İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/324 E. 2026/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/324
- Karar No
- 2026/870
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/324 KARAR NO : 2026/870
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/04/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket davalı şirkete özel güvenlik hizmeti sağladığını, taraflar arasındaki ticari ilişki ve yerleşik uygulama gereği müvekkili şirket önce hizmeti kusursuz ve eksiksiz bir şekilde ifa ettiğini, hizmet bedeli ise ifayı müteakip düzenlenen faturalar ile tahsil edildiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından Nisan 2025 dönemine ait güvenlik hizmetleri tam, ayıpsız olarak sunulduğunu, davalı tarafça hizmetin ifasına, sunulan hizmetin kalitesine veya herhangi bir kusur/ayıp barındırdığına dair bugüne kadar hiçbir itiraz ileri sürülmediğini, sunulan bu hizmetlerin somut karşılığı olarak davalı adına düzenlenen faturaları ayrıntılı olarak dilekçede belirttiklerini, düzenlenen bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı tarafça Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde fatura içeriklerine herhangi bir itirazda bulunulmadığını, süresinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kesinleştiğini, davalı tarafça kabul edilmiş sayıldığını, davalı tarafın muaccel hale gelen fatura bedellerini ödememesi üzerine, tahsili amacıyla ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde; 4.020.123,79 TL ve alacaklara işlemiş faiz kalemleri olmak üzere toplam 4.079.792,34 TL'nin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %49,25 reeskont avans faizi ile birlikte tahsili talep edildiğini, ancak davalı borçlu, borca ve fer'ilerine itiraz ederek takibin durduğunu, davalının itirazı tamamen haksız, mesnetsiz ve takibi sürüncemede bırakma kastı taşıdığını, izah edilen nedenler ile mahkemece resen dikkate alınacak hususlar ışığında, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, alacağın likit olması ve itirazın haksızlığı gözetilerek, İİK m. 67/2 uyarınca hükmolunan asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...arasındaki uzun yıllara dayanan güvenlik hizmeti sözleşmesi, yapılan yeni ihale sonucunda başka bir firmanın kazanmasıyla 01.05.2025 tarihi itibarıyla uzatılmayarak sona erdirildiğini, sözleşme bitiminde davacının, çalıştırdığı güvenlik personelinin kıdem/ihbar tazminatlarını ödemediği, tevsik edici belge sunmadığı ve İş Kanunu m. 2/6 (asıl işveren-alt işveren) uyarınca ...'a karşı açılan 70'i aşkın iş davası nedeniyle ciddi bir rücu riski doğduğunun belirtildiğini, sözleşmenin 5.5. maddesine dayanarak davacıdan doğacak işçilik risklerine karşı 33.000.000 TL'lik teminat mektubu istendiğini, davacı bunu sunmayınca ...şirketleri nezdindeki son hakediş tutarlarına (toplam 35,8 milyon TL, Global Bilgi nezdinde 4.020.121,77 TL) bloke konularak nakit teminat olarak tutulmaya başlandığını, davacı bloke edilen bu tutarın tahsili için icra takibi başlattığını, itiraz üzerine de işbu itirazın iptali davasını açarak ihtiyati haciz talep ettiğini, taraflar arasındaki Çerçeve Sözleşme’de ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığını, tacirler arası yetki sözleşmesi kesin yetki oluşturduğundan/dava şartı niteliğinde olduğundan, davanın ve icra takibinin yetkisiz İstanbul (Çağlayan) mahkemelerinde/icra dairesinde açıldığını, davanın usulden reddi veya yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini, davacının diğer Turkcell Grup şirketlerine (örneğin... A.Ş.) karşı aynı hukuki sebepten açtığı ve... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında görülen dava ile işbu davanın birleştirilmesine karar verilmesini, hakedişlerin ödenmemesi bir keyfiyet değil sözleşmenin 5.5. maddesinin müvekkile tanıdığı teminat hakkının kullanımı ile ilgili olduğunu, davacı teminat mektubu sunmadığı için ödemelerin durdurulduğunu, bloke edilen tutarlar müvekkili şirketçe gelir yazılmamış, doğmuş ve doğacak işçilik alacakları/tazminat risklerine karşı nakit teminat olarak muhafaza edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre asıl işveren-alt işveren iç ilişkisinde sözleşme hükümleri esas olduğunu, İİK m. 257 şartlarının (kaçma, mal kaçırma vb.) oluşmadığını, müvekkili şirketin yüksek ticari itibara ve devasa malvarlığına sahip kurumsal bir yapı olduğu vurgulandığını, alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirdiğinden "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleşmediğinin belirtildiğini, nitekim davacının diğer grup şirketlerine (... ) karşı açtığı emsal davalarda da mahkemelerin ihtiyati haciz taleplerini reddettiği emsal gösterilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise Mahkemenin yetkisizliğine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkili şirkete karşı açılmış huzurdaki davanın aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise müvekkili şirkete karşı açılmış huzurdaki davanın esastan reddine, davacının haksız ve yasal şartları oluşmamış ihtiyati haciz talebinin reddine, davacı şirketin müvekkili şirket aleyhine başlattığı takibinde haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davacı şirket hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVABA CEVAP Davacı vekiline usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevaba cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: ... 25. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67.madde ve devamı uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura ve cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle; takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; davacı-alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/06/2025 tarihinde 4.020.123,79 TL asıl alacak, 59.668,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.079.792,34 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 09/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlunun vekili aracılığıyla 05/06/2025 tarihinde icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına, faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği, itirazın yasal 7 günlük sürede yapıldığı, işbu itirazın iptali davasının da 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İİK'nın 50/1. Maddesine göre, Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde ise, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra HMK'nın 10. maddesine göre de, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin ifa edileceği yer belirlenmemişse, ifa yerinin 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesine göre belirleneceği izahtan varestedir. TBK'nın 89/1-1 maddesine göre ise, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Ayrıca, HMK'nun 17. Maddesine göre de, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâlleri dışında, yetki sözleşmesi yapılmasına bir engel yoktur. Tarafları tacir veya kamu tüzel kişisi olan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. Yukarıda anılan yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde, İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda icra dairesinin yetkisine itirazın HMK'daki mahkemelerin yetkisini düzenleyen hükümler çerçevesinde, ön sorun (hadise) şeklinde incelenip karara bağlanması gerekir. İcra müdürlüğünün yetkisine vaki itirazın haklı olduğu sonucuna varılması halinde, mahkemece, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekecektir. İcra Dairesinin yetkisi HMK'nın 114/2. anlamında özel bir dava koşuludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/(2)-maddesinde 'diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır, hükmü bulunmaktadır. Aynı yasanın 115. maddesine göre ise " (1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçta dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez. " düzenmesi mevcuttur. Dava şartlarına ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu yasal çerçevede mahkemelerce dava şartları her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasındaki 11/03/2019 tarihli çerçeve sözleşmenin 16.12 numaralı maddesi ile uyuşmazlıklara ilişkin olarak İstanbul Anadolu Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılındığı, davalı yanca ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında gönderilen ödeme emrine yapılan itiraz ile ... icra dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulduğu, iş bu davaya dayanak icra takibinin HMK 17. Maddesi uyarınca yetkili icra dairesinde başlatılmadığı anlaşılmakla davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış bir takip olmadığı anlaşılmakla, davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 732,00 TL olduğundan peşin alınan 69.672,65 TL'den maktu harcın mahsubu ile fazla yatırılan 68.940,65 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2026
BAŞKAN ¸e-imza ÜYE ¸e-imza ÜYE ¸e-imza KATİP ¸e-imza