İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/110 E. 2026/905 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/110
Karar No
2026/905
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/110 Esas KARAR NO : 2026/905

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacının nakliye ve taşımacılık işi ile uğraştığını, davalı şirketin ise İstanbul ilinde tanınan bir firma olduğunu, müvekkili davacı ile davalı şirketin davalının talep ettiği ve kendisine ait olan işlerin yapımı konusunda anlaşmış olup, müvekkili davacı tarafından, davalı şirkete yönelik nakliye ve taşımacılık hizmeti verildiğini, bu kapsamda18/08/2025 tarihinde davalı şirket ile müvekkilinin çalışanı şoför arasında, müvekkili adına ''Araç Nakliye Hizmet Sözleşmesi Geçici Kabul Taahhütnamesi'' imzalandığını, akabinde müvekkili davacının kendisine ait aracını kullanan çalışanı aracılığı ile yapmış olduğu bu işlere istinaden 18/08/2025 tarihli ... numaralı faturayı düzenlediğini, ancak davalının haklı bir sebep olmaksızın iş bu faturayı ödemekten imtina ettiğini, davalı şirketin haklı bir sebep olmaksızın ve kötüniyetli olarak fatura bedellerini ödemediğini, davalı tarafın yukarıda anılan 18/08/2025 tarihli sözleşme uyarınca en geç 60 gün içinde ödenmesi gereken fatura bedelini ödemeyerek 18/10/2025 tarihinde açıkça temerrüte düştüğünü, bunun üzerine ... Arabuluculuk Bürosu... Arabuluculuk Başvuru Dosya No, ... Arabuluculuk Dosya Numarası'yla Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve görüşmelerin ardından tarafların anlaşmaya varamadıklarını, müvekkilinin davalı şirkete ait işleri yapmasına rağmen fatura bedelinin karşılığını alamaması sebebi ile mağdur duruma düştüğünü iddia ederek; haklı davanın kabulüne, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 31.320 TL fatura bedelinin temerrüt tarihi olan 20/10/2025 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ticari fatura kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; davacının 18/08/2025 tarihli fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. ... ve ... Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2025 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. 6100 Sayılı HMK 'nın 190/1 ve 191. Maddeleri ile 4721 Sayılı TMK'nın 6. Maddesi incelendiğinde; İspat yükü MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Karşı ispat MADDE 191- (1) Diğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz. İspat yükü MADDE 6- (1)Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Demek sureti ile herkesin dayanmış olduğu vakıaların ispatıyla mükellef olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 222. maddesinin üst başlığı “ Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması “ dır. 222/1. fıkrada, mahkemenin, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ifade edilmiştir. 6102 sayılı TTK 82.maddesinde “ Saklama ve ibraz “, 83. maddede “ Hukuki Uyuşmazlıklarda ibraz “ başlığı ile, 83/1. fıkrada “ Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir “ düzenlemesi ile benzer ifadelere yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 128. maddesinde açıkça, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağına yer verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK nun birinci bölümünde borç ilişkileri, birinci ayrımında, sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve 1. maddede ise, sözleşmenin kurulması düzenlenmiştir. Aynı yasanın 12. maddesinde, sözleşmelerin şekli üst başlığı ile, sözleşmelerin geçerliliğinin kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığına yer verilmiştir. Somut olayda olduğu gibi, yasa koyucu tarafından, tacirler arası hizmet alım sözleşmesi konusunda herhangi bir şekil şartı getirilmemiştir. Diğer yandan salt fatura düzenlenmesi fatura konusu alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli değildir. Bu nedenle, alacak iddiasında bulunan davacının fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini ve fatura alacağına hak kazandığını usülüne uygun delillerle ispatlaması gerekir. Davalı tarafça, cevap dilekçesi verilmediğinden, davalı davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağından iddiasını ispat külfeti davacıya ait olacaktır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, tarafların yapılan ihtarata rağmen defter ve belgelerini belirlenen inceleme gününde hazır etmediği, bu şekilde tarafların defterleri ibrazdan kaçındığı, ispat yükü üzerinde olan davacının alacak iddiasını usulüne uygun deliller ile ıspat edemediği, davacının yemin deliline de dayanmadığı görülerek, açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, 1-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 2-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 5-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 07/10/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/110, K. 2026/905, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-110-e-2026-905-k-7348c70bcb05