Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/907 E. 2026/3287 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/907
- Karar No
- 2026/3287
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1400 E., 2024/1700 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/19 E., 2024/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dava dosyasında davalı Hazine vekili ile birleşen dava dosyasında davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi/köyü çalışma alanında bulunan 32 33... parsel sayılı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak, Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dava dosyasının davacısı ... dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi 32 33... parsel sayılı taşımazda adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dava dosyasının davacısı ... dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi 32 33... parsel sayılı taşımazda adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dava dosyasının davacıları ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi 32 33... parsel sayılı taşınmazda müvekkilleri olan davacılar adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan ve 13.12.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun, ekindeki krokide (D) harfi ile gösterilen 6.113,87 m²lik kısmın tarla vasfı ile davacı ...'nun babası tarafından 40 yıl önce ormandan açılıp kullanıldığı ve bugün de ... tarafından kullanımın devam ettiği, dava konusu taşınmazın batısında bulunan ve 13.12.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 8.077,55 m²lik kısmın birleşen dava dosyasının davacıları ..., ... ve ...'ın 30 yıl önce ormandan açıp ilk yıllarında mısır ve daha sonra da kavak ağacı dikmek suretiyle kullandıkları, parselin geri kalan kısmının çalılık vaziyette olup keşifte alınan beyanlardan, birleşen dava dosyasının davacısı ...'in kullandığı iddia ettiği kısım olan, 13.12.2023 havale tarihli fen bilirkişisi raporunun ekindeki krokide (C) harfi ile gösterilen 5.377,80 m²lik kısmın çalılık vaziyette olduğu ve bu kısımda ...'in herhangi bir kullanımının olmadığı, öte yandan dava konusu taşınmazın tamamının orman sınırı dışına çıkartıldığı ve orman sınırı dışına çıkarma işleminin kesinleştiği, asıl dosyada Kadastro Müdürlüğünün de davalı olduğunun anlaşıldığı, fakat kısa kararda Kadastro Müdürlüğüne yönelik hüküm kurulmadığından kısa kararla gerekçeli kararın çelişkilli olmaması için asıl dava dosyasının davalısı Kadastro Müdürlüğüne yönelik hüküm oluşturulmadığı" gerekçesiyle, asıl dosya davacısı ... ile birleşen dosya davalıları ..., ... ve ...'ın davalarının kabulüne, birleşen dosya davacısı ... in davasının reddine, buna göre, 32 33... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 13.12.2023 havale tarihli raporunun ekindeki krokide (D) harfi ile gösterilen 6.113,87 m²lik kısmında yapılan kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile 32 33... parselden ifraz edilerek ayrı ada ve parsel numarası altında beyanlar hanesi "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca ... adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır." ve "Ali oğlu ... tarafından tarla olarak kullanılmaktadır." şerhleri ile doldurularak tarla niteliği ve 2/B vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, krokide (A) harfi ile gösterilen 8.077,55 m²lik kısmında yapılan kullanım kadastrosu tespitinin iptali ile 32 33... parselden ifraz edilerek ayrı ada ve parsel numarası altında beyanlar hanesi "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkartılmıştır." ve "1/3 hissesi ... kızı ..., 1/3 hissesi, ... oğlu ..., 1/3 hissesi ... oğlu ... tarafından kavaklık olarak kullanılmaktadır." şerhleri ile doldurularak kavaklık niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, krokide (A) harfi ile gösterilen 8.077,55 m²lik kısım ve (D) harfi ile gösterilen 6.113,87 m²lik kısım çıkartıldıktan sonra 32 33... parselin yüzölçümünün 10.775,87 m² olarak düzeltilerek tespit gibi ağaçlık niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili ile birleşen dava dosyasının davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dava dosyasının davacısı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yıllardan beri tarla olarak kullanıldığını, söz konusu yerin imar ve ihya edildiğini, ziraat bilirkişi tarafından alınan raporda gösterilen taşınmazın tarla vasfında ve çalılıklarla kaplı olduğunun belirtilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince sadece orman bilirkişisi tarafından hazırlanan raporun dikkate alındığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. 2. Asıl ve birleşen dava dosyasının davalısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 2/B çalışmalarının idari nitelikte işlemler olduğunu, mahkemenin idarenin yerine geçerek ve ifraz kararı vererek idarenin yerine işlem tesis etmesi yetkinin aşılması sonucunu doğuracağını, mahkemenin görevinin; idarenin işleminin hukuki denetimini sağlamak olduğunu, yapılan 2/B çalışmalarında taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına kaydedildiğini, bu çalışmalarda taşınmazların tarla vasfında değil, çalılık vasfında olduğunun anlaşıldığını; dosyaya sunulan orman bilirkişisi raporunda da taşınmazların halen dahi orman vasfını koruduğunu, çalılık ve orman özellikleri niteliğinde olduğunu belirttiğini, davada Kadastro Müdürlüğünün de vekili olduğu halde; (cevap dilekçesi iki kurum adına da verilmiştir), Kadastro Müdürlüğü yönünden hüküm tesis edilmemiş olmasının, davanın husumetten reddedilmemiş olmasının ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacıların kullanım hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına, Kadastro Müdürlüğü'nün davalı olarak gösterilmesinin temsilci de hata olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalısı Hazine vekili ile birleşen dava dosyasının davacısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden birleşen dosya davacısından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.