Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6342 E. 2026/2935 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6342
Karar No
2026/2935
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/652 E., 2024/1243 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/376 E., 2024/66 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1618 parsel sayılı 11.660,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 9 35... parsel numarasıyla ve 8.112,58 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1593 parsel sayılı 4.220,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 9 35... parsel numarasıyla ve 9.296,34 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar ...ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1594 parsel sayılı 1.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 9 35... parsel numarasıyla ve 1.803,06 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 1678 parsel sayılı 8.400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 9 35... parsel numarasıyla ve 1.901,43 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 1618 parsel numaralı Hazine adına kayıtlı 11.660,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazın bulunduğu mevkide 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a bendi hükümlerine göre kadastro haritalarının güncellenmesi, sayısallaştırılması ve yenilenmesi çalışmalarının tamamlanarak 03.06.2015-03.07.2015 tarihleri arasında 30 günlük kesin askıya çıkarıldığını ve askı ilanının kesinleştiğini, askı ilan cetvelinin 1502. sırasında Hazineye ait eski ... numaralı parselin 9 35... parsel numarasında 8.112,58 metrekare olarak yenilendiğinin belirlendiğini, dava konusu taşınmazın 22/2-a uygulaması sırasında Milli Emlak Müdürlüğü harita teknikerleri tarafından hazırlanan takeometrik nokta ölçülerine aykırı biçimde kroki oluşturulduğunu, Hazineye ait taşınmazın 990,00 metrekarelik kısmının eski ... numaralı parsele, 1.380,00 metrekarelik kısmının eski ... numaralı parsele, 320,00 metrekarelik kısmının eski ... numaralı parsele ve 945,00 metrekarelik kısmanın yola eklendiğini, uygulama çalışmalarında zemindeki mevcut kullanım durumunun esas alındığını, paftasının esas alınmadığının tespit edildiğini, Hazineye ait 1618 parsel numarasında kayıtlı taşınmazın eski krokisi de bunun oluşmasında kullanılan takeometrik ölçülerin de birbiriyle tamamen uyumlu olup hiçbir şekilde ölçüm ve tersimat hatası olmadığını ve benzeri itiraz imkanı olmayacak biçimde birbiri ile uyumlu olduğunu belirterek, davanın kabulüne davaya konu... Mahallesinde bulunan eski 1593, 1594, 16 78... ada 13, 12, 9 parsellerle yolda davalılar adına kayıtlı taşınmazın Hazine taşınmazının kapsamında kalan kısımlarının tespitlerinin iptali ile yeniden yeni 9 35... parsele (eski 1618) dahil edilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yolun müvekkilli Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığını, dava ehliyeti, husumet yokluğu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönlerinden davanın usulden reddini, usulden reddedilmeyip davanın esasına girilmesi halinde yasal dayanağı bulunmayan davanın esastan reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' davaya konu taşınmazlara ilişkin ortofoto, tesis kadastrosunun yapıldığı yılına en yakın tarihlerde çekilmiş orjinaliyle birebir aynı ve incelemeye elverişli hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının getirtildiği, söz konusu taşınmazlara ilişkin parsel köşe koordinatları, çekişmeli taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu, ifraz işlemleri ve uygulama kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin getirtilerek, kolluk tarafından tespit edilen mahalli bilirkişiler ve civardan yöreyi ve araziyi bilen kişilerin görgü ve bilgisine başvurularak keşif icra olunduğu, mahalli bilirkişiler ve dinlenen tanıkların beyanları ile ihtilaf konusu taşınmazların sınırlarında kadimden beri sabit sınır niteliği taşıyan herhangi bir hudut işareti gösteremedikleri, alınan bilirkişi raporlarında ... Mahallesinin ilk tesis kadastrosu sınırlarının el ile çizildiği, kadastro haritalarının dayanağı olan poligonlar ile parsel ve detay ölçümlerinin takeometrik ölçü yöntemi ile yapıldığı, ilk tesis kadastrosunun 1988 yılında yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, o dönemin teknolojik imkanları, parsel yüzölçümü hesaplarının açı mesafe ölçer takeometre aletiyle yapılmasından dolayı söz konusu kadastro çalışmalarında hassas ölçümlerin yapılamadığı, ölçü sınırlandırma, tersimat, yüzölçümü ve pafta zemin uyuşmazlığı şeklinde hataların sıkça yaşandığı tespit edildiği, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ile ihtilaflı sınıra ilişkin sabit hudut bulunmadığı, zeminde sabit sınır niteliğini haiz hudut bulunmadığının raporlardan da anlaşıldığı, harita mühendislerinin müşterek raporuna göre, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları ile ilk tesis ölçü değerleri dikkate alındığında, yol yönünden yenileme kadastrosu uygulamasında hata yapıldığının anlaşıldığı, bu hususunun stereoskopik inceleme yaptırılarak aldırılan bilirkişi raporunda da aynı şekilde tespit edilmiş olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulduğu, diğer taşınmazlar yönünden baştan itibaren ilk tesis kadastrosunda tersimat, sınırlandırma ve ölçü hatası yapıldığı tespit edilmekle, yenileme kadastrosunun mevzuata ve tekniğe uygun olduğu anlaşıldığından bu yönlerden davanın reddine karar verildiği, mahallinde yapılan keşif sonucunda davacı adına kayıtlı bulunan taşınmazın yüzölçümündeki eksikliğinin taşınmazın sınırında bulunan yoldan kaynaklandığı, bu kısma yönelik olarak davanın kabulüne karar verildiği, dava konusu taşınmazın niteliği göz önünde bulundurulduğunda davalı ... Başkanlığının yasal hasım konumunda olduğu, davalı ... Başkanlığının davada yer alması, yasal hasım olmalarından ileri geldiğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığı'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, harita mühendisi bilirkişilerin 21.11.2023 tarihli rapor ve ek-1 krokisinde (A) harfiyle gösterilen 338,10 metrekarelik yolun 9 35... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline, diğer taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu 9 35... parsel ile 9 35... , 12... sayılı parseller arasında doğal bir sınır ayrımının olduğu, çekişmeli taşınmazlar arasında ki sınırın sabit sınır niteliğinde olduğu, bu sınırın uygulama kadastrosu sınırları ile uyumlu olduğu, 9 35... parsel ile yol arasında ki uyuşmazlıkta teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü yönü ile yapılan değerlendirmede yola ilişkin olarak tesis kadastro ölçü değerleri ile paftasının uyumlu olduğu, keşif sırasında beyanlarına başvurulan mahalli bilirkişi beyanlarında da yolun genişletildiğinin belirtildiği'' gerekçesiyle davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince tesis kadastrosundaki pafta göz önünde bulundurulmaksızın, yalnızca mahalli bilirkişi beyanları ve bu bilirkişilerin göstermiş olduğu sınırlar doğrultusunda karar verildiğini, 9 35... parsel ve 9 35... parsel lehine yenileme kadastrosunun amacı dışına dışına çıkılarak mülkiyet kazanımı şeklinde bir kazanım olduğunun göz ardı edildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yenileme kadastrosu sınırlarını belirleyen herhangi bir sabit sınır olmadığı, davalılar tarafından Hazine taşınmazına yıllarca işgalde bulunularak Hazine aleyhine daraltma yapıldığının göz ardı edildiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına daha önce kesinleşmiş kadastral haritası bulunduğunu, bu haritanın yalnızca mahalli bilirkişi beyanları ve işgal eylemlerine doğrultusunda dikkate alınmayarak, davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, dava konusu Hazine taşınmazının davalı olan komşu parsel malikleri ve maliki evvelleri tarafından uzun yıllardır kullanıldığını, bu kullanımdan kaynaklı olarak vatandaşlar ve komşuları Hazine yerini kendi yerleri gibi taksim ettiklerini, bugünkü sözde sınırları meydana getirdiklerini, davaya konu bütün parsellerde eski ve yeni parseller arasında büyük farklılıklar mevcut olduğunu, ilk tesis kadastrosunda birbirine komşu olan iki parselin yeni uygulamada komşu olmadığını, komşu parsel maliklerinin bir kısmının dava konusu Hazine parselini ecrimisil ödeyerek kullandığını, yalnızca mahalli bilirkişi beyanlarına dayanılarak tesis edilmiş olan hükmün hatalı olduğunu, davalı parsellerin çevrelerindeki yol, bina ve benzeri sabit noktalardan çaprazlama ölçüler alınarak davalı parsellerin aralarındaki sınır noktalarının belirlenmesi gerektiği yönündeki itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporlarında da incelenmediğini, keşif mahallinde dinlenilen tespit bilirkişisi Halis ... beyanında, 2014 yılından bu yana ...Mahallesi muhtarı olarak görev yaptığını ve dava konusu alanların Hazineye ait olduğunu beyan etmiş olmasına rağmen, davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince kaldırma ilamındaki eksiklikler giderilmeksizin karar verildiğini, hava fotoğrafları ve ortofotolarda, 1954, 1973, 19 83... yıllarında dava konusu taşınmazlar arasında belirgin sınırlar olmadığının açıkça görüldüğünü, özellikle 1984 tarihli hava fotoğraflarında sabit bir sınır ya da farklı bir bitki örtüsü göze çarpmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın kabul edilen kısım yönü ile usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu somut olayda belediyenin kadastro işlemi ile ilgili bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının talebinin tümden reddi ile yol gibi tescile karar verilmesi gerekmekte iken aksi yönde verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, dava konusu parsellerin güney cephesinde bulunan yolun güzergahının belediyenin yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığını ve davalı idare vekille temsil edilmesine rağmen mahkemece reddolunan kısım yönünde lehe vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1.maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6342, K. 2026/2935, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6342-e-2026-2935-k-09f9463cfa57