Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1468 E. 2026/3195 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1468
Karar No
2026/3195
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/106 E., 2024/210 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kırklareli ili ... ilçesi ... köyünde 2003 yılında yapılan kadastro sırasında, 1 01... parsel sayılı 39.080,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili, taşınmazın zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; husumet ve sıfat yokluğu nedeniyle Hazinenin açmış olduğu davanın reddinin gerektiği, davayı Orman İdaresi açmamış olduğundan ve 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde sunduğu herhangi bir müdahale dilekçesi de bulunmadığından hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin14.05.2019 tarihli ve 2016/44 Esas, 2019/23 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.06.2023 tarihli ve 2021/12511 Esas, 2023/3677 Karar sayılı ilamıyla "Davacı Hazine vekilinin 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları bakımından; İlk Derece Mahkemesince bu taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, şöyle ki keşfe katılan bilirkişiler tarafından düzenlenen 14.06.2016 tarihli orman bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 1965 yılında yapılıp kesinleştiği, 2002 yılında bu orman kadastrosunun aplikasyonu ve 2/B çalışmaları yapıldığı, çekişmeli taşınmazın (a) harfi ile gösterilen 308,95 m² kısmının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen taşınmazın bu kısmı için de davanın reddine karar verildiği, bir yerde orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş, taşınmaz orman sınırları içinde kalmışsa o taşınmazın orman niteliğinin de kesinleşeceği, orman sınırı içinde kalan bu taşınmazların tapu kayıtlarının hukuki değerini yitirdiği ve zilyetlik yolu ile edinilmelerinin de mümkün olmadığından taşınmazın orman sınırları içinde kalan kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın (A) harfli kısmının kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı, (B) harfli kısmının ise orman tahdit sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve (B) kısmı için zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 01... parselin 30.06.2016 tarihli harita kadastro bilirkişisi raporunda koordinatları ile (A) harfi ile gösterilen 308,95 metrekarelik kısıma ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazinesi adına tapuya tesciline ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, orman parseline komşu olup ormandan açıldığını ve orman sayılan taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve orman sayılmayan yerlerden ise davalı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup olaşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1468, K. 2026/3195, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1468-e-2026-3195-k-b47306d4568f