İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/856 E. 2026/477 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/856
Karar No
2026/477
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/856 Esas KARAR NO : 2026/477

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2025 KARAR TARİHİ : 18/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... tarihli “Alt Yüklenici Sözleşmesi” imzalandığını, bu sözleşme uyarınca teknik şartname uyarınca .../ ... İlçesinde bulunan ... içinde ... Projesinin hayata geçirileceğini, sözleşmede işin ... tarihinde bitirileceği yazılı ise de Projenin uygulanacağı zeminin karşı taraf şirket tarafından zamanında hazır edilmemesi ve özellikle ürünlerin seçimi, renk seçimi gibi unsurlarla karşılıklı iyiniyet içinde bu süreden bitirilmesi sağlandığını, işin yapımından sonra bir kısım eksikler iddiası ile karşı taraf noter ihtarları çekmiş ise de bu küçük hususlar yerine getirilmiş, ilave istenen hususlar yapıldığını, Proje ... tarihinde Dış Mekanda; ... tarihinde İç Mekanda bitirilmiş ve teslim edildiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından tüm edimler yerine getirilmiş olmasına rağmen teslimden ve ödemeden kaçınma söz konusu olduğunu, ayrıca davalı tarafça ihtar çekilerek müvekkili şirket haksız yere suçlanmış ve mağdur edildiğini, sözleşme ve tespite dayalı bir alacağın varlığın, ilave işler ile ilgili karşılıklı anlaşma ve kesilen faturanın gönderilmiş ve itiraza uğramamış olması, işin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak teslim edildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması, davalı şirketin uzun süredir borcu ödemekten imtina etmiş olması ve kötüniyet sergilemiş olması; davalı şirketin de otelden alacağını alıp müvekkil şirkete ödeme yapmaktan kaçınmış olduğunun da öğrenilmesi; iş yapılıp teslim edilmesine rağmen ve otelde kullanılmasına rağmen eksikler var, bunları başka şirkete yaptırdık ve fatura aldık diyerek gerçek dışı faturalar ile ödemeden imtina sergileyen kötüniyetli bir şirketin varlığı söz konusu iken; İİK. Madde: 257'de izah olunduğu üzere vadesi gelmiş ve ödenmemiş; rehinle temin edilmemiş ve borcu ödemekten imtina için elinden gelen her şeyi yapan davalı şirketin eylemleri de dikkate alındığında; alacağın varlığının mahkemece yapılan bir keşif ve tespit-alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak teminatsız olarak veya uygun bir teminat ile ihtiyatı haciz kararı verilmesini, bu nedenlerle sözleşme ve tespite dayalı ...-TL ve sözleşme dışı faturalı ...-TL olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, yetkisiz yer mahkemesinde ikame edilmiş olduğu gibi davacının taraflar arasındaki “... iç ve dış oyun alanlarının montaj ve malzeme dâhil mal alım işine” yönelik ... tarihli Alt Yüklenici Sözleşmesi ("Sözleşme") hükümleri ile bilim, sanat ve fen kaidelerine aykırı ve eksik yapılan imalat ve montajları, müvekkili şirket tarafından asıl iş sahibi ... A.Ş.'ye ("Asıl İş Sahibi") olan yükümlülük ve taahhütleri hasebiyle sözleşmenin feshi sonrasında gerek bizzat gerekse de 3. kişiler vasıtasıyla giderilmek zorunda kalınmasına karşın davacı, dava dilekçesinde sözleşme konusu işi sanki sorunsuz bir şekilde ifa etmiş gibi beyanda bulunarak mahkemenin iradesini etkilemeye çalıştığını, halbuki belirttilen nedenlerden ötürü müvekkili, davacı nam ve hesabına olmak üzere birçok gidere katlanmak zorunda kalmış, ayrıca Asıl İş Sahibi tarafından asıl işten doğan hak ve alacaklarından kesinti yapıldığını, bu sebeple de asıl müvekkili şirketin davacıdan alacağı bulunduğunu, daha da önemlisi bu sebeplerden ötürü müvekkili şirket, iş kaybetmiş, manevi olarak zarara uğramış, başta Asıl İş Sahibi ile olmak üzere birçok firma ile iş yapma olanağını yitirdiğini, kısaca taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmeden doğan ihtilaflara bakmaya yetkili yerin İstanbul Merkez (Çağlayan) Adliyesi Mahkemeleri olarak belirlenmiş olmasına karşın dava, yetkisiz yer olan Antalya Adliyesi Mahkemeleri nezdinde ikame edilmiş olması sebebiyle davanın esasına girilmeksizin yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Dava; taraflar arasında ... tarihli sözleşmeye istinaden ...-TL alacağın tahsiline ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. Maddesinde ; ''Tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemede açılır'' düzenlemesinin bulunduğu, bu düzenlemeye göre yetki sözleşmesini sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri düzenleyebilir. Diğer kişilerin kendi aralarında yetki sözleşmesi yapmaları mümkün değildir. Maddedeki tacirden anlaşılması gereken işin ticari nitelikte olması değil tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir. Tacirlerin ve kamu tüzel kişilerin, hukukumuzda tartışmalı olan, münhasır yetki sözleşmesi yapabileceği kabul edilmiştir. Taraflar yetki sözleşmesinde , aksinin kararlaştırmadıkça , dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemede veya mahkemelerde açılabilecektir. Bu durumda taraflar aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi , münhasır yetki sözleşmesi şeklinde olacaktır. Taraflar yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa yani yetki sözleşmesinin münhasır olmayan yetki sözleşmesi şeklinde olmasını istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Tacir olan davanın tarafları arasında düzenlenen ... tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin 15.1. maddesinde İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, tacir olan taraflar arasında yetki sözleşmesinin münhasır yetki sözleşmesi olduğu, kanunen yetkili kılınan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam ettiğine dair bir açıklama yapmadıkları, mahkememizce yaptırılan araştırmada tacir olan davalının süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla davanın yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın yetkiye ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflarca bu süre içerisinde istemde bulunulmaması halinde HMK'nın 20/1-son ve 331/2.maddeleri gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE 4-Harç ve masrafların görevli ve yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/06/2026

Başkan ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Üye ... ¸ e-imzalıdır Katip ... ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/856, K. 2026/477, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-856-e-2026-477-k-6ab5740751a0