Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/990 E. 2026/3147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/990
- Karar No
- 2026/3147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/692 E., 2024/1254 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2023/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Yalova ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 46... (eski 1229 parsel) parsel sayılı 4.833,77 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 21.12.1935 tarihli ve 22 sıra ve 15.03.1932 tarihli ve 116 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden tarla vasfıyla davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1945 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, sonrasında 2012 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında evvelce sınırlaması yapılmış olan yerlerde aplikasyon ve evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulaması yapıldığı ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmediği, arazi kadastro çalışmalarının ise 766 sayılı Tapulama Kanunu kapsamında 1971 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Yalova ili ... ilçesi ... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının orman olduğu ve bu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırı içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın öncesi itibari ile orman olduğu gibi 1945 yılında 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 3116 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman kadastrosu çalışmaları sırasında, orman tahdit sınırları içinde bırakılmış ancak bilahare 5653 sayılı Kanun gereği maki tefriki yapılarak 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toprak tevzii komisyonunca dağıtımı yapıldığını, arazi kadastrosu çalışmaları da yapılarak kesinleştiğini, en son 2012 yılı içerisinde 40 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan ve 21.11.2012 tarihinde ilan edilen evvelce sınırlandırması yapılan yerlerde aplikasyon ve 2/B madde uygulamaları ile evvelce sınırlaması yapılmayan yerlerde orman kadastrosu yapılması çalışmaları sırasında özel orman statüsü verildiğini, ancak idarenin ilgili komisyonunca düzenlenen 13.12.2012 tarihli inceleme raporu ile özel orman olarak sınırlanan taşınmazların tamamının eğiminin %12 den fazla olduğunu, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, üzerlerinde herhangi bir zirai faaliyette bulunulmadığını ve halen eylemli durumu itibari ile Devlet ormanı niteliğini haiz olduklarını ve toprak tevzi komisyonlarınca dağıtımının yapılmasının hukuka aykırı olduğunun belirtildiğini, Yargıtay ilamı ve aynı yöndeki çok sayıda kararı esas alındığında bu sahanın Devlet ormanı olarak sınırlandırılması gerektiğinin belirtildiğini, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturması hukuken mümkün olmadığını, keşif sonucu teknik belgeler taşınmaza uygulandığında ve arazinin eylemli durumu değerendirildiğinde taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirleneceğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz ile ilgili 40 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 3302 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarının iptali ile Yalova ili ... ilçesi ... köyü 1 46... parsel sayılı taşınmazın bir kısmı Devlet ormanı niteliğine haiz olduğunu, taşınmazın davalılar ve davalılar murisi adına mevcut olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaza yönelik davalının müdahalesinin önlenmesine ve taşınmazın tapu kaydı üzerinde üçüncü kişi yada kurumlar lehine varsa mevcut şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın esasına girilmeden tapu iptali ve tescil istemi yönünden mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli Mahkemenin Yalova Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesini, Mahkeme aynı kanaatte değil ise yapılan ikinci orman kadastrosunun yok hükmünde ve tapu iptali ve tescil isteminin haksızlığı nedeniyle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2012 yılında 40 numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığınca yapılan ve dava konusu parsel yönünden eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen evvelce sınırlaması yapılmış ormanların aplikasyonu, sınırlaması yapılmamış yerlerde orman kadastrosu ve 2/B çalışmasına göre dava konusu ... köyü 1 46... parsel (eski 1229 parsel) sayılı taşınmazın ... Özel Ormanı-II'nin sınırları dışında kaldığı, koordinatlı haritasında (A) harfi ile gösterilen 223,81 m²lik kısmının 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit sınırları içinde kaldığı, yine koordinatlı haritasında (B) harfi ile gösterilen 4.609,96 m²lik kısmının 1945 yılında 1 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından yapılan orman tahdit çalışmasında 2878, 2879, 2880, 28 81... numaralı orman tahdit noktalarını birleştiren orman tahdit hattının gidiş yönüne göre sol tarafında Dumanlıdağ Devlet Ormanı sınırları dışında orman sayılmayan yer olduğu, taşınmazın özel orman olarak sınırlandırılmadığı ve davacının davasının sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "teknik bilirkişilerin raporunda çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün yörede 1948 yılında ilan edilerek kesinleşen orman tahdidinde orman sayılan yer olarak, (B) harfi ile gösterilen bölümünün ise orman sayılmayan yer olarak sınırlandırıldığı gibi taşınmazın (A) harfli bölümünün ... Özel Ormanı II sınırları içerisinde kalmadığı ve özel orman içerisinde değil Dumanlıdağ Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığının, her ne kadar haritada ... Özel Ormanı -II sınırları içinde gösterilmiş ise de tutanağında bu özel orman sınırları içerisine alınmadığının bildirilmesine, bilindiği üzere tutanak ile haritanın çelişmesi halinde çalışma tutanağına değer verilmesi gerektiği açık olmakla mahkemece de çalışma tutanağına değer verilerek hüküm kurulmasında, öte yandan elde ki dava konusuz kalmadığı gibi davanın sübuta ermediği belirlenmekle davanın reddi yönünde hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik bulunmamasına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman kadastro sınırları içinde Devlet ormanı olduğundan bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir iken davanın reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.