İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/778 E. 2026/904 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/778
Karar No
2026/904
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/778 Esas KARAR NO : 2026/904

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... mevkinde ve 07.03.2025 tarihinde 1 No'lu davalıya ait, 2 No'lu davalının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkiline ait ... plaka sayılı çekiciye çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup işbu kaza neticesinde tanzim edilen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracın tam ve asli kusurlu olarak tespit edildiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ... plakalı aracının arka tarafının tamamen hasarlandığını, müvekkiline ait aracın zararını tahmini öğrenmek için TTK 1426 maddesi gereğince eksper raporu alındığını, davanın haksız fiilin meydana geldiği yerleşim yeri adresinde ikame edildiğini, araçta meydana gelen hasar ve hasardan kaynaklı araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin tazminat taleplerinin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespit edilecek olup, bilirkişi marifetiyle tespiti ile hasarın, değer kaybının ve araç mahrumiyet tazminatının kesin olarak belirlenebilmesi gerektiğini, bu sebeple belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararları bulunduğunu, 04/12/2021 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan değişikliğe istinaden ... Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlığı ile Resmi Gazete’de yayınlanan düzenleme ile orjinal parça zorunlu olup hasar bedeli hesaplamasında orjinal parça olma zorunluluğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, iş bu nedenle öncelikle müvekkiline ait araçta değişmesi gereken parçaların tespit edilmesini, tespit edildikten sonra bu parçaların orjinal parça ile mi değiştirilip değiştirilmediğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, eğer ki eşdeğer veya çıkma parça takıldı ise orjinal parça fiyatları üzerinden müvekkilinin gerçek zararın tazminini talep ettiklerini, hasar bedeli hesaplanırken iskonto yapılmasının zorunlu olduğunu, hasar bedelinin KDV dahil edilerek hesaplanması gerektiğini, kaza sonucunda müvekkilinin aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedeli, hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedelinin ortaya çıktığını, buna göre Anayasa Mahkemesinin... tarihli ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ...E. Ve ...K. Sayılı kararı uyarınca müvekkiline ait aracın uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararı sonrası araçlarda meydana gelen değer kaybı hesaplamasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiğini, oluşan bu yeni hukuki durum karşısında kaza sonrası araçlarda meydana gelen araç değer kaybı hesaplamasında Türk Borçlar Kanunu’nda gerçek zararın tespiti ilkelerine uygun bir şekilde piyasa rayiç değer göre hesaplanan değer kaybının göz önünde bulundurulması gerektiğini, müvekkilinin aracının onarımda kaldığı gün sayısınca aracını kullanamadığını ve hak mahrumiyeti kaybına uğradığını, kaza neticesinde müvekkilinin aracındaki hasarın onarımı için eksper atamasını beklemek, eksper ataması sonra onarım onayı, onaydan sonrada, parça temini vs. iş ve işlemlere başlanıldığını, ki bu işlemlerin ise en kısa 3 gün sürdüğünü ve bu bekleme süresinde dahi kişilerin araçlarını kullanamadığını iddia ederek; davanın kabulü ile davacı müvekkilinin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara ilişkin olarak şimdilik 100,00 TL alacağın haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, talep edilebilir tazminat bedelinin Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası) fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aracın geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda şimdilik 100,00 TL araç değer kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin araç mahrumiyet tazminatı için HMK m.107 gereğince şimdilik 100,00 TL'nin haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın kayıt altına alınması için ekspere ödenen eksper ücretinin yargılama giderinden sayılarak davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendisine ait ... plakalı araç ile müvekkili firma ve diğer davalı ile 07.03.2025 tarihinde karıştığı trafik kazasından dolayı aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı ile araç mahrumiyet tazminatı talebine ilişkin huzurdaki işbu davayı açtığını, açılan işbu dava haksız olup müvekkilinin bu davada taraf dahi olmadığını, huzurda ikame olunan davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, somut olay bakımından haksız fiil teşkil eden kaza ... ilçesinde meydana geldiği için işbu davada yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili firma nezdinde, bahsi geçen davalı ... adında herhangi bir çalışanın iş görmediğini, müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığı işbu iddiaların ve mesnetsiz davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça bahsi geçen araçta oluşan kazaya müvekkili firmanın sebep olduğu iddia edilse de, dosyada mübrez kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere, müvekkili firmayla ilişkilendirilen davalı ...'ın, diğer davalı...'nın aracına çarptığının ortada olduğunu ve işbu hususun taraflarca tutanağa da yazıldığını, bir başka ifadeyle, müvekkili firma çalışanı ...'ın içinde bulunduğu tek kazanın davalı ... ile yaşamış olduğu kaza olduğunu, dolayısıyla davalı ...ile davacı tarafça yaşanan kazada müvekkili firma bünyesinde iş gören ...'ın herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, davacının müvekkili firmaya yönelik atf-ı kusurunun somut gerçeklikle bağdaşmadığını ve işbu durumun yapılacak olan bilirkişi incelemelerinde de görüleceğini, huzurdaki davaya konu kazaya ...'ın sebebiyet vermediğini, davacı tarafça alınan eksper raporunun son derece subjektif olup reel verileri yansıtmadığı gibi, davacı tarafça adeta müvekkili firmadan yüksek bedelde tahsilat yapmak maksadıyla şişirtildiğini, davacı tarafın aracının kaza öncesi satış bedeliyle rayiç bedeli arasında herhangi bir fiyat değişmesi söz konusu olmayıp, basit bir müdahale ile giderilebilecek bir zararın tamamen kötü niyetle müvekkili firma tarafından haksız ve fahiş bedelle talep edildiğini savunarak; haksız ve yersiz davanın öncelikle usulden devamında ise esastan reddini, usule ve esasa yönelik tüm itirazlarının kabulü ile davacı tarafından davalı müvekkili şirket aleyhine tamamen kötü niyetle ikame edilen davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ön şartı olarak yapılması gereken arabuluculuk sürecinin müvekkiline uygulanmadığını, dosyaya sunulan arabuluculuk tutanaklarından anlaşılacağı üzere müvekkilinin sürece dahil edilmediğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davacının huzurdaki dava bakımından talep ettiği değer kaybı, hasar, araç mahrumiyeti ve maddi zarar tutarının net bir şekilde tespit edilebilir bir zarar kalemi olduğunu, davacı tarafından kesin olarak belirlenebilir bir rakam mevcutken belirsiz alacak davası açılmasının kabul edilemeyeceğini, 07.03.2025 tarihinde gerçekleşen davaya konu olayın müvekkili... idaresindeki ... plakalı araca ... idaresindeki ...plakalı aracın müvekkili dururken arkadan çarpması sonucunda gerçekleştiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespitini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile varsa davacının müterafik kusurunun da araştırılması gerektiğini, öncelikle kusur yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, kazaya etki eden tüm faktörlerin değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde kusurları ve kusur oranlarının tespiti gerektiğini, ...Sigortasında tarife uygulama esasları hakkında yönetmelikte değişiklik yapılmasına dair yönetmelik gereği müvekkiline ait aracın teminat limitinin kaza tarihindeki ... limitlerinin 2 katı olduğundan, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte yargılama neticesinde ortaya çıkacak bedelden müvekkiline ait aracın tarfik sigortasının sorumlu olduğunu, davacının kasko sigorta poliçesinin bulunduğu sigorta şirketi tarafından ikame araç bedeli ödenip ödenmediği veya kendisine sigorta poliçesi kapsamında ikame araç sağlanıp sağlanmadığı hususunun araştırılmasını talep ettiklerini, aleyhe kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu itibarla davacının sigorta poliçesi kapsamında ikame araç bedelini tahsil etmesi halinde mükerrer ödemeye mahal verebilecek bir hüküm tesis edilmesinin önüne geçilmesi gerektiğini, davacı tarafa ait aracın kaza tarihindeki kasko sigorta poliçesinin bulunduğu sigorta şirketinin tespit edilmesi halinde sigorta şirketinden ödeme alınıp alınmadığı ve kaza kapsamında zararının işbu poliçe kapsamında karşılanıp karşılanmadığının netleştirilmesi amacıyla ilgili hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, davacıya ait aracın makul onarım süresinin belirlenmesi gerektiğini, zira sigorta şirketinden veya davacı taraftan kaynaklı gecikmelerin müvekkiline yükletilemeyeceğini, araç mahrumiyeti talebi kapsamında bilirkişi tarafından yapılacak olan hesaplamanın Yargıtay içtihatları doğrultusunda (zorunlu giderler olan yakıt, amortisman ve diğer tüm giderlerin mahsup edilmek suretiyle) hesaplanmasını talep ettiklerini savunarak; müvekkili hakkında açılan haksız davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde müvekkili aleyhine açılan davanın esastan reddine, davanın müvekkiline ait aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'ye ve ...'na müzekkere yazılarak ve davacının kasko sigortacısı tespit edilerek, ilgili kasko sigortasına ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesi ile davanın ... A.Ş. Ve ... Sigorta A.Ş.'ne ihbarını talep etmiş, davalı vekilinin talebi doğrultusunda dava, sigorta şirketlerine ihbar edilmiştir. İhbar olunan... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde gerekli araştırmaların yapıldığını ve uyuşmazlığın ... numaralı ... Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın, 07/03/2025 tarihinde kazaya karıştığı ... plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli, değer kaybı ve mahrumiyet bedeli talebiyle ilişkili olduğunun anlaşıldığını, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olup reddi gerektiğini, başvuran tarafın aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini için ...,... nolu dosyalar ile değer kaybı zararının tazmini için ... nolu hasar dosyası ve mahrumiyet bedeli talebi için...nolu hasar dosyası açıldığını, davacı tarafından huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış ise de, işbu davanın belirsiz alacak davası koşullarını taşımadığının açık olduğunu, hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere söz konusu dava dosyasında alınan bilirkişi raporları ve verilen kararın müvekkili şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığının kabulü gerektiğini, bu sebeple davanın taraflarına ihbarına tümden itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin ticari merkezinin ... İlçesi adli hudutları dâhilinde olduğunu, ancak Beykoz Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmaması sebebi ile yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında olduğunu, başvuruya konu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve tramer kayıtları incelendiğinde görülecektir ki kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının zorunluluk arz ettiğini, yapılan başvuru neticesindeki değerlendirmede müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle mağdura herhangi bir ödeme yapılmadığını, öte yandan, değer kaybı talebine istinaden yapılan başvuruda müvekkili şirkete mahkeme bilirkişisi tarafından alınmış kusur tespit raporu sunulmadığını, SBM tramer kayıtlarından müvekkili şirkette poliçesi bulunan aracın kusursuz, başvurana ait aracın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini ve tramer kayıtlarına itibar edilerek sigortalının kusursuz olması sebebi ile herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığını, yetkili merci tarafından kusur durumunun gerçek değerinin belirlenebilmesi için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, ihbarın kabulü manasında olmamak üzere, davacının bakiye talebi bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi ve dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde, poliçe tanzim tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre hesaplama yönteminin uygulanması gerektiğini, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatlarının teminat dışında kalan hallerden olduğunu, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğu bulunmadığını, hasarlanan parçalara ilişkin orjinal parça talep edilmişse de işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, Trafik sigortası genel şartları uyarınca müvekkili şirketin hasar onarım taleplerini eşdeğer parçalar üzerinden gidereceğini, müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde en az yüzde otuz olmak üzere tedarik ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin teminat dışı olduğunu, aleyhe faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, söz konusu uyuşmazlığın haksız fiile dayanması sebebiyle uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu savunarak; müvekkili şirket ihbar olunan konumunda olduğundan aleyhine hüküm tesis edilmemesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; İhbar olunan sıfatında olmaları sebebiyle aleyhe hüküm kurulamayacağını, müvekkili şirkete karşı davacının Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ... sayılı değer kaybı ve hasar bedeli talepli başvuru yapmış olup kesin hüküm sebebiyle davanın reddi gerektiğini, müşterek müteselsil sorumluluk bulunduğunu ve yargılama sonucunda şirket tarafından sorumluluğun yerine getirildiğini, 7.242,90-TL başvuru aşamasında hasar bedeli ve 5.000,00-TL değer kaybı bedeli ödenmiş olup sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde... dosyası ile 1.688,08-TL bakiye hasar bedeli ve 5.000,00-TL bakiye değer kaybı ödemesi yapıldığını, hasar ve değer kaybı taleplerinde kesin hükümde unsur etkisi oluştuğunu ve söz konusu taleplerin mükerrer ödemeye ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, araçtan mahrum kalınan süreçte davacının masraflarına ilişkin olarak talepte bulunmuş olup müvekkili şirketin teminatı kapsamında olmadığından konuya ilişkin taleplerinin müvekkili şirket tarafından reddi gerektiğini, davaya ilişkin delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini, başvuran taleplerinin belirsiz alacak davası kapsamında ileri sürülmesinde hukuki fayda bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet taleplerinin kasko poliçesinden karşılanıp karşılanmadığına ilişkin müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkil şirketin temerrüde düşmediğini, davacının aracının kasko sigortacısı varlığı araştırılarak hasar dosyasının celbini talep ettiklerini, ikame araç kullanıp kullanmadığının ayrıca sorulması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte ticari/temerrüt/avans faizi talep edilemeyeceğini, başvuru konusu kazanın haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte uygulanması mümkün olabilecek faiz türünün yasal faiz olduğunu savunarak; usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan, araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; 07/03/2025 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında kazaya karışan ..., ...ve ... plakalı araçların sürücülerinin kusur durumunun ne olduğu, davacıya ait aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurun tespiti halinde davacıya ait ... plakalı araçta kaza nedeniyle hasar ve değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise hasar ve değer kaybı tutarının ne olduğu, aracın tamir süresinin ne olduğu, aracın tamirde geçirdiği sürede aracın çalışmamasından ötürü araç mahrumiyeti olup olmadığı, var ise miktarı, davalıların maddi zarar taleplerinden sorumlu olup olmayacağı; ...A.Ş. Tarafından yapılan ödeme ile zararın tamamen karşılanıp karşılanmadığı, davacının bakiye zararı olup olmadığı, davalı şirket savunması kapsamında davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı, husumet itirazlarının kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Somut olayda, haksız fiil, İstanbul/Avcılar ilçesinde meydana gelmiştir. Davacı vekilinin birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davayı dava tarihinde haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir. .., ... ve ... plakalı araçların UYAP Bilişim Sistemi üzerinden aktif-pasif tescil kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden;...plakalı araçların tramer - hasar kayıtları UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... A.Ş.'den;...numaralı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Sigorta A.Ş.'den; ... numaralı hasar dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Ltd Şti.'den; ... ve ... numaralı faturaların onaylı birer sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından; ... plakalı aracın muayene raporları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Tahkim Komisyonundan; ... tarihli ve ...sayılı başvuru dosyası celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası; dosya içerisinde mevcut hasar kayıtları, iddia, savunma, tramer kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının maliki olduğu ... plakalı aracın 16/03/2024 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durum ve oranının tespiti ile davacıya ait araçta değer ve hasar kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise değer kaybı ve hasar tutarının ne olduğu, aracın tamir süresinin ne olduğu, aracın tamirde geçirdiği sürede aracın çalışmamasından ötürü araç mahrumiyeti olup olmadığı, var ise miktarı, davalıların maddi zarar taleplerinden sorumlu olup olmadığı, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği hususlarında tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle rapor düzenlenmek üzere İ.T.Ü. Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 30/05/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davaya konu maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ...'ın %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu,...plaka numaralı taşıt sürücüsü ... ve ... plaka numaralı taşıt sürücüsü ....'ın kazada kusuru bulunmadığı, davaya konu taşıtın hasar onarımı sonrası değer kaybının dönemde 20.000,-TL mertebesinde oluşacağı, iki günlük onarım süresinde muadil taşıt kiralanması halinde oluşacak toplam zararın 3.000,-TL şeklinde ortaya çıkacağı, ekspertiz raporunda belirtilen onarım bedelinin taşıt yapısı ve özellikleri ile uyumlu olduğu, onarım bedelinin KDV dahil 13.200,-TL olarak kabulünün uygun olacağı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunmuştur. Davacı vekili UYAP Bilişim Sistemi üzerinden gönderdiği 04/09/2026 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırarak maddi tazminat taleplerini; değer kaybı yönünden 10.000,00-TL, ikame araç bedeli yönünden 3.000,00-TL'ye çıkartmış ve aynı tarihte harcı ikmal etmiştir. 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 6098 Sayılı TBK'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu hüküm altına alınmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni de doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporu kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Davanın maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkin olduğu, olay tarihinde saat 17.15 sıralarında, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı aracı ile Mandıra caddesi üzerinde seyri sırasında, aynı yönde önünde seyir halindeyken duraklayan, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı araca arkadan çarpması ve çarpmanın etkisi ile sürüklenen ... plaka numaralı aracın da önündeki sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plaka numaralı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kabul edilen oluş kapsamında kazanın oluşumunda davalı şirkete ait... plaka numaralı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K.'nun asli kusurlara ilişkin 84/d maddesinde belirtilen "arkadan çarpma" fiilini işlemesi nedeni ile %100 oranında, tam ve asli kusurlu olduğu, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda davaya konu kaza ile uyumlu hasarın onarım bedelinin KDV dahil 13.200,-TL olarak kabulünün uygun olacağı, davacıya ait aracın tenteli kasalı ve henüz yeni ve çok düşük odometre değerinde kamyonet olduğu, değişen stop lambasının değer kaybı oluşturmayacağı, tamponun kaynak vasıtası ile tamiri ve şase kolu arka ucunun düzeltilerek boyanmaları gerekeceği, kayıtlara giren bu işlemlerin ikinci el piyasada pazarlık konusu edilerek kısmi değer kaybı oluşturacağı, dönem itibarı ile taşıt hasarsız muadillerinin ikinci el piyasada ortalama 1.400.000,-TL bedel ile piyasaya sunuldukları, hasar sonrası onarılmış vaziyette değerinin 1.380.000,-TL seviyesine düşeceği ve değer kaybının 20.000,-TL mertebesinde oluşacağı, aracın demontaj, tamir, boya ve montaj işlerinin 2 gün içinde tamamlanabileceği, kaza tarihinde muadil taşıt kiralarının 1.500,-TL/gün olduğu ve toplam zararın 3.000,-TL şeklinde ortaya çıkacağı, Sigorta Tahkim Komisyonunun ...dosyası ile davacının ihbar olunan sigorta şirketine karşı bakiye hasar ve değer kaybı talebinde bulunduğu, tespit edilen hasar bedeli ve 10.000,00-TL değer kaybı ödemesinin... A.Ş. tarafından davacıya yapıldığı, tahkim kararının sigorta şirketi yönünden kesin hüküm teşkil ettiği, davalı sürücü ...'nun kazada kusurunun bulunmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; 30/05/2026 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak ve ihbar olunan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davacının davasının bedel arttırım dilekçesi kapsamında KISMEN KABULÜ ile, 1-Davanın davalı ... bakımından REDDİNE, 2-Davanın diğer davalı ...A.Ş. bakımından KISMEN KABULÜ ile; 10.000,00-TL değer kaybı bedeli ile 3.000,00-TL araç mahrumiyet bedeli olmak üzere toplam 13.000,00-TL tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 888,03-TL karar ve ilam harcı peşin harcından 615,40-TL peşin harcın ve 218,59-TL tamamlama harcının mahsubu ile noksan 54,04-TL harcın davalı ...A.Ş.'DEN alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.564,88-TL'sinin davalı ...A.Ş.'den, 35,12-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafça yatırılan ve sarf edilen 615,40-TL başvurma harcı, 615,40-TL peşin harç, 218,59-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.449,39-TL harcın davalı ...A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 19.037,29-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 18.891,97-TL'sinin davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 13.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...TİC. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 9-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/778, K. 2026/904, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-778-e-2026-904-k-3bc90b1a3e5a