Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1616 E. 2026/2916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1616
Karar No
2026/2916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2292 E., 2025/590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/272 E., 2023/366 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 86 60... parsel sayılı 318,86 m² yüzölçümlü taşınmaz, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi uyarınca kadastro tutanağının beyanlar hanesine "7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve parselin kullanıcısının tespit edilemediği" şerhi yazılarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 86 60... parsel sayılı taşınmazı ve önünde bulunan kadastral boşluk olarak bırakılan yeri 1988 yılında ...den satın aldığını ve üzerine bina yaptığını, Sultanbeyli Belediyesine emlak beyanlarını verdiğini ve vergilerini ödemeye devam ettiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında dava konusu edilen taşınmazın bir kısmının adına yazıldığını bir kısmının ise kullanıcısının tespit edilemediğinin yazıldığını, davacının taşınmazı 23 yıldır malik sıfatı ile kullandığını belirterek 86 60... parsel ve önünde bulunan kadastral boşluk olarak bırakılan ve ekli krokide gösterilen yerin bu parsele dahil edilerek ya da yeni bir parsel oluşturularak davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu 86 60... parsele yönelik davacı adına arazi ve bina tespit formu bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; husumet, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yargı yolu itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın 20 yılı aşkın süredir davacının kullanımında olduğu, son 6 senedir ise taşınmazı kiraya verdiği, kira bedellerini tahsil ettiği, 20 parselin davacının kullanımında olduğu anlaşılmıştır. Kadastro çalışmaları sırasında yol olarak bırakılan alanın ise kadim yol olmadığı, 3 tarafının komşu parseller ile çevrili olduğu, ön tarafında ise kapı bulunduğu, 20 parsel ile bir bütün halinde kullanıldığı gözlendiği ve tanık anlatımları ile de doğrulandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 86 60... parselin batısında bulunan ve fen bilirkişisi ...'ın 13.12.2022 tarihli krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 116,27 m²lik alanın 86 60... parsele eklenmesiyle, 86 60... parsel sayılı taşınmazın 13.12.2022 tarihli krokili fen raporunda belirtilen koordinat noktaları ile toplamda 435,13 m² olarak sınırlarının belirlenmesiyle 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki "bu parsel, kullanıcısı tespit edilememiştir." şerhinin iptali ile "bu parsel ... oğlu ... kullanımandadır." şerhinin eklenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosyaya sunulan 13.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olduğu, 7143 sayılı Kanun gereğince yapılan kadastro çalışmalarına uygun şekilde raporun hazırlandığı, bir eksiklik bulunmadığı, kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının zilyetlik şartlarının oluşmadığını, 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmediğini, keşifte de herhangi bir yapıya, tarımsal faaliyete rastlanılmadığını, bu durumun keşif ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1616, K. 2026/2916, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1616-e-2026-2916-k-9896a055f161