Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3389 E. 2026/4616 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3389
Karar No
2026/4616
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/121 E., 2026/450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/345 E., 2024/700 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Dava konusu bölüm, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1965 yılında yapılan kadastro çalışmalarında yol boşluğu olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.

Davacı vekili; ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan, sınırlarını dava dilekçesinde belirttiği yaklaşık 190, 00... 'lik taşınmaz bölümünün, davacının malik olduğu 295 06... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte kullanıldığını ileri sürerek imar-ihya, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.

Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu bölümün 1952, 1975, 1986, 19 98... yıllarına ait hava fotoğraflarında ekonomik amaca uygun olarak dava dışı 295 06... sayılı parselin devamı niteliğinde yan bahçe ve müştemilat olarak kullanıldığı, imar ve ihyasının tamamlandığı, arkeolojik sit alanında kalmadığı, kentsel sit alanında kaldığı, üzerinde kültür varlığının bulunmadığı, dava tarihinden geriye 20 yılı aşkın süredir eklemeli olarak davacı tarafın nizasız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. ve 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 148, 10... 'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalılar vekillerinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddine,

Ne var ki; TMK’nın 713/1. maddesine dayalı olarak açılan tescil davalarında davalı Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisinin aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yasal hasım durumunda olup yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacakları, karar ve ilam harcı ile yargılama giderlerinin davanın mahiyeti gereği davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmesi gerekirken tapusuz taşınmazın tescili davasında yasal hasım olan davalı Belediyeler aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmesi isabetsiz olup, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Ancak anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, tescil davasında yasal hasım olan davalılar Hazine, ... Belediyesi ve ... Belediyesi vekillerinin harca yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Alınması gereken 7.514,10 TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile 7.489,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına” cümlesinin yazılmasına, hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalılar ... Belediyesi ve ... Belediyesine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/3389, K. 2026/4616, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-3389-e-2026-4616-k-5844f4889f7a