Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1033 E. 2026/1693 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1033
Karar No
2026/1693
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1033 KARAR NO : 2026/1693

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2022 NUMARASI : 2021/246 Esas 2022/928 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/07/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin taşıma işleri organizatörlüğü işi yapan .... olduğunu davalı ..... A.Ş.’nin müvekkiliyle iletişime geçerek muhtelif limanlara taşıttıracağı yükleri için navlun teklifi yapıldığını, ...T0000274777, ...0418190, ...R19007827, ...0000276498, ...0214627, ...E765257, ...IS000157, ...0215364, ...1901006034 numaralı konşimentolar tahtında yapılan taşımaların gerçekleştirilmesi hususunda davalı yan ile anlaşıldığını ve navlun teklifi verildiğini, navlun teklifini e-posta mesajları ile kabul ettiğini, müvekkilinin TTK m. 926 uyarınca davalıya karşı akdi taşıyan sıfatını kazandığını, davalı yanın ise navlun borçlusu olmasından dolayı TTK m. 1200 uyarınca müvekkiline karşı taşıtan sıfatına haiz olduğunu, ...U8477562, ...U8432249, ...U6169354, ...U8335378, ...U8314966, ...U8486121, ...U8563260, ...U8343748, ...U8574430, ...U4201797, ...U8430333 numaralı 11 adet 40’lık konteynerin ...ST0000274777 numaralı konşimento tahtında 09.08.2019 tarihinde yükleme limanı İstanbul Ambarlı Limanından yüklenerek Bizerte Limanında alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle davalıya 03.10.2019 tarihli ...2019000008272 numaralı 2.012,00 USD bedelli e-fatura kesildiğini, ...U5152079 numaralı 1 adet 40’lık konteyner muhteviyatı emtiasının ...0418190 numaralı konşimento ile 02.11.2019 tarihinde yükleme limanı Mersin Limanından Mundra Limanına denizyolu ile taşınarak New Delhi’de alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu sebebiyle davalıya 20.11.2019 tarihli ...2019000009736 numaralı 50,00 USD bedelli 04.11.2019 tarihli, ...2019000009249 NUMARALI, 2.124,00 TL bedelli, 04.11.2019 tarihli ...2019000009251 numaralı 220,00 USD bedelli, 04.11.2019 tarihli ..2019000009250 numaralı, 132,16 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ..U930568-4 numaralı 1 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...R19007827 numaralı konşimento tahtında yükleme limanı Mersin Limanından gemiye yüklendiğini, Misurata Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle davalıya 03.09.2019 tarihli ...201900007478 numaralı 2.183,00 TL bedelli, 03.09.20219 tarihli ...S2019000007480 numaralı 1.148,00 USD bedelli, 03.09.2019 tarihli ...2019000007479 numaralı 118,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ...U8401870, ...U4029564, ...U8486179 ve ...U6500307 numaralı 4 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...T0000276498 numaralı konşimento tahtında 09.08.2019 tarihinde yükleme limanı İstanbul Ambarlı Limanından Bizerte Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle davalıya 02.09.2019 tarihli ...20190000007458 numaralı 94,40 USD bedelli, 02.09.2019 tarihli ...201900007457 numaralı 37.760,00 TL bedelli ve 02.09.2019 tarihli ...2019000007459 numaralı 6.000,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ...U2675890 ve ...7745393 numaralı 2 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...0214627 numaralı konşimento tahtında 01.09.2019 tarihinde yükleme limanı Mersin Limanından Bingazili Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle 05.09.2019 tarihli ...2019000007541 numaralı 358,72 USD bedelli ve 05.09.2019 tarihli ...2019000007540 numaralı 4.248,00 TL bedelli e-faturaların kesildiğini, ...U6248069 numaralı 1 adet 20’lık konteyner muhteviyatının ...765257 numaralı konşimento tahtında yükleme limanı İskenderun Limanından Berbera Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle 17.09.2019 tarihli ...2019000007898 numaralı 94,40 USD bedelli, 17.09.2019 tarihli ...2019000007897 numaralı 1.652,00 TL bedelli ve 17.09.2019 tarihli ...2019000007899 numaralı 1.277,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ...U9121408 numaralı 1 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...765257 numaralı konşimento tahtında 11.08.2019 tarihinde yükleme limanı İskenderun Limak Limanından Misurata Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle 23.09.2019 tarihli ...2019000008009 numaralı 15,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ...U7211041 numaralı 1 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...0215364 numaralı konşimento tahtında 05.09.2019 tarihinde yükleme limanı Mersin Limanından Bingazi Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle 24.09.2019 tarihli ...2019000008074 numaralı 59,00 USD bedelli, 24.09.2019 tarihli ...2019000007529 numaralı 2.124,00 TL bedelli,05.09.2019 tarihli ...2019000007530 numaralı 198,24 USD bedelli ve 05.09.2019 tarihli ...2019000007531 numaralı 1.214,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, ...9301126 numaralı 1 adet 40’lık konteyner muhteviyatının ...1901006034 numaralı konşimento tahtında 15.09.2019 tarihinde yükleme limanı Mersin Limanından Ashdod Limanına taşınarak alıcısına fiilen teslim edildiğini, bu taşıma sebebiyle 24.09.2019 tarihli ...2019000007925 numaralı 25,00 USD bedelli, 18.09.2019 tarihli ...2019000007924 numaralı 207,68 USD bedelli ve 18.09.2019 tarihli ...2019000007926 numaralı 982,00 USD bedelli e-faturaların kesildiğini, Müvekkili tarafından e-faturaların Gelirler İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderildiğini, davalı tarafından sistem üzerinden herhangi bir itiraz yapılmadığını ve GİB e-fatura sistemi üzerinden “Fatura Kabul” yapıldığını, bu faturaların davacı taşıma işi organizatörü olarak davalı yanın yüklerini taşıtması işinden doğan navlun ve navlun teferruatı borcuna ilişkin olduğunu, TTK m. 1200 uyarınca davacı taşıtanın navlun borcundan sorumlu olduğunu, davalı tarafça 52.628,02 TL ve 16.608,30 USD tutarındaki kesinleşmiş fatura borcunun ödenmemesi üzerine İzmir 21. Noterliğinden 24.12.2019 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas ve 2020/883 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiklerini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz olduğunu belirterek, takibe itirazlarının iptali ile takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı firma arasında imzalanan ...1900375 nolu konşimentoya ilişkin taşıma sözleşmesinin imzalandığını, taşınan eşyada davacının kusuru sebebiyle teslimat konusunda sorun yaşandığını, davacının emtiayı konşimentonun ibraz edilmesi halinde ve konşimentoya şerh düşerek teslim etmeleri gerektiğini, ancak davacının, dava dışı üçüncü kişiye malı teslim ettiğini, müvekkiline bununla ilgili herhangi bir bilgi verilmemesi ve konşimento asıllarının müvekkilinde bulunmasına rağmen gönderilen malların müvekkilinin bilgisi dışında alıcıya veya üçüncü bir kişiye verilmiş olmasından dolayı müvekkilinin satış konusu mallar kadar zarara uğradığını, müvekkilinin, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde herhangi bir rakam bulunmadığını, icra takibinin iptali gerektiğini, davacılar hakkında Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/115 Esas sayılı dosyasıyla alacak davasının açıldığını, davanın HMK'nın 165/1. maddesi gereğince bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddi ile davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince " ...Dava; navlun sözleşmesine dayalı akdi taşıyanın navlundan ve diğer alacak kalemlerinden doğan alacağa ilişkin olarak yapılan takibe itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 ve 2020/833 Esas sayılı dosyaları, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/115 Esas sayılı dosyası, konşimento, konşimento sureti ve şartları, eşyaya ilişkin beyanname, satışı yapılan emtiaya ilişkin fatura, davalı asıl taşıyıcının düzenlediği 3 adet taşıma bedeli faturaları, davalı asıl taşıyıcı şirketine yapılan iki adet çek sureti ve ödemesi, davalı asıl taşıyıcının düzenlendiği yükleme rezervasyon formu ve gönderilen halıların adet ve m2 gösteren liste, müvekkil tarafından düzenlenen Mersin 6. Noterliğinin 29.05.2019 tarih 18011 ile 11.06.2019 tarih 19043 yevmiye numaralı ihtarname, e-fatura ve ödenmemiş faturalara ilişkin cari özet, ihtarname, arabuluculuk son tutanağı, defter ve kayıtlar incelenmiş ve bilirkişi raporu alınmış, değerlendirilmiştir. İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı... A.Ş. takip borçlusu .... A.Ş. aleyhine 21.01.2020 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde 16.608,30 USD fatura alacağı üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 28.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun 03.02.2020 tarihinde takibe, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek takibi durdurdukları belirlendi. İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/833 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... A.Ş. takip borçlusu ... A.Ş. aleyhine 21.01.2020 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde 52.628,00 TL fatura alacağı üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 28.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun 03.02.2020 tarihinde takibe, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ederek takibi durdurdukları belirlendi. Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/115 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı ... AŞ’nin açtığı 11.02.2020 tarihli davada davalı ... AŞ ve ... AŞ aleyhine taşıtan olarak dava dışı .... / Libya şirketine halı cinsi eşyayı 90.176,69 USD ye sattıklarını davalı ... AŞ’nin taşıma işini organize eden şirket olarak malları Gaziantepten Mersin Limanı'na taşıyarak gemiye yükleyerek libyaya taşıması konusunda anlaştıklarını yurt içi sevkiyat bedeli 2.224,00 TL ve navlun bedeli ile Free in ifadesi bulunan 1.145 USD bedelli ayrıca 19.02.2019 tarihli güvenlik ücreti, geçici kabul vs. ücreti yer alan 210.04 USD bedelli faturaların müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin 31.200,00 TL bedel ve 21.400 USD bedelli çeklerle borcu ödediğini, malların libyaya taşınma işini üzerine alan komsiyoncunun oluşan zarardan sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinin konşimento asıllarının Almerod Company gönderilmediği malların tekrar Türkiyeye gönderilmesi için davalılara talimat verdiğini ancak malların kime teslim edildiğini belirlenemediğini, bu nedenle davalıların sorumlu olduğu, 90.176,69 USD mal bedelinden davalılardan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir. Davalı .... AŞ vekilinin cevap dilekçesinde davaya konu malların .... AŞ tarafından ... teyidine istinaden 15.02.2019 tarihli konşimentonun düzenlepi ...gemisine yüklenerek Misurata Libyaya taşındığını 27.02.2019 tarihinde tahliye edildiği, 14.05.2020 tarihinde yüklerin Mahrece iadesinin istendiği davalı ....ya durumun bildirildiğini, müvekkilinin de tahliye limanında acenteliği yapan ... durumu bildirdiğini, yüklerin Türkiye'ye iadesi için gerekli prosödürlerin bildirilmesi istendiğinin, malların teslim edilmemesi talimatın verildiğinin, tahliye limanı acentesinin alıcının onayı olmadan yüklerin mahrece iadesinin mümkün olmadığını bildirdiği, bunun davacıya ve....ya bildirildiğini alıcı ile temasa geçilmiş ise de alıcı yük bedelinin tamamını ödediğini ve davacıya hiçbir borcu olmadığını beyan ederek tahliye liman acenteliğine başvurduğu ve onay vermediğini müvekkili tarafından 10.06.2019 tarafından davacıya durumun bildirildiğini, tahliyeden itibaren 3 ay içerisinde gümrük işleri tamamlanmayan yüklerin millileşerek satış yapıldığı ve tasfiye edildiği, alıcı ile satıcı arasındaki itilaf nedeniyle bu durumun ortaya çıktığını, davacının 10.09.2019 tarihinde yüklerin çekildiğine ilişkin duyum aldıklarını malların alıcı tarafından Libya gümrüğünde tüm işler tamamlandıktan sonra liman tarafından alıcıya teslim edildi ise bile bu teslimin müvekkilinin talimatının aksine yapıldığı libyada devam eden iç savaş nedeniyle sahte belgeler imzalatılarak Libya limanlarında mal teslimlerinin taşıyan / acentelerinin haberi olmaksızın hukuka aykırı bir şekilde yapıldığını bu nedenle Misurata gümrüğü ve liman başkanlığına müzekkere yazılarak malların alıcıya teslim edilip edilmediği edilmişse nasıl teslim edildiği hangi belgelere dayanıldığı, millileşerek satıl satılmadığı sorulmasını istediklerini, müvekkillerinin o tarihteki olan tahliye acentesi olan ... . defalarca talimat verildiğini, yükün boşaltılması ile müvekkilin mallar üzerindeki zilyetliğin sona ermesi mal bedelinin ödenip ödenmediklerini bilmediklerini belirterek davanın reddini talep ettiği, davalı ... AŞ vekilinin de 26.03.2022 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin ... olduğunu taşıma işleri organizatörlüğü yaptığını 50-100 USD kar koyarak fiyat teklifi verdiğini taşımayı diğer davalıyı yaptığını davacının aynı zamanda yükleten sıfatına sahip olduğunu ...-1900375 numaralı konşimentonun.... AŞ tarafından düzenlendiğini, taşıyanın TTK m. 1178'e göre sorumluluğunun tasarrufu altında bulunan mallara ilişkin olduğunu, ancak yük tahliye edildikten sonra yük alıcısına davanın sorun yaşamasından dolayı müvekkilinin sorumlu olamayacağı mahrece iade hususunda Gümrük mevzuatında konşimentolarda yer alan yük alıcısının muvafakatının arandığını, yük alıcısının mahrece iade konusunda muvafakat vermediğini, davacının dava dışı yük alıcısından tahsilat yapıp yapmadığını öğrenilmesi gerektiğini, Libyada iç savaş bulunduğunu, bu nedenle taşıyanın sorumlu olamayacağını belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkeme tarafından yargılamanın yapıldığı, henüz yargılamanın sone ermediği duruşmanın 23.12.2022 tarihine bırakıldığı belirlenmiştir. Mahkememizce tefrik edilen dosyalar için ayrı ayrı inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. Bu raporda; İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas sayılı dosyasındaki takibe konu olan 2021/246 E sayılı dosyamızda bilirkişi ....'nun 28.03.2022 tarihli raporunda; davalı ... AŞ'nin defter ve kayıtları incelenmiş, lehe delil olma özelliği taşıyan defter ve kayıtlarda davacının düzenlemiş olduğu faturaların davalının defter ve kayıtlarında yer aldığı, icra dosyasında 16.608,30 USD faturaların defterlerde yer aldığı ve davalının davacıya 152.525,63 TL bakiye borcunun kaldığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekilinin 21.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde; faturaların miktarının bilirkişi raporunda yer aldığı ve alacağın 16.608,30 USD olarak bulunduğu, bu faturaların ödenmemiş USD cinsi faturalar olduğu, SMMM bilirkişinin aynı zamanda 2021/455 E sayılı dosyasını incelediğini, USD cinsi ödenmemiş fatura alacakları için USD cinsi alacağa hükmedilmesini istediklerini beyan etmiştir. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler ... ve SMMM ....’den alınan 03.06.2022 tarihli raporda; İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2020/831 Esas sayılı dosyasında davacı şirket tarafından davalı .. . AŞ aleyhine toplam 16.608 USD üzerinden 21.01.2020 tarihinde ilamsız icra takibine geçildiği, davacının defter ve kayıtlarının incelenmesiyle 16.598,55 USD davalı şirketten alacaklı olduğu, aradaki farkın (10,43 USD) olduğu, davalı şirket kayıtlarında yapılan incelemede de 16.608,30 USD borcun davalının defterlerinde davacının alacağının 152.525,63 TL kayıtlandığı, davacının 16.608,30 USD alacağının defterlerde TL karşılığının kaydedildiğini, davacının taşıma işleri komisyoncusu olarak TTK m. 917 – 930 hükümlerine tabi olarak taşıma işlerine komisyonculuk yaptığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların navlun faturası olup, her bir konşimento için ayrı ayrı düzenlendiği, dava dosyasında davalının shipper konumunda bulunduğu, TTK m. 921 gereğince taşıma işleri komisyoncusunun taşımayı üzerine almış olması halinde taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, TTK m. 1200 uyarınca taşıtan sıfatına haiz davalıdan alacağının tahsil etmek için takip yapabileceği, belirtilen alacak miktarının navlun alacağından doğup davalı şirketin kayıtlarında yer aldığından davacının defter ve kayıtlarında yer alan 16.598,55 USD alacakla bağlı kalınması gerektiğinden bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Bu rapora karşı davacı vekili 13.06.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; bilirkişi raporuna itirazlarının olmadığının davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre; Davacı .... AŞ’nin taşıma işleri komisyoncusu olarak davalı ... AŞ’ne ait ayrı ayrı taşıma işlerini üzerine aldığı, TTK m. 917-930 hükümlerine göre ayrı ayrı konşimentolar düzenleyerek taşıma işini yerine getirdiği, davalının yükleten / taşıtan olduğu konşimentolarda dava konusu faturaların bu konşimentolara uygun olarak düzenlendiği, aynı zamanda yükleme notalarının da konşimentolarda konteyner numaralarıyla örtüştüğünü, tarafların defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde de davacının göndermiş olduğu faturaları defterlere kaydettiği, davalının defterlerinde davacıya 16.608,30 USD borçlu olduğunun belirlendiği, davacının defter ve kayıtlarında da davalıya düzenlenen faturaların yer aldığı ve 16.598,55 USD alacaklı olarak görüldüğü, her iki tarafın birbirleriyle uyuşan ve davalının defterlerinde kayıtlı olan faturalardan dolayı davacı tarafın alacaklı olduğu, HMK m. 222 “(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.” Hükümlerinde de yer aldığı üzere her iki tarafın defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, karşı tarafın defterlerinin yani davalının defterlerinin de davacının defterlerini onayladığı, böylece davacının talep konusu olan 16.598,55 USD davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiş olmakla; davacının defterlerinde yazılı olan kısımla sınırlı olarak yani 16.598,55 USD üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davacının, davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacının, davalı ..... A.Ş. aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu takibe itirazının iptali ile takibin 16.598,55 USD üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, Alacak likit olup itiraz haksız olmakla 16.598,55 USD takip tarihi itibariyle karşılığı olan 98.220,26 TL’nin %20 icra inkar tazminat tutarı olan 19.644,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, Tahsilde tekerrür edilmemesine'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemede görülmekte olan davada 20.10.2022 tarihli duruşma öncesinde, mesleki faaliyetlere Gaziantep ilinde devam ettiklerinden dolayı 10940373839 iş emri numaralı e-duruşma talebi göndermelerine rağmen taleplerine olumlu veya olumsuz hiçbir şekilde cevap verilmediğini, yokluklarında karar verildiğini, savunma hakkının, Anayasanın hak arama hürriyeti başlıklı 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alındığını, iddia ve savunma hakkının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usulün hukuka yansıtıldığını, anılan maddenin birinci fıkrasında; davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarının belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiğinin vurgulandığını, davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanmasının, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiğini, mahkemenin, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermesi gerektiğini, Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkının, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alındığını, anılan hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkının da denildiğini, ancak, hukukî dinlenilme hakkının, daha geniş bir anlama sahip olduğunu, bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunlu olduğunu, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesinin, kural olarak mümkün olmadığını, bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiğinin açık olduğunu, bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsadığını, bilgilenme/ bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerektiğini, ayrıca bu hakkın sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemli olduğunu, bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkının da hukuki güvenceye bağlandığını, böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınmasının sağlanacağını, açıklamada bulunma hakkının, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağladığını, taraflarının yokluğunda, e duruşma taleplerine herhangi bir yanıt verilmeden yokluklarında tahkikat aşamasının sonlandırılıp davanın esası hakkında karar verilmesinin hukuka aykırı olup, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİk 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davacının, davasının kısmen kabulü ile; davacının, davalı .... A.Ş. aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas sayılı dosyası ile yapmış olduğu takibe itirazının iptali ile takibin 16.598,55 USD üzerinden takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca USD cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likit olup itiraz haksız olmakla 16.598,55 USD takip tarihi itibariyle karşılığı olan 98.220,26 TL’nin %20 icra inkar tazminat tutarı olan 19.644,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına, tahsilde tekerrür edilmemesine" karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava konusu İzmir 7. İcra Müdürlüğü’nün 2020/831 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında takip talepnamesinde gösterilen faturalara dayalı olarak toplam 16.608,30 USD üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. 31527 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in 8. maddesine göre; "1) Taraflardan biri veya vekili, duruşmaya e-Duruşma Sistemi yoluyla katılmayı, usul işlemleri yapmayı ya da tanığın, bilirkişinin veya uzmanın e-Duruşma Sistemi yoluyla dinlenilmesini gerekçesiyle birlikte mahkemeden talep edebilir. (2) e-Duruşma, UYAP mobil uygulamaları, avukat veya vatandaş portalı üzerinden duruşma gününden en az iki iş günü önce mahkemesinden talep edilir. " Söz konusu yönetmelikte duruşma gününden an ez iki gün önce e-Duruşmanın talep edileceği açıkça düzenlenmesine rağmen dava konusu somut olayda, davalı vekili tarafından 20/10/2023 tarihli duruşma gününden bir gün önce 19/10/2023 tarihinde talepte bulunduğu görülmüştür. Bu kapsamda talebin kabulü yönünde taktir yerel mahkemeye ait olup e-Duruşma talebinin kabulüne dair bir zorunluluk bulunmadığı gibi davalı vekili tarafından e-Duruşma talep edilen 19/10/2023 tarihli dilekçe mazerete dair herhangi bir dayanak belgenin de sunulmadığı görülmüştür. (Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 2025/18201 Esas, 2026/1677 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Yukarıda anlatılan gerekçelerle dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve 2021/246 Esas 2022/928 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 9.278,95 TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 2.319,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.959,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 07/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1033, K. 2026/1693, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1033-e-2026-1693-k-d91a107bd2a8