Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1394 E. 2026/1666 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1394
Karar No
2026/1666
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1394

KARAR NO:2026/1666

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:04/09/2026

NUMARASI:2026/1572 Esas - 2026/726 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ :07/05/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/10/2026

Davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı şirketin davalıya ait 4 palet ve 5 palet şeklinde iki farklı yüklemenin Türkiye'den İngiltere'ye kara yoluyla taşınması konusunda anlaşmaya vardığını ve 14/11/2025 tarihli navlun sözleşmesini imzaladıklarını, taşımaya ilişkin gümrük ve yurt dışı ... farkı olarak davalı şirkettin 100-Euro gümrükleme ücreti ve 750-Euro yurt dışı ... farkı alınacağının belirtildiğini ve davalının sözleşme konusu alacak kalemlerini kabul ettiğini, taşımaya ilişkin müvekkili şirket tarafından tanzim edilen faturalara davalı tarafından itiraz edilmediğini, müvekkili şirket tarafından davalıya iki farklı taşıma hizmeti verildiğini ve buna ilişkin faturalar düzenlenmiş ise de davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine Bakırköy 16. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Küçükçekmece Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf ile davalı müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari cari ilişki ve iddia edilen navlun farkı alacağına sebep olacak taşıma ilişkisine ilişkin herhangi bir sözleşme olmadığını, navlun borcunun müvekkili şirketçe tam ve eksiksiz şekilde ifa edildiğini,huzurdaki davada itirazın iptali talep edilen icra takibinin dayanağı olarak düzenlenen faturanın tek taraflı ve hukuki dayanağı olmayan belge olmaktan öteye geçemediğini, somut olaya konu taşıma araştırıldığında davacı tarafından gerçekleştirilen taşımaya konu eşyaların tesliminin geciktirildiğini ve davalı müvekkili şirket tarafından tüm navlun borcu ödenmiş olmakla birlikte, davalı müvekkili şirketin davacıdan zarar ve alacaklarını dahi mahsup ve tazmin hakkı hala baki iken müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığının açık olduğunu, davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde, CMR konvansiyonuna tabi taşımalardan kaynaklanan davalarda taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş akit taraf mahkemelerinde dava açılabileceği gibi davalının mutaden ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin akdedildiği esas iş yerinin veya şubesinin veyahut da acentesinin bulunduğu yerlerde ya da taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerde dava açılabileceği, bunlardan başka mahkemelerde dava açılamayacağının düzenlendiğini, davalı gönderen şirketin merkezi Küçükçekmece, davacı taşıyıcının merkezi ise Bakırköy olup, icra takibi davacı taşıyıcının yerleşim yerinde başlatıldığı, yükleme yeri Küçükçekmece, teslim yeri ise İngiltere olup, sözleşmede ise uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemelerinin yetkisi seçildiği, icra takibinin davalı gönderenin yerleşim yerinde, sözleşmedeki yetki belirlemesi yapılan yerde, yükleme veya teslim yerlerinden birinde başlatılmadığı anlaşıldığı, yetkili mahkemeler Konvansiyonda açıkça belirlendiğinden TBKnın89. maddesinin uygulanma olanağı olmadığı, HMK'nın 10. maddesi kapsamında taşıma işinin ifa edileceği yer karakteristik olarak Bakırköy olmadığı, sonuç olarak icra takibi CMR Konvansiyonu'nun 31. maddesinde gösterilen yerlerden birinde başlatılmadığını, davalı takibe itirazında Küçükçekmece icra dairelerini yetkili icra dairesi olarak bildirmiş olup, bu haliyle icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; mahkemece, CMR Konvansiyonu 31. madde doğrultusunda değerlendirme yaparak "Eldeki davada CMR Konvansiyonuna tabi bir taşıma söz konusu olup, yetkili mahkemeler Konvansiyonda açıkça belirlendiğinden TBK'nın 89. maddesinin uygulanma olanağı yoktur." demiş ise de CMR Konvansiyonu 31 maddesinin taşıyana karşı açılacak hasara ilişkin taleplerde uygulama alanı bulacağını, her halükarda CMR Konvansiyonu doğrultusunda taşıyanın yerleşim yeri mahkemesinin işbu davada yetkili olduğunu, Yargıtay 11. HD'nin 18.01.2026 tarihli 2015/15452 esas, 2016/369 karar sayılı kararında işbu davaya emsal olduğunu, mahkemenin resen inceleme yaparak CMR Konvansiyonu madde 31 doğrultusunda değerlendirme yapmış ise de işbu davada navlun alacağı talep edildiğini ve taşıyanın yerleşim yeri mahkemesinin işbu davada ve icra takibinde yetkili olduğunu, "davanın özel dava şartı yokluğundan "usulden reddine şeklinde verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:İtirazın iptali davasının dinlenilme koşullarından bir tanesi de takibin yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak yapılmış olmasıdır. Elde ki davada Bakırköy 5. İcra Dairesinde başlatılan takibe karşı davalı borçlu vekili itirazında; yetkili icra dairesinin Küçükçekmece İcra Dairesi olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiştir.Yetkili icra dairesi; İİK’nın 50/1 maddesi yollamasıyla HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine göre belirlenir. HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Somut olayda dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen taşıma evrakları(CMR) ve belgelerden taraflar arasında uluslararası taşıma ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bir miktar para alacağından ibaret olan takip konusu taşıma alacağı, alacaklının ikametgahında ödenmelidir. O halde TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca bu tür davalarda alacaklının ikametgahının bulunduğu yer icra daireleri ve mahkemeleri de yetkilidir. Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak icra dairesinin yetkisine itirazın yerinde olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Dava, karayoluyla CMR hükümlerine tabi taşımadan kaynaklı navlun bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar dava konusu alacağın sebebini teşkil eden taşıma ilişkisi CMR hükümlerine tabi ise de CMR Konvansiyonu'nda navlun alacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu yöne ilişkin ihtilaflarda iç hukuk kuralları uygulanmalıdır..... Taraflar arasındaki taşıma ilişkisi sabit görüldüğünden bu taşıma ilişkisinden kaynaklı navlun alacağının tahsili hususunda hangi yer mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğu yukarıda açıklandığı üzere iç hukuk kuralları uyarınca belirlenecektir.Dava navlun alacağının tahsili istemine ilişkin olup navlun alacağı para borcu olması hasebiyle 818 sayılı BK'nın 73. maddesi gereğince alacaklının ifa zamanında mukim bulunduğu yerde ödenmelidir. HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yerinde de dava ve takip yapılabileceği gözetildiğinde davacının merkezinin bulunduğu ...İcra Müdürlüğü'nde icra takibi yapılmasına ve itirazın iptali davasının ...Mahkemelerinde görülmesine engel bir durum bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2015/15452 esas, 2016/369 karar sayılı ilamı )Buna göre dava konusu icra takibinin davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde (Küçükçekmece icra daireleri) yapılabileceği gibi özel yetki kuralı gereği dava konusu alacak para alacağı olduğundan alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki yetkili icra dairesinde de (Bakırköy İcra Daireleri) yapılabilir. Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklıda olup davacı alacaklı seçim hakkını TBK nın 89/1 gereği yetkili icra dairesi olan Bakırköy İcra Daireleri yönünde kullanmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle; istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/09/2026 Tarih 2026/1572 Esas - 2026/726 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1394, K. 2026/1666, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1394-e-2026-1666-k-d0e75972d244