Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/852 E. 2026/2720 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/852
Karar No
2026/2720
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/64 E., 2022/4 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... , 380, 381, 382, 3 83... parsel sayılı sırasıyla 3.950 metrekare, 1042 metrekare, 1219 metrekare, 1762 metrekare, 1.089 metrekare ve 5412 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, nitelikleri ve malik haneleri Niksar Kadastro Mahkemesinin 2015/22 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilerek açık bırakılmıştır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ...Mahallesi ve .... köylerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-5 ve 8. maddesi gereğince orman kadastro çalışmasının yapıldığını, 12.09.2015 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince 30 gün askıya çıkartıldığını, işletme müdürlüklerince kurulan komisyonca yapılan inceleme sonucunda "... ili ... köyü H37b-05-a paftasındaki 141, 142, 316, 317, 341, 340, 84, 377, 378, 83, 349, 368, 369, 372, 3 70... nolu parsellerin arasında kalan tescil harici (TH-5) olarak gösterilen sahanın" kısmen orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitinin kısmen iptal edilerek dava konusu yaptıkları taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2015/22 Esas, 2016/6 Karar sayılı kararı ile kadastro mahkemesinin görevinin, 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde düzenlendiği, yine aynı Kanunun 11. maddesine göre kadastro sonuçlarının 30 günlük süreyle ilan edileceği ve itirazı olanların bu süre içerisinde dava açabileceklerinden 30 günlük askı ilanına çıkarılmadan açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.04.2019 tarihli ve 2016/12951 Esas, 2019/2817 Karar sayılı ilamıyla "Yörede 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4/3. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılan taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 26/4. maddesi gereğince henüz olumlu tespit tutanağı ve haritası düzenlenmemiş olmakla birlikte orman olmadığı konusunda "olumsuz tutanak ve harita düzenlendiği" kabul edilip, 6831 sayılı Kanun'un 11/1. maddesi gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağı Orman Genel Müdürlüğünün otuz günlük kısmi ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceği, açılacak bu davada yapılan kadastro işleminin özelliği ve açılacak davanın niteliği nedeniyle bu davada husumet Hazine veya taşınmazın içinde bulunduğu köy tüzel kişiliği ya da davaya konu taşınmaza zilyet olanlara yöneltilebileceği, kendilerine husumet yöneltilerek dava açılan özel ya da tüzel kişilerin gerçek hak sahibi olmadığı gerekçesiyle dava husumet yönünden reddedilmeyip, kadastro mahkemesinin, dava dilekçesinde nitelikleri bildirilen taşınmazın tespit tutanağının, malik hanesinin açık bırakılmak suretiyle düzenlenip, Kanun ve Yönetmelik hükümlerine göre mahkemeye göndermesini kadastro müdürlüğünden istemesi gerektiği, tespit tutanağı düzenlenmeden keşif yapılması halinde, keşif sırasında belirlenecek hak sahiplerinin davaya katılması, bu arada tespit tutanağının gönderilmesi halinde dava dosyası ile birleştirip 3402 sayılı Kanun'un 27, 28... . maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tespit tutanağında yazılı hak sahiplerini de davaya katıp, husumet yaygınlaştırılarak taraf oluşturulduktan sonra 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince tarafların gösterecekleri deliller ile mahkemece resen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekir. Somut olayda; bu ilkeler göz önünde bulundurulduğunda davacı ... Yönetiminin dava dilekçesine ekli krokide gösterilen sınırlar içinde kalan taşınmazlar hakkında dava açmakta hukuki yararının bulunduğu göz önüne alınmalı, buna göre dava dilekçesine ekli kroki içinde kaldığı tespit edilen malik haneleri ve vasıfları açık bırakılan ...köyü 1 09... , 380, 381, 382, 3 83... nolu parsellerin davalı oldukları mahkemece kabul edilmelidir. Nitekim 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince Kadastro Müdürlüğünce 1 09... , 380, 381, 382, 3 83... numaralı parsellerin davalı oldukları kabul edilerek kadastro tutanak asılları mahkemeye gönderildiğinden artık mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 27, 28... . maddeleri hükümlerine göre kadastro tutanaklarının askı ilanlarının yapılması, bu tutanaklara itiraz edenler ile Hazine ve ilgili köy tüzel kişiliğini ve tespit tutanaklarının edinme sebebinde ismi geçen kişiler yada keşif sırasında belirlenecek olan hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler davaya katılıp kendilerine duruşma günü tebliğ edilerek husumet yaygınlaştırılıp davada taraf teşkili oluşturulduktan sonra taraf delilleri ve 3402 sayılı Kanun'un 30. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince lüzum görülen diğer deliller de toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan keşif, tanık beyanları ve alınan teknik bilirkişi raporlarından dava konusu taşınmazların evveliyatının orman olmadığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme koşullarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazların kaydında bulunan davalı şerhi nedeniyle cinsi ve malikleri belirlenerek her bir parsel yönünden ayrı ayrı davalı gerçek kişiler ve mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamına uygun bir araştırma yapılmadan ve eksik inceleme ile karar verildiğini, zilyetlikle iktisap koşullarının usulüne uygun araştırılmadığını, dava konusu yerin çevresindeki ormanlık alan ile bir bütünlük oluşturduğunu, orman sınırları dışına çıkarılıp, başka birine tescil edildiğinde ormanın bütünlüğünün bozulacağını ve orman toprağının yeni müdahalelere açık hale getirilmiş olacağını, ormanların zamanaşımı ve zilyetlikle de mülk edinilemeyeceklerini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyetin kazanılması şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kısmi askı ilan süresinde açılan kadastro tespitine itiraz davasında dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/852, K. 2026/2720, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-852-e-2026-2720-k-2a6b1acb5e4a