İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/33 E. 2026/700 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/33
Karar No
2026/700
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/33 Esas KARAR NO : 2026/700

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 14/01/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin uluslararası nakliyat ve kargo işi ile uğraştığını, davalı şirket ile aralarında taşıma sözleşmesi kapsamında akdi ilişki bulunduğunu, verilen taşıma hizmeti bedelinin davalıya fatura edildiğini ancak ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin ödeme emrini tebellüğ ederek soyut ve dayanaksız şekilde borca, borcun dayanağına, takibe ve faize itiraz ettiğini, davalının taraflar arasındaki akdi ilişkiyi ve hizmetin ifa edilmediğini inkâr etmediğini, itiraz üzerine başvurulan arabuluculuk faaliyetinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, Davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın 16.780,32TL asıl alacak üzerinden iptalini, alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faiz işletilmesini, takibin talepname koşullarında devamını ve davalının alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından .... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde yetkiye, borca, işlemiş faize ve faiz oranına itiraz edildiğini, müvekkil şirketin adresinin Bakırköy ilçesi sınırları içerisinde bulunması sebebiyle genel yetki kuralı gereği yetkili icra dairelerinin Bakırköy İcra Daireleri olduğunu, icra takibine yapılan yetki itirazı neticesinde dosyanın yetkili İcra Dairesine gönderilmesi gerekirken bu zorunluluğun yerine getirilmediğini, takibe esas fatura örneği incelendiğinde alacağın hangi mal veya hizmetten kaynaklandığının açıkça belirtilmediğini, davacının talebini netleştirmesi gerektiğini, müvekkil şirketin Türkiye'den İngiltere'ye davacı şirket vasıtasıyla ticari paket gönderimi yaptığını, davacı şirketin taşıma anlaşmaları dışında gümrük vergisi ve KDV adı altında taleplerde bulunduğunu, yapılan görüşmelerde alacağın bu kalemlerden kaynaklandığının şifahen ifade edildiğini, ancak alacağın kaynağının belirsiz ve denetimden uzak olduğunu, müvekkilin iddia edilen ödemelere ilişkin belgeleri talep etmesine rağmen bu belgelerin iletilmediğini, Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat ve gönderilerin vergiden muaf olup sadece KDV'ye tabi olduğunu, bu nedenle gümrük vergisi adı altında talep edilen tutarların yasal olmadığını, müvekkilin ihracatçı konumunda olduğunu ve ihracat yapılan ülkede doğan gümrük masraf ve vergilerinin dava dışı üçüncü şahıs alıcıya ait olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde vergilerin müvekkil tarafından ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığını, belgeye dayanmayan ve davacının keyfi taleplerinin yasal olmadığını, takibe konu alacakla ilgili müvekkile tebliğ edilen hiçbir fatura veya evrak bulunmadığını, bu nedenle ticari defterlerde herhangi bir kayıt olmadığını, temerrüt ihtarı bulunmadığı için işlemiş faiz talebinin yasal olmadığını, davacının icra takibi yapmakta ve dava açmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek öncelikle yetki itirazının kabulünü, usul ve yasaya aykırı davanın reddini, asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacının haksız icra tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında yürütülen taşıma hizmetine ilişkin davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin ... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi isteminden ibarettir. .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Taşımacılığı Anonim Şirketi, borçlunun ... Dış Ticaret İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 16.780,32-TL'lik asıl alacak, 5.666,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.447,02-TL alacağa ilişkin olduğu, takip dayanağının 12.07.2024 Tarihli 16.780,32 TL cari hesap-fatura alacağı olduğu, 11/03/2025 tarihli ödeme emrinin 25/03/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 27/03/2025 tarihinde, süresi içerisinde icra takibine, borca, borç miktarına, faize faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Mali Müşavir ...'nın sunduğu 03/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının davacı adına düzenlediği 26.04.2023 tarihli, 16.780,32 TL tutarlı ve "... – Yurt Dışında Ödenen Gümrük Vergileri" açıklamalı faturadan kaynaklandığı, davacının, 26.04.2023 tarihli bu faturayı düzenlenme tarihinden yaklaşık üç ay sonra 25.07.2023 tarihinde ticari defterlerine kaydettiği, faturaya ilişkin kayıt oluşturmakla birlikte aynı tarihte davalı adına iade faturası düzenlediği, davacı tarafından, dava konusu faturaya esas alınan yurt dışında ödenen gümrük vergileri ile taşıma hizmetine ilişkin bedellerin davalıdan talep edilebilir nitelikte olduğunu gösteren taşıma belgeleri, ödeme belgeleri ve diğer ispatlayıcı belgelerin dosyaya sunulmadığından, belgeler incelenmediğinden mali anlamda davalıdan alacaklı olamayacağı, ancak dava konusu faturada yer alan "Yurt Dışında Ödenen Gümrük Vergileri" bedelinin taşıma sözleşmesi ve uluslararası taşımacılık kuralları kapsamında davalıdan talep edilip edilemeyeceği hususunun mali bilirkişilik uzmanlık alanı dışında kaldığı, bu nedenle söz konusu hususun/belgelerin davacı tarafından mahkemeye ibraz edilmesi halinde de, bu belgelerin uluslararası taşıma ve lojistik alanında uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır değerlendirmelerim, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m. 266/c.2 ve m. 279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m. 3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur." şeklinde görüş ve tespitlerini bildirir raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Taşımacılığı Anonim Şirketi, borçlunun ... Dış Ticaret İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, takibin 16.780,32-TL'lik asıl alacak, 5.666,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.447,02-TL alacağa ilişkin olduğu, takip dayanağının 12.07.2024 Tarihli 16.780,32 TL cari hesap-fatura alacağı olduğu, 11/03/2025 tarihli ödeme emrinin 25/03/2025 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 27/03/2025 tarihinde, süresi içerisinde icra takibine, borca, borç miktarına, faize faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiği, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı taraf iddiasında, davalıya taşıma hizmeti verdiğini ve bu hizmet bedelinin davalıya fatura edildiğini ancak bedelinin ödenmediğini belirterek dava konusu takibin başlatıldığını, davalı taraf savunmasında, ihracatçı konumundaki davalının Türkiye'den İngiltere'ye paket gönderimlerini davacı aracılığıyla yaptığını ve davacının taşıma ile ilgili anlaşmaları dışında gümrük vergisi ve KDV alındığından bahisle davalıdan talepleri olmaya başladığını ve takibe konu alacağın şifahi olarak Gümrük vergisi ve KDV'den kaynaklı olduğunu söylediklerini ancak alacağın kaynağının belirlenemediğini, gümrük masraf ve vergilerin dava dışı üçüncü kişi olan alıcıya ait olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede de vergilerin davalı tarafından ödeneceğine dair hüküm bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiş, yapılan incelemede, borcun sebebinin 12/07/2024 tarihli 16.780,32-TL tutarındaki cari hesap fatura alacağı olarak bildirildiği, davalının davacıya 26/04/2023 tarihli 16.780,32-TL tutarlı "...-Yurt dışına ödenen gümrük vergileri" içerikli temel fatura senaryosunda iade faturası düzenlendiği, temel fatura senaryosu ile düzenlendiğinden GİB üzerinden kesin olarak davacıya teslim edildiği, davacının ise davalıya yaklaşık olarak 3 ay kadar sonrasında 25/07/2023 tarihinde iade ettiği ve 2025 yılı Aralık ayı sonuna kadar tarafların karşılıklı iade faturaları düzenlemeye devam ettiği, takip dosyasında takip dayanağı belge olarak cari hesap ekstresi sunulduğu, takip talebinde de takip dayanağı belge olarak sunulan cari hesap ekstresindeki bilgilerle uyumlu olarak 12/07/2024 tarihli ... belge nolu...-... açıklamalı 16.780,32-TL cari hesap fatura alacağı gösterildiği, bilirkişi raporunda da yer alan davalının davacı ile olan 2024 yılı cari hesap muavin özetinden anlaşıldığı üzere bu alacağın da taraflar arasında karşılıklı olarak düzenlenmeye devam eden iade faturalarından olduğu, davalı tarafça davacı adına düzenlenen 26/04/2023 tarihli 16.780,32-TL tutarlı iade faturasına davacı tarafça yasal süresi içerisinde itiraz edilmeksizin yasal defterlerine kaydedildiği, devam eden süreçte, yaklaşık olarak 3 ay sonrasında 25/07/2023 tarihinde davacı tarafından davalıya iade faturası düzenlenmiş ve devamında karşılıklı olarak düzenlenmeye devam etmiş ise de davalı tarafça davacıya düzenlenen 26/04/2023 tarihli 16.780,32-TL tutarlı iade faturası nedeniyle iade üzerine verilen hizmetin ifasının davacı tarafça ortaya konulması gerektiği, dava dilekçesi içeriği ile değinilen, sunulan ve celp edilen tüm deliller, takip dosyası içeriği ile takip dayanağı belge de dikkate alındığında mevcut deliller kapsamında hizmete dair faturaya esas bedelin davalıdan talep edilebileceğine dair bilgi belge bulunmadığı, yine mevcut delillere göre taşıma/ lojistik alanında uzman bilirkişi ile aydınlanabilecek husus bulunmadığından taşıma uzmanı bilirkişiden rapor alınmasına gerek olmadığı anlaşılmakla mevcut deliller kapsamında dava ve takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Mahkememizin 30/03/2026 tarihli celse açıklanan kısa kararında kanun yolu açık olarak karar verildiği, davalı vekilince 03/10/2026 tarihli dilekçe ile davanın miktarı itibariyle kesin olması nedeniyle 6100 sayılı HMK 304. Ve 305. Maddeeleri uyarınca açık hatanın tashihen/ tavzihen düzeltilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüş, 6100 sayılı HMK 304/1. Maddesi "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, dava tarihi itibariyle kesinlik sınırının 50.000,00-TL olduğu ve dava değerinin 16.780,32-TL olduğu, kararın ise miktar itibariyle kesin olması nedeniyle kısa kararın hüküm kısmında kanun yolu yönünden açık hata bulunduğu, hükmün henüz taraflara tebliğ edilmediği anlaşıldığından tarafların dinlenmesi zorunluluğu bulunmadığından kısa kararda belirtilen kanun yoluna dair "Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. " şeklindeki kısmın 6100 sayılı HMK 304. Madde gereği Mahkememizce resen "Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı." şeklinde tashihine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken harç peşin olarak alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 16.780,32-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/33, K. 2026/700, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-33-e-2026-700-k-ec190319ce54