Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2260 E. 2026/187 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2260
- Karar No
- 2026/187
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2260 - 2026/187 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/2260 KARAR NO : 2026/187
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2026/86 Esas 2026/236 Karar
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : 1 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Konkordato
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarih, 2026/86 Esas ve 2026/236 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... İnş. Tic. Proje Ltd. Şti.'nin %48, ... Madencilik Turizm İnş. Tic. Ve San. A.Ş.'nin %43 oranında hissedarı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu her iki şirketin "Krom Madenciliği Üretimi ve İşletmeciliği" konusunda faaliyet gösteren bir tüzel kişilik olduğunu, müvekkilinin bu iki şirketteki ortaklığı dışında kendisine ait başka bir ticari faaliyetinin bulunmadığını, ortağı bulunduğu bu iki şirketin faaliyetlerine sorunsuz bir şekilde devam ederken, finansman maliyetleri, döviz kuru baskısı ve tahsilat gecikmeleri nedeniyle ciddi bir likidite kriziyle karşı karşıya kaldığını, bu durumun borçların çevrilmesini imkansız hale getirdiğini ve kısa vadeli yükümlülüklerin vadesinde ödenmesini engellediğini, şirketlerin düştüğü dar boğaz sebebiyle bu şirketler hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/84 E. ve 2026/85 E. Sayılı dosyaları ile konkordato talebinde bulunulduğunu,müvekkilinin tüm mal varlığını, emeğini ve sermayesini bu şirketlere sermaye olarak koyduğunu ya da şahsi varlıklarını adı geçen şirketler için bankalara teminat olarak verdiğini ve bu şirketlerin bankalara olan borçlarına kefaletinden dolayı borçlu olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan konkordato projesi kapsamında müvekkiline tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini, müvekkili hakkında konkordato mühleti verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarih, 2026/86 Esas ve 2026/236 Karar sayılı kararında, davacının şahsi ve kefalet borçları ile birlikte toplam 274.251.409,78 TL tutarında borcu olduğunun tespit edildiği, konkordatoya tabi borcunun ise toplam 234.621.788,58 TL olduğu, davacının bu borcunu gayrimenkullerin satışı, kira geliri ve ... Madencilik Turizm İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş. İle ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti'nin kendisine ait hisse değerleri ile konkordatonun tasdiki kararını takip eden ay başlayarak 3 yıl vade ile 36 ay içerisinde 36 eşit taksitte ödeyeceğini belirttiği, davacının kaynak olarak gösterdiği ve ortağı bulunduğu ... Madencilik ... A.Ş. İle ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti. Konkordato sürecinde olduğu, bu nedenle davacının kaynak olarak gösterdiği bu şirketlere ait hisse değerinin gerçekçi ve inandırıcı bir kaynak olarak görülmediği, davacının kaynak olarak gösterdiği taşınmazların ipotek bedelleri çıktıktan sonra rayiç değerlerinin toplam 35.000.000,00 TL olduğu, kira gelirlerinin ise yıllık 1.574.000,00 TL olarak tespit edildiği, davacının gösterdiği bu kaynaklarla konkordatoya tabi toplam 234.621.788,58 TL borcunu 36 ay vade ile eşit taksitlerde ödemesinin mümkün olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, kesin mühlet kararı verilmesi halinde ise alacaklıların zararının daha da artacağı gerekçesi ile İİK'nın 292/1-b maddesi uyarınca geçici mühletin kaldırılarak, davacının konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin gösterdiği kaynaklarla konkordatoya tabii toplam 234.621.788,58.TL borcunu 36 ay vade ile eşit taksitlerde ödemesinin mümkün olduğunu, zira müvekkilinin ortağı olduğu her iki şirketin ... Madencilik Turizm İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş. İle ... İnşaat Ticaret Ltd. Şti. aynı mahkemece sundukları ödeme planına göre borçlarını ödeyebileceklerinin mümkün görüldüğünü, bu nedenle 12 aylık kesin süreyi her iki şirketin de aynı mahkeme kararıyla 2026/84-2026/85 esas sayılı dosyalarda almış olduğunu, bu duruma göre iki şirketin 12 aylık kesin sürede borçlarını ödeyebilecekleri mümkün olduğuna göre müvekkili ...'ın ödemesi gereken bir borçta kalmayacağı ve bu durumda müvekkilinin ödeme projesinin gerçeğe uygun olduğu asıl olan konkordato kapsamındaki borçların ise borçların gösterilen kaynaklarla öğrenebileceğini, bu durumda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu, kesin mühlet kararının verilmesi halinde ise alacaklıların alacaklarını tahsil edebileceği mahkemece kabul edildiğine göre müvekkilinin dosyasında kesin mühlet kararı verilmesi gerekirken realiteye ve mantığa uygun olmayan bir şekilde talebin reddi usul ve yasaya aykırı olduğundan öncelikle bu kararın yürütülmesinin durdurulması, devamında ise davanın kabulü ile müvekkilin konkordato talebinin kabulüne ve kesin mühletin verilmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin konkordato talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarih, 2026/86 Esas ve 2026/236 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt) 2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Somut olayda, Davacının konkordatoya tabi borcunun toplam 234.621.788,58 TL olduğu, davacının bu borcu konkordato sürecinde olan ... Madencilik Turizm İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. İle ... İnşaat Ticaret ... Ltd. Şti 'deki hisse değerleri, gayrimenkullerin satışı ve kira geliri ile konkordatonun tasdiki kararını takip eden ay başlayarak 3 yıl vade ile 36 ay içerisinde 36 eşit taksitte ödemeye dayanmakta olup, konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının ortağı olduğu ... Madencilik ...AŞ ve ... İnşaat Ltd. Şti'nin konkordato sürecinde olduğu, bu nedenle ödeme yapıp yapmayacağının belirsiz olduğu, taşınmazların ipotek bedelleri çıkarıldıktan sonra rayiç değerinin 35.000.000,00 TL ve kira gelirinin yıllık 1.574.000,00 TL olduğu bu durumda davacının konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, sonuç olarak ilk derece mahkemesince davacının göstermiş olduğu kaynakların konkordatoya tabi toplam borcu 36 ay vade ile eşit taksitlerde ödemesinin mümkün olmadığı konkordatonun başarıya ulaşması ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, İİK'nın 293/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/10/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır