İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/87 E. 2026/703 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/87
- Karar No
- 2026/703
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/87 Esas KARAR NO : 2026/703
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/01/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalı aleyhine, fatura ve cari hesap alacağı sebebiyle .... İcra Dairesi 2025/... esas dosyası ile takip başlatıldığını ve davalının ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın çözümü için arabulucuk başvurusu yapıldığını ve görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalı/borçlu tarafından gerçekleştirilen itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu taraflar arasında akdedilen Kredili Satış Sözleşmesi m.18'e göre sözleşmeden ya da taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ihtilaflarda yetkili İcra Dairesinin İstanbul olarak kararlaştırıldığını, takibin yetkili İcra Dairesinde başlatılmış olduğunu ve davalının yetki itirazının reddine karar verilmesi gerekiğini, esas yönünden davacının toptan veya perakende satış yapılan alışveriş merkezlerini işletmekte olup çeşitli ticari ürünlerin üretim ve pazarlamasını yaptığını ve davalı ile de bu çerçevede bir ilişki tesis edildiğini, davacının tüm edimlerini eksiksiz olarak yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından dava ve icra takibine konu borcu oluşturan faturalardan oluşan cari hesap bakiyesi kadar davacıya olan muaccel borcunu ifa etmeyen davalının temerrüte düştüğü, davacının haklı alacağını tahsil amacıyla davaya konu icra takibi başlatıldığı ve davalının haksız itirazı ile icra takibinin durduğu, davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de davalının davacıya borçlu olduğu ve dava konusu icra takibine salt davacı müvekkilin haklı alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla, kötü niyetli olarak itiraz edildiğinin anlaşılacağını, öncelikle dosyanın bilirkişiye tevdine, akabinde ise fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutarak .... İcra Dairesi 2025/... esas dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini tale etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan davanın yetkili mahkemede ikame edilmediği, HMK 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesi olduğu ve müvekkilinin yerleşim yeri İzmir ili Dikili ilçesi olup uyuşmazlık bakımından yetkili mahkemelerin İzmir Dikili Mahkemeleri olduğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceğinden davacı tarafın yerleşim yerinin Bağcılar olması nedeniyle de yetkili mahkemelerin Bakırköy Mahkemeleri olduğunu, esas yönünden davalının davacı tarafa bir borcu bulunmamakta olup, davacı tarafça alacağın varlığını ispatlamaya yarar net ve somut bir delil de sunulamadığını, dava dilekçesi ekinde sunduğu cari hesap dökümüne dayanarak 514.119,63-TL alacaklı olduğunu iddia etse de, tek taraflı olarak düzenlenen bu belgeler borcun varlığını kanıtlamaya yeterli olmadığı ve bağlayıcı nitelikte kabul edilmesi mümkün olmadığını, tarafların ticari defter ve kayıtları celp edilerek incelendiği takdirde, müvekkil şirketin davacı tarafa böyle bir borcunun olmadığı açıkça görüleceğini, talep edilen faiz oranının fahiş nitelikte olduğunu ve takibi kabul anlamına gelmemek kaydıyla takip konusu alacağa uygulanabilecek faiz ancak yasal faiz veya Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faizi ile sınırlı olacağını, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının talep ettiği alacak miktarı ispata muhtaç olup likit bir alacak olmadığını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, sonuç olarak, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını ve bu nedenle, işbu haksız davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın haksız takip nedeniyle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..Limited Şirketi, borçlunun ... Anonim Şirketi olduğu, takibin 514.119,63-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 23/10/2025 tarihli ödeme emrinin 03/11/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 06/11/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Mali Müşavir bilirkişiden alınan 10/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı tarafından dava konusu faturaların elektronik ortamda Temel Fatura Senaryosu ile düzenlenerek davalıya gönderildiği, temel fatura senaryosu kapsamında düzenlenen e-faturaların alıcısına ulaştığı, e-fatura sistemi üzerinden reddedilmesinin mümkün olmadığı, davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 18 ve 21. maddelerinde öngörülen usuller çerçevesinde anılan faturalara süresinde itiraz ettiğini veya iade ettiğini gösterir dosya kapsamında herhangi bir belgeye rastlanmadığı, bu nedenle faturaların davalıya tebliğ edildiği ve süresi içerisinde itiraz edilmeksizin kabul edilmiş sayılmasının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, BA-BS bildirimlerinde karşılıklı olarak beyan edildikleri, ayrıca aynı faturaların hem davacı hem de davalı ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, taraf kayıtlarının birbirini doğruladığı ve takip tarihi itibarıyla davacı kayıtlarında 514.119,63-TL alacak, davalı kayıtlarında ise 514.119,61-TL borç bulunduğu, aradaki 0,02-TL farkın muhasebe tekniği bakımından sonuca etkili olmayan yuvarlama farkından kaynaklandığı, Davacının başlatmış olduğu ilamsız icra takibinde talep ettiği 514.119,63 TL asıl alacağın, tarafların ticari defter ve muhasebe kayıtları ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde kayıtlarla doğrulandığı, bu nedenle davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 514.119,63-TL asıl alacaklı olabileceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ...Bakırköy Alışveriş Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Turizm Ve Otelcilik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, takibin 514.119,63-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 23/10/2025 tarihli ödeme emrinin 03/11/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 06/11/2025 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 30/01/2026 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında akdedilen Kredili Satış Sözleşmesinin 18. Maddesinde uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul ve .... Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede yer alan bu maddeye istinaden yetkili Mahkeme hususunda seçimlik hak tanındığı, noktalı kısım boş bırakılmakla birlikte İstanbul MAhkemeleri ve İcra Daireleri açıkça belirtildiğinden, tarafların tacir olması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçerli olduğu ve davaya konu takip başlatılan .... İcra dairesinin ve Mahkememizin yetkili olduğu belirlendiğinden davalı vekilinin yetki hususunda itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan raporda, davacı defterleri ile davalının elektronik ortamda tutulan ve raporda belirtildiği üzere elektronik ortamda gönderilen ticari defter ve muhasebe kayıtları incelenmiş, davacının davalı adına düzenlediği dava ve takibe konu faturaların temel fatura olarak düzenlendiği, faturanın niteliği gereği davalıya GİB üzerinden kesin olarak teslim edildiği, sistem üzerin itiraz imkanı olmadığından TTK'da belirtilen harici yöntemlerle itiraz edilmesi gerektiği ve davalı tarafça süresi içerisinde itiraz edildiğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığından fatura içeriklerinin kesinleştiği değerlendirilmiş, kayıtların incelenmesi neticesinde davacının davalıdan dava ve takibe konu edilen tutar kadar alacaklı olduğu belirlendiğinden davalının alacağın tutarına ilişkin itirazının yerinde olmadığı anlaşılmış, davalı borçlunun faize ilişkin itirazı yönünden yapılan incelemede, dava dilekçesi ekinde sunulan taraflar arasında akdedilen Kredili Satış Sözleşmesinin 7.maddesinde aylık %2 gecikme faizi uygulanacağı düzenlendiğinden takiple istenen aylık %4,5 oranında faiz isteminin sözleşmeye aykırı olduğu ve böylece davalının faiz oranına ilişkin itirazının haklı olduğu değerlendirildiğinden, davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 514.119,63-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 514.119,63-TL asıl alacağa aylık %2 gecikme faizi işletilmek suretiyle takibin devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacak likit olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 514.119,63-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 514.119,63-TL asıl alacağa aylık %2 gecikme faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, 2-Alacağın %20'si oranında 102.823,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 35.119,51-TL harçtan peşin alınan 6.209,28-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.910,23-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 732,00-TL başvurma harcı, 6.209,28-TL peşin harç, 104,00-TL vekalet harcı, 387,80-TL tebligat/ posta gideri, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.000,00-TL bilirkişi yol ücreti olmak üzere toplam 19.774,08-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 82.259,14-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı30/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır