Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4146 E. 2026/2931 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4146
Karar No
2026/2931
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/2 E., 2025/14 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı 23.123,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar dava dilekçesinde; ...köyü çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı taşınmazın zilyet ve tasarrufları altında bulunduğunu, kadastro çalışmaları sırasında davalı adına tespitinin yapıldığını, davacılardan ...'in dedesi tarafından davalının damadı olan ...'e tahminen 20-30 yıl kadar önce 4-5 dönümlük taşınmazın hibe edildiğini, ...'in vefatından sonra davalının bu taşınmaza sahip çıkarak kullanmak istediğini, davalının dedesi tarafından verilen bu alanı genişleterek 23-25 dönüm yaptığını, aslında hakkının 4-5 dönüm olduğunu, hibe edilen 4-5 dönümün davalıya verilmesine itirazlarının olmadığını belirterek, geri kalan kısmın taşınmazın kadastro çalışmalarında 1 18... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yazılması ile yapılan tespitin iptali ile davacılar ... oğlu ... ile ...oğlu ... adlarına tescilin yapılmasını talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2022 tarihli ve 2021/17 Esas, 2022/88 Karar sayılı kararı ile ''davacıların dava konusu yapmış olduğu 1 18... parsel sayılı taşınmazın evveliyatında davacılardan ...'in dedesi ... ...'in zilyet ve tasarrufunda iken ölümü ile çocukları ..., ..., ...'e intikal ettiği, dede ...'ın sağlığında iken 166 parsel içinden bir miktar kısmı ekip biçmesi için ...'e verdiği, ...'ın ölümünden sonra ... tarafından verilen yerin davalı ... ve eşi ...... tarafından kullanılmaya devam edildiği, ...'ın ölümü ile taşınmazlarının mirasçıları ..., ... , ...'e veraseten intikal ettiği, ...'nin hisselerini ...'un babası ......'a sattığı, ...'ın da ölümü ile taşınmazın oğlu ... 'a veraseten intikal ettiği, ...'ın diğer mirasçıları ... ve ...'in veraseten intikal eden hisselerini davacı ...'e rızaen hibe ettiklerine dair dosyada herhangi bir beyan ve bilgi olmadığı, dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazda mahallinde yapılan keşif sonucu fen bilirkişi kurulu raporunda A harfi ile gösterilen yerin daha önceki bilirkişi raporunda büyük parselin tam orta yerinde gösterilmiş olsa da gerek mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık gösterimi ile hatalı olduğu davalının hissesinin son alınan raporda gösterilen şekilde parselin araziye göre üst tarafında ve kenarda olduğunun anlaşıldığı, tespit olunan A harfi ile gösterilen kısmın Yargıtay kararlarına ve bozmaya da uygun olduğu, davalı ... tarafından evveliyatı ...'e dayalı olarak rızaen ve taksimen intikal ettiği '' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 18... parsel sayılı taşınmazın 01.07.2022 tarihli fen bilirkişi kurulu raporu ve koordinatlı eki krokisinde (B) harfi ile gösterilen 18.027,18 metrekare yüzölçümlü yerin ifrazı ile 118 ada da son parsel numarası verilmek suretiyle çayır vasfı ile taşınmazın toplam miktarı 8640 hisse kabul edilerek, ...'a taşınmazdan düşen kısım 4320 hisse kabul edilerek, ...'e taşınmazdan düşen kısım 2160 hisse kabul edilerek iştirak halinde mülkiyet hükümlerine göre tesciline, ...'e taşınmazdan düşen kısım 2160 hisse kabul edilerek, ...'in mirasçıları tespit edilemediğinden ve nüfusta mirasçılarla bağ kurulamadığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/A-c hükmü gereği "Ölü ..." adına tesciline, 1 18... parsel sayılı taşınmazın 01.07.2022 tarihli fen bilirkişi kurulu raporu ve koordinatlı eki krokisinde (B) harfi ile gösterilen 18.027,18 metrekare yüzölçümlü yerin ifrazından sonra bakiye kalan (A) harfi ile gösterilen 5.096,25 metrekare yüzölçümlü yerin ada parsel numarası ve mülkiyet tespiti değişmeksizin çayır vasfı ile tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 15.10.2024 tarihli ve 2023/1523 Esas, 2024/5495 Karar sayılı ilamıyla ''davalı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekir iken yanılgılı değerlendirme ile karar verildiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' davacıların murisi ... 'in 1936 tarih ve 27 hesap numaralı tahrir kaydı, keşiflerde dinlenilen mahalli bilirkişilerin davalıya bir kısım yerin verildiğini ve davalı tarafın çayır olarak kullandığını (ne kadarlık kısmın kullanıldığının bilinmediğini), Kadastro Komisyonuna ...'in verdiği dilekçede de 2-3 dönüm yerin davalıya verildiğini, 15.10.2012 tarihli keşifte mahalli bilirkişilerin dava konusu yerde ...ın alakasının olmadığını, son keşifte de mahalli bilirkişilerin paylaşımdan bahsettiği, davalı tarafın bizzat beyanının dosyada olmadığı vekili tarafından verilen dilekçede de intikalin nasıl geldiği yönünde bir açıklama olmadığı, son bozma ile Yüksek Mahkemenin nasıl karar verilmesi gerektiğini spesifik olarak gösterdiği, gerekçeli bozmaya uyulduğu, karara da gerekçe olarak alındığı, temyiz edenler yönünden usulî müktesep haklar da nazara alınarak doğrudan Yüksek Mahkeme Bozma kararı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerektiği '' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ...'in temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4146, K. 2026/2931, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4146-e-2026-2931-k-159b962b1857