Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/551 E. 2026/1436 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/551
- Karar No
- 2026/1436
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/551 - 2026/1436 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/551 KARAR NO : 2026/1436
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.03.2025 NUMARASI : 2023/590 Esas 2025/150 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 18.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.10.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 10.06.2023 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve aracında yaklaşık120.000,00 TL hasar ve değer kaybı meydana geldiğini, öğretmen olan davacının kazadan sonra 7 gün rapor almak zorunda kaldığını, kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.00 TL değer kaybı ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 110,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 18.02.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, değer kaybı tazminatı talebini 49.361,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.020,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davadan önce davacı tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun olarak davalı sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerçek zararın belirlenmesi ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14.03.2024 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacının maluliyetinin tespiti için Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.09.2024 tarihli raporda, davacının maluliyetinin bulunmadığı, 1 hafta süreyle geçici iş göremezlik hâlinde kaldığının belirtildiği, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03.12.2024 tarihli kök ve 17.02.2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin 350.000,00 TL, kaza sonrası değerinin 280.000,00 TL ve değer kaybı zararının 70.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan sonra 30.10.2023 tarihinde 20.639,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiye değer kaybı tazminatının 49.361,00 TL olduğu, davacının Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... Ortaokulunda öğretmen olduğu ve adı geçen okul müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre, davacının 10.06.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sebebiyle 7 gün raporlu olduğu ve maaşından kesinti yapılmadığı ve ek ders ücretinden 7 günlük kesinti yapıldığı ve ek ders ücretinin 1.020,00 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 49.361,00 TL değer kaybı ve 1.020,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı 50.381,00 TL maddi tazminatın 18.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından, dava konusu kaza nedeniyle davacıya değer kaybı için 20.639,00 TL, hasar tazminatına ilişkin olarak da onarımı yapan oto servise 6.387,34 TL, davacıya da 52.822,51 TL ödeme yapıldığını, mahkemece hükmedilen tutarın ödenen tutarlara eklendiğinde poliçe limiti olan 120.000,00 TL'yi geçtiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı ve yaralanma nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın davacı adına kayıtlı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve aracında yaklaşık 120.000,00 TL hasar ve değer kaybı meydana geldiğini belirterek araç değer kaybı ve geçici iş göremezlik tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun tespit edildiği, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin 350.000,00 TL, kaza sonrası değerinin 280.000,00 TL ve değer kaybı zararının 70.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davadan sonra 30.10.2023 tarihinde 20.639,00 TL ödeme yapıldığı ve bakiye değer kaybı tazminatının 49.361,00 TL olduğu, davacının Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... Ortaokulunda öğretmen olduğu ve adı geçen okul müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre, davacının 10.06.2023 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sebebiyle 7 gün raporlu olduğu ve maaşından kesinti yapılmadığı ve ek ders ücretinden 7 günlük kesinti yapıldığı ve ek ders ücretinin 1.020,00 TL olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulü ile, 49.361,00 TL değer kaybı ve 1.020,00 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı 50.381,00 TL maddi tazminatın 18.07.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. 1-Davalı taraf davacının gerçek zararını gidermekle yükümlü olup gerçek zararın usûlüne uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aksi hâlde aracın tamirinin ekonomik olması durumunda da araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Hükme esas alınan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 03.12.2024 tarihli kök ve 17.02.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda, dava konusu 2011 model, ...araçta oluşan hasar miktarının belirlenmediği gibi, dava konusu kazadan önce kazasının bulunup bulunmadığının tespit edilmediği, internet ortamında yapılan araştırmada dava konusu aracın piyasa rayiç değerinin Kasım 2024 itibariyle 472,500,00TL, kaza tarihi itibariyle rayiç değerinin sigorta eksperinin belirlediği 350.000,00 TL civarında olduğunun, aracın tamir edildikten sonra ikinci el otomobil satan firmalardan yapılan araştırmada 280.000,00 TL olduğu belirtilerek araçta meydana gelen değer kaybının 70.000,00 TL olduğunun belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de, dava konusu araçta oluşan hasar bedeli parça ve işçilik giderleri ayrı ayrı gösterilecek şekilde belirlenmeden ve 2011 model olup kaza tarihinde 12 yaşında olan aracın kaza öncesi hasar kaydı olup olmadığı araştırılmadan ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ve bakiye poliçe limiti dikkate alınmadan karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Buna göre, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ait araç için ödemeler yapıldığı iddia edildiğinden öncelikle davacıya ait araç için davacıya ve araç tamir servisine yapılan ödeme miktarları belirlendikten sonra, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden aracın önceki hasar kayıtları getirtilerek dava konusu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin yedek parça ve işçiliklerin ayrı ayrı gösterilerek belirlenmesi, kaza ile illiyetinin tespit edilmesi, aracın onarımının ekonomik olup olmadığının değerlendirilmesi ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarılmasından sonraki ikinci el değeri arasındaki farka göre hesaplama yapılmak üzere uzman makine mühendisi bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki bakiye poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu da dikkate alınarak karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden inceleme yapılarak ve davalı yararına oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/18909 esasına yatırılan 145.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n