Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/555 E. 2026/1466 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/555
- Karar No
- 2026/1466
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/555 - 2026/1466 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/555 KARAR NO : 2026/1466
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07.02.2025 NUMARASI : 2022/686 Esas 2025/104 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 24.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.09.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.11.2020 tarihinde...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde...'ın asli kusurlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araca ilişkin karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğini, meydana gelen yaralanma sonucunda davacının kalıcı iş göremezlik oranın % 14 olarak tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 26.12.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 350.179,18-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçede kişi başına azami teminatın 410.000-TL olduğunu, dava konu kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik için davacıya 27.10.2021 tarihinde 59.820,82-TL tazminat ödendiğini, yapılan bu ödemeler düşüldüğünde bakiye teminat miktarının 350.179,18-TL olduğunu, davalı şirketin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, davacının Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas Dairesi'ne sevkinin sağlanarak özür oranının tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının, motosiklete koruyucu ekipman olan dizlik takmadığından zararın artmasında müterafik kusuru bulunduğundan tazminat taleplerinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep emiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde dava dışı...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile davacının yolcu olarak bulunduğu ve dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda davacının yaralanarak malul kaldığını, hükme esas alınan maluliyet raporuna göre davacının kaza neticesinde %14 iş gücü kaybına uğrayacak şekilde malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan karşı araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olduğunu, belirlenen maluliyet oranı ve kusur oranı esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama neticesinde davacının sürekli iş göremezlik zararının 949.764,69-TL olduğunu, dava açılmadan evvel davalı sigorta şirketince davacıya yapılan 59.820,82-TL'nin güncel değeri olan 81.122,02-TL'nin mahsubu neticesinde davacının gerçek zararının 868.642,67-TL olduğunun belirtildiği, Nazilli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/13 E. Sayılı dosyasında bulunan kusur raporu ile aldırılan kusur raporunda da belirlendiği ve davacı vekilince sunulan 07.02.2023 tarihli beyan dilekçesinde ikrar edildiği üzere, davacının yolcu olarak yer aldığı motosiklet üzerinde koruyucu ekipman (dizlik) olmaksızın seyahat ettiği buna göre meydana gelen yaralanmasında müterafik kusuru olduğu anlaşılmakta ise de toplam zarar tutarı üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indiriminin uygulanması halinde dahi tazminat tutarının 694.913,82-TL olacağını, buna karşılık davalı sigorta şirketi tarafından poliçe ile üstlenilen teminat tutarının 410.000,00-TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından dava açılmadan yapılan ödeme tutarı olan 59.820,82-TL'nin poliçe limitinden mahsubu neticesinde davalı sigorta şirketinin bakiye sorumluluğunun 350.170,19-TL olacağını, davacı tarafından davalı şirkete davaya konu tazminatın ödenmesi için yapılan başvurunun 16.08.20210 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tarihten 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin 27.08.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirtilerek, davanın kabulü ile 350.170,19-TL'nin 27.08.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi maluliyet raporunun gerçekçi olmadığını, uzman görüşü olarak düzenlenen medikal raporda davacının kalıcı maluliyetinin % 5 ile %13 arasında olduğunun tespit edildiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkiyi karşılar nitelikte Adli Tıp Kurulu'ndan rapor alınması gerekmekte iken çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının zararının davalı şirket tarafından karşılandığını, bilirkişi tarafından ödeme tarihinde zararın karşılanıp karşılanmadığı denetlenmeden güncel verilere göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davadan önce davacıya 27.10.2021 tarihinde 59.820,82-TL tazminat ödendiğini, yapılan ödeme ile meydana gelen kaza sonucu davacının uğradığı iddia edilen tüm zararların karşılandığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan hesap raporda TRH ve progresif rant sistemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, PMF tablosu ve 1.8 faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş ve kabul edilemez olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden,haksız fiilin gerçekleştiği tarih esas alınarak 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. ( Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. 2022/9633 K.) Mahkemece hükme esas alınan ve davacının maluliyetine esas teşkil eden Dokuzeylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacıda trafik kazasına bağlı meydana gelen kas iskelet sistemi alt ekstremiteye bağlı kalça ve diz eklemi hareket kısıtlılığı nedeniyle % 14 oranında maluliyeti bulunduğu, 270 günde iyileşeceği, 60 gün süre ile başka birinin bakımına muhtaç olduğu belirtilmiş ve mahkemece rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Ancak, davacın mevut yaralanmasına göre kalça için % 19, diz için % 10, Balthazard formülü ile toplandığında % 27, tüm vücut % 14 olarak belirtilmiş ise de tayin edilen maluliyet oranının neye göre belirlendiği hususunda açıklama olmadığı gibi raporu düzenleyen kurulun içerisinde ortopedi ve/veya fizik tedavi uzmanının bulunmadığı anlaşıldığından rapor maluliyet oranı tespitine elverişli görülmemiştir. Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için tüm tedavi evraklarının getirtilip gerekli muayenesi yapılmak ve son durumu belirlenmek suretiyle Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan içerisinde davacının mevcut yarlanmasına göre uzman hekim/hekimlerin de yer aldığı heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı ile süresi konusunda kaza ile illiyet bağı kuran açıklamalı, ayrıntılı ve denetime elverişli maluliyet raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak usulü kazanılmış haklarda gözetilerek yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Denizli İcra Müdürlüğünün 2025/18787 sayılı dosyasına yatırılan 715.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.