Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1450 E. 2026/1502 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1450
- Karar No
- 2026/1502
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1450
KARAR NO : 2026/1502
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29/05/2024
NUMARASI : 2023/695 E. - 2024/554 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari faaliyeti nedeniyle müşterisinden aldığı ... Bankasına ait ... Çek Numaralı 23.06.2023 keşide tarihli 285.000,00 TL tutarlı çek kaybolduğunu, çekin arkasında müvekkilin cirosu da bulunduğunu, Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/353 Esas sayılı dosyası ile ödemeden men kararı verildiğini, dava konusu yapılan kayıp çek yaprağının 23.06.2023 tarihinde ... isimli şahıs tarafından muhatap bankaya tahsil amacı ile ibraz edildiğini, ödemeden men kararı nedeni ile ödeme yapılamadığını, iş bu davanın usul ve esas ekonomisi yönünden tedbir kararı veren mahkemenin dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini, ciro silsilesi kopuk olduğunu, davalı ve diğer cirantalar ile aralarında ticari ilişki, neticede böyle bir borç, olmadığını, evvelinde ilk ciranta olarak gözüken ... ve diğer cirantalar ile müvekkil şirketin herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, bu durum müvekkil şirketin defter ve kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile kolayca tespit olacağını, çekte cirosu bulunan kişilerin sabıka kayıtları mahkemeye celp edildiği takdirde ekonomik suçlardan cezai takibata uğradıklarının, kötü niyetlerinin, ortaya çıkacağını, tedbir kararının genişletilmesi, kayıp çek yaprağının yetkili hamil olduğu görüntüsünü vermeye çalışan kişiler tarafından ihtiyati haciz başvurusu, icra takibi konusu yapılmasının ve tahsilinin önlenmesi hususunda tedbir kararı verilmesi ile zayi edilen çek yaprağının iptali, borçlu olmadıklarının tespiti ve çek yaprağının istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesince; davacının dava konusu çekin zayi olduğundan bahisle davacının Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde zayi belgesi verilmesi talepli dava açtığı, bu davadan verilen süre ile istirdat ve menfi tespit talepli dava açtığı davacının imzaya itirazının olmadığı, davalı çek hamilin düzgün ciro silsilesi ile çeki edindiği, keşidecinin ödemesi ile borcun sona erdiği, davacının kambiyo ilişkisi dışında defter incelemesi ile iç ilişkiden bahisle davalıdan borçlu olmadığının tespitini istemesinin mümkün olmadığı, istirdat talebi bakımından da yukarıda bahsi geçen kararlar dikkate alındığında hamilin iktisapta ağır kusur veya kötü niyeti kanıtlayamadığı," gerekçesi ile,
AÇILAN DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili .... Ltd. Şti. 'nin ticari faaliyetleri kapsamında müşterisinden aldığı ... Bankası'na ait ... çek numaralı, 23.06.2023 keşide tarihli ve 285.000,00 TL tutarlı çekin kaybolduğunu, çekin arkasında müvekkili cirosunun bulunduğunu, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/353 E. sayılı dosyası ile çek hakkında ödeme yasağı kararı alındığını, ancak çekin 23.06.2023 tarihinde ... isimli şahıs tarafından tahsil amacıyla bankaya ibraz edildiğini, çek üzerindeki ciro silsilesinin şeklen tam olmadığını ve ... ile ... arasındaki ciranta ... isimli şahsın gerçekte var olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu ve çekin iktisabında ağır kusurunun bulunduğunu, bilirkişi raporu ile müvekkili şirket ile çek üzerindeki cirantalar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığının tespit edildiğini, mahkemenin tanık ve yemin delillerini değerlendirmeden ve eksik inceleme ile karar verdiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması yasağının ihlal edildiğini, çek üzerindeki kişilerin sabıka kayıtlarının celp edilmesine rağmen bu konuda araştırma yapılmadığını, mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından sunulan istinaf dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan mahkeme verilen kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu çek istirdadı davasıdır.
Davacı dava konusu çekte lehtar olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını kendisinden sonra gelen cirantalarla bir ilişkisinin bulunmadığını ve tanımadığını, çek üzerindeki ciro silsilesinin şeklen tam olmadığını, dolayısı ile davalının yetkili hamil olmadığını, çekin arka yüzünde, ilk ciranta ... ile ... arasındaki sözde ciranta olarak gözüken ... isimli şahsın TCKimlik numarası yazılmadığı gibi soyadı da okunamadığını, kanaatlerince böyle bir kişi bulunmadığını, zayi edilen çek yaprağının iptali, borçlu olmadıklarının tespiti ve çek yaprağının istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 09/02/2024 beyan dilekçesinde özetle; ...'un sadece dava konusu çeki muhatap bankaya ibraz eden taraf olduğunu, söz konusu çekin gerçek hamilinin de müvekkili ... olduğunu, Kaldı ki dava konusu çekin, Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyası üzerinden ... tarafından icra takibine konulduğunu ve dosya borcunun infaz edilerek kapatıldığını, ...'un taraf sıfatı bulunmadığını, ...'ya da açılmış bir dava da bulunmadığını belirtmiştir.
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/353 Esas 2023/658 karar sayılı çek iptali davasında, 24/07/2023 tarihinde Karar Verilmesine Yer Olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
15/02/2024 tarihli Bilirkişi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Davacının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davacı yan ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacı yanın, dava konusu çeki düzenleyen davadışı ...Limited Şirketi ile cari ilişkisinin bulunduğu ancak ciro silsilesinde davacı şirketten sonra gelen davalı da dahil olmak üzere hiçbir ciranta ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, Neticeten, davacı yanın ticari defterlerine göre dava konusu çekteki cirantalar ile cari ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği" belirtilmiştir.
TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükmünü haiz olup anılan kanuni düzenleme bağlamında iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Aynı Kanunun 790.maddesinde ise "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve bir birine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir beyaz ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bakırköy 4 Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı tarafından zayi nedeni ile çek iptali davası açıldığı, bu davadan verilen süre ile istirdat ve menfi tespit talepli dava açtığı, davacının çekteki imzaya itirazının bulunmadığı, ciro silsilesinin düzgün olduğu, keşidecinin ödemesi ile borcun sona erdiği, davacının kambiyo ilişkisi dışında defter incelemesi ile iç ilişkiden bahisle davalıdan borçlu olmadığının tespitini istemesinin mümkün olmadığı, davalının çeki iktisapta ağır kusur veya kötü niyeti ispatlanamadığından sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun (KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/05/2024 tarih ve 2023/695 E., 2024/554 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026