Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1872 E. 2026/2904 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1872
- Karar No
- 2026/2904
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/779 E., 2025/1496 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çukurca Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/1 E., 2022/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmaz yörede yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5304 sayılı Kanun'la değişik orman ve arazi kadastrosu sırasında orman vasfıyla 16.839.952,94 m² yüzölçümü ile Hazine adına 27.07.2011 tarihinde tespit, askı ilan süresinde itiraz edilmeksizin 06.09.2011 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. 2. ... köyü 1 04... , 1 04... ve 1 05... parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 4297,87, 16.035, 81... ,25 m² yüzölçümleri ile 20 yıllık nizasız ve fasılasız zilyetlikle kuru tarla vasıflarıyla dava dışı 3. kişiler adına 2012 yılında tapuya tescil edilmiştir. 3. Davacı ... ve arkadaşları vekilinin Kadastro Mahkemesine sunduğu 01.03.2012 tarihli dava dilekçesinde; ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespiti sırasında orman vasfında Hazine adına tescil edildiğini, oysaki bu parsel içerisinde her birinin 100 yıldan fazladır eklemeli olarak devam eden zilyetliklerinin ve eski tapu kayıtlarının bulunduğunu ileri sürerek, tespite itiraz ederek adlarına tescilini talep etmiştir. 4. Kadastro Mahkemesinin 09.03.2012 tarihli ve 2012/2 Esas, 2012/5 Karar sayılı kararı ile dava konusu edilen 1 01... parsel sayılı taşınmazın 01.08.20 11... .09.2011 tarihleri arasında 30 günlük kısmi askı ilanına alındığı ve 30 günlük ilan süresi içerisinde dava Kadastro Mahkemesinde dava açılmadığından davaya konu orman kadastro tespitinin 06.09.2011 tarihinde kesinleştiği, davanın ise kesinleşme tarihinden sonra 10 yıllık süre içerisinde açıldığından usulden ret kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince onanarak kesinleşmiştir. 5. Görevsizlik kararı sonrası Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ise davacı ...'nın zilyetliğinde olduğu keşif esnasında bilirkişi marifetiyle tespit edilen dava konusu yerlerin 1 04... , 16... ada 1 ve bir kısmının da yolda kaldığı toplam 14.193,51 m² olduğu tespit edilmiştir. 6. Çukurca Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli ve 2019/261 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile davacı tarafından dava edilmek istenen ve dava dışı kişiler adına tespit gören ... köyü 1 05... , 1 04... ve 16 parsellere ilişkin taşınmazlar hakkında davanın açıldığı tarihten sonra 10.03.2012 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiğine göre uyuşmazlığı çözme görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğundan, davacının 09.02.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen ... köyü 1 05... , 1 04... ve 16 parsellere ilişkin açmış olduğu davanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/385 Esas ve 2019/318 Karar sayılı kararı gereği, Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve dosya talep üzerine yeniden Çukurca Kadastro Mahkemesinin 2021/1 Esasına kaydedilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; Hazineye ait 1990 tarihli cilt:3 sahife:56 sıra no:11 nolu ve 2000 tarihli cilt:4 sahife:19 sıra no:15 numaralı taşınmazların Hazinenin özel mülkiyetinde olup dava konusu 1 01... numaralı parselin içinde kaldığını, Hazinenin özel mülkiyetinde olan bu taşınmazların orman parseli olarak kaydedilmiş olup, bu taşınmazların tekabül ettiği alanların orman vasfıyla olan kaydının iptali ile Hazine adına özel mülkiyetle tescilinin gerektiğini, ayrıca yine 1987 tarihli cilt:3 sahife:36 sıra no:30 numaralı Hazine tapusunun da davalı parselin içinde kalmakta olup kadastro tespiti yapılırken tapu kaydı uygulanamadığını savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davası hukuki mesnetten yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... köyü 1 05... parsel, 1 04... parsel, 1 04... parsellere ilişkin taşınmazlar hakkında davanın açıldığı tarihten sonra 10.03.2012 tarihinde kadastro tutanağı düzenlendiğine göre uyuşmazlığı çözme görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle, davacının 09.05.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda belirtilen 1 05... , 1 04... ve 16 parsellere ilişkin açmış olduğu davanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 2019/385 Esas, 2019/318 Karar sayılı kararı gözetilerek davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kadastro sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı taşınmaz ... ve ..., 1 04... parsel sayılı taşınmaz İdris Kaya ve müşterekleri, 1 05... parsel sayılı taşınmaz ise ...ve müşterekleri adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit edilmiştir. İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, dosya kapsamına, bilirkişi raporlarına ve özellikle en baştan beri yanlış parsel ve yanlış hasıma dava yöneltildiğinin anlaşılmasına göre davacı vekilinin sair istinaf istemi yerinde değildir. Ancak, davanın reddine karar verildiğine göre doğru sicil oluşturmakla görevli kadastro mahkemesi dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar vermekle yükümlü olup, ne var ki, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların kadastro tespitleri kesinleşip sicil oluştuğu da gözönüne alınarak infazda tereddüt oluşmaması bakımından yeniden tespit gibi tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmemesi isabetsiz ise de; bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, dava konusu ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... , 16... ada 1 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri kesinleştiğinden yeniden tespit gibi tescil hükmü kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava açılması sırasında, ada ve parsel numaraları tam olarak bilinmediğinden ve davanın birden fazla kişi tarafından birlikte açılması ile daha sonra bu davaların tefrik edilmesi hususu gözetildiğinde yanlış ada ve parsel numaralarının bildirilmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğunu, İlk Derece Mahkemesince, taleplerinin kabulü ile diğer davalıların davaya dahil edilmesi gerekirken; taleplerinin reddine karar vermesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.