Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1676 E. 2026/2268 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1676
- Karar No
- 2026/2268
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1676 KARAR NO : 2026/2268
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2023 NUMARASI : 2022/356 Esas 2023/534 Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ :14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :16/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ....'in Ödemiş ilçesinde hırdavat, nalbur sanayi parçaları üzerine .... adlı işletmesinin bulunduğunu, müvekkilinin karşı taraf ile 2018 yılından beridir süre gelen bir ticari ilişkisi mevcut olduğunu, taraflar arasında muhtelif tarihlerde malzeme alım satımı yapıldığını, yapılan alım satımlara yönelik karşı tarafa belirli aralıklarla düzenli olarak fatura düzenlenerek teslim edildiğini, karşı tarafın faturalara konu malzemelerin bedellerini ödemediğini, borçlarını ödemeyeceğini bildiren karşı tarafa yönelik 19/10/2021 tarihinde Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/5804 Esas sayılı dosyası üzerinden 30.040,58-TL ve faiziyle birlikte yasal takip başlatıldığını, 07/11/2021 tarihinde davalı şirkete ödeme emre tebliğ edildiğini, 08/11/2021 tarihinde söz konusu ödeme emrine şirketin ticaret sicile kayıtlı merkez adresi Üsküdar İstanbul olması sebebiyle yetki itirazında bulunduğunu ve müvekkilinin böyle bir alacağı olmadığı iddiasıyla borcun tamamına itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu, açıkladığı nedenlerle; Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/5804 Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına, takip öncesinde 892,48-TL işlemiş faize yönelik olarak itiraz haklarını saklı tutmak kaydıyla davalının faize ilişkin itirazlarına yönelik takip konusu borcun takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın ve davaya konu icra takibinin yetkesiz yerde açıldığını, müvekkilinin hiçbir nam altında davacıya borcunun bulunmadığını, bu nedenle anılan alacak kalemlerinin kabullerinde olmaması sebebiyle yaptıkları itirazın haklı olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, alacak doğuracak davacı tarafından müvekkiline verilmiş bir hizmet veya teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, açıkladığı nedenlerle; mahkemenin ve icra dairesinin yetkisizliğinin tespiti ile yetkili yerin İstanbul Anadolu Adliyesi Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunun tespitini, davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstinaf incelemesine konu karar ile: "...Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen faturadan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; Davacının 2020-2021 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının muntazaman yaptırıldığı, birbirini teyit eder vaziyette işli oldukları yine TTK.nun 64/3 maddesinde yer aldığı şekli ile süresi içerisinde 2020-2021 yılının sene sonu Noter Kapanış Tasdik onayının mevcut olduğu, Davacı ...'in 2020-2021 yılı yasal defterleri lehine delil niteliğine sahip olduğu, Davalı şirketin, 2020 ve, 2021 yılları ticari defter kayıtları incelenediği, İlgili ticari defterlerinin e.defter mükellefiyeti gereği, Gelir İdaresi Başkanlığı e.defter beratlarının alındığı, bu şekli ile TTK, HMK ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin Muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TIK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğine sahip olduğu, İcra Takip Dosyasındaki Alacak Bedelinin; “Faturalardan Kaynaklı Alacak 3.040.58.-TL” açıklamalı alacak nedenine dayandırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre; Taraflar arasındaki ticari çalışmanın 2020 yılında başlamış olduğu Davacı ve davalı taraf arasında imzalanmış olan Ticari bir sözleşme bulunmadığı ve 1.075,00.-TL'lik Davacı ... firmasının Davalı ... A.Ş. firmasına 28.09.2021 tarihinde kesmiş olduğu satış faturası ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve davacı ... firmasının Davalı .... A.Ş. firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 19.10.2021 İcra Takip Tarihi İtibari ile 30.040,58.-TL tutarında alacaklı olduğu, Davacı Tarafından Cari Hesap Kalan Bakiyesinin Kalan Borç Tutarını Oluşturan İcra Takibine Konu Edilen iş olan Davalıya Kesmiş olduğu 17 Adet Satış Faturasının bedelinden oluşmakta olduğu, Davalının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre; Davalı şirketin ticari defter kayıtları içeriğinde, Davacı işletmenin tedarikçi firma olarak 320-Satıcılar Hesabının, 320.07.496- .../ ... alt hesap adında/kodunda kayıt altına alındığı, 320.07.496- .../ ... hesap ayrıntısında yapılan incelemede; Dava konusu kapsamında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 ve 2021 yılları incelenmesinde; davalı şirket tarafından, 2020 ve 2021 yıllarında davacı işletmeden alınan toplam 72.181,05-TL'lik faturanın alış faturası olarak alınan faturaların, ticari defter kayıtlarının yapılarak davacı işletme lehine 72.181,05-TL ALACAK kaydı yapılmasına karşılık, davacı işletmeye yapılan ödemeler toplamı olarak 40.797,04-TL' nin kaydı sonrası Borç/alacak Mahsubu(72.181,05 — 40.797,04-31.384,01-TL) ile davacı işletmenin 31.384,01-TL alacaklı olduğunun kayıt altına alındığı, Davacının takibe ve davaya konu ettiği Faturaların, davalı şirket tarafından kabul edilerek alındığı ve ticari defter kayıtlarının yapılarak, davacı işletme lehine bu faturalar tutarında alacak kaydı yapıldığı, dayanak kayıtlar sonucunda davacı işletmenin, davalı şirketten 31.384,01-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından davaya ve takibe konu faturalar kayıt altına alındığı tarafların ticari defter ve kayıtlarının uyumlu olduğu davacı alacağının bu nedenle sabit olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacının davalıdan 19.10.2021 tarihli icra takip tarihi itibariyle 30.040,58.-TL asıl alacak, 892,48.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.933,06.-TL talep edebileceği, takipteki talebin yerinde olduğu, takip tarihinden sonra dava tarihine kadar davalının herhangi bir ödeme yapmadığı ancak davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak yalnızca asıl alacak toplamı 30.040,58-TL'yi gösterdiği ve harcının yatırdığı anlaşıldığından, Davacının davcısının kabulüne; Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/5804 E. sayılı dosyasında davalının; 30.040,58-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptali ile, Takip talebindeki koşullarla takibin devamına, Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş" şeklindeki gerekçe ile; "Davanın KABULÜ ile; Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/5804 E. sayılı dosyasında davalının; 30.040,58-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, takip talebindeki koşullarla TAKİBİN DEVAMINA, Hükmolunan 30.040,58-TL likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın ve takibin yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili şirketkin merkez adresinin Üsküdar/İstanbul sınırları içinde yer almasından dolayı huzurdaki dava ve icra takibindeki yetkili mahkeme/icra dairesinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi / İcra Daireleri olduğunu, alıntı halinde sundukları Yargıtay kararında da vurgulandığı üzere akdi ilişkinin çekişmeli olduğu hallerde TBK m. 89 hükmünde belirtilen yetki kuralı uygulanmayacağı, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, alacak doğurur davacı tarafından müvekkiline verilmiş bir hizmet ve/veya teslim edilmiş bir mal da bulunmadığını, dolayısıyla faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden önce borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiğini, somut olayda taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı çekişmeli olduğu için davacının akdi ilişkinin varlığını usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiğini, fatura düzenlenmesinin tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığını, fatura sözleşmenin ifa safhası ile ilgili olup mutlaka bir sözleşmeye dayanması gerektiğini, sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesinin akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, davacının davasına dayanak yapmış olduğu irsaliyeli faturalarda müvekkili firma yetkililerinin imza, kaşe veya herhangi bir tasdik edici işaretleri bulunmadığını, Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere salt fatura düzenlenmesi davacıya alacak hakkı vermediğini, davacı tarafından sunulan belgelerden anlaşıldığı kadarıyla davacı taraf 26.08.2021 tarihinden itibaren e-fatura mükellefi olduğunu, Maliye Bakanlığı'nın 14.12.2012 tarihli, 20487 numarasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 5.4 maddesi uyarınca "Elektronik fatura uygulamasına dâhil olma zorunluluğu getirilen mükellefler elektronik fatura uygulamasına kayıtlı olan diğer mükelleflere kâğıt ortamında fatura düzenleyemezler; düzenlemeleri halinde kâğıt ortamında düzenlenen bu faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." düzenlemesi getirilmiş olduğunu, her iki tarafın da e-fatura mükellefi olduğu somut olayda bahse konu amir hüküm uyarınca davacı tarafından kağıt ortamında düzenlenen 27.09.2021 tarihli B953653 nolu 4.347,05 TL bedelli, 27.09.2021 tarihli B953654 nolu 392,00 TL bedelli, 28.09.2021 tarihli B953679 nolu 1.075,00 TL bedelli üç fatura hiç düzenlenmemiş kabul edilmesi gerektiğini, davacı yanın icra inkar tazminat talebinin reddi gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı olarak takip yapmış olmasından dolayı davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, kararının kaldırılmasına ve davacının tüm taleplerinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın KABULÜ ile; Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/5804 E. sayılı dosyasında davalının; 30.040,58-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile, takip talebindeki koşullarla TAKİBİN DEVAMINA, Hükmolunan 30.040,58-TL likit ve hesaplanabilir olduğundan İİK 67/2 uyarınca % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine" şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu Ödemiş İcra Dairesi'nin 2021/5804 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 1.288,87-TL, 155,01-TL, 68.845,92-TL, 1.080,09-TL, 200,02-TL, 540,09-TL, 3.940,33-TL, 320,00-TL, 4.090,00-TL, 750,00-TL, 2.355,10-TL, 2.065,07-TL, 1.031,00-TL, 910,01-TL, 5.500,94-TL, 392,00-TL, 4.347,05-TL, 1.075,00-TL bedelli toplam 30.040,58 TL faturadan kaynaklı asıl alacak ve 95,34-TL, 10,13-TL, 70,58-TL, 11,69-TL, 31,56-TL, 200,15-TL, 16,25-TL, 176,49-TL, 27,00-TL, 66,78-TL, 42,26-TL, 21,10-TL, 18,62-TL, 73,25-TL, 2,13-TL, 23,58-TL, 5,57-TL toplam 892,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 30.933,06 TL alacağın temini için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine konu itirazının iptali için eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak 952641 nolu 1.288,87 TL, 952785 nolu 155,01 TL, 952784 nolu 1.080,09 TL , 952893 nolu 200,02 TL, 952894 nolu 540,09 TL, 953018-953019 nolu 3.940,33 TL , 953020 nolu 320,00 TL, 953144-953145 nolu 4.090,00 TL, 953177 nolu 750,00 TL, 953317-953318 nolu 2.355,10 TL , 953423 nolu 2.065,07 TL, 953424 nolu 1.031,00 TL, 953425 nolu 910,01 TL , GIB2021011 nolu 5.500,94 TL, 953654 nolu 392,00 TL, 953653 nolu 4.347,05 TL, 953679 nolu 1.075 TL bedelli faturalar gösterilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacıya ait ticari defterler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafından davalı adına düzenlenen 17 adet satış faturasından dolayı 19.10.2021 icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan bakiye 30.040,58.-TL kayden alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davalı şirkete ait 2020 ve 2021 yıllarına ilişkin ticari defterler üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda davacı şirket tarafından düzenlenen toplam 72.181,05-TL'lik faturaların davacı şirket lehine 72.181,05-TL alacak kaydı yapılmasına karşılık, davacı şirkete yapılan ödemeler toplamı olarak 40.797,04-TL' nin kaydı sonrası davacının (72.181,05 —40.797,04=)31.384,01-TL kayden alacaklı olduğunun kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Davacının dava dilekçesi ve icra takip talepnamesinde adresi Ödemiş olarak gösterilmiş olmakla TBK 89. maddesi gereğince davalının icra dairesi ve yine mahkemenin yetkisine karşı yaptığı yetki itirazı yerinde olmadığından davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf sebepleri yerinde değildir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca karar verilmiş bulunmasına, davalının kendi ticari defterlerinde davacının takip tarihi itibarıyla 31.384,01-TL kayden alacaklı olduğunun kayıtlı olmasına, bu durumun davalıda kayıtlı faturalar açısından içeriği mal ve hizmetin davacı tarafça davalıya verildiğine karine teşkil etmesine, aksinin davalı tarafça ıspatlanmasının gerekmesine, davaya konu alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2022/356 Esas 2023/534 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 2.052,07.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 513,20.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.538,87.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.