Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1668 E. 2026/2267 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1668
- Karar No
- 2026/2267
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1668 KARAR NO : 2026/2267
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2023 NUMARASI : 2021/775 2023/423 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 14/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ 19/10/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin maden (mermer) işletmeciliği ve ticareti yaptığını, müvekkili şirket sahibi ve yetkili müdürü ...'ın 15/07/2020 tarihinde vefat ettiğini, vefatı sonrası mirasçılarınca oluşturulan yeni şirket yönetiminin aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... işletmesine satışı yapılan mermer bloklarından kaynaklı 45 adet fatura bedelinin ödenmediğini tespit ettiğini, Yatağan Noterliği'nin 04/01/2021 tarih ve 00044 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiklerini, ancak ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bu nedenle Yatağan İcra Müdürlüğü'nün 2021/553 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının 30/06/2021 tarihli borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Yatağan Arabuluculuk Bürosu nezdinde yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde uzlaşmaya varılamadığını bu nedenlerle ilgili icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibe konu 649.848,66-TL alacağın davalıdan tahsiline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacıdan zaman zaman mermer blokları aldığını, bu mermer bloklarına karşılık davalıya ulaştırılan ve davalının ticari defterlerine kayıtlı bulunan davaya konu tüm fatura bedellerinin müvekilince davacı şirkete ödendiğini, bu ödemelerin bir kısmının çek ile bir kısmının senet verilerek yapıldığını, borcun tahsil olduğunu, davacı yetkilisi tarafından tahsilat makbuzları imzalanarak teyit edildiğini, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, müvekkili tarafından ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde İstinaf incelemesine konu karar ile: "Dava, "Ticari Satım ve Adi Ortaklık Sözleşmelerine Dayanan İtirazın İptali' talebine ilişkindir. "Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyası UYAP ortamında dosyaya eklenmiş ve ilgili belgeleri dosya içerisine alınmıştır. Yatağan ve Kavaklıdere Vergi Dairesi Müdürlüğü ve davalı tarafından borcun ödenmesi için davacı şirkete verildiği iddia edilen çekler ile ilgili, banka şubelerine ayrı ayrı ödeme dekontu ve çekin önlü arkalı onaylı suretlerinin gönderilmesi için yazılan yazılan müzekkere cevapları ve Yatağan Noterliği'ne 04 Ocak 2021 tarih ve 00045 yevmiye sayılı ihtarnamenin ve tebliğ parçasının onaylı suretinin gönderilmesi için yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve müzekkere cevaplarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından dosyaya asılları sunulan tarih ve seri numarası yazılmayan, 18 Ocak 2019, 23 temmuz 2019 ve 10 Ocak 2020 tarihlerinde 1101 sicil nolu davacı ... ŞİRKETİ tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarındaki davacı ... ŞİRKETİ adına atfen atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda mahkememizce toplanan 23/07/2019 tarihli 61.000,00 TL Bedelli tahsilat makbuzu, 23/07/2019 tarihli 50.882,00 TL Bedelli tahsilat makbuzu, 10/01/2020 tarihli 330.000,00 TL Bedelli tahsilat makbuzu, 28/01/2019 tarihli 1.000.000,00 TL Bedelli tahsilat makbuzu, Yatağan Vergi Dairesi'nin 80692 sayılı 20/04/2022 tarihli yazısı ve ekinde ...'a ait imza sirküleri ve yoklama fişi asılları, Yatağan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/223 Muh. Numaralı yazısı ve ekinde Yatağan Noterliği'nin 2020 yılı 16/06/2020 tarih 5734 yevmiye numaralı vekaletname aslı, 2013 yılı 17/05/2013 tarih 4031 yevmiye numaralı imza sirküleri aslı, Muğla Ticaret Sicil Müdürlüğü'Nün 14/04/2022 tarihli yazısı ve ekinde 006793 yevmiyeli 16/05/2013 tarihli tescil talepnamesi aslı,.... Bankası'na ait 03/01/2020 tarih 15:47:11 saatli kurumsal tahsilat işlemleri başlıklı dekont/makbuz aslı, ...bank'a ait bankacılık işlemleri sözleşme aslı, ....bank AŞ'ye ait Hesap açılış evrakları aslı, ....Bankası'na ait 3.990,00SAR işlem tutarlı dekont aslı, Genel Kurul Toplantı Defteri ASLI, Muğla Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 28/11/2022 tarihli yazı cevabı ile gönderilen belge aslı İle birlikte gönderilmiş, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 27/01/2023 tarihli uzmanlık raporunun sunulduğu ve taraf vekillerine tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 29/06/2022 tarihli duruşmada davalı tanığı ... davalı tanığı ..., 05/10/2022 tarihli duruşmada davacı tanığı .... 21/12/2022 tarihli duruşmada davacı tanığı...., davacı tanığı ..., 26/04/2023 tarihli duruşmada davacı tanığı... . tanık olarak dinlenmiş ve beyanları alınmıştır. Mahkememiz dosyası tüm deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konuları olan 15/07/2018 tarih ve 076409 nolu, 83.940,48-TL bedelli, 23/07/2018 tarih ve 076413 nolu, 83.593,56-TL bedelli, 21/07/2018 tarih ve 076419 nolu, 68.845,92-TL bedelli, 06/08/2018 tarih ve 076421 nolu, 42.480,00-TL bedelli, 19/08/2018 tarih ve 076422 nolu, 85.137,00-TL bedelli, 31/08/2018 tarih ve 076423 nolu, 88.620,36-TL bedelli, 05/09/2018 tarih ve 076424 nolu, 57.210,53-TL bedelli, 12/09/2018 tarih ve 076428 nolu, 28.685,80-TL bedelli, 24/09/2018 tarih ve 076429 nolu, 54.610,40-TL bedelli, 30/09/2018 tarih ve 076435 nolu, 56.688,97-TL bedelli faturalardan dolayı Davacı-alacaklının davalı-borçludan alacaklı olup olmadığı, Alacaklı ise asıl alacak miktarı, İşlemiş faiz alacağı olup olmadığı, varsa türü, oranı ve miktarının ne olduğu, Taraflar arasında Mermer ticari satımı dışında ayrıca "İş Ortaklığı Sözleşmesi" ilişkisi olup olmadığı, İspat Yükünün kime ait olduğu, Yapıldığı iddia edilen ödemelerin hangi hukuki ilişki kapsamında bulunduğu hususunda 2 mali müşavir, 1 bankacı, 1 Maden Mühendisi ve 1 Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması için dosya bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya sunmuş, bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerinin beyanları alınmıştır. Tüm dosya kapsamı, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarı Uzmanlık Raporu, Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporu da göz önüne alınarak somut olayda, davacı şirket ile davalı ...'nün 2109 yılında yazılı olmayan adi ortaklık kurdukları, bu ortaklığa göre, davacı şirkete ait mermer ocağından çıkan mermer bloklarının tarafların yarı yarıya üstlendikleri tüm giderler çıkıldıktan sonra % 50, % 50 şeklinde bölüşüldüğü, ayrıca davacı şirkete ait mermer ocağından çıkan fazla mermer blokları davalının bu ortaklık ilişkisi dışında ayrıca satın aldığı, kısa bir süre sonra, davacı ile davalı arasında yapılan adi ortaklık ilişkisinin davalı tarafından sona erdirildiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı şirket tarafından davalı aleyhine Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında; 18/06/2021 tarihi itibariyle takibe ve davaya konu; 1-15/07/2018 tarih ve 076409 nolu, 83.940,48-TL bedelli, 2-23/07/2018 tarih ve 076413 nolu, 83.593,56-TL bedelli, 3-21/07/2018 tarih ve 076419 nolu, 68.845,92-TL bedelli, 4-06/08/2018 tarih ve 076421 nolu, 42.480,00-TL bedelli, 5-19/08/2018 tarih ve 076422 nolu, 85.137,00-TL bedelli, 6-31/08/2018 tarih ve 076423 nolu, 88.620,36-TL bedelli, 7-05/09/2018 tarih ve 076424 nolu, 57.210,53-TL bedelli, 8-12/09/2018 tarih ve 076428 nolu, 28.685,80-TL bedelli, 9-24/09/2018 tarih ve 076429 nolu, 54.610,40-TL bedelli, 10-30/09/2018 tarih ve 076435 nolu, 56.688,97-TL bedelli, faturalara dayanarak alacak talebinde bulunduğu, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı şirket tarafından dava şart olan zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirildikten sonra anlaşamama üzerine süresinde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. 1-Asıl alacak miktarı yönünden; Mahkememizce alınan bilirkişi kurulu raporuna göre, davaya ve takibe konu toplam 649.813,02-TL faturaların hem davacı hem de davalı defterinde kayıtlı olduğu, faturalar yönünden taraf defterlerinin uyumlu olduğu, farklılığın ödeme konusunda olduğu, davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.512.238,18-TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre, davalının davacıdan 10.021,07-TL alacaklı olduğu, davalının mal teslim edilmediği savunması bulunmayıp ödeme savunması yaptığı için ispat yükünün davalıda olduğu, ödeme savunmasına ilişkin davalı tarafından dosyaya asılları sunulan tarih ve seri numarası yazılmayan, 18 Ocak 2019, 23 temmuz 2019 ve 10 Ocak 2020 tarihlerinde 1101 sicil nolu davacı .... ŞİRKETİ tarafından düzenlenen tahsilat makbuzlarındaki davacı ... ŞİRKETİ adına atfen atılan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususun tespiti için Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan 27/01/2023 tarihli uzmanlık raporununa göre sunulan, raporun 2. sayfasında inceleme konusu yapılan 1. bölümde görüntü 1 nolu tahsilat makbuzlarındaki imzanın ... eli ürünü olduğunun kuvvetle muhtemel olduğu, diğerlerinde tahsilat makbuzlarındaki imzanın ... eli ürünü olmadığının belirtildiği, böylelikle tahsilat makbuzlarındaki imzanın o tarihteki davacı şirket yetkilisi ...'a ait olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan ve ödendiği iddia edilen çeklerle ilgili Mahkememizce ilgili bankalardan gelen cevabi yazılara ve ödeme bilgilerine göre, davalı tarafından ödenen toplam çek bedelinin 635.597,00-TL olduğu, bu ödemelerin davacı defterine göre alacak miktarı olan 1.512.235,18-TL'den mahsup edildiğinde davacının davalıdan (1.512.235,18-TL-635.597,00-TL)=876.638,00-TL alacaklı olduğu, tahsilat makbuzlarında çek dışında belirtilen senet verildiğine yada ödendiğine dair yazılı delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Buna göre davalının 635.597,00-TL çek ile ödeme dışındaki ödeme savunmasını ispat edememesi ve cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle Mahkememizce 07/06/2023 tarihli duruşmada Davalı ... vekili Av. ... .'a 6100 sayılı HMK'nın 227. Maddesi gereğince yemin deliline başvurup başvurmayacağının sorulması üzerine, davalı ... vekili Av.....'ın yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği ve bakiye ödeme savunmasını ispat edemediği "şeklindeki gerekçe ile; "davanın KABULÜNE, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nün asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL yönünden itirazının İPTALİNE, Takibin asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL üzerinden DEVAMINA, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında takip tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL'ye değişken oranlı avans faizi UYGULANMASINA, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında hükmedilen 649.813,02-TL asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında 129.962,61-TL icra inkar tazminatının davalı-borçlu .... T.C. Kimlik Numaralı ...'den alınarak davacı-alacaklı .... ŞİRKETİ'ne ÖDENMESİNE" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili tarafından davacıdan zaman zaman mermer blokları alındığını, bu mermer bloklarına karşılık davalıya ulaştırılan ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunan davaya konu tüm fatura bedellerinin müvekkili tarafça davacı şirkete ödendiğini, bu ödemelerin bir kısmı çek ile bir kısmı senet verilerek yapıldığını, bu çekler bankalarca alacaklı tarafa veya ciro ettiği 3. kişilere ödenmiş olduğunu, senetlerin davacı şirket tarafından ödemeleri alınmış veya cirolanarak 3 kişilere devredilmiş olduğunu, borcun tahsil olduğu davacı şirketin yetkilisi tarafından tahsilat makbuzları imzalanarak teyit edildiğini, müvekkilinin davacı şirkete hiçbir bakiye borcu bulunmadığını, tüm ödemelerin yapılmış olması sebebi ile ortada herhangi bir faiz borcu da bulunmadığını, yerel mahkemece görülmekte olan davada 29.06.2022 tarihli duruşmada iki ayrı tanık tarafından tahsilat makbuzlarının o dönem ki vekaletli imza yetkisi olan aynı zamanda o dönem şirketin yetkilisinin oğlu olan ve şuan şirketin yetkilisi olan .... tarafından imzalandığının beyan edildiğini, 05.10.2022 tarihinde mahkemece duruşmada ....' ın imza örnekleri alınmış olmasına karşın bu konuda mahkemece herhangi bir işlem yapılmaksızın dosyanın karara çıkarıldığını, müvekkili tarafından davacıya ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin o dönem vekaleti bulanan .... tarafından imza altına alınarak tahsilat makbuzu verildiğini, mahkemede tanık beyanları ile bu durum ortaya çıkmış .... 'ın imza örnekleri alınmış olmasına karşın inceleme yapılmadığını, bu hususa gerekçeli kararda da hiçbir şekilde değinilmediğini, müvekkili yerel mahkemenin kararı ile ödemiş olduğu borcu bir kez daha ödemek zorunda kalacağını, tahsilat makbuzlarındaki imzanın ....'a ait olup olmadığı hususunun araştırılması gerekmekte olduğunu, davanın kabulü kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, aksi halde kararın bozularak eksikliklerin giderilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın KABULÜNE, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında, davalı-borçlu ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nün asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL yönünden itirazının İPTALİNE, Takibin asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL üzerinden DEVAMINA, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında takip tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren asıl alacak miktarı olan 649.813,02-TL'ye değişken oranlı avans faizi UYGULANMASINA, Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyasında hükmedilen 649.813,02-TL asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında 129.962,61-TL icra inkar tazminatının davalı-borçlu .... T.C. Kimlik Numaralı ...'den alınarak davacı-alacaklı .... ŞİRKETİ'ne ÖDENMESİNE" şeklinde karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu Yatağan İcra Dairesi'nin 2021/553 Esas sayılı dosyanın incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 83.940,48-TL, 83.593,56-TL, 68.845,92-TL, 42.480,00-TL, 85.137,00-TL, 88.620,36-TL, 57.210,53-TL, 28.685,80-TL, 54.610,40-TL, 56.688,97-TL bedelli faturalardan kaynaklı asıl alacak ile birlikte 13.504,33 TL, 25.515,77 TL, 27.050,78 TL, 42.006,66 TL,40.656,42 TL, 20.448,59 TL, 33.262,01 TL, 40.584,10 TL, 40.950,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 960.178,76 TL alacağın temini için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının itirazının iptali amacı ile eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takip dayanağı olarak 76419 nolu 68.845,92 TL, 76421 nolu 42.480,00 TL, 76424 nolu 57.210,53 TL, 76409 nolu 83.940,48 TL, 76428 nolu 28.685,80 TL, 76435 Nolu 56.688,97 TL , 76422 nolu 85.137,00 TL, 76413 nolu 83.593,56 TL , 76423 nolu 88.620,36 TL ve 76429 nolu 54.610,40 TL bedelli 10 adet fatura gösterilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı ve davalıya ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan rapora göre, davaya ve takibe konu 10 adet toplam 649.813,02-TL tutarlı faturaların hem davacı hem de davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu, takibe konu faturalar yönünden taraf defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, farklılığın taraf ticari defterlerindeki davalı ödeme kayıtlarından kaynaklı olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı aleyhine borç kaydedilen 3.353.226,43 TL'ye karşılık alacak kaydedilen 1.849.991,25 TL'nin mahsubu ile davacı defter kayıtlarına göre davacının davalıdan kayden 1.512.238,18-TL alacaklı olduğu, davalı defter kayıtlarına göre de davalının davacıdan 10.021,07-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca aynı raporda her iki taraf ticari defterleri arasında ( 1.512.238,18-TL- 10.021,07-TL=) 1.522.256,25 TL fark olduğu, bu farkın 97.288,05 TL'sinin faturadan, 1.424.98,20 TL'sinin de ödeme/ tahsilatlardan kaynaklandığı bildirilmiştir. Yine raporda davalı tarafça sunulan 28/01/2019 tarih ve 1.000.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu içeriğindeki senetlerin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı ticari defterlerinde bu yönde bir ödeme kaydının bulunmadığı, 23/07/2019 tarih 61.000,00 TL bedelli ve 50.882,00 TL bedelli tahsilat makbuzu içeriğindeki ödemelerin davalının davacıya yaptığı ödemeler listesinde yer almadığı, davacının ticari defter kayıtlarında da yer almadığı, 10/01/2020 tarihli 330.000,00 TL bedelli tahsilat makbuzu içeriğindeki senet bilgilerinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davacının ticari defterlerinde bir kayda rastlanmadığı, davalı tarafça sunulan tahsilat makbuzu içeriğinde belirtilen ve senet ve çek olarak verildiği belirtilen ödemelere ilişkin olarak dosyaya tahsilat makbuzlarının dışında sunulmuş bir belge bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı tarafça takip ve davaya konu faturalar içeriği mal ve hizmetin davacı şirket tarafından davalıya verilmiş olmasına rağmen takibe konu edilen fatura bedellerinin ödenmedi iddia edilmiştir. Davalı tarafça da takibe konu fatura bedellerinin ödendiği savunma olarak ileri sürülmüş ve dosyaya sunulan 27.12.2021 tarihli dilekçe ekinde ödeme savunmasına dayanak olarak davalının keşidecisi olduğu bir kısım çek suretleri ve yine 4 adet Tahsilat Makbuzunun birer suretinin sunulmuş olduğu görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında davalı tarafça ödeme belgesi olarak sunulan tahsilat makbuzları üzerindeki davacı şirkete atfen atılan imzaların davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarından rapor alınmış olup en son düzenlenen 27.01.2023 tarihli raporda; raporun 2. sayfasında 4 adet tahsilat makbuzunun görüntüsü rapora eklenmiş olup, davalı tarafça sunulan ve toplam 1.000.000 TL' lik ödemeye ilişkin 4 numaralı tahsilat makbuzunun üst kısımda davacı şirket kaşesi üzerinde bulunan ve "kırmızı kutucuk" içerisinde işaretlenen imzanın kuvvetle muhtemel davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bunun dışında 4 adet tahsilat makbuzunda "mavi kutucuk" olarak işaretlenen tüm imzaların davacı şirket yetkilisi ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine davalı vekili tarafından 27.12.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan çeklerle ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında ilgili bankalara müzekkereler yazılmış olup gelen bir kısım yazı cevaplarının dosyaya eklenmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece istinaf incelemesine konu kararın gerekçesinde; davalı ödemesi olarak mahkemece kabul edilen 635.597,00 TL'nin dayanağının hangi çekler olduğuna dair alınan bilirkişi raporunda bir kayıt bulunmadığı gibi mahkeme kabulünün hangi çeklere ilişkin olduğu ve gerekçeli kararda davalının toplam ödeme tutarı olarak kabul edilen 635.597,00 TL'lik tutara mahkemece nasıl ulaşıldığına dair hesaplama tablosu gerekçeli kararda gösterilmemiştir. Sadece davalı tarafından sunulan ve ödendiği iddia edilen çeklerle ilgili olarak bankalardan gelen cevabi yazılara ve ödeme bilgilerine göre davalı tarafından ödenen toplam çek bedelinin 635.597,00 TL olduğu belirtilerek, kabul edilen bu tutarın davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu tespit edilen tutardan mahsup edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK.'nun 294 ila 298. maddelerinde hükmün verilmesi, tefhimi, nasıl tesis edileceği, kapsamı ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Bu durumda mahkeme kararı bu açıdan denetime elverişli bir karar değildir. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş davalı vekili tarafından 27.12.2021 tarihli dilekçe ekinde sunulan çeklerin kaç adet olduğu, çeklerle ilgili olarak tüm bankalardan cevap gelip gelmediği, gelen yazı cevaplarına göre hangi çeklerin ödeme olarak kabul edildiği, kabul edilmeyen varsa hangi nedenle kabul edilmediği yönünde mahkeme ve taraf denetime elverişli bir şekilde gerekçesi belirtilmek veya bu konuda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle mahsup edilen tutara ne şekilde ulaşıldığının gerekçeleri ile açıklanmasından ibaret olmalıdır. Ayrıca davaya konu icra takibi, yukarıda belirtildiği şekilde 10 adet faturaya dayandırılmıştır. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava türü olup icra takibine konu faturalarla sınırlı olarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu nedenle itirazın iptali davalarında taraflar arasındaki tüm cari hesaba göre değil takibe dayanak faturalar ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması ve sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yine kısmi ifaya ilişkin hükümler, takip ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 101/1 maddesi gereğince birden fazla borcu bulunan borçlunun, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya beyan etme hakkına haiz olduğu, aynı yasanın 102/1.maddesine göre kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzla ödemenin hangi borca mahsup edileceği gösterilmediği takdirde ödemenin muaccel olan borçtan mahsup edilmesinin gerektiği, birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceği, takip yapılmamış ise ödemenin vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış sayılacağının hüküm altına alındığı görülmüştür.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-919 Esas, 2019/886 Karar ve 17/09/2019 tarihli kararı ve bu karar içeriğinde belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03/05/2006 tarih 2006/19-260 Esas, 2006/251 Karar, 09/06/2010 tarih, 2010/19-262 Esas, 2010/304 Karar, 217/01/2016 tarih 2015/15-1830 Esas, 2016/98 Karar, 25/04/2018 tarih, 2017/19-903 Esas, 2018/974 Karar sayılı kararları ve yine 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/15512 Esas, 2018/313 Karar ve 01/02/2018 tarih, 2016/4521 Esas, 2017/7823 Karar ve 07/02/2017 tarih, 2018/3125 Esas, 2018/6553 Karar ve 12/12/2018 tarihli kararlar da bu yöndedir) Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/06/2023 tarih ve 2021/775 Esas, 2023/423 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 11.097,30.TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 738,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince 14/10/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.