Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1725 E. 2026/1677 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1725
Karar No
2026/1677
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1725 KARAR NO : 2026/1677

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2023 NUMARASI : 2021/178 Esas - 2023/326 Karar

DAVACILAR : 1-... - .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : .... VEKİLİ : Av. DAVA : İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan ve Menfi Tespit Davasından Dönüşen)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 17/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2023 tarihli ve 2021/178 Esas- 2023/326 Karar sayılı kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2017 yılında ... tarafından kurulan tek ortaklı bir şirket olduğunu, davacı müvekkilleri tarafından davalı şirkete 03.04.2019 tarihinde ... İşletmeleri Turizm Yemek Oto Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi lehine sıralı şekilde 12 adet senet tanzim edildiğini, davayı konu senetlerde dahil olmak üzere tüm bonoların ... Bankası tarafından davacılara protesto çekildiğini ve protestoda belirtildiği üzere alacaklı gözüken davalı şirkete bono bedellerinin davacı müvekkilleri tarafından ödendiğini, 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 no'lu bonoların bedeli ödendikten sonra müvekkiline teslim edilmiş olmasına rağmen huzurdaki davaya konu 8, 9, 10 no'lu bonoların bedellerinin ödenmesine rağmen davalı tarafından müvekkillerine teslim edilmediğini, davacıların tüm talep ve ıslarlarına rağmen davalının bonoları teslim etmekten kaçındığını, 8 no'lu 15.02.2020 ödeme tarihli ve 65.000,00-TL bedelli, 9 no'lu 14.03.2020 ödeme tarihli ve 65.000,00-TL bedelli, 10 no'lu 18.04.2020 ödeme tarihli ve 65.000,00-TL bedelli, 11 no'lu 16.05.2020 ödeme tarihli ve 65.000,00-TL bedelli, 12 no'lu 13.06.2020 ödeme tarihli ve 65.000,00-TL bedelli senetlerin davalı tarafın banka hesabına ödendiğini belirterek dava konusu bedeli ödenmiş bonoların teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde davaya konu senetlerin ödenmesini engeller şekilde ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı tarafın senetler karşılığında ödenmiş miktar bakımından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Ltd.Şti. vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... davacının .... İcra Dairesine ait 2021/2613 esas sayılı takip dayanağı bonoların ödenmesine rağmen kendilerine teslim edilmediğinden bahisle açtığı iş bu davada, 267.500,00-TL'lik kısım için borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali talebinde bulunduğu, daha sonra sunulan dilekçe ile ihtiyati tedbir kararının kaldırması nedeniyle cebri icra baskısı altında kaldığından 24.06.2022 tarihinde dosya borcunun faizi ve ferileri ile birlikte tamamını karşılar miktarda ödeme yaptığı şeklinde açıklamada bulunulduğu, yapılan incelemede davacılar tarafından davalı şirkete verilen toplam 5 adet 325.000,00-TL'lik senetlere dair muhtelif tarihlerde olmak üzere davalı şirket banka hesabına toplam 267.500,00-TL ödeme yapıldığı, ödemelere ilişkin dekontlarda bu senetlere ilişkin açıklamalar bulunduğu, davalı şirket her ne kadar ödemeler başka alacağından mahsup edildiği, bu sebeple senetlerin borcu kapanmadığından dava dışı ...'e devredildiği ifade edilmekte ise de dosyada davalının başka bir alacağına dair belge/bilgi bulunmaması ve dekontlarda senetlere ilişkin açıklamalar bulunması sebebiyle davacı şirketin yapmış olduğu toplam 267.500-TL'lik ödeme senetlere istinaden yapılan ödeme olarak kabul edilmiş, davaya konu yapılan 5 adet 325.000,00-TL'lik senetlerin dava dışı ... tarafından .... İcra Dairesine ait 2021/2613 esas sayılı dosyası ile takip konusu yapıldığı, takip tarihinden önce yapılan kısmi ödemelerden TBK 100.maddesi uyarınca yapılan hesaplamada davacının davalıya dava tarih itibariyle 79.816,35-TL asıl alacak, 2.710,48-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 82.526,83-TL burcunun bulunduğu, takip tarihi 10.03.2021 itibariyle hesabı halinde davacının davalıya toplam borcun 84.272,81-TL olduğu davacının dava dilekçesinde 267.500,00-TL yönünden borçlu olmadığının tespitini talep etmiş ise de İİK 72/6 gereğince tedbir kararı alınmamış ve borçla ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edileceğinin bildirildiği, icra dosyasına yapılan ödemelerden sonra açılan menfi tespit davasının kendiliğinden istirdat davasına dönüşeceği, davacının icra dosyasına toplam 495.917,72.TL ödeme yaptığı, yapılan ödemeden davacının borcu olan 84.272,81.TL düşüldüğünde 411.644,81.TL alacağı bulunduğu, davacının dava dilekçesinde 267.500,00-TL'lik kısım için menfi tespit talebinde bulunduğu, 14.12.2022 tarihli dilekçesinde ise müvekkili şirketin ihtiyati tedbir kararının kaldırması nedeniyle cebri icra baskısı altında kaldığından 24.06.2022 tarihinde dosya borcunun faizi ve ferileri ile birlikte tamamını karşılar miktarda ödeme yaptığı yönünde açıklamalar dikkate alındığında 411.644,31-TL'nin 164.000,00-TL'sinin 10.06.2022, 247.653,00-TL'sinin 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi yönünde davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir." gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulü ile; 411.644,31-TL'nin 164.000,00-TL'sinin 10.06.2022, 247.653,00-TL'sinin 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların senet bedellerini ödemediğini buna rağmen menfi tespit davası açtıklarını, ilk derece mahkemesinin davacıların taleplerini ve beyanlarını yanlış değerlendirildiğini, yargılama sırasında çelişkili açıklamaları dikkate almadığını, davalı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmemesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürerek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, yargılama sırasında ödeme sebebiyle istirdat davasına dönüşen menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacılar tarafından, davalıya verilmiş olan 10 adet bonodan bir kısmının bedelleri ödendiğinden davalı tarafından iade edildiği, ancak eldeki davaya konu 5 adet bononun bedeli kısmen davalıya ödendiği halde davalının bedeli ödenen bonoları iade etmediği iddiasıyla ödenen tutar bakımından davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafça davacı şirketin başka borcunun da bulunduğundan ödediği tutarın o borca mahsup edildiği ileri sürülerek davanın reddinin savunulduğu, ilk derece mahkemesince tarafların diğer delilleri toplandıktan sonra alınan bilirkişi raporuyla, davacı tarafın davalıya yapmış olduğu ödemelere dair banka dekontlarında dekonta konu ödemenin hangi senede ilişkin yapıldığı hususunda açıklamaya yer verildiği, davacı tarafın takip tarihinden önce banka aracılığıyla yapmış olduğu ödemelerin mahsubundan sonra davaya konu bonolardan dolayı takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz ve diğer fer'ilerden kaynaklı borcunun toplam 84.272,81 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından, davacı şirketin ödemelerinin başka borcu sebebiyle mahsup edildiği ileri sürülmüş ise de, davacı şirketten davaya konu bonolar dışında başkaca alacağı bulunduğunun ispat edilemediği gibi 6098 sayılı TBK'nın 101.maddesi hükmü nazara alındığında davacı tarafça banka aracılığıyla yapılan ödemelerin, borçlunun havale/EFT dekontlarında bildirdiği borç için yapıldığının kabulü gerektiği, davacı tarafça banka dekontuna dayanılması karşısında, 6100 sayılı HMK'nın 201.maddesi kapsamında senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği davacı tarafın açık muvafakatı bulunmadıkça davalının iddialarını tanıkla ispatına imkan bulunmadığı, somut olayda davacı tarafın bu hususta açık bir muvafatının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu bonolara ciro yoluyla hamil olan olan ihbar olunana husumet yönelmemesinin davalı lehtara husumet yöneltilmesine etkili olmadığı, buna göre ilk derece mahkemesince, başlangıçta menfi tespit davası olarak açılan davanın, yargılama sırasında yapılan ödeme sebebiyle istirdat davası olarak görülüp sonuçlandırılmak suretiyle, davacı tarafın yargılama sırasında ödemiş olduğu 495.917,72 TL'den davacı tarafın takip tarihi itibariyle tespit edilen 84.272,81 TL borcunun mahsubundan sonra bakiye 411.644,31 TL üzerinden istirdat isteminin kabulüne karar verilmesi usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğundan, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 28.119,43.TL istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 7.030,00.TL'nin harçtan mahsubu ile bakiye 21.089,43.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesi gereğince kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/06/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

... Başkan ... ¸

... Üye ... ¸

... Üye ... ¸

... Katip ... ¸

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1725, K. 2026/1677, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1725-e-2026-1677-k-e27738a7e58f