İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/229 E. 2026/830 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/229
- Karar No
- 2026/830
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/229 Esas KARAR NO:2026/830
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:13/03/2026 KARAR TARİHİ:13/10/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/10/2025 tarihinde ...'a ait ... plakalı araç, müvekkil ...'ya ait ... plakalı araca, Sarıyer/İstanbul mevkisinde, çarpması sigorta şirketleri arasındaki mutabakata göre, ... plakalı araç sürücüsü ... %100 kusurlu olduğunu, müvekkili, aracını kaskodan yaptırmış ve gerçekleşen trafik kazası neticesinde, müvekkile ait araçta 21.000,00 TL tutarında hasar meydana geldiğini, söz konusu kazadan dolayı müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, kazada %100 kusurlu olan karşı aracın sahibi yabancı uyruklu olduğu için mevzuat gereğince değer kaybından ... ... sorumlu olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; müvekkiline ait araçtaki değer kaybı için, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve dava değeri belirlenebilir hale geldikten sonra artırılmak kaydıyla, şimdilik 100,00 TL'nin, kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ...’nun hukuki statüsü ve yeşil kart sigortası kapsamındaki sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, davacı taraf, 29/10/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracında meydana geldiğini iddia ettiği değer kaybı tazminatı için huzurdaki davayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca "belirsiz alacak davası" olarak ikame ettiğini, davacının HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yararı bulunmamakla birlikte davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu araca ilişkin maddi hasar ve değer kaybı tazminatı bedelleri ödenmiş olup bakiye tutar bulunmadığından işbu davanın reddi gerektiğini, dava konusu aracın uğramış olduğu hasar bedeli de müvekkili kurum tarafından tazmin edilmiş olup, ödenen tutarlarla birlikte poliçe teminat limitinin gözetilmesi gerektiğini, Uyuşmazlık konusu kazanın müvekkili kuruma ihbarı üzerine, hasar gören araca ilişkin ... nolu hasar dosyası oluşturulduğunu, dava konusu aracın kasko ekspertiz raporuna istinaden 21.000,00-TL maddi hasar tazminatı, 16/01/2026 tarihinde rücuen ... Sigorta Şirketi A.Ş. hesabına ödendiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; öncelikle haksız davanın usule ilişkin şartları taşımadığından davanın usulden reddine, her halükarda müvekkili kurumun yapmış olduğu ödemeler sebebiyle sorumluluğu kalmadığından ve diğer sair itirazlarımız göz önünde bulundurularak davanın esastan reddine, maddi hasara ve değer kaybına ilişkin ödeme yapılmış olup müvekkili kurumum sorumluluğu sona erdiğinden bakiye değer kaybı talebinin reddine, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine ve akabinde alanında uzman makine mühendislerince konu araçtaki değer kaybına yönelik inceleme yapılmasına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: SBGM yazı cevabı. ... ... yazı cevabı. Bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Öte yandan, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Gerçek zarar, kişinin isteği dışında gerek malvarlığında ve gerekse kişi varlığında meydana getirilen bir eksilmedir. Miktarı ise malvarlığında hukuka aykırı tecavüzün meydana gelmeden önceki ve sonraki durumları arasındaki fark olarak tanımlanabilir. Malvarlığındaki eksilmenin saptanması için zarar bırakıcı eylemden sonra meydana gelen durum ile bu davranış yapılmasa idi gösterecek olduğu durumun karşılaştırılması gerekir. Zararın varlığı ile tutarının belirlenmesi tazminatın saptanmasından önceki bir evredir ve onun dayanağını oluşturur. Tazminat miktarı hiçbir zaman meydana gelen gerçek zarar tutarını aşmamalıdır. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. Değer kaybının hesabında ise; aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Somut olayda; davacı vekilince, müvekkiline ait ... plakalı araçla, ... yabancı plakalı ve yeşil kart sigortalı olan araç arasında 29/10/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... yabancı plakalı aracın sürücüsünün tam kusurlu olduğu, müvekkiline ait aracın ise kaza sırasında park halinde bulunduğu, bu kazadan kaynaklı müvekkilinin aracının değer kaybına uğradığı, uğranılan değer kaybının tazmini için davalıya başvuru yapıldığı, başvuru neticesinde 22.000,00-TL tutarlı değer kaybı ödemesi yapılmış ise de bu tutarın gerçek değer kaybı zararını karşılamadığı ileri sürülerek bakiye değer kaybı zararının tazmini talebinde bulunulmuştur. Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kaza tespit tutanağı, aracın kazalı haline ilişkin fotoğraflar, hasar dosyası, eksper raporu, tamir belgeleri ve faturalar gözetilmek suretiyle kusur oranlarının ve kaza tarihi itibariyle değer kaybı zararının tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 26/06/2026 tarihli raporunda özetle; "Davalı ... ... tarafından ZMMS poliçeli olan aracın sürücüsü ...'ın, KTK'nın 67/a,b maddelerinde belirtilen kurallara uymadan otopark içinde tedbirsiz ve dikkatsizce geri manevra yaparak park halindeki araca çarpması sebebiyle kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, davacı ...’ya ait aracın olay sırasında otopark içinde park halinde buluyor olması nedeni ile kazanın meydana gelmesinde davacının kusurunun görülmediği ve kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmadığı, -2020 model, ... marka olan davacı aracının 70.879 km'de olduğu, bu kaza öncesinde kazasının bulunmadığı, aracın kaza neticesinde sol arka çamurluk ve sol arka tamponunda hasar oluştuğu, bu hasarın onarım ve boya işlemiyle giderilebileceği, onarım masrafının 21.000,00-TL olduğu, -Yapılan piyasa araştırmasına göre davacı aracının kaza tarihi itibariyle ikinci el rayiç değerinin 1.500.000,00-TL olduğu, kaza sonrası onarılmış haldeki ikinci el piyasa rayiç değerinin ise 1.470.000,00-TL olacağı, buna göre davacının değer kaybı zararının 30.000,00-TL olduğu, davalı tarafından 22.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığından davacının bakiye değer kaybı zararının 8.000,00-TL olduğu" mütalaa edilmiştir. Davacı vekilince sunulan 23/08/2026 tarihli değer artırım dilekçesiyle talep sonucu rapor doğrultusunda artırılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; 29/10/2025 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazasının oluşumunda, yukarıda özeti yazılı, denetlenebilir, gerekçeli ve hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, otoparkta park halinde bulunan araca geri manevra yaparken çarpan yeşil kart sigortalı aracın sürücüsünün KTK'nın 67/a,b maddeleri uyarınca tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunda yöntemine uygun şekilde değer kaybı hesabı yapılmış ve bu kazadan kaynaklı davacı aracının değer kaybının 30.000,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Bu halde davalı tarafından dava tarihinden evvel ödenen 22.000,00-TL değer kaybı bedeli mahsup edildiğinde, davacının, davalıdan 8.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminatı talebinde bulunabileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile 8.000,00-TL'nin 20/01/2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 732,00-TL ilam harcı, başlangıçta yatırılan 866,91-TL peşin/ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 134,91-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL peşin ve 134,90-TL tamamlama harcı, 732,00-TL başvurma harcı, 208,00-TL vekalet harcı ve 9.113,70-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 10.920,60-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafça yapılan masrafın kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 6.000,00-TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile maliyeye gelir kaydına, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/10/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı