İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1 E. 2026/903 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1
- Karar No
- 2026/903
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1 Esas KARAR NO : 2026/903
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.07.2023 tarihinde müvekkilinin kullandığı mülkiyetindeki ... plakalı araçla ... İli ... İlçesi Bakanlık Caddesinden Güneyden Kuzeye doğru (deniz tarafından iç kesime doğru) ...’e gitmek üzere hareket halindeyken, ... nolu sokaktan batıdan doğuya doğru seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı ve olay yeri krokisinden de anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamen davalı sürücüye ait olduğunu, zira müvekkilinin bulunduğu yol cadde olup, aynı zamanda bölünmüş yol niteliğinde olduğunu, bölünmüş yol, tali yola göre geçiş üstünlüğüne sahip olduğundan ve davalı sürücü geçiş üstünlüğü kuralını ihlal ettiğinden asli ve tek kusurlu olduğunu, kazanın oluşumu sonrasında müvekkilinin aracını onarım için servise götürerek yapılması gereken işlemler hakkında bilgi aldığını ve durumu davalı sigorta şirketine bildirerek hasar dosyası açtırdığını, davalı sigorta şirketinin onarımın ihaleye açılacağını ve uygun teklif verilen servise onarımın yaptırılacağını veya aracın bırakıldığı servisin aynı fiyatla onarımı kabul etmesi halinde onarımın bu servis tarafından yapılabileceğini beyan ettiğini, aracın onarım için bırakıldığı servis için çıkarılan ekspertiz raporunda onarımın 57.00000-TL tutarında belirlendiğini ancak bazı parçaların muadil niteliğinde olduğu belirtilmişse de muadil parçaların müvekkili tarafından kabul edilmediğini ve hasar gören parçaların orijinal olması sebebiyle onarımın da orijinal parçalar takılmak suretiyle yapılması hususunda ısrar edildiğini, bu durum sigorta şirketi tarafından sürüncemede bırakıldığından müvekkilinin aradaki farkı cebinden ödeyerek orijinal parçalarla aracını tamir ettirdiğini ve servise 65.000,00-TL ödeme yaptığını, davalı sigorta şirketinin ise müvekkiline 57.000,00-TL ödeme yapmış olup, aradaki farkın müvekkili lehine alacak niteliğinde olduğunu, sigorta şirketinin müvekkilinin servise yaptığı ödemeyi kendisine 1 yıl kadar sonra yapmış olup, gecikmeli olarak yapılan ödeme sebebiyle müvekkilinin ayrıca mağdur olduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığı tarihle, sigorta şirketinin müvekkiline ödeme yaptığı tarih arasında faiz alacağı hakları bulunduğunu, müvekkiline ait aracın önemli derecede hasar görmüş olup kaza sebebiyle tramer kaydı oluşturulduğunu, müvekkiline ait aracın davaya konu kaza sebebiyle yaklaşık 150.000,00-TL değer kaybına uğradığını, müvekkilinin kaza sonrası yaklaşık 2 ay kadar süren onarımdan sonra aracını teslim alabildiğini, özellikle sigorta şirketinin dosya açma, eksper gönderme, parça tedariki ve orijinal parça yerine muadil kullanma hususuda ısrar etmesi sebebiyle onarımın olması gerekenden çok uzun sürdüğünü ve 2 ayı aşkın zaman araçtan mahrum kaldığını, bu süreçte müvekkiline ikame araç da temin edilmediğini, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını, dosyanın ... Arabuluculuk Bürosu’nun ...numarası ile kayda alındığını ancak yapılan görüşmeler neticesinde tarafların anlaşmaya varamadığını, değer kaybı, onarım bedeli bakiyesi ve faiz alacağı yönünden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, mahrumiyet bedeli yönünden ise davalılardan yalnızca araç maliki şirket .... A.Ş. ve sürücü ...'nın sorumlu olduğunu iddia ederek; değer kaybı, onarım bedeli bakiyesi ve faiz alacağı yönünden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilerek alacaklarının hüküm altına alınmasına, mahrumiyet bedeli yönünden davalı ... A.Ş. ile davalı ...’nın müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilerek alacaklarının hüküm altına alınmasına, alacaklarına kaza tarihinden itibaren reeskont avans faizi (kusurlu aracın ticari nitelikte olaması sebebiyle) tatbikine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 23.07.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait ... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle, hasar, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli tazminatının davalı müvekkili şirketten tazminini talep ettiğini, uyuşmazlığa konu kazaya karıştığı iddia edilen... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ... numaralı ve ... vadeli ... (Trafik Sigortası) ile sigorta örtüsü altına alındığını, söz konusu davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle müvekkili açısından davanın zaman aşımından reddi gerektiğini, müvekkili şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin hiçbir bilgi ve belge yer almadığını, bu nedenle dava konusunu, talebi, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmelerinin mümkün olamayacağını, öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarının sunulabilmesi için dava dilekçesi ve tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiğini, davacının huzurdaki dava ile müvekkili şirketten taleplerinin haksız ve yersiz olmakla huzurdaki davanın reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... sayılı ve 26.12.2022 - 26.12.2023 tarihleri arasında ... (Trafik Sigortası) ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe limiti dahilinde tüm ödemelerin yapıldığını ve sorumluluğun kalmadığını, müvekkilinin hasar bedeli olarak da toplam 58.000,45 TL ödeme yaptığını, değer kaybı hesabında, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si,metal yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orijinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan kısımları ve aracın onarımında kullanılan parçaların niteliği gibi temel kıstaslar göz önünde bulundurularak 14.02.2023 tarihli ... E. ve ... K. sayılı AYM kararı doğrultusunda Reel olarak 10.000,00 TL değer kaybettiğinin tespit edildiğini, yapılan bu reel değer kaybı hesaplamasına göre hasar ödemesi sonrası bakiye kalan poliçe limiti doğrultusunda 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının başvuran yana ödendiğini, 58.000,45 TL hasar bedeli ve 10.000,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 68.000,45 TL ödeme sonrası kaza tarihi itibariyle 51.999,55 TL poliçe limiti kaldığını, müvekkili tarafından tüm ödemeler gerçekleştirilmiş olup müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, davacı tarafından her hangi bir miktar belirtilmemiş olup iş bu nedenle miktar belirtilmeden ve usulüne uygun harç ödenmeden açılan davanın reddini talep ettiklerini, müvekkil şirketin ancak bakiye poliçe teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davacının aracında meydana gelen kaza ile illiyetli gerçek hasar miktarının bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerektiğini, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, davacının aracının K.T.K. 2.1 maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, tamir faturasının ibraz edilmemesi sebebi ile tespit edilecek tazminatın KDV'siz olması gerektiği, davacının talebinin mahrumiyet bedeline ilişkin olup mahrumiyet bedelinin ... poliçesi teminat kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle mahrumiyet kaybı talebi yönünden aleyhlerine hüküm kurulmaması gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olup, davacının faiz talepleri ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin de taraflarınca kabul edilemez nitelikte olduğunu savunarak; öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkemece aksi kanatte olunması halinde, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Şirketi ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 23/07/2023 tarihinde "... plakalı araç ile "..." plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasına ilişkin olarak aracında meydana gelen değer kaybı, eksik ödenen hasar bedeli ve aracın mahrumiyet bedeli tazminini ve tahsilini talep ettiğini, davacının müvekkillerinden talep etmiş olduğu bu alacakların haksız ve mesnetsiz olup süresi içerisinde davaya cevap verme ve davanın reddini talep etme gereği hasıl olduğunu, söz konusu trafik kazasının meydana geldiği tarihin 23/07/2023 olduğunu, 44 günlük arabuluculuk sürecinde zamanaşımının durması da dikkate alındığında davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı tarihin ise 05/09/2025 olduğunu, ancak davanın açılış tarihi olan 02/01/2026 tarihi dikkate alındığında davacının talep etmiş olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka uygun olmadığını, somut olayda davacı tarafından talep edilen bu bedelin davacının tespit edebileceği likit bir alacak talebi olduğunu, keza dava konusu alacağın belirsiz değil davacı vekili tarafından keşide edilmiş ihtarnamede ve dava dosyasında yer alan diğer evraklarda belirtildiği üzere 150.000 TL değer kaybı ve 65.000 TL hasar bedeli ile likide edilmiş bir tutar olduğunu, sigorta şirketine ihtaren bildirimin yapıldığı tarihten itibaren artık alacak likide edilerek aracın maddi zararına ilişkin bir bedel tespit edilmiş olduğundan ikame edilecek davanın belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğini, davalı ... A.Ş.'nin kaza tarihinde "..." plakalı müvekkili aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, zorunlu mali trafik sigortacısının karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, bu nedenle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı, eksik ödenen hasar bedeli alacaklarından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ekspertiz raporuna istinaden müvekkilinin kusur oranının %100 olduğunu ifade ettiğini, davacı vekilin dava dilekçesinde beyan ettiğinin aksine "Kabul anlamına gelmemekle birlikte", davaya konu kazanın meydana gelmesinde müvekkili araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, 23/07/2023 tarihinde saat 13.02'de ... ili ... ilçesinde müvekkilinin ... plakalı araç ile doğu istikametine doğru seyir halinde ilerlerken Bakanlık caddesinden kuzeye doğru ilerleyen ... plakalı davacı aracıyla yol kesişiminde çarpma sonucu kaza meydana geldiğini, her ne kadar davacı aracı caddeden gelmiş olsa da reaksiyon alma kabiletini kapatacak hızda kavşağa girme hareketinde bulunamayacağını, müvekkiline ait aracın hız, dikkat ve özen yükümlülüklerini uyarak kavşağı tam geçmek üzereyken cadde üzerinden gelen davacı aracının hiçbir tedbir almadan ve hız kesmeden kavşağa girme hareketinde bulunarak müvekkili araca arkadan çarptığını, kaza fotoğrafları ve tutanağı incelendiğinde davacının kavşağı geçmek üzere olan müvekkilin arka sağ tarafına vurmuş olup araçların konumlarının da ifade etmeye çalıştıkları hususları doğruladığını, iş bu sebeple Mahkemece kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevki ile kazanın meydana gelmesinde davacı aslinde kusurluluğu hesaplatılarak değerlendirme yapılmasının zorunlu olduğunu, davaya konu trafik kazası nedeni ile hasar dosyası açıldığını ve sigorta şirketince davacı yana hasar bedeli olarak da toplam 58.000,45 TL ödeme yapıldığını, dosyada hasara ilişkin herhangi bir ekspertiz raporu, onarım faturası yahut yetkili servis tespit tutanağı yer almadığını, kaza tarihinde davacının aracı 2015 model olup...(Trafik) Sigortası Genel Şartlar B.2. Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi başlığı altında bulunan 2.1. maddesine göre; davacının aracı kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmiş olması sebebiyle hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse öncelikli olarak eşdeğer parça değişiminin tercih edildiğini ancak bu parça bulunamazsa orijinal parça takılacağını, davacının talebi doğrultusunda sigorta şirketince davacıya 10.000,00 T TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacı tarafın kazaya karışan aracında meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybına ilişkin net bir dayanak sunmaksızın 150.000 TL zararı olduğunu belirterek tazminat talebinde bulunduğunu, Yargıtayında yerleşmiş içtihatları uyarınca önceki hasar geçmişi bilinmeyen bir araç hakkında yeniden değer kaybı hesaplaması mükerrer tazminata ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından bahsi geçen kazadan önce araçta herhangi bir hasar kaydı bulunup bulunmadığı araştırılmasının zorunlu olduğunu, her ne kadar davacı taraf kaza neticesinde yaklaşık 2 ay aracından mahrum kaldığını beyan etse de davacının bu alacak kalemi talebini kabul etmediklerini, davacının davalı sigorta şirketince aracı onarıldıktan sonra kendince orjinal parça değişimi yaptırması nedeniyle aracından bu kadar uzun süre mahrum kaldığını, bu nedenle müvekkillerinin sigorta şirketince yapılan onarımdan sonraki davacı yanca yapılan onarım sürecinden kaynaklı mahrumiyet bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının aracında oluşan hasarın niteliğine göre bilirkişi marafetiyle makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içindeki ikame araç tazminatı hesaplandıktan sonra aracın makul süre boyumca ki yakıt, bakım ve amortisman bedellerinin düşülmesi sonucu hesaplama işlemi yapılması gerektiğini, davacı taraf her ne kadar müvekkili aracın ticari nitelikte olduğu gerekçesiyle reeskont avans faizi talebinde bulunmuş ise de müvekkiline ait ... plakalı aracın ruhsatına bakıldığında aracın ticari nitelikte değil hususi kullanım şeklinde olduğunun açıkça ortada olduğunu, söz konusu olayın müvekkileri açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğunu, göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceği izahtan vareste olup Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle başvuranın avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak; öncelikle huzurdaki davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanatte ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bakiye araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı ile faiz alacağının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davacıya ait ... plakalı araçla davalı ...'ya ait davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın çarpışması nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme haricinde onarım bedeli bakiyesi bulunup bulunmadığı ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi kapsamında davacının faiz alacağı talep edip edemeyeceği; davalı ... ve davalı ... yönünden araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği, talep edebiliyorsa miktarının tespiti hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Kazanın 23/07/2023 tarihinde meydana gelmesi nedeniyle haksız fiilden kaynaklı 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmakla, davalıların zamanaşımı defi itirazlarının reddine karar verilmiştir. ... Anonim Şirketi'nden;... numaralı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden; ... plaka sayılı araca ait tramer kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, 15/04/2026 tarihli celse ara kararı ile dosya içerisinde mevcut hasar dosyası, tramer kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; kazaya karışan araçların kusur durumunun tespiti ile kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek aracın onarım masrafının orjinal parça ile yedek parça ve işçilik dahil olmak üzere davacının aracında değer kaybının ve hasar bedelinin oluşup oluşmadığı varsa oluşan kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı, bakiye onarım bedeli zararının hesaplanması, davacının araç mahrumiyet bedeli yönünden davalılardan talep edebileceği miktar hususlarında rapor düzenlenmek üzere otomotiv/hasar konusunda uzman bilirkişi Makine Mühendisi ... ve Adli Trafik Uzmanı ...'dan oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 04/06/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir. 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...... plakalı araç sürücüsü ...’in, anayol üzerinde ve istikametinde seyretmekte olduğu, kavşaga girişte ilk geçiş hakkına sahip olduğu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kural ihlalinin tespit edilmediği, sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı,...plakalı araç sürücüsü...’nın, tali yoldan anayola çıkmakta olduğu, geçiş yapacağı yolu boydan boya geçeceğinden tedbirli ve dikkatli araç kullanması gerektiği, ilk geçiş hakkını da anayolda bulunan araçlara vermesi gerektiği, ancak kazanın meydana gelişine göre bu hakkın verilmediği, kazanın kavşakta ilk geçiş hakkının verilmemesi nedeniyle meydana geldiğinin değerlendirildiği, 2918 Sayılı KTK Madde 57.b.4 de belirtilen hususların ihlal edilmiş olduğu, 2918 Sayılı KTK Madde 84.h “ Araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurludurlar” olarak belirtildiği, sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olması gerektiği; dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araçta **ORİJİNAL PARÇA kullanımı ile KDV ve işçilik dahil (İSKONTOSUZ) gerçek zararın 84.094,69 TL hasar meydana gelmiş olduğu, dosya kapsamında yapılan 58.000,45 TL hasar ödemesinin tenzili ile davacının bakiye 84.094,69 TL – 58.000,45 TL = 26.094,24 TL bakiye alacağının bulunduğu, ancak davacı vekili tarafından hasarın 65.000,00 TL bedel ile giderildiği yönündeki beyanı dikkate alındığında talebe bağlılık ilkesi gereği talep edilen 65.000,00 TL nin kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, bu kapsamda 65.000,00 TL – 58.000,45 TL = 6.999,55 TL bakiye alacağının bulunduğun kabul edilmesi gerektiği, dava konusu aracın kaza tarihinde SBM kayıtlarına göre 3(Üç) adet geçmiş hasar kaydının bulunduğunun görüldüğü, söz konusu geçmiş kazalara yönelik Ekspertiz Raporlarının dosya muhteviyatına sunulmamış olduğu, dava konusu aracın kaza tarihinde Değer Kaybı hesaplamasına esas: Ön Taşıyıcı (Değişim/Boya), Motor Kaputu (Onarım/Boya) hasarının bulunduğunun görüldüğü, dava konusu aracın geçmiş 3(üç) adet kazasında aynı bölgeden hasar görmemiş olması durumunda Yargıtay’ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamlı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayıç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi kararına göre kaza tarihi itibariyle reel piyasada; dava konusu aracın 2. El piyasa rayıç değerinin ekonomik dalgalanma ve istikrarsızlığın 2. El piyasa rayıçlerinde yaratmış olduğu etkilerin dikkate alınması ile 1.100.000,00 TL civarında olacağı, kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayıç değerinin aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, km, kullanım amacı, kullanım süresi, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği,( Orijinal olup olmadığı) irdelenerek (Araç km bilgisinin Ekspertiz Raporunda 148.494 km olarak belirtilmiş olduğu görülmüştür.) vb. etkenler baz alınması ile yaklaşık 1.070.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının kaza tarihi itibariyle 1.100.000,00 TL – 1.070.000,00 TL = 30.000,00 TL civarında olacağı, dava konusu aracın ... kayıtlarına göre 3(adet) geçmiş hasar kaydına yönelik Ekspertiz Raporları dosya muhteviyatına sunulmamış olduğundan hasarı parçalar yönünden değerlendirme yapılamadığı, yukarıdaki hesaplamanın dava konusu kazadaki parçaların geçmiş kazalarda hasar görmemiş olması durmunda geçerli olduğu, bu kapsamda davalı sigorta şirketi tarafından 10.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğunu kabulü ile ( Dekont sunulmuştur.) dava konusu kazadaki hasarlı parçaların daha önce hasar görmemiş olması durumunda davacının bakiye 30.000,00 TL – 10.000,00 TL = 20.000,00 TL bakiye Değer Kaybı hasar alacağının bulunduğu, dava konusu araçta meydana gelmiş olan hasar boyutu ile doğru orantılı olarak aracın Yargıtay içtihatları gereği ilgili servis / onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak makul onarım süresinin yaklaşık 5 (Beş) iş günü olacağı, (Malzeme temin süreci dahil edilmiştir.) bu kapsamda aracın onarımında olduğu süre içerisinde kullanılamayacak olmasından kaynaklı Kaza tarihi itibariyle makul onarım süresi 5 (on) iş günü x 3.000,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) ( ...)= 15.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, söz konusu aracın günlük olarak 5 (beş) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının yaklaşık % 5 civarında olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplamaşı yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 15.000,000 TL x % 5 = 14.250,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı oluşacağı, araç Mahrumiyet Tazminatına yönelik ödeme/kısmi ödeme yapılmış olduğuna dair dosya muhteviyatında bilgi, belge, doküman, dekont bulunmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Bilirkişi raporunun dosya kapsamı, toplanan deliller, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan hasar ve değer kaybı bedeli ödemesi, iddia ve savunma kapsamında yeterli olduğu anlaşılmakla yeniden rapor alınmasını gerektiren bir durum bulunmadığından taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davanın devam ettiği aşamada, davacı vekili UYAP Bilişim sistemi üzerinden gönderdiği 24/06/2026 tarihli dilekçesi ile; bilirkişi raporunun tebliğini müteakip, henüz hüküm tesis edilmeden önce davalı ... A.Ş. tarafından; değer kaybı bedeli: 20.000,00 TL, hasar bakiye bedeli: 6.999,55 TL, alacak faizleri toplamı: 5.272,68 TL, vekâlet ücreti adı altında ödeme: 26.999,55 TL ve Mahkeme masrafı adı altında ödeme: 12.616,81 TL olmak üzere toplam 71.888,59 TL ödeme yapıldığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekili UYAP Bilişim sistemi üzerinden gönderdiği tarihsiz dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından bilirkişi raporunda bakiye olarak değerlendirilen 6.999,55 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı tazminat tutarı ile birlikte, dosya kapsamındaki faiz, yargılama giderleri, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin tamamen ödendiğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili 07/09/2026 tarihli dilekçesi ile HMK 107. Madde kapsamında 100,00-TL olarak talep ettiği araçtan yoksun kalma tazminat alacağını 14.150,00-TL Artırarak 14.250,00-TL olarak talep etmiştir. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu hüküm altına alınmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni de doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları TBK'nun 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur.(TBK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1) Yapılan yargılama, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan ve sunulan deliller, hasar dosyası, tramer kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle bakiye araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı ile faiz alacağının ödetilmesi istemine ilişkin olduğu, olay tarihinde davacının sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracıyla ana yol durumundaki bölünmüş Bakanlık Caddesi üzerinde güneyden kuzeye seyir halinde iken davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı aracın ... nolu sokaktan batıdan doğuya doğru çıkarak caddeyi boydan boya kesmek üzere kavşağa giriş yaptığı sırada aracının ön kısımları ile ... plakalı aracın sağ arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre bu kazanın oluşumunda davalı şirketin maliki olduğu... plakalı aracın sürücüsü...'nın 2918 Sayılı KTK Madde 57.b.4 ve Madde 84.h uyarınca“ Araç sürücüleri trafik kazalarında kavşaklarda geçiş önceliğine uymama hallerinde asli kusurludurlar” fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, kaza nedeniyle davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı oluştuğu, kaza tespit tutanağı ile uyumlu bulunan davacı aracındaki hasar bedelinin usule uygun şekilde bilirkişi raporu ile hesaplandığı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davaya konu aracın kaza tarihindeki ve kazanın oluşumu ile uyumlu olan onarım bedelinin 65.000,00 TL olduğu, davadan önce sigorta şirketi tarafından ödenen 58.000,45 TL düşüldüğünde 6.999,55 TL bakiye alacağının bulunduğu şeklinde kabulü gerektiği, taşıtın hasar öncesi ve sonrasındaki ikinci el piyasa değerleri ortalamasına göre gerçek değer kaybının 30.000,00-TL mertebesinde gerçekleşeceği, sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce yapılan 10.000,00-TL düşüldüğünde 20.000,00-TL bakiye değer kaybı alacağı bulunduğu, aracın makul onarım süresinin 5 iş günü olacağı, 3.000,00 TL ( Muadil Araç kiralama bedeli günlük) belirlenen bedel sonucu 15.000,00 TL araçtan mahrum kalma / ikame araç bedeli oluşacağı, söz konusu aracın günlük olarak 5 (beş) iş günü onarımda olduğu süre için amortisman payının yaklaşık % 5 civarında olacağı, bu kapsamda ikame olarak kullanılacak aracın yakıtının davacı tarafından doldurulacağı dikkate alındığında hesaplaması yapılmış olan amortisman payının Yargıtay içtihatları gereği dikkate alınması ve değerlendirilmesi sonucunda davacının 15.000,000 TL x % 5 = 14.250,00 TL araçtan mahrum kalma tazminatı/ ikame araç bedeli/ kazanç kaybı oluşacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; yargılamanın devam ettiği aşamada davacı vekilinin davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı bedeli: 20.000,00 TL, hasar bakiye bedeli: 6.999,55 TL, alacak faizleri toplamı: 5.272,68 TL, vekâlet ücreti adı altında ödeme: 26.999,55 TL ve Mahkeme masrafı adı altında ödeme: 12.616,81 TL olmak üzere toplam 71.888,59 TL ödeme yapıldığına ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmakla; HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusur ve hasara ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınmış, sigorta şirkete tarafından yapılan ödeme ile davacı tarafından davalılara yönelik olarak açılan değer kaybı ve bakiye hasar bedeli ile faiz zararının tazmini talepli davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, sigorta şirketi dışındaki davalıların araç mahrumiyet bedeli alacağından sorumlu olduğu değerlendirilerek; 14.250,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihi olan 23/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafından davalılara yönelik olarak açılan değer kaybı ve bakiye hasar bedeli ile faiz zararının tazmini talepli davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafından sigorta şirketi dışında kalan diğer davalılara yönelik olarak açılan araç mahrumiyeti zararının tazmini talepli davanın ise bedel artırım dilekçesi kapsamında KABULÜ ile; 14.250,00-TL araç mahrumiyet bedeli alacağının kaza tarihi olan 23/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 973,42-TL karar ve ilam harcından 732,00-TL peşin harç ve 705,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 463,58-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 17.847,80-TL yargılama giderinden sigorta şirketi tarafından karşılanan 12.616,81-TL düşülerek bulunan 5.230,99-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve sigorta şirketi tarafından karşılanan vekalet ücreti dikkate alınarak araç mahrumiyet bedeli yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 14.250,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı miktar itibari ile KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026
KATİP ¸e-imzalıdır
HAKİM ¸e-imzalıdır