Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2079 E. 2026/2538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2079
- Karar No
- 2026/2538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/496 E., 2023/524 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar birleşen Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/11 Esas sayılı dosya davacıları ve birleşen Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/276 Esas sayılı dosya davacıları vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... köyünde kain 1 90... parsel sayılı 55.829,26 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1987 yılından beri ...köyü tüzel kişiliği'nin kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. 2. Asıl ve birleştirilen dava dosyalarında davacılar; davaya konu taşınmazın uzun süredir zilyetleri olduklarını ileri sürülerek; kullanım şerhinin iptaliyle adlarına kullanım şerhi verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Eldeki dava öncesi, dosyalar birleştirilmeden bir kısım dosyalarda yapılan yargılama sonucunda; farklı dosyalarda yapılacak araştırma ile verilecek hükümlerin birbirini etkileyeceği, dolayısıyla aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan dava konusu 1 90... parsel sayılı taşınmaz yönünden dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi ve yargılamanın birlikte yürütülmesi gerekçesiyle bozma kararları verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyaya kazandırılan 04.01.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde belirtilen kısımların dikkate alınarak, asıl davanın kabulüyle (A) harfiyle gösterilen 5.391,00 m²'lik kısmının, birleşen 2021/148 Esas sayılı (eski 2014/129) dosyası yönünden davanın kabulüyle; (C) harfiyle gösterilen 5.101,55 m²'lik kısmının, birleşen Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/71 Esas sayılı (eski 2015/54 Esas) dosyası yönünden davanın kabulüyle; (D) harfiyle gösterilen 4.254.00 m²'lik kısmının, birleşen Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/11 Esas sayılı dosyası bakımından davanın reddine, birleşen 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/276 Esas sayılı dosyası bakımından davanın reddine, birleşen 2018/497 Esas sayılı (eski 2017/82 Esas) dosyası bakımından davanın kabulüyle; (B) harfiyle gösterilen 24.044,11 m²'lik kısmının, birleşen 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/3 Esas sayılı (eski 2014/96 Esas) dosyası bakımından davanın kabulüyle; (F) harfiyle gösterilen 11.533,30 m²'lik kısmının ve (G) harfiyle gösterilen 5.505,30 m²'lik kısmının beyanlar hanesine taşınmazın kullanıcısının davacılar olduğunun tespitiyle beyan hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/11 Esas sayılı dosya davacıları ve birleşen Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/276 Esas sayılı dosya davacıları vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili temyiz dilekçelerinde; kararın bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırı dışına çıkarma işlemi yapılan taşınmazda, 3402 sayılı Kanun Ek-4 maddesine göre yapılan kadastro işleminin usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazda karara konu olamayan kısımda yer alan Hazine lehine olan şerhin korunması gerekirken hükümde bu hususun yazılmamış olması doğru olmayıp, bu durum bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. V.KARAR 1. Yukarıda (IV.B.1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; temyiz edenlerin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Yukarıda (IV.B.2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasına ''davaya konu taşınmazın karara konu olamayan kısmında yer alan Hazine lehine olan şerhin korunmasına'' cümlesinin eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.