Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/929 E. 2026/2715 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/929
- Karar No
- 2026/2715
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/64 E., 2024/67 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesinde bulunan 1 08... parsel sayılı 8.086 m² yüzölçümlü taşınmazın hükmen orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildiği, 2008 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde çalışmaları kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı ancak bu çalışmanın eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyünde 71 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 2/B uygulamasıyla 1 08... sayılı parselin Hazine adına orman sınırı dışarısına çıkartıldığını, bu parsellerin orman vasfı bozulmayan ve 31.12.1981 tarihinde orman olan aynı zamanda 29.08.2008 tarihli teknik incelemeye göre orman niteliğini koruyan yerlerden olduğunu ileri sürerek, 2/B uygulaması işleminin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2015 tarihli ve 2013/185 Esas, 2015/59 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 1 08... parsel sayılı taşınmazın 2/B uygulaması ile orman tahdidi dışına çıkarma işleminin iptaline, taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilli olduğundan yeniden orman vasfıyla Hazine adına tesciline yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve Çevre ve Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2019/634 Esas, 2019/5008 Karar sayılı ilamıyla "Öncelikle, 6831 sayılı Kanun'un 11/3. maddesine göre, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı Orman İdaresine açılacak davalarda hasım, hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerdir. ..., Hazine ve Tarım ve Orman Bakanlığını taraf göstererek eldeki davayı açmıştır. Dava açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6831 sayılı Kanun'un 11/3. maddesi uyarınca ilgili Bakanlığının davaya dahil edilerek husumetin yaygınlaştırılması doğru ise de 01.03.2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak (konumuzla ilgili hükümleri bakımından) yayımı tarihinde yürürlüğe giren 26.02.2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci ilâ dördüncü fıkraları değiştirilmiş olup, bu değişiklikle ilgili Bakanlık hasım mevkiinden çıkarılmıştır. İlk Derece Mahkemesince Bakanlığın bu tür davalarda taraf sıfatının bulunmadığı dikkate alınmalıdır. Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2. maddesi hükmü uyarınca, kararın hüküm sonucu kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Hükmün tefhimi ile amaçlanan husus, davanın esası hakkında taraflara yüklenen hak ve borçların neler olduğunun açıkça ifade edilmesi olup, somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda oluşturulan kısa kararda, davanın kabulüne denilmekle yetinilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, orman kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin 30. maddesi 4. bendi (a) fıkrasında açıkça mahkeme kararı ile orman sayılan alanlarda dahi 2/B uygulamasının yapılabileceği kabul edilmiştir. Ancak, bunun için, taşınmazların dava tarihindeki eylemli durumuna göre orman sayılmış olmaması gerekir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, keşif yapılmışsa da taşınmazın hali hazırdaki eylemli durumu ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden olup olmadıkları yeterince araştırılmamış, taşınmazın 1988 tarihli memleket haritasında gösterilmesi ile yetinilmiş, 1982 yılına en yakın hava fotoğrafları incelenmemiş, incelenen 1977 tarihli hava fotoğrafında da taşınmaz gösterilmemiş, dava konusu taşnmazın hükmen orman olarak tesciline ilişkin dava dosyası ve güncel tapu kaydı getirtilerek taşınmazın hangi niteliğiyle Hazine adına kayıtlı bulunduğu araştırılmamış, 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanakların tümünün getirtilmediği görülmüştür. Bu haliyle İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. O halde İlk Derece Mahkemesince; öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan 2/B uygulamasına ilişkin işe başlama, tüm çalışma, işi bitirme ve sonuçlandırma tutanağı ile askı ilan tutanakları ve taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınırlarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı ve 18.05.2006 tarihinde hükmen orman olarak tesciline ilişkin dava dosyası getirtilmeli, dava konusu taşınmazla ilgili 2/B alanlarında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4. maddesi gereği kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı sorulmalı, yapılmışsa dava konusu 2/B alanlarında belirlenen parsellere ait kadastro tutanakları getirtilmeli ve bu tutanaklarda kullanıcı olarak beyanlar hanesinde ismi yazan kişiler ve çalışma tutanağında kullanıcı olarak belirtilen kişiler ile 2004 yılında yapılan kadastroda dava konusu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak yapılan tespitinde tespit maliki olarak görünen kişilerin davaya dahil edilmesi için Orman İdaresine süre verilmeli, taraf teşkili sağlandıktan sonra, İlk Derece Mahkemesince 1982 yılı öncesine en yakın tarihli memleket haritasının yapımına esas olan hava fotoğrafı ve memleket haritası getirtilip halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Tarım ve Orman Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak keşif ve alınacak raporlar ile dava konusu taşınmazın orman bütünlüğünü bozmama, su ve toprak rejimine ve çevresindeki ekosistemlerinin tüm öğeleriyle kendisini yenileyebilme gücüne zarar vermeme, ormancılık çalışmalarının etkinlik, verimlilik ve kârlılık düzeylerini düşürmeme, taşınmazlar üzerinde insan elinin çekilmesi ve olduğu gibi bırakılması halinde yeniden orman haline dönüşüp dönüşemeyeceği hususları değerlendirilmeli; dava konusu taşınmazın 31.12.1981 tarihinen önce doğal olaylar ve eylemler sonucu bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak yitirip yitirmediği incelenerek bu olgular tartışılmalı ve orman niteliği kısmen veya tamamen kaybolmuş ise dava konusu bölümler üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları kesin olarak saptanmalı, dava konusu taşınmazların nitelik yitirip yitirmediği bilimsel metodlarla kesin olarak saptanarak oluşacak sonuca göre ve davacı ... İdaresinin Bakanlığa karşı açtığı davanın ise pasif sıfat yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif ve alınan teknik bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazın 19 73... tarihli hava fotoğraflarında kapalılık oluşturan orman alanı olarak gözüktüğü, üzerinde herhangi bir kullanımın bulunmadığı, komşu orman parselleri ile bütünlük içerisinde olduğu, açıklık olmayıp tarım arazisi vasfına haiz olmadığı, gerçek kişilerin kullanımında bulunmadığı, bu anlamda taşınmazın 1985 yılında ve öncesinde 6831 sayılı Kanun'a göre orman sayılan yerlerden olduğu, 1985 yılından sonrasında ise ormandan açma suretiyle tarım arazisi haline getirildiği, bu nedenle üzerindeki nitelik kaybının ve tekrardan ormanlaşmama ihtimalinin nedeninin doğal yollardan değil, insan baskısı sonucu meydana geldiği, taşınmazın 1981 yılında ve öncesinde orman vasfına haiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 08... parsel sayılı taşınmazın 71 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılmasına yönelik tüm işlemlerin ve bu suretle taşınmazın beyanlar hanesine verilmiş 2/B şerhlerinin, yine taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna yönelik tüm tespitlerin ve bu suretle taşınmazın beyanlar hanesine verilmiş şerhlerin iptaline, taşınmazın tamamının orman sınırları içerisine alınmasına ve davanın Tarım ve Orman Bakanlığı yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava sürecindeki beyanları ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarının İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmeye alınmadığını, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların tam olarak karşılanmadığını, söz konusu taşınmazın ham toprak vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2/B uygulamasının usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.