Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6527 E. 2026/2908 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6527
Karar No
2026/2908
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1990/57 E., 2003/11 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 35... parsel sayılı sırasıyla 25.3 00... .000 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. 2. İtirazı komisyon tarafından reddedilen ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 35... parsellerin Hazine adına tespit edildiğini, kadastro komisyonuna yapmış olduğu itirazın reddedildiğini, taşınmazın tapu ve vergi kaydı bulunduğunu ve taşınmaza zilyet olduğuna ilişkin tanıkları bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi duruşmada alınan beyanında; dava konusu taşınmazların toprak komisyonu tarafından Hazineye verildiğini ve 1964 tarihli tapu kayıtlarını bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ve müdahil davacıların davasının reddine, 135 parselin tapulama tespit tutanağının iptaliyle 135 numaralı parsel adı altında aynı tapu kaydında görülen 25.3000 m² yüzölçümüyle mera olarak sınırlandırılmasına, 159 parselin tapulama tespit tutanağının iptaliyle aynı tapu kaydında görülen 78.000 m² yüzölçümüyle mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsicisi temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince davacı adına tespit edilen parseller hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu 14. maddesinde aranan iktisap koşullarının oluşup, oluşmadığının gereği gibi araştırılmadığını, davacıların aynı çalışma alanı içerisinde başkaca senetsizden mal edinip edinmedikleri hususu üzerinde durulmadığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 4753 sayılı Kanuna göre toprak tevzi çalışmaları yapıldığı tevzi tarafından davacıya dağıtım suretiyle yer verilip verilmediğinin incelenmediğini, ayrıca bu Mahallede mevcut tevzi tarafından oluşturulan tapu kayıtları var olduğu halde celp ve inceleme yapılmadığını, davacıya toprak tevzi tarafından arazi verilmiş ise kanunda belirtilen koşullara göre kullanıp, kullanmadığının araştırılması ve bu yolda hüküm kurulması gerekeceğini, yapılan incelemenin yeterli olmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde toprak tevzi çalışmalarının mevcudiyeti halinde davaların 1757 sayılı kanuna göre Toprak Mahkemesi sıfatıyla sonuçlanması gerekeceğini, İlk Derece Mahkemesince dava konusu parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiğini, bu hususun 3402 sayılı Kadastro Kanunu 16. maddesindeki kamu malları nitelik ve özelliklerine tabi olmadığını, mera vasfında aranan niteliklerin olmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında bulunduğu Köy Tüzel Kişiliği'nin mera iddiasının mevcut olmadığını, parselin mera olarak kullanılma olanağının olmadığını, mera olarak sınırlandırılması durumunda Hazinenin kullanım, tasarruf ve mülkiyet hakkı kalmayacağının, taşınmazın mera ile ilişkisi olmadığını ve taşınmazın mera olarak sınırlandırılması yerine Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazinenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6527, K. 2026/2908, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6527-e-2026-2908-k-240029d83a02