Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/333 E. 2026/4526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/333
Karar No
2026/4526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1641 Esas, 2025/2069 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/129 E., 2022/304 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ve "..." ana unsurlu çok sayıda tanınmış markasının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalarla karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından kısmen kabul edildiğini ve başvuru kapsamından bir kısım mal ve hizmetlerin çıkartılmasına karar verildiğini, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, davalının kötüniyetli olduğunu, tüm mal ve hizmetler açısından markalar arasında iltibas bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2022-M-1274 sayılı kararının iptaline ve 2020/... sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının davacı markalarını çağrıştırmadığını, mesnet markaların tanınmış olmadığını, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığını, davacının "keyf" markasını fiilen kullanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının işaretleri arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğu, dava konusu ibarelerin ayırt ediciliğinin düşük olması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede kararda ayrıntısı belirtilen mal ve hizmetler açısından bu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkat ve özen düzeyi daha yüksek tüketici grubu olduğu, bunların profesyonel iş dünyasına yönelik olan ürünler olduğu dolayısıyla ilgili sektörde faaliyet gösteren kimselerin ihtiyaçlarına yönelik olan işbu spesifik mal ve hizmeti satın alma süreçlerinin daha uzun olacağı, piyasa araştırması ve muadilleri arasında kıyaslama yapabileceği, duruma göre nerede imal edildiğine, garanti sürelerine veya hizmeti veren firmanın menşeine kadar detaylı araştırma yapabileceği, işbu sebeple bütüncül değerlendirme neticesinde taraf markaları arasında bu malların satışına özgülenen hizmetler yönünden karıştırılma ve benzerlik ihtimali olmadığı, davacıların davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanmadığı gerekçesiyle kararda ayrıntısı belirtilen mal ve hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Hukuki Nitelendirme Dava, iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarına dayalı, davalı gerçek kişi marka başvurusuna yapılan itirazın nihai olarak davalı Kurum tarafından kısmen reddedilmesi nedeniyle söz konusu nihai Kurum kararının iptali ve davalı gerçek kişi markasının hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıdaki bentte belirtilen hususlar hariç bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davalı Kurum tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; uyuşmazlık taraf markalarındaki işaretler arasında karıştırılma ihtimaline sebep olabilecek benzerlik bulunup bulunmadığı ve markaların ihtiva ettiği mal ve hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı gerçek kişi markası incelendiğinde, markanın davacının "Bİ" ve "KEYF" markalarının birleştirilmesinden meydana geldiği bu kapsamda yüksek düzeyde işaret benzerliği bulunduğu sabittir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar kararda ayrıntısı belirtilen 5., 7. ve 9. sınıftaki emtialar ile ilgili olarak bu mal ve hizmetlerin tüketicisinin dikkat ve özen düzeyi daha yüksek tüketici grubu olduğu, bunların profesyonel iş dünyasına yönelik olan ürünler olduğu dolayısıyla ilgili sektörde faaliyet gösteren kimselerin ihtiyaçlarına yönelik olan işbu spesifik mal ve hizmeti satın alma süreçlerinin daha uzun olacağı, piyasa araştırması ve muadilleri arasında kıyaslama yapabileceği, duruma göre nerede imal edildiğine, garanti sürelerine veya hizmeti veren firmanın menşeine kadar detaylı araştırma yapabileceği, işbu sebeple bütüncül değerlendirme neticesinde taraf markaları arasında bu malların satışına özgülenen hizmetler yönünden karıştırılma ve benzerlik ihtimali olmadığı gerekçesiyle bu emtialar açısından davanın reddine karar verilmişse de markalar arasında yüksek düzeyde benzerlik bulunduğu, davalı gerçek kişi markasının davacının markalarının birleştirilmesi suretiyle meydana getirildiği, anılan emtiaların ortalama tüketicilere hitap eden emtialar olduğu, Mahkeme gerekçesinde belirtilen hususların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı dikkate alınarak tüm emtialar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuruma yükletilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/333, K. 2026/4526, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-333-e-2026-4526-k-f65a5a95978d