Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3514 E. 2026/3208 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3514
- Karar No
- 2026/3208
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/33 E., 2025/24 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili 17.11.2011 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının, İstanbul ili ... ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan, dilekçesinde hudutlarını belirttiği taşınmazı 05.05.1973 tarihinde dava dışı üçüncü kişiden satın aldığını, taşınmazın 23.750 metrekaresinin 1365 parsel numarasıyla tapuda kayıtlı olduğunu, 51.250 metrekaresinin ise tapuya kayıtlı olmadığını, taşınmazda davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında davacının vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda verdiği dilekçelerde davanın reddini savunmuş; bilahare 23.01.2025 tarihli duruşmada ise, davanın reddiyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini beyan etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın imar planı sınırları içinde olduğunu ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2011/739 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından ibraz edilen 16.02.2016 tarihli rapor ve ekli krokide (B) harfiyle gösterilen 9.948,44 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 1.212,44 metrekare ve (D) harfiyle gösterilen 3.380,71 metrekarelik alanların, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi uyarınca davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 24.03.2016 tarihli ve 2011/739 Esas, 2016/238 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili davalılar Hazine ve ... vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2016/14777 Esas, 2019/824 Karar sayılı ilamıyla, "...'nın davaya dahil edilmesi gerektiği, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli olmadığı ve yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davacılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliklerinin hiçbir zaman kesintiye uğramadığını, 20 yıllık zilyetlik süresinin dolduğunu, taşınmazın, imar planına göre dahi kısmen tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığını, taşınmazın Sazlıdere Barajı havzası koruma alanında kalmasının davanın reddine gerekçe olamayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacılardan ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda, mahkeme kararına dayanak yapılan 1980 tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığını, 1/1000 ölçekle uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı dışındaki daha büyük ölçekli imar planlarının zilyetliği kesmeyeceğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğunu ancak taşınmazın Hazine adına tesciline ilişkin talepleri yönünden bir karar verilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazla ilgili olarak davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Bilindiği üzere, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Olağanüstü Zamanaşımı" başlıklı 713. maddesinin 6. fıkrasına göre, tapusuz taşınmazın tescili davalarında davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Eldeki davada, davalı Hazine vekili 23.01.2025 tarihli duruşmada, davanın reddiyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ettiği halde İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazinenin tescil talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bu yönüyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar ... vekili ile İlhan Akgün ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazının, yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.