Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1240 E. 2026/1685 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1240
Karar No
2026/1685
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1240

KARAR NO:2026/1685

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:01/07/2026

NUMARASI:2025/485 Esas - 2026/662 Karar

DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ :29/05/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/10/2026

Davanın usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında Türkiye'den Fransa'ya seramik yapıştırıcı taşınması hususunda mail yazışmaları ile anlaşma yapıldığını, müvekkilince aracın davalının bildirdiği yükleme yerine gönderildiğini, yüklemenin 31.05.2024 tarihinde yapıldığını, yükleme sırasında araç sürücüsü tarafından fark edilen hasarın davalı şirkete bildirildiğini, yükleme sonrası aracın davalının talimatı doğrultusunda davalı tesislerinde yer alan gümrük sahasına sevk edildiğini, gümrükleme sırasında yaşanan tonaj sorunu nedeniyle işlemlerin yapılamadığını, araya hafta sonu girmesi nedeniyle sürücünün aracı davalının gümrüklü antrepo sahasına bırakarak evine gittiğini, 04.06.2024 tarihinde aracın gümrük işlemlerinin tamamlandığını ve aynı tarihte yurt dışına hareket ettiğini, 08.06.2024 tarihinde Macaristan sınır kapısında yapılan kontrolde, araca davalı tarafından yüklenen fayans yapıştırıcı içine profesyonelce yerleştirilmiş toplam 12.000 karton kaçak sigara tespit edildiğini ve araçta davalıya ait gümrük mührünün sağlam olduğunun tutanak altına alındığını, Macaristan vergi dairesi tarafından araç sürücüsü ve müvekkili şirket çalışanı olan ... hakkında 53.975.000-... vergi cezası tahakkuk ettirildiğini ve cezanın ödenmemesi halinde sürücünün Macaristan'a giriş yapamayacağı bilgisinin verildiğini, davalı ile yapılan görüşmelerde cezanın üstlenileceği beyan edilmiş olmasına rağmen bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine 10.06.2024 tarihli mail ile zararın ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının gizlenen ürünlerden haberdar olmadığını beyan ettiğini, Macaristan'da cezaya itiraz etmeleri üzerine Macaristan vergi dairesince olumlu karar verilmesine rağmen vergi dairesinin bu kez aracın mülkiyetini dikkate alarak müvekkiline ceza tahakkuk ettirdiğini, gümrükleme işlemlerinin davalı şirket tarafından yapıldığını ve Macaristan gümrüğünde araçta davalıya ait olan mührün sağlam olduğunun belirlendiğini, bu durumun kaçak sigaraların gümrükleme öncesi araca yerleştirildiğini gösterdiğini, bu nedenle zarardan yükleme ve gümrükleme işlemini yapan davalının sorumlu olduğunu, davalının taşıttığı ürünü denetlemediğini, CMR'nin 11. maddesi gereğince davalı göndericinin gerekli evrakları müvekkiline vermek zorunda olduğunu ve müvekkilinin bu evrakların doğruluğunu inceleme zorunluluğu bulunmadığını, paketleme, yükleme ve gümrüklemeden davalı sorumlu olduğundan, müvekkilinin malların içeriğini tespit edebilmesinin mümkün olmadığını, zira paketli olarak yüklenen malların paketinin açılmasının mümkün olmadığını belirterek, 53.975.000-... (...) zararın arabuluculuk tarihinden itibaren CMR'nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranından az olmamak üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereği işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacının iddia ettiği işlemlerin müvekkilince gerçekleştirilmediğini, taşıma konusu emtiaların hiç bir zaman müvekkilinin hakimiyetinde bulunmadığını, müvekkilince taşıma işi ... şirketinden alınmış olup, emtianın sahipleri tarafından araca yüklendiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının zarara konu bedeli ödediğine dair hiç bir delil sunmadığını, dava tarihi itibariyle bir zararının doğmadığını ve bu nedenle davanın açılmasında hukuki yararının bulunmadığını, taşıma işi ... firmasından alınmış olup, ihracatçı ve yük sahibi firmalar ile müvekkilinin direkt bir bağlantısı olmadığını, daha sonra işin davacıya verildiğini, ihracatçı ... firması tarafından yapılan yönlendirmeler ile Silivri'de bulunan emtialar haricinde ... firmasınca Ankara'dan getirilen yükün de Silivri'ye getirilerek araca yüklendiğini, yükleme davacının sürücüsünün nezaretinde ihracatçı ve yük sahibinin personeli tarafından yapılmış olup, müvekkilinin bir müdahalesinin olmadığını, CMR'nin 11 ve TTK'nın 864. maddeleri gereğince taşıyıcının kendisine gönderen tarafından verilen evrakların doğruluğunu, emtia içeriği ile uyuşup uyuşmadığını kontrol yükümlülüğü bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin emtianın içini kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığı gibi, içerisine bir şey saklanmış olduğunu tahmin etmesinin de mümkün olmadığını, kaldı ki yüke nezaret yükümlülüğünün fiili taşıyıcı olan davacıya ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı tarafından davalı şirket aleyhine, Macaristan yetkili makamları tarafından tahakkuk ettirilen para cezasına istinaden 53.975.000-...'un tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı, gerek davanın açıldığı sırada, gerekse yargılama sırasında dava konusu yapılan para cezasının ödendiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi, davacının bu yönde bir iddiasının da bulunmadığı, henüz ödenmeyen para cezasının tahsili amacıyla açılan işbu davanın erken açılan dava mahiyetinde olduğu, ödenmeyen para cezasıyla ilgili karar verilmesi durumunda ve para cezasının da davacı tarafından ödenmemesi halinde, davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verileceği, bu nedenlerle davacı tarafından erken açılan davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; işbu davanın bir rücu davası olmadığını, ... tarafından tahakkuk ettirilen cezanın, doğrudan doğruya müvekkili şirket adına ve müvekkil şirketin ... numaralı vergi kaydı üzerinden tesis edildiğini, müvekkilinin davalının taşıma organizasyonu ile gümrükleme sürecindeki kusuru neticesinde kendi malvarlığında doğan borç yükünün tazminini istediğini, dolayısıyla uyuşmazlığın sözleşmeye aykırılıktan ve haksız fiilden doğan bir tazminat davası olduğunu, bu nedenle rücu davalarına özgü ödeme şartının aranmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirket aleyhine tahakkuk ettirilen, kesinleşen ve ödeme ihtarına bağlanan para cezasının, müvekkilinin malvarlığının pasifinde artışa neden olduğunu, zarar yalnızca doğmuş olmakla kalmamış olup, Macaristan Ulusal Vergi ve Gümrük İdaresinin 17.06.2026 tarihli ödeme ihtarı ile müvekkili şirketten 54.784.000-... tutarındaki borcun 07.07.2026 tarihine kadar ödenmesinin istenildiğini, bu nedenle dava konusu borcun muaccel ve cebri icraya elverişli hâle geldiğini, bu durum karşısında borçlunun kasasından nakit çıkışı yapmadığı gerekçesiyle zararın doğmadığı sonucuna varılmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşıma 04.06.2024 tarihinde gerçekleşmiş olup, işbu davanın ise 29.05.2025 tarihinde açıldığını, zira CMR'nin 32. maddesinde, 1 yıllık dava açma süresi öngörüldüğünü, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/14500 esas 2018/6418 karar sayılı kararında da, hak düşürücü süre baskısı altında açılmak zorunda kalınan bir davanın, bu husus hiç değerlendirilmeksizin erken açıldığı gerekçesiyle reddedilmesinin bozma sebebi sayıldığını, kaldı ki para cezasının fiilen ödenmiş olmasının HMK'nın 114. maddesinde sayılan dava şartlarından birisi olmadığını, mahkemece hükme esas alınan Yargıtay ilamının somut uyuşmazlığa uygulanabilir nitelikte olmadığını, 31.01.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması mümkün olmayıp, raporda hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin rapora yönelik itirazları hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, yine mahkemece bildirmiş oldukları tanığın beyanının alınmadığını, bilirkişilerce tespit edilen taşıma ve gümrük belgelerinin getirtilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, taşıma konusu emtianın içerisinde kaçak emtia bulunduğu tespit edilerek davacı fiili taşıyıcıya tahakkuk ettirilen para cezasının üst taşıyıcı olan davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda; dava dışı ... şirketlerine ait emtianın Türkiye'den Fransa'ya taşınması işinin dava dışı ... firmasınca üstlenildiği, bu şirketçe davalı şirkete verilen taşıma işinin davalı şirketçe de davacı fiili taşıyıcı firmaya verildiği, emtianın davacı şirkete ait araçla taşınması sırasında Macaristan gümrüğünde 08.06.2024 tarihinde yapılan kontrolde emtia içerisinde kaçak sigara bulunduğu tespit edilerek, Macaristan gümrük ve vergi idaresince davacı fiili taşıyıcı şirkete bu nedenle 54.784.000-... tutarında idari para cezası tahakkuk ettirilerek 07.07.2026 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiği, ancak davacı tarafça para cezasının ödendiği konusunda bir iddia ve delil ileri sürülmediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda da henüz ödenmeyen para cezasının tahsili amacıyla açılan işbu davanın erken açılan dava mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.CMR'nin 37. maddesinde, bu sözleşme hükümleri gereğince tazminat ödemiş olan taşımacının, bu tazminat üzerinden ödediği faiz ve yaptığı masraflarla birlikte tazminatı taşımaya katılmış olanlardan geri alma hakkına sahip olduğu düzenlenmiş olup, söz konusu hüküm taşıma konusu emtianın kaybı, hasara uğraması ya da geç teslimi halleri ile sınırlıdır. Somut olayda dava konusu edilen zarar ise davacıya tahakkuk ettirilen idari para cezasından kaynaklanmış olmakla, uyuşmazlıkta CMR'nin 37. maddesi hükmünün uygulanması mümkün değildir. Uygulanması gereken TBK'nın 62/2. maddesinde ise, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Madde hükmünde de belirtildiği üzere rücu için öncelikle bir ödemenin varlığı şarttır. Zira rücu hakkı, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleşmektedir. Somut olayda davacı tarafça Macaristan idaresince kendisine tahakkuk ettirilen idari para cezasının ödenmemiş olduğu sabittir. Bu durumda henüz gerçekleşmiş bir zarar bulunmadığından, davacının ödemediği para cezasını davalıya rücu hakkı doğmamıştır. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1240, K. 2026/1685, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1240-e-2026-1685-k-cfca97663425