İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/41 E. 2026/373 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/41
Karar No
2026/373
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/41 Esas KARAR NO : 2026/373 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 21/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Davalı/borçlu tarafından 15.03.2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ...adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili olduğu şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiği, Meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenicisi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşımı bedeli gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla -KDV dahil- toplam 8.407,05-TL borç davalı yana tahakkuk ettirilmiş olduğu, Davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 8.407,05-TL hasar bedeli ile 1.172,09-TL işlemiş faiz olarak toplam 9.579,14-TL'nin tahsili amacıyla ... 27. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya ödeme emri gönderildiği, Davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiş olduğu Borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep ettiği, DAVALI CEVABI Müvekkili olduğu İdare açısından usul ve esas yönünden mesnetsiz olup, davanın reddedilmesi gerekmektiği, Açılan davada davacı vekili "..." adresinde 15.03.2025 tarihinde yapılan kazı neticesinde davacıya ait kablo ve sair malzemenin hasar gördüğünden bahisle hasar bedelinin tazminini ve itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı vekili ise davanın usule ilişkin dava şartları yönünden incelenerek usulden Reddine, Usule ilişkin ret kararı verilmediği takdirde, davanın esasa ilişkin nedenlerle Reddine, Yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... ve ..., ... tarafından gelen bilgi ve belge kayıtları dosya içerisine alınmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan 23/03/2026 tarihli raporunda; Kusur ve Sorumluluk Yönünden: Dava konusu hasar, davalı ...'nin yüklenicisi tarafından, ruhsatlı bir kazı çalışması esnasında meydana getirilmiş olduğu, Davalı ..., adam çalıştıran sıfatıyla (TBK m. 66/1) oluşan zarardan sorumlu olduğu, Davalının, davacının müterafik kusurlu olduğu yönündeki iddiası, dosy kapsamındaki somut delillerle ispatlanamadığı, Alacak Kalemleri Yönünden: Malzeme ve Montaj Bedeli ile KDV'si (Toplam 7.914,78 TL): Hasarın onarımı için doğrudan yapılan bu masraflar, müspet zarar niteliğinde olup, davalıdan tahsili gerektiği, Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesinti Süre Aşımı Bedeli: Bu kalemler dolaylı zarar niteliğinde olup, haksız fiil sorumluluğu kapsamında tazmin edilmesi mümkün olmadığı Ayrıca davacı, bu kalemleri dava değerine dahil etmemiş olduğu Alacak Miktarı ve Faiz yönünden Davacının davalıdan takip ve dava tarihi itibarıyla 7.914,78 TL asıl alacaklı olduğu, Bu alacağa, icra takip tarihi olan 09/07/2025'ten itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği kanaatine varıldığı İcra İnkar Tazminatı yönünden Davalının icra takibine yaptığı itiraz haksız olduğundan, hüküm altına alınacak alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın hükmedilmesi gerektiğini belirtine iş bu rapor sunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; Davacı ...Şirketinin alt yapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği iddiasıyla başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davasıdır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar davacı tarafça davalı aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile 8.407,05-TL hasar bedeli ve 1.172,09-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.579,14 TL alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; dosya kapsamına sunulan fotoğraf, hasar süreci bilgilendirme formu, harcama kalem çizelgesi ve yazışmalar kapsamında hasarın varlığının sabit olduğu, davacı ..., hasar onarımı nedeniyle toplam 8.407,05 TL talep ettiği, malzeme ve montaj bedeli (6.595,65 TL) ile bunun KDV’si (1.401,18 TL) olmak üzere toplam 7.914,78 TL üzerinden dava açtığı, dava konusu hasarın, davalı ...’nin yüklenicisi tarafından, ruhsatlı bir kazı çalışması esnasında meydana getirildiği, davalı ...'nin, adam çalıştıran sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğu alınan bilirkişi raporundan da anlaşılmaktadır. Davalının, davacının müterafik kusurlu olduğu yönündeki iddiası, dosya kapsamındaki somut delillerle ispatlanamamıştır. Malzeme ve Montaj Bedeli ile KDV’si (Toplam 7.914,78 TL) ve hasarın onarımı için doğrudan yapılan bu masraflar, müspet zarar niteliğinde olup, davalıdan tahsili gerekmektedir. Hasar onarımı için kullanılan malzeme (kablo, ek malzemesi, kanal) ve montaj işçiliği, doğrudan hasarın giderilmesine yönelik olup hesaplama, ... 2024 birim fiyatlarına dayandığı anlaşılmakla, kullanılan malzemenin teknik anlamda mutlaka kullanılması gereken malzemelerden olduğu, malzeme bedelinin hasar tarihi itibariyle piyasa rayiç değerlerine uygun olduğu, gerek idarenin (İSKİ) gerekse idare tarafından görevlendirilen yapı denetim görevlilerinin yüklenici şirket üzerinde denetim gözetim yetkisi olacağı, (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin E....ve K.... sayılı 22.11.2007 tarihli kararı da gözetilerek) netice itibari ile davacının somut olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilerek, davalıdan 7.914,78-TL asıl alacak (malzeme bedeli ve montaj bedeli ile bu bedellerin KDV'si) tutarında alacaklı olduğu tespit edildiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile ... 27.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın Kısmen İptali ile, takibin 7.914,78-TL asıl alacak (malzeme bedeli ve montaj bedeli ile bu bedellerin KDV'si) üzerinden devamına, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, işlemiş faiz yönünden harçlandırılan tutar olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, taraflar arasındaki alacak miktarının kusur tespiti yapılmamış olması nedeni ile ihtilaflı olduğu ve yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine miktar itibari ile kesin olarak karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; -Davanın KABULÜ ile, 1-... 27.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 7.914,78-TL asıl alacak (malzeme bedeli ve montaj bedeli ile bu bedellerin KDV'si) üzerinden DEVAMINA, anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, işlemiş faiz yönünden harçlandırılan tutar olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4- Davacı duruşmalarda kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T. gereğince belirlenen 7.914,78-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yapmış olduğu 732,00 TL harç gideri ve 6.603,70 TL yargılama gideri toplamı olan toplam 7.335,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-)Arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamaması nedeni ile devletçe karşılanan arabulucu ücreti 4.600,00 TL 'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 8- Gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karara taraf vekillerinin yüzüne karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 21/05/2026

Katip ¸E-İmzalıdır

Hakim ¸E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/41, K. 2026/373, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-41-e-2026-373-k-91a2436951a9