Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/556 E. 2026/1437 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/556
Karar No
2026/1437
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/556 - 2026/1437 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/556 KARAR NO : 2026/1437

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.03.2025 NUMARASI : 2023/825 Esas 2025/198 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : Av. : 3 VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.10.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile ... Anonim Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 02.10.2022 tarihinde saat 00.49 sıralarında, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... adına kayıtlı, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında sigorta eksperinden alınan ekspertiz raporuna göre KDV dahil toplam 94.895,60 TL hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tüm davalılardan, 100,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... ve ...'den tahsilini istemiş, yargılama sırasında hasar bedeli talebini 47.447,80 TL, değer kaybı talebini 21.000,00 TL, araç mahrumiyet bedeli talebini 2.500,00 TL olarak artırmıştır. Davalılar ... ve ... vekili, kaza tarihinde gece 00.49'da meydana gelen kazanın, davacıya ait aracın sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen kırmızı renkli ... marka aracın ... yolunun karanlık ve kör noktası olan soldan 2.ve 3.şeridinde yarış yapmak için durur vaziyette beklemesi sonucu meydana geldiğini, bu konuda 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar da geldiğini, ... numaralı telefonundan 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunan ... isimli şahsın,... Yolunda iki tane ... marka kırmızı ve mavi renkli iki aracın soldan 2. ve 3. şeritte durur vaziyette beklediğini, ardından biraz ilerledikten sonra kendi aracının yanından çok hızlı bir şekilde geçtiklerini, az ileride ise bu araçların kaza yapmış olduklarını gördüğünü ifade ettiğini, kaza tespit tutanağında, davacı kırmızı renkli ... marka bir aracın kendisini sıkıştırdığını ve yavaşlamak zorunda kaldığı anda davalı sürücünün arkadan çarptığını beyan ettiğini, davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ... hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/39186 Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kazanın meydana gelmesinde davacı adına kayıtlı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Anonim Şirketi vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, davadan önce 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvurulmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Adli Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 05.06.2024 tarihli raporda, davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'in kusursuz, davalı sürücü ile yarış hâlinde olan ve yolu kapatan sürücüsü ve plakası belli olmayan kırmızı renkli ... marka aracın sürücüsünün %50, davalı sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 10.10.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'in %50, davalı sürücü ...'in de %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Makine Mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 07.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda, kusur oranına göre davacının 47.447,80 TL hasar giderim zararı, 21.000,00 TL değer kaybı, 2.500,00 TL araç mahrumiyet zararının meydana geldiğinin belirtildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulüne, 47.447,80 TL hasar giderim zararı, 21.000,00 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 68.447,80 TL'nin davalılar ... Anonim Şirketi, ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hükmedilen tazminata davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihi olan 02.10.2022 tarihinden, diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 22.07.2023 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının araç mahrumiyeti (ikame araç) zararına yönelik talebinin kabulü ile, 2.500,00 TL'nin davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan 02.10.2022 tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... ve ... vekili ile ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yargılama devam ederken Ankara Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğünden temin edilen ... isimli şahsın ... numaralı cep telefonundan yapmış olduğu 02.10.2022 tarihli ihbara ilişkin ses kayıtları Mahkemeye sunulmuş ve ses kayıtlarının yazıya dökümü ile birlikte dosyaya eklenmesine rağmen Mahkemece dikkate alınmadığını, dosyada alınan iki kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının belirlendiği bilirkişi raporunda da hatalar mevcut olduğunu, aracın hasarına ve onarımına ilişkin fotoğrafların sunulmadığı gibi, raporda ekspertiz raporunun aynen benimsenmesinin, iskonto uygulanmadan hesaplama yapılmasının ve orijinal parça fiyatlarının esas alınarak hasar tespiti yapılmasının isabetsiz olduğunu, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmasında da hukuki yararının bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi, değer kaybına ilişkin tespitlerin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli tazminatı istemine ilişkindir. 1-Kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... üzerinde Samsun istikametinden İstanbul istikametine sol ikinci şeritte seyir ettiği esnada... 300 metre kala beyanına göre, ön ilerisinde sol üçüncü (...) ve sol ikinci şeritte (plakası alınamayan kırmızı ... marka araç) durmakta olan iki aracı görüp durmak istediği esnada önce aracının sağ ön kısımlarıyla ..., daha sonra plakası alınamayan kırmızı ... marka araca sol arka yan kısımlarıyla çarpıp durması sonucu, diğer sürücü ... beyanına göre, ... plakalı aracı ile sağ birinci şeritte seyrederken plakasını görmediği kırmızı ... marka bir aracın kendisini sıkıştırdığı esnada yavaşladığını, daha sonra ... plakalı aracın ön kısımlarıyla kendi aracının arka kısımlarına çarpması sonucunda ve bahse konu plakası alınamayan kırmızı ... marka aracın kaza yerini terk ettiği üç araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin, kazanın meydana gelmesinde plakası alınamayan kırmızı ... marka araç sürücüsünün kaza mahallini terk etmesi ve sürücü beyanlarının farklılık göstermesi nedeniyle kusur dağılımının yapılamadığı belirtilmiştir. Mahkemece Adli Trafik bilirkişisinden alınan 05.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'in kusursuz, davalı sürücü ile yarış hâlinde olan ve yolu kapatan sürücüsü ve plakası belli olmayan kırmızı renkli ... marka aracın sürücüsünün %50, davalı sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti otoyolda seyrini far ışığı altındaki görüş mesafesine göre ayarlamayıp geldiği aydınlatma bulunan mahalde ön ilerisinde durmakta olan araca zamanında etkin tedbir almayarak çarptığı, seyrini yeterince müteyakkız sürdürmediği olayda %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, rapora itiraz edilmesi üzerine Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 10.10.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davacı adına kayıtlı araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti hız limitlerinin yüksek olduğu otoyolda trafik güvenliğini tehlikeye atacak vaziyette soldan üçüncü şeritte duraklama halinde bulunduğu esnada gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın arkadan çarpmasına maruz kaldığı, uyarı amaçlı dörtlü ışıklarını yakmayarak gerisinden gelen araçlar açısından fark edilebilirliğini kısıtladığı, tedbirsiz ve hatalı hareket ettiği dava konusu olayda %50, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobili ile gece vakti otoyolda seyrini far ışığı altındaki görüş mesafesine göre ayarlamayıp geldiği aydınlatma bulunan mahalde ön ilerisinde durmakta olan araca zamanında etkin tedbir almayarak çarptığı, seyrini yeterince müteyakkız sürdürmediği olayda %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, mahkemece 10.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranları esas alınarak karar verildiği, raporlar arasında kusur oranları yönünden farklılıklar bulunduğu, mahkemece raporlar arasındaki farklılığın nedeninin açıklığa kavuşturulmadığı ve kusur durumuna ilişkin çelişkinin giderilmediği anlaşılmakla kusura ilişkin araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece kusur oranları arasındaki farklılığın giderilmesi için karayolları fen heyetinden emekli makine mühendisi bilirkişilerden seçilecek 3 bilirkişiden oluşturulacak heyetten rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir. 2-Haksız fiilden kaynaklanan araç hasarı ve araç değer kaybı istemli davada, zarar veren, trafik kazasından kaynaklanan hasar ve kazadan kaynaklanan hasar nedeniyle oluşan değer kaybından sorumlu olduğundan, davacının aracının onarımından kaynaklanan zararların, kaza ile illiyeti kanıtlandığı ölçüde davalıdan talep edebileceği gibi, aracı salt kazaya karışmış olması değer kaybına neden olmayacağından, davacı kaza neticesinde aracında değer kaybı meydana geldiği denetime elverişli gerekçeli rapor ile kanıtlamalıdır. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aksi halde aracın tamirinin ekonomik olması durumunda da araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davacının aracı, 1996 model olup, kaza tarihinde 26 yaşında olan aracın, davacının dava öncesinde aldığı ekspertiz raporu esas alınarak, ekspertiz raporunda tespit edilen hususların kazayla illiyeti değerlendirilmeden, tüm onarımın kazaya ilişkin olduğu kabul edilerek hasar bedeli hesaplanmış, ayrıca kaza öncesinde bilinen üç hasarlı kazası olmasına rağmen, araçta değer kaybı oluşacağı kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olup olmadığı ve onarım ve işçilik gereken hususların kazayla illiyetinin belirlenmediği, ayrıca onarımının ekonomik olduğu durumda, aracın yaşı nedeniyle kıymet kazanım ve amortisman nedeniyle indirim ya da hurda tenzili gerekip gerekip gerekmediği değerlendirilmediği bu nedenle araç hasarı nedeniyle alınan rapor karar vermeye elverişli olmadığı gibi, 26 yaşında olan aracın ekonomik ömrü nazara alındığında, öncesinde en az üç kazası olan araçta değer kaybı oluşup oluşmayacağı hususunun dikkate alınmamış olması nedeniyle rapor karar vermeye elverişli değildir. Bu durumda, meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasara ilişkin görseller de değerlendirilmek suretiyle, davacının aracında kaza ile illiyetli hasarlar tespit edilerek, bu çerçevede, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının değerlendirildiği, aracı tamirinin ekonomik olmaması hâlinde, kaza tarihi itibariyle araç sovtaj değeri ile kaza tarihindeki serbest piyasadaki rayiç değeri arasındaki farka göre zararının tespit edildiği, aracının tamirinin ekonomik olduğunun tespiti hâlinde ise, kaza neticesinde hasarlanan parçalar ve işçilik bedelinin ayrıntılı olarak değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi itibariyle onarım bedelinin belirlendiği, aracın yaşı nazara alındığında, onarım nedeniyle kıymet kazanım ya da amortisman nedeniyle indirim ya da hurda tenzili gerekip gerekmediği, davacının aracın yaşı ve önceki hasar kayıtları nazara alındığında, meydana gelen kaza neticesinde araçta değer kaybı oluşup oluşmayacağının denetime elverişli olarak tespiti için konusunda uzman makine mühendisin bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye ve denetime elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekili ile ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılarak ve davalılar yararına oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekili ile ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep hâlinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/556, K. 2026/1437, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-556-e-2026-1437-k-f95898ecd168