İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/953 E. 2026/597 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/953
Karar No
2026/597
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/953 KARAR NO : 2026/597

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili ---- Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır.

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen ve takibe dayanak faturalara konu borcun davalı yanca ödenmesi gerekirken bugüne kadar ödeme yapılmadığını, davalının herhangi bir ödeme yapmaması üzerine müvekkili tarafından---Genel İcra Müdürlüğü’nün -----. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye itiraz etmesi üzerine dosyanın ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası üzerinden davalı şirkete yeniden ödeme emri gönderildiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacı tarafından ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemesinin usule aykırı olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki zorunlu unsurları tamamlaması ve davasını açıklaması gerektiğini, HMK’nın 119/1-d bendi uyarınca dava dilekçesinde dava konusunun değerinin açıkça gösterilmesi gerektiğini, dava konusunun değeri gösterilmemiş yahut gösterilen değer açık değil ise bu durumda HMK’nın 31.maddesi uyarınca mahkemece dava değerinin davacıya verilecek uygun bir süre içerisinde tespit ettirilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki davada ticari ilişkiden kaynaklanan alacak bedelinin müvekkili tarafından ödenmemiş olması iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, davacının, her ne kadar dava dilekçesinde cari hesap alacağı olduğunu, cari hesaba konu hizmetin yerine getirildiğini, müvekkili tarafından hizmetin alındığını iddia etmişse de müvekkili tarafından kesilen iade faturasından ve müvekkili tarafından yapılan ödemelerden herhangi bir şekilde bahsetmeden işbu hukuka aykırı davayı ikame ettiğini, davacı tarafından kesilen 25.09.2024 tarih ve ----- numaralı faturaya karşılık müvekkili tarafından 15.10.2024 tarihli 8.590,91 TL tutarlı iade faturası kesilmiş olmasına rağmen davacının işbu faturadan kaynaklı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını,Yine müvekkili tarafından davacı tarafa, 21.10.2024 tarihinde 200.000,00 TL, 15.11.2024 tarihinde 169.125,00 TL, 29.11.2024 tarihinde 2.000,00 TL ve 30.12.2024 tarihinde 500.000,00 TL ödemeleri yapılmış olmasına rağmen davacı tarafından işbu ödemeler göz ardı edilerek huzurdaki davanın ikame edildiğini, Müvekkili tarafından davacıya ödeme yapılmış olmasına rağmen ve yine müvekkili tarafından davacıya iade faturası kesilmiş olmasına rağmen davacının işbu hususları herhangi bir şekilde dikkate almadan müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını ve devamında işbu icra takibine itiraz eden müvekkilinin borca itirazının haksız olduğu iddiasıyla işbu davayı hukuka aykırı şekilde ikame ettiğini, bu sebeple davacı tarafından iddia edilen alacak iddiasının kabulünün mümkün olmadığını,Müvekkili tarafından davacı tarafa yapılan ödeme ve kesilen iade faturası sebebiyle alacak iddiasına karşılık itirazları saklı kalmak kaydıyla her halükarda, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmadığını,İcra takibinde işlemiş faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartların oluşmadığını belirtmiş olup, davacı tarafın takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebini göstermemiş olması sebebiyle davanın usulden reddine, her halükarda haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen ve ispat edilemeyen huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ; Taraflar arasındaki Hizmet Sözleşmesinden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67-1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir. Davacının ; ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra dosyası ile toplam 893.516,20 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibine başladığı, ödeme emrinin davalıya 29/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 01/11/2024 tarihinde icra takibine itiraz edildiği, davanın yasal 1 yıllık süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, --- Genel İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyası tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş 30/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; A- Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, 2023 yılına ilişkin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz bitmediği, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, B- Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; İcra takibine konu edilen 25.09.2024 tarih, ---- no.lu 8.590,91 TL tutarlı faturaya karşılık davalı şirket tarafından 15.10.2024 tarih ----- no.lu 8.590,91 TL tutarlı iade faturası düzenlendiği ve bu fatura davacı defterlerinde kayıtlı olduğundan, işbu faturaya konu alacak talebinin yerinde olmadığı, Davalı şirket tarafından iade faturası düzenlenen 8.590,91 TL tutarlı fatura dışındaki 35 adet toplam 826.873,56 TL tutarlı faturalardan kaynaklı, davacı şirketin 27.09.2024 icra takip tarihi itibariyle alacağını talep edebileceği, 27.09.2024 icra takibinden sonra 17.12.2024 dava tarihinden önce 3 adet toplam 371.125,00 TL, 17.12.2024 dava tarihinden sonra 500.000,00 TL olmak üzere toplam 871.125,00 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu görülmüş olup, işbu ödemelerin TBK m.100 kapsamında öncelikle harç, masraf, faiz, avukatlık ücreti vs. ferilere mahsup edileceğinden icra müdürlüğü tarafından yapılacak kapak hesabı ile infaz aşamasında mahsup edilebileceği, C- Faiz: Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, Ancak, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı/Alacaklının lehine hüküm kurması halinde; takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.1/1 kapsamında adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, şeklinde sonuç bildirmiştir.Daha sonra dosya kök raporu hazırlayan bilirkişiye tevdi edilerek yapılan ödemeler dikkate alınarak her ödeme tarihi itibariyle işlenmiş faiz dışlanarak sadece asıl alacak kabul edilip TBK 100 kapsamında gerekli hesaplama ve mahsuplaşmanın yapılarak ek rapor tanzimi istenilmiş olup, 18/02/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile taraf beyanları incelenmiş, Sayın Mahkemenin 20.11.2025 tarihli ara kararı doğrultusunda yapılan ödemeler TBK m.100 kapsamında yalnızca asıl alacaktan mahsup edilmek suretiyle, her ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz hesaplanarak gerekli mahsuplaşma yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar neticesinde; İcra takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği asıl alacak tutarının 826.873,56 TL olduğu, Takip sonrası yapılan 21.10.2024 tarihli 200.000 TL, 15.11.2024 tarihli 169.125 TL ve 29.11.2024 tarihli 2.000 TL tutarlı ödemelerin yalnızca asıl alacaktan mahsup edilmesi sonucunda 17.12.2024 dava tarihi itibariyle bakiye asıl alacağın 455.748,56 TL olarak kaldığı, Takip tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hesaplanan işlemiş faiz toplamının 32.961,37 TL olduğu, İcra takip dosyasından kaynaklanan tahsil harcı 37.622,75 TL, icra vekâlet ücreti 127.762,30 TL ve takip masraflarının 158,30 TL olduğu, Bu itibarla, 17.12.2024 dava tarihi itibariyle davacının; • 455.748,56 TL asıl alacak, • 32.961,37 TL işlemiş faiz, • 37.622,75 TL tahsil harcı, • 127.762,30 TL icra vekâlet ücreti, •158,30 TL takip masrafı olmak üzere toplam 654.253,28 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Dava tarihinden sonra 30.12.2024 tarihinde yapılan 500.000,00 TL tutarlı ödemenin ise hüküm kurulması halinde infaz aşamasında icra müdürlüğünce yapılacak hesaplamada mahsup edilmesinin mümkün olduğu, işbu ek raporun dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamalar ile sınırlı tutulduğu, icra inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, şeklinde sonuç bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın itirazın iptali talepli olduğu, ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyası ile davacının davalıya 843.114,48-TL asıl alacak ve 50.401,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 893.517,20-TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, takip tarihi 27/09/2024 , dava tarihi ise 17/12/2024 olmakla davalı olan borçlunun takip tarihi olan 27/09/2024 tarihinden sonra dava tarihi olan 17/12/2024 tarihinden önce sırasıyla 21/10/2024 tarihinde 200.000,00-TL, 15/11/2024 tarihinde 169.125,00-TL, 29/11/2024 tarihinde 2.000,00-TL ve dava tarihinden sonra ise 30/12/2024 tarihinde 500.000,00-TL ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra yapılan 500.000,00-TL'lik ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin ise 6098 sayılı TBK'nın 100. Maddesi gereği öncelikle işlemiş faiz , masraf ve ferilere mahsup edilmesi gerekeceği, bu sebeple mahkememizce iş bu hesaplamanın yapıldığı, 30/06/2025 tarihli kök bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, raporda davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 826.873,56-TL olmakla hesaplamanın bu bedel üzerinden yapıldığı,İlk mahsuplaşmanın takip tarihi ile ilk ödeme tarihi arasında aşağıdaki şekilde olduğu, Faiz İşletilen Süre: 24 gün Anapara: 826.873,56 TL İşleyen Faiz Tutarı: 13.048,74 TL Anapara + Faiz Toplamı: 839.922,30 TL Gerçekleşen Toplam Faiz Oranı: %1,5780821917808 Faiz Hesaplama Detayları: 27.09.2024 ile 21.10.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 24 gün için yıllık %24 faiz oranı üzerinden %1,5780821917808 olmak üzere toplam %1,5780821917808 faiz uygulandığı, 839.922,30- 200.000,00 =639.922,30-TL ilk ödeme sonrası kalan asıl alacak olduğu,İkinci mahsuplaşmanın ilk ödeme tarihi ile ikinci ödeme tarihi arasında aşağıdaki şekilde olduğu, Faiz İşletilen Süre: 25 gün Anapara: 639.922,30 TL İşleyen Faiz Tutarı: 10.519,27 TL Anapara + Faiz Toplamı: 650.441,57 TLGerçekleşen Toplam Faiz Oranı: %1,6438356164384 Faiz Hesaplama Detayları: 21.10.2024 ile 15.11.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 25 gün için yıllık %24 faiz oranı üzerinden %1,6438356164384 olmak üzere toplam %1,6438356164384 faiz uygulandığı, 650.441,57-TL -169.125,00-TL=481.316,57-TL ikinci ödeme sonrası kalan asıl alacak olduğu,Üçüncü mahsuplaşmanın ikinci ödeme tarihi ile üçüncü ödeme tarihi arasında aşağıdaki şekilde olduğu, Faiz İşletilen Süre: 14 gün Anapara: 481.316,57 TL İşleyen Faiz Tutarı: 4.430,75 TL Anapara + Faiz Toplamı: 485.747,32 TL Gerçekleşen Toplam Faiz Oranı: %0,92054794520548 Faiz Hesaplama Detayları: 15.11.2024 ile 29.11.2024 (bu tarih hariç) arasındaki 14 gün için yıllık %24 faiz oranı üzerinden %0,92054794520548 olmak üzere toplam %0,92054794520548 faiz uygulandığı, 485.747,32 TL-2.000,00-TL ödeme - 158,30(takip masrafı)= 483.589,02-TL'nin dava tarihi itibari ile davacının talep edebileceği asıl alacak miktarı olduğu, bu asıl alacak miktarına davacının davalının yaptığı son ödeme tarihi olan 29/11/2024 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar takipteki talebi gibi yasal faiz talep edebileceği, ayrıca asıl alacak likit-belirlenebilir olmakla ve davacı itiraz ile alacağına geç kavuşacağından icra inkar tazminatına da hak kazandığı mahkememizce anlaşılmış ve açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere : Davacı tarafça takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemelerin 6098 sayılı TBK’nın 100. maddesi gereğince mahsubu yapılarak; AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile 483.589,02-TL asıl alacak ve son ödeme tarihi olan 29/11/2024 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına , fazlaya ilişkin talebin reddine,Alacak likit olmakla asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 165.374,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dava tarihinden sonra 30/12/2024 tarihinde yapılan 500.000,00-TL’lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına İcra harç masraf ve vekalet ücretlerinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen asıl alacak miktarı olan 826.873,56-TL üzerinden hesaplanmasına ve infaz aşamasında dikkate alınmasına 2-HARÇLAR Alınması gerekli 56.483,73 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 15.259,04 TL harçtan mahsubu ile, eksik bakiye 41.224,69 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 130.031,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.600,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 3.331,49 TL'sinin davalıdan, 268,51 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ Davacı tarafından harç olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ile 15.259,04 TL peşin harç olmak üzere toplam 15.686,64 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen toplam yargılama gideri olan 15.183,00 TL'nin davanın kabul/red oranına göre 14.050,56 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.132,44 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ---- BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/953, K. 2026/597, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-953-e-2026-597-k-ebc533252153