başsavcılığına Açığa İmza hakkında 24/01/2025 tarihinde 2025/... Esas Numarasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, ilgili şikayet içeriği "davacı, İstanbul İli Kağıthane İlçesinde esnaflık yaptığını, Sahip olduğu evi kentsel dönüşüm kapsamında tamamlayabilmek için 10/05/2019 tarihinde 50.000 TL borç para almış ve zorunlu açık senet verdiğini, daha sonra kardeşi ... 50.000TL bu borcu kapatmış ve senedi kendisi teslim aldığını, daha sonra kendisi bu senedin boş yerlerini elle doldurarak 500.000TL miktarını yazdığını, ...'a bu süreçte ortak malik olunan inşaat projesinde kendisine fazladan daire verilmiş olup bu borç kapatıldığını, fakat kendisi hem alacağını almış hem de senedi elle doldurarak 500.000TL fazla kazanç elde etmeye çalıştığını, ardından bu senedi .... İcra Müdürlüğü 2023/... dosyasında icraya vermiş olup davacının evini satılığa çıkardığını, belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı senedi verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran şahsın açığa imzanın kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu gerekçesiyle şikayetlerimizi sunmaktayız." şeklinde olduğunu, sunacakları belgeler ve borca itiraz da belirttiği üzere icra dosyasına konu borç, unsurlarını taşımadığından borç niteliği kazanmadığını, bu sözde borcun tahsili yasaya ve usule aykırı olduğunu, var olduğu iddia edilen borç haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, hem asıl alacağın hem de işletilen sözde faiz ve faiz oranı tüketici hukukuna, borç ilişkilerine aykırı olduğunu, neticeten, yukarıda izah ettiğimiz üzere, davacının bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiği açık olup, bu durumun tespit edilerek davacının haksız yere uğradığı zararın giderilebilmesi için mahkemede, iş bu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğu tarafımıza hasıl olduğunu, davacı ... ve ...'un davalı alacaklıya borçlu bulunmadığının tespitini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. Sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptalini, davacının borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 1.119.000 TL TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadını, davacının cebri icra yoluyla taşınmazlarının satılması nedeniyle uğradığı zarararın tazminini terditli sebebsiz zenginleşme nedeniyle davalıya ödenmiş haksız bedelin ödenme tarihinden itibaren yasal faiziyle tazminini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; borçlu ... hakkında davalı tarafça bono alacağından kaynaklı olarak icra takibi başlatıldığını, ... takip borçlusu olmayıp cebri icra tehdidi altında olmadığını, ...'un dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, bu nedenle, ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, dava konusu icra takibinde ... borçlu durumunda olmadığını, borçlunun taşınmazına haciz konulmuş, borçlu borcunu ödemediğinden hacizli taşınmaz icra müdürlüğünce açık arttırmaya çıkartılarak, paraya çevrilmiş ve bu vesileyle dosya borcu 17.01.2025 tarihinde ödendiğini, huzurdaki davanın tarihi 14.05.2026 tarihinde açıldığını, icra dosyasına paranın geldiği tarih ile dava tarihi arasında 1 yıllık hak düşürücü süreden daha fazla süre geçtiğini, bu nedenle davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacı, takip dayanağı bononun sonradan doldurulduğunu ve açığa imzanın kötüye kullanıldığını iddia ettiğini, ancak söz konusu iddialar tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle; davanın davacılardan ... için aktif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden usulden reddini, davacıların menfi tespit, takibin iptali, istirdat, sebepsiz zenginleşme ve tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ticari ilişki nedeniyle düzenlenen bono nedeniyle borçlu bulunmadığı ve ödemek zorundu kalınan bedelin istirdatı istemine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, TTK'nun 5. Maddesinde yapılan değişiklik ile 01/01/2019 tarihinden sonra açılan ve konusu para olan ticari davalarda, dava şartı niteliğindeki 6325 Sayılı arabuluculuk yasasın zorunlu arabuluculuğa ilişkin 18/A. maddesinin uygulanması gerektiği, dava tarihinden önce veya dosyanın mahkememize tevzi edilmesinden önceki aşamada tutulan/tutulması gereken arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde yer almadığı, deliller kısmında belirtilmediği, TTK 5/a ve 5235 sayılı Kanunun 18/A maddesi gereğince davacı tarafın arabuluculuk dava şartını yerine getirmediği anlaşıldığından 6100 sayılı yasanın 114/2 ve TTK'nın 5/a maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, mahkememizce 15/05/2026 tarihinde karar verildiği, bu tarihten sonra davalı vekilinin dosyaya vekaletnamesini sunduğu ve dosyaya eklendiği, bu aşamada davalı vekili lehine maktu vekalet ücretine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın 6102 sayılı yasanın 5/A maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2. maddesi delaletiyle 6100 sayılı yasanın 114/2 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Kafi miktarda harç yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2026
Katip ... Hakim ...