Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/454 E. 2026/3011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/454
- Karar No
- 2026/3011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/344 E., 2023/67 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vakıf organlarındaki eksilmenin Mahkemece giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı denetim makamı ... vekili ile asli müdahale talep edenler vekili tarafından duruşma istemi olmaksızın; davada taraf olmayan ... Anonim Şirketi vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine dava dosyası temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiş, Genel Kurul tarafından Daire denetiminden geçmemiş yeni delil ve değişik gerekçeyle verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili 30.06.2017 tarihli asıl dava dilekçesinde; vekil eden... ve Hizmet Vakfının mütevelli heyet üye sayısının istifa, vefat sebepleriyle on bire düştüğünü, vakıf senedinde üye seçimi için öngörülen mütevelli heyet toplantı yeter sayısının on iki olarak öngörülmesi nedeniyle yeni üye seçimi yapılamadığını, mevzuat gereğince eksikliğin Mahkemece giderilmesi gerektiğini açıklayarak 30.05.2017 tarihli mütevelli heyet toplantısında mütevelli heyet üyeliğine seçilen dava dışı ...'ün Mahkemece mütevelli heyet üyeliğine seçilmek suretiyle eksikliğin giderilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili 05.05.2021 tarihli birleşen dava dilekçesinde; mütevelli heyet üye tam sayısının on beş olduğunu, vefat vs. sebepleriyle mevcut mütevelli heyet üye sayısının altıya düştüğünü, eksikliğin giderilmesi için seçilmesi gereken üye sayısının dokuz olduğunu beyanla sekiz mütevelli heyet üyesinin 08.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantısında seçilen ve dilekçede açık kimlik bilgileri bildirilen sekiz asil sekiz yedek olmak üzere toplam on altı aday arasından seçilmesi ve davanın asıl dava ile birleştirilmesi istenmiş, İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2021 tarihli ve 2021/154 Esas, 2021/172 Karar sayılı kararı ile dava eldeki dava ile birleştirilmiştir. 3. 21.06.2021 tarihli dilekçe ile ... ve arkadaşları vekili tarafından harçlandırılmak suretiyle asıl ve birleşen dava için asli müdahale talebinde bulunulmuş, 22.11.2021 tarihli dilekçe ile de dava dışı Ayşe Nida Bektaş dava dışı üçüncü kişi sıfatıyla mütevelli heyet üyesi adayı olarak değerlendirilme talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Dava hasımsız açılmış olup denetim makamı ... Genel Müdürlüğünden görüş alınmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/208 Esas, 2018/341 Karar sayılı kararıyla bildirilen adaylar arasından kura çekilmek suretiyle davacı vakıf mütevelli heyet üyeliğine ..., ..., ... ve ...'ün seçilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde denetim makamı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/126 Esas, 2019/993 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2019 tarihli kararının denetim makamı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2020 tarihli ve 2019/4946 Esas, 2020/7220 Karar sayılı ilamıyla "1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Dava dilekçesinde mütevelli heyet toplantı yeter sayısının sağlanabilmesi için gerekli ve yeterli bir üye için seçim yapılarak eksikliğin giderilmesi istendiği halde, İlk Derece Mahkemesince talep aşılmak suretiyle dört mütevelli heyet üyesinin seçimine karar verilmesi, 2. Vakıf resmi senedinin 8/j maddesinde mütevelli heyet üyeliğine seçim yapmak yetkisinin mütevelli heyete ait olduğu kabul edildiğine göre, Mahkemece seçilecek mütevelli heyet üyesi için aday belirleme yetkisi de bu organa ait olacağından, yetkisiz organ durumundaki vakıf yönetim kurulunca belirlenen adaylar arasından İlk Derece Mahkemesince üye seçiminin yapılması, 3. 5737 ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 8. maddesinde ve ... Yönetmeliğinin 13. maddesinde, yeni vakıf organlarındaki eksikliğin Mahkemece Genel Müdürlüğün görüşü alınarak giderileceği düzenlendiğine göre, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi istenen görüş yazısı ile yetinilmesi ve kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamada teftiş makamından görüş alınmadan davanın esası hakkında karar verilmesi..." doğru görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2021/73 Esas, 2021/289 Karar sayılı kararı ile asli müdahale ve üçüncü kişi dilekçelerinin reddine, asıl ve birleşen davaların kabulüne, ... vakıf mütevelli heyet üyeliğine asıl dava yönünden ..., birleşen dava yönünden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın seçilmesine, mütevelli heyet üye eksikliğinin bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli kararının denetim makamı ... vekili ile asli müdahale talep edenler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1425 Esas, 2022/4372 Karar sayılı ilamı ile üye seçimine esas olmak üzere aday seçiminin yapıldığı 08.03.2021 tarihli toplantı tutanağının aslı veya okunaklı-onaylı sureti getirtilip denetlenmeden karar verilmesi; aday seçiminin yapıldığı 08.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantı tutanağında altı üye imzasının bulunduğu, bunlardan Erdemir Karakaş'ın kendi adına asaleten Ertuğrul Ceylan adına vekaleten oy kullandığı ve tutanağı imzaladığı, vekaleten oy kullanılan toplantıda alınan kararlara değer verilerek, belirlenen üye adayları arasından Mahkemece seçim yapılması; vakıf resmi senedine göre asli müdahale talep edenlerden bir kısmının vakıf senedi tanzim tarihi itibarıyla mütevelli heyet üyesi oldukları, asli müdahale talep edenlerin dilekçelerindeki beyanlarına göre tamamının asıl dava tarihi itibarıyla mütevelli heyet üyesi oldukları, eldeki davada verilen kararlar nedeniyle hukuki durumlarının etkilendiği ve davada kendilerinin ihracı sebebiyle boşalan üyelikler için de seçim yapılmasının istendiği iddiaları dikkate alındığında, davaya katılmak hususunda hukuki yararlarının mevcut olduğu anlaşıldığından, Mahkemece ... ve arkadaşlarının asli müdahale taleplerinin kabulüne, varsa bildirecekleri delilleri toplanıp sonucuna göre asli müdahale davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle taleplerinin reddine karar verilmesi; davacı vakfın mevcut mütevelli heyet üye sayısının kesin olarak tespiti için, vakfın kuruluşundan bu yana mütevelli heyet üyelerinin seçilmelerine ve ayrılışlarına ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa vakıf mütevelli heyet üye kayıt defterinin davacı vakıftan getirtilerek incelenmesi, asli müdahale talep edenlerin halen mütevelli heyet üyesi olup olmadıkları ve davacı vakıftan ihraç edilip edilmediklerinin tespit edilmesi, ihraç edildiklerinin tespiti halinde ihraç kararlarının iptali istemli olduğu belirtilen İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi, oluşacak sonuca göre mevcut mütevelli heyet üye sayısı kesin olarak belirlendikten sonra, bu sayıyı mütevelli heyet nitelikli toplantı yeter sayısı olan on ikiye tamamlayacak sayıda üyenin yukarıda belirtilen usullere uygun şekilde seçilecek adaylar arasından Mahkemece seçilmesi gerektiği düşünülmemesi ile Mahkemenin kendisini mütevelli heyetin yerine koyarak ve mevcut mütevelli heyet üye sayısını kesin olarak tespit etmeden vakıf mütevelli heyet üye tam sayısı için üye seçimi yapması; Mahkemece seçim yapılmak üzere bildirilen mütevelli heyet üyesi adaylarının 5737 sayılı Kanun'un 9. maddesinde sayılan koşulları taşıyıp taşımadığı, vakfı yönetme bakımından yeterliliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında etraflıca araştırma yapılması gerekirken; beyana dayalı basit kolluk araştırması ile yetinildiği, keza bildirilen beyanların doğruluğunun da araştırılmadığı, bazı üye adaylarının sabıka kayıtlarının dahi dosya arasına alınmadan karar verilmesi doğru görülmeyerek İlk Derece Mahkemesi kararı ikinci defa bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda UYAP sistemi üzerinden adli sicil kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alındığı, Dairemizin 16.11.2020 tarihli ve 2019/4946 Esas, 2020/7220 Karar sayılı ilamı yalnızca ... tarafından temyiz edilmiş olup, Mahkememizce yalnızca bozma nedenlerine uyularak 2021/73 Esas ve 2021/289 Karar sayılı Mahkeme ilamı ile bozma doğrultusunda işlem yapılarak ve ... Genel Müdürlüğünün görüşü de bozma öncesi zaten alınmış olmakla ve Mahkemece vakıf resmi senedinin 8/c maddesine göre kura yöntemi ile bozmada belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda işlem yapılarak; kura yöntemi ile bozma doğrultusunda kura çekilerek hüküm kurulmuş ise de; bu kez Dairemizin 10.05.2022 tarihli ilamı ile İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı dosyasının beklenmesinden bahisle ilk bozmanın dışına çıkılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; asli müdahale talep edenlerin yalnızca müdahale taleplerinin reddi hususunda temyiz başvuru hakları bulunmaktadır. Esasa ilişkin olarak temyiz hakları bulunmamasına rağmen Yargıtay asli müdahil adaylarının temyize konu ettikleri bekletici mesele konusunda bu kez ilk bozmanın dışına çıkılarak kararı bu sebeple bozması tamamıyla müktesep hak ihlalidir. Zira asli müdahale 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesine göre hak iddia eden üçüncü kişi yargılamanın taraflarına karşı aynı Mahkemede dava açabilir, hükmü düzenlenmiştir. Asli müdahil adayı işbu dosyada olsa olsa dosya kapsamı ve beyanları doğrultusunda ancak feri müdahillik talebinde bulunabilecektir. Feri müdahillerin ise temyiz hakkı yoktur. Diğer üç kişinin müdahale talebi ise zaten İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2019/260 Esas sayılı dava dosyasında 31.12.2021 tarihli celsede asli müdahillik talepleri reddedilmiş, ayrıca 2 yılı aşkın bir süre geçtikten sonra ilgili dosyada müdahillik talep ettiklerinden iptal davasına konu olan kararları iptali için kanunda ön görülen hak düşürücü süreleri de kaçırmışlardır. Uzunca bir süre İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi işbu dosyayı bekletici mesele yapmıştır. Kaldı ki; bir önceki Mahkeme ilamında sadece yine bir kişi boşta olacak şekilde ancak mütevelli heyetin kurularak vakfın manevi amaçlarını bir an önce yerine getirmesi ve davacı vakfın daha fazla gayri faal halde bırakılmaması için veya Yargıtay ikinci bozması ile müktesep hak ihlali yapılarak ilk bozma dışına çıkıldığından ve dahi esasa ilişkin temyiz talebi hakkı bulunmayan asli müdahil adayının esasa yönelik temyizi bakımından bir önceki Mahkememiz kararı bozulmuş olmakla bu bakımdan usule aykırı bozma ilamına uyulmayarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca bozma ilamında okunaksız olduğu belirtilen evrak ve tutanaklar ve sabıka kayıtları dosyada mevcut olmakla geri çevirmeye konu olabilecek iken bozma konusu yapılarak bu tür evrakların bu kez okunaklı suretlerinin celbi zaten dosyada mevcut olmakla, ancak okunaksız olduğundan bahisle dosyanın Yargıtayca geri çevrilmesi ile yapılabilecek evrakların okunaklı toplantı suretlerinin ve UYAP sisteminde mevcut sabıka kayıtlarının dosyaya eksik olanların eklenmesi bozmaya eylemle uyma niteliğinde olmayacağından müktesep hak gözetilerek ve asli müdahil adayının sınırlı olarak ve yalnızca müdahilliğin reddi yönünden temyiz edebileceği gözetilerek bir önceki kararda direnilmesine ve davaya konu ... vakıf mütevelli heyet üyeliğine asıl dava yönünden ..., birleşen dava yönünden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın seçilmesine, mütevelli heyet üye eksikliğinin bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararının denetim makamı ... vekili ile davada taraf olmayan ... Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.04.2024 tarihli ve 2023/4396 Esas, 2024/2422 Karar sayılı ilamı ile bozma kararına karşı İlk Derce Mahkemesince direnilmiş ise de Daire kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 17.12.2025 tarihli ve 2024/8-428 Esas, 2025/843 Karar sayılı ilamı ile; Daire denetiminden geçmemiş yeni delil ve değişik gerekçeyle verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli kararına karşı denetim makamı ... vekili ile asli müdahale talep edenler vekili ve davada taraf olmayan ... Anonim Şirketi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 1. ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamında mütevelli heyete seçilenlerin seçilme koşullarını sağlayıp sağlamadığı, yönetme yeterlilikleri bulunup bulunmadığı hususlarında etraflıca araştırma yapmadığı, beyanlarının doğruluğunu araştırmadığı üye adaylarının bir kısmının sabıka kayıtlarının dahi dosya arasına alınmadığı gerekçesi ile esasa girilmeksizin usulden bozulduğunu, yeniden yapılan yargılamada gerek önceki ve gerek son bozma kararında yer alan hususlar dikkate almaksızın karar verildiğini, Mahkeme tarafından karar tesis edilirken sadece adli sicil kayıtlarının dosyaya konulduğunu, adayların yönetme yeterlilikleri veya seçilme koşullarını sağlayıp sağlamadıklarına dair bir tespit yapılmadığını, vakıf senedine göre mütevelli heyet üye sayısı 12 kişi olduğunu, Mahkemece önceki bozma kararının aksine olarak mütevelli heyet üye sayısının nitelikli çoğunluğunu oluşturacak şekilde mütevelli heyet üyeliğine atama yapıldığını, Mahkeme tarafından direnme kararı ile dokuz üye seçimi yapılarak kendisini vakıf mütevelli heyeti yerine koyarak karar verdiğini, ayrıca Mahkeme tarafından ... Yönetmeliğine göre Mahkemece vakıf organlarındaki eksiklik tamamlanırken mütevelli üyeliğine atanacak kişinin/kişilerin Yargıtay bozma kararında da belirtildiği üzere mütevelli heyet seçilme kriterlerini taşıyıp taşımadığını inceleyip bu hususta bir kanaate vardıktan sonra mütevelli heyet üye eksikliğinin tamamlanmasına karar vermesi gerekirken bu hususta herhangi bir araştırma yapılmaksızın sadece sabıka kayıtları dosya içerisine alınarak karar verildiğini, sunulan nedenlerle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Asli müdahale talep eden ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı hakkında uyulmasına karar verilmemiş olmasına rağmen, Yargıtay ilamında belirtilen bir kısım eksiklikler hakkında araştırma yapıldıktan sonra direnme kararı verilmesinin usul açısından hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı dosyasının sonucunu bekletici mesele yapması gerekirken, telebin reddi ile esas hakkında karar vermesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bozma ilamları ile müvekkillerinden 4 üyenin ihracında oy kullanan 4 kişinin (...) Mütevelli Heyet Üyeliğinin usul ve kanuna aykırı olarak seçildiğinin kesinleştiğini, dolayısıyla müvekkillerinin ihraç kararlarının usulsüz olup, vakıf senedine ve kanuna aykırı olduğunun sübuta erdiğini, müvekkillerinden ... adına İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı dosyasında açılan davaya, diğer müvekkilleri ... ve ... 26.08.2021 tarihli dilekçe ile asli müdahil olarak katılma talebinde bulunduklarını ve dosyanın derdest olduğunu, asli müdahillik talebinin reddedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemenin direnme kararına gerekçe yaptığı, usuli müktesep hak gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mütevelli heyet üye seçimine ilişkin aday üyelerin belirlendiği mütevelli heyet toplantı tutanağına dayanılmasının hukuka aykırı olduğunu, seçilen üyeler hakkında yeterince araştırma yapılmadığını, mevcut mütevelli heyet üye sayısı kesin olarak belirlenmeden mütevelli heyet tam sayısı için üye seçimi yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Dava dışı ... Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli karardan 11.06.2023 tarihinde müvekkilinin haberdar olduğunu, davacı ... (....), müvekkili ... Anonim Şirketi (....) ile birlikte ... Anonim Şirketinin (...) ortaklarından birisi olduğunu, ... sermayesinin %50'sinin (A Grubu) ..., geri kalan %50'sinin (B Grubu) ise hissedarlar arasında dağıtıldığını ve bunun 877.243 adetinin Yapı Merkezine ait olduğunu, görüleceği üzere ..., sermayesinin %50'sini temsil eden GKHV'nin katılımı olmaksızın genel kurul ve yönetim kurulu organlarından yoksun olmaya mahkum olduğunu,...Merkezi arasındaki sözleşmelerde düşünüldüğünde incelemeye konu davanın doğrudan Yapı Merkezini ilgilendirdiğini ve 6100 sayılı Kanun'un 387. maddesi gereği kanun yoluna başvurma hakkı olduğunu ileri sürerek, duruşma yapılması suretiyle esasa yönelik itirazları ile birlikte Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, eksilmeler nedeniyle toplantı yeter sayısını sağlayamayan vakıf organındaki eksikliğin Mahkemece giderilmesi istemine ilişkindir. I. Dava dışı ... Anonim Şirketi vekilinin duruşma istemli temyizi yönünden; Bir davada hüküm, ancak davada taraf olanlar hakkında verilebileceğinden, bu hükme yönelik temyiz yoluna başvurma yetkisi de sadece davanın taraflarına aittir. Kararı temyiz eden ... Anonim Şirketinin incelemeye konu davada taraf sıfatı bulunmamaktadır. Temyiz dilekçesinin müdahale dilekçesi olup olmadığı açısından davaya müdahale için ihbarın zorunlu olmadığı, yani dava tarafına ihbar edilmeyen kişinin de davaya fer'i müdahil olabileceği, kaldı ki davaya fer'i müdahil olarak müdahale 6100 sayılı Kanun'un 66. maddesi gereği ancak tahkikat bitinceye yani hükmün tefhim edilmesi öncesine kadar mümkün olup 6100 sayılı Kanun'un 357. maddesi gereği kanunyolu incelemesinde davaya müdahale mümkün bulunmamaktadır. Dava dışı ... Anonim Şirketi davada taraf sıfatı bulunmadığı, davacı vakıf ile dava dışı ...e sermaye ortaklığının bulunması kendisine taraf sıfatı kazandırmayacağı gibi yargılamanın devamı sırasında açılan davaya da müdahalede talebi bulunmadığından temyiz dilekçesi ile birlikte temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. II. Denetim makamı ... vekili ile asli müdahale talep edenler vekilinin temyizi yönünden; Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı yasalarımıza göre mahkemeye verilmiş olup, Mahkemece yeni delil toplanarak ve değişik gerekçeyle verilen karar usulen direnme kararı olmayıp yeni hüküm niteliğindedir. Dairemizin 10.05.2022 tarihli ve 2022/1425 Esas, 2022/4372 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere; dava, eksilmeler nedeniyle toplantı yeter sayısını sağlayamayan vakıf organındaki eksikliğin Mahkemece giderilmesi istemine ilişkindir. 1. Davacı vekili asıl ve birleşen davada, Mahkemece yapılacak üye seçimine esas olmak üzere aday seçiminin yapıldığı 08.03.2021 tarihli toplantı tutanağının kısmen okunamayan fotokopi suretini dosyaya sunduğu ve Mahkemece sunulan bu belge üzerinden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verildiği, işbu belgenin aslı veya okunaklı-onaylı sureti getirtilip denetlenmeden hükmün kurulması, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun'un 101. maddesinde; vakıf gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu, 69. maddesinde her üyenin genel kurulda bir oy hakkı bulunduğu ve üyenin oyunu şahsen kullanmak zorunda olduğu, Anayasamızın dernek kurma hürriyeti başlıklı 33. maddesinde; "Bu madde hükümleri vakıflarla ilgili olarak da uygulanır" hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece yapılacak mütevelli heyet üye seçimine esas olmak üzere aday seçiminin yapıldığı 08.03.2021 tarihli mütevelli heyet toplantı tutanağında altı üye imzasının bulunduğu, bunlardan ...'ın kendi adına asaleten ... adına vekaleten oy kullandığı ve tutanağı imzaladığı, tutanak metninde verildiği belirtilen vekaletin tutanağın ekinde yer almadığı anlaşılmıştır. Vekaleten oy kullanma konusunda davacı vakfın mevzuatında açık bir düzenleme bulunmazken, 4721 sayılı Kanun'a göre bu durum açıkça yasaklanmıştır. Buna göre, vakıf toplantılarında vekaleten oy kullanma söz konusu olmadığı halde, vekaleten oy kullanılan toplantıda alınan kararlara değer verilerek, belirlenen üye adayları arasından Mahkemece seçim yapılması, 3. 6100 sayılı Kanun'un 65. maddesine göre, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Somut olayda; gerekli harçları yatırmak suretiyle asli müdahale talep eden ... ve arkadaşları vekili, vekil edenlerinin mütevelli heyet üyesi iken, Dairemizce bozulan önceki tarihli İlk Derece Mahkemesi kararı ile vakıf mütevelli heyet üyesi seçilen dört kişinin katılımı ile fakat vekil edenlerinin bulunmadığı 01.07.2019 tarihli mütevelli heyet toplantısında alınan kararla usulsüz olarak mütevelli heyet üyeliğinden ihraç edildiklerini, bu toplantıda alınan kararların tamamına karşı İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı dosyasında iptal davası açtıklarını, bu davanın kabulü halinde vekil edenleri mütevelli heyet üyeliğine döneceğinden eldeki davada tamamlanması gereken eksik üye sayısının değişeceğini beyanla, asıl ve birleşen davaya yönelik asli müdahale taleplerinin kabulüne, asıl ve birleşen davaların reddine, İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini istemiş, Mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesiyle taleplerin reddine karar verilmiştir. Dava dilekçelerine göre, eksik mütevelli heyet üyeleri tamamlanması istenen... ve Hizmet Vakfının asıl dava tarihinde on bir, birleşen dava tarihinde altı mütevelli heyet üyesinin bulunduğu; vakıf resmi senedine göre asli müdahale talep edenlerden bir kısmının vakıf senedi tanzim tarihi itibarıyla mütevelli heyet üyesi oldukları, asli müdahale talep edenlerin dilekçelerindeki beyanlarına göre tamamının asıl dava tarihi itibarıyla mütevelli heyet üyesi oldukları, eldeki davada verilen kararlar nedeniyle hukuki durumlarının etkilendiği ve davada kendilerinin ihracı sebebiyle boşalan üyelikler için de seçim yapılmasının istendiği iddiaları dikkate alındığında, davaya katılmak hususunda hukuki yararlarının mevcut olduğu anlaşıldığından, Mahkemece ... ve arkadaşlarının asli müdahale taleplerinin kabulüne, varsa bildirecekleri delilleri toplanıp sonucuna göre asli müdahale davası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle taleplerinin reddine karar verilmesi, 4. 5737 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, yeni vakıfların organlarında ölüm, istifa ya da herhangi bir nedenle eksilme olduğu takdirde; vakıf senedindeki hükümlere göre, hüküm bulunmaması halinde vakıf senedi değişikliğine yetkili organın, bunun bulunmaması halinde ise icraya yetkili organın kararı ve genel müdürlüğün görüşü alınarak Mahkemece yenisinin seçileceği, düzenlenmiştir. Yeni vakıf organlarındaki eksikliğin Mahkemece giderilmesinin isteneceği durumlarda izlenecek yol ve usul ise ... Yönetmeliğinin 13. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre, vakıfların organlarında ölüm, istifa ya da herhangi bir nedenle eksilme olduğu takdirde vakıf senedindeki hükümlere göre eksikliğin tamamlanacağı, vakıf senedinde hüküm bulunmaması halinde; öncelikle senet değişikliği yapılmak suretiyle eksikliğin giderileceği, vakfın senet değişikliğine yetkili organındaki eksilmeler nedeniyle karar yeter sayısının sağlanamaması halinde ise vakıf senedi değişikliğine yetkili organın karar yeter sayısı gözetilmeden alacağı karar ile vakıf senedi değişikliğine yetkili organın bulunmaması veya hiçbir üyesinin kalmaması halinde icraya yetkili organın alacağı karar ile icraya yetkili organdaki eksilmeler nedeniyle karar yeter sayısının sağlanamaması halinde de icraya yetkili organın karar yeter sayısı gözetilmeden alacağı kararla Mahkemeye başvurulacağı, Mahkemece genel müdürlüğün yazılı görüşü alınarak organlardaki eksiklik tamamlanacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, öncelikle vakıf senedi değişikliğine yetkili organın mevcut olup olmadığına bakılacak, mevcut ise bu organın karar yeter sayısı gözetilmeden alacağı karar ile Mahkemeye başvurulacaktır. Vakfın senet değişikliğine yetkili organının bulunmaması veya hiçbir üyesinin kalmaması halinde ise icraya yetkili organ eksikliğin tamamlanması için Mahkemeye başvurabilecektir. Somut olayda da, vakıf senedi hükümlerine göre mütevelli heyet üye seçimi görevini haiz mütevelli heyet yine senet hükümleri gereği toplantı nisabını sağlayamadığından boşalan üyelikler için seçim yapamamaktadır ve Mahkemeden bu sorunun giderilmesini istemektedir. Bu durumda, mütevelli heyet üye seçiminin kanun gereği ikincil yetkiye sahip Mahkemece yapılacağı açıktır ancak evvela Mahkemenin yetkisinin sınırlarını çizmek gerekir. Davacı ... Vakfının resmi senedine göre; mütevelli heyet üye tam sayısı on beştir (madde 7) ve vakıf senedinde değişiklik yapmak (madde 8/g) ve mütevelli heyette herhangi bir nedenle boşalacak üyeliklere yenilerini seçmek (madde 8/j) görev ve yetkileri mütevelli heyete aittir. Mütevelli heyet üye seçimi nitelikli toplantı ve karar nisabına tabidir; heyet on iki üye ile toplanacak ve yarıdan bir fazlası (on bir) sayıda üye ile karar alacaktır. Mahkemece giderilmesi istenen sorunun temelini mütevelli heyetin nitelikli toplantı yeter nisabını sağlayamaması oluşturduğuna göre, mevcut vakıf mütevelli heyet üye sayısını vakıf senedinde öngörülen nitelikli toplantı yeter sayısına (on iki) tamamlayacak sayıda üye seçiminin yapılması gerekli ve yeterlidir. Zira nitelikli toplantı yeter nisabını sağlayan mütevelli heyet, vakıf senedinin kendisine tevdi ettiği görevi yerine getirebilecek ve mevcut üye sayısını üye tam sayısına tamamlayacak sayıda üyeyi kendisi seçebilecektir. Ancak davacı vakfın beyanına göre mevcut mütevelli heyet üye sayısı yargılama sürecinde değiştiğinden, evvela mevcut mütevelli heyet üye sayısının da tespiti gerekecektir. 6100 sayılı Kanun'un 165. maddesine göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise Mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. Buna göre, davacı vakfın mevcut mütevelli heyet üye sayısının kesin olarak tespiti için, vakfın kuruluşundan bu yana mütevelli heyet üyelerinin seçilmelerine ve ayrılışlarına ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa vakıf mütevelli heyet üye kayıt defterinin davacı vakıftan getirtilerek incelenmesi, asli müdahale talep edenlerin halen mütevelli heyet üyesi olup olmadıkları ve davacı vakıftan ihraç edilip edilmediklerinin tespit edilmesi, ihraç edildiklerinin tespiti halinde ihraç kararlarının iptali istemli olduğu belirtilen İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/260 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi, oluşacak sonuca göre mevcut mütevelli heyet üye sayısı kesin olarak belirlendikten sonra, bu sayıyı mütevelli heyet nitelikli toplantı yeter sayısı olan on ikiye tamamlayacak sayıda üyenin yukarıda belirtilen usullere uygun şekilde seçilecek adaylar arasından Mahkemece seçilmesi gerektiği düşünülmemesi ile Mahkemenin kendisini mütevelli heyetin yerine koyarak ve mevcut mütevelli heyet üye sayısını kesin olarak tespit etmeden vakıf mütevelli heyet üye tam sayısı için üye seçimi yapması, 5. 5737 sayılı Kanun'un 9. maddesinde "vakıflarda; hırsızlık, nitelikli hırsızlık, yağma, nitelikli yağma, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, zimmet, rüşvet, sahtecilik, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, güveni kötüye kullanma, kaçakçılık suçları ile Devletin güvenliğine karşı işlenen suçların birinden mahkûm olanlar yönetici olamazlar" hükmü yer almaktadır. Buna göre, Mahkemece seçim yapılmak üzere bildirilen mütevelli heyet üyesi adaylarının söz konusu koşulları taşıyıp taşımadığı, vakfı yönetme bakımından yeterliliklerinin bulunup bulunmadığı hususlarında etraflıca araştırma yapılması gerekirken; beyana dayalı basit kolluk araştırması ile yetinildiği, keza bildirilen beyanların doğruluğunun dahi araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiş ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Dava dışı ... Anonim Şirketi vekilinin temyiz dilekçesi ile duruşma isteminin yukarıda (VI.B.I) açıklanan nedenlerle REDDİNE, Denetim makamı ... vekili ile asli müdahale talep edenler vekilinin temyiz dilekçelerinin yukarıda (VI.B.II) açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.