Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4984 E. 2026/3197 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4984
Karar No
2026/3197
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/75 E., 2024/34 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Düzce ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 05... parsel sayılı taşınmaz 970 m² yüzölçümü ve fındık bahçesi vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş; 2 23... sayılı orman parseli için ise kadastro tutanağı düzenlenmeden 3402 sayılı Kanun'un 22/son maddesi gereğince tapuya aktarılarak orman vasfı ile Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; adına tespit edilen ... köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı, eksik yazılan bölümün ormanda kaldığı iddiasıyla dava açmış ve taşınmazın eksik kallan kısmının da adına tescilini talep etmiş; Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğundan bahisle davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli ve 2009/84 Esas, 2013/10 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ... köyü 2 23... parsel sayılı taşınmazın 01.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfiyle işaretli 11.752,16 m²lik bölümünün tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2015 tarihli ve 2014/10450 Esas, 2015/4732 Karar sayılı ilamıyla " orman tahdidinin kesinleştiği 1988 yılından davanın açıldığı 2008 yılına kadar 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü sürenin, olumsuz dava koşulu olup; tüm defi ve itirazlardan önce mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulması gerektiği, bu itibarla; mahkemece, 2 23... parsel sayılı taşınmazın tahdit sınırları içinde kalan kısmı yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine, 2 23... parsel sayılı taşınmazın tapuya aktarılmasından önce tahdit dışında kalan ve dava konusu yapılan bölümler yönünden ise tüm deliller toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava edilen taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; davacılar tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/3755 Esas, 2021/2019 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacılar tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 02.02.2022 tarihli ve 2021/14003 Esas, 2022/621 Karar sayılı ilamıyla " hükme esas alınan 05.08.2016 tarihli ek raporda, (P.2) numaralı orman içi ziraat parselinin sınırları olan 129, 1 30... numaralı orman sınır noktaları, davacı adına tespit ve tescil edilen 1 05... parsel sayılı taşınmazın çapı üzerine işaretlendiği, bu çapın dışındaki alan 2 23... sayılı orman parseli olarak belirtildiği ve dava edilen alanın da 2 23... sayılı orman parseli içerisinde kaldığının bildirildiği, oysa bozma ilamı öncesi alınan 10.12.2012 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, (P.2) numaralı orman iç parselinin bu kısmını 1 05... sayılı davacı adına kayıtlı parsel oluştururken bir kısım alanın da tescil harici olarak gösterildiği, ve davacı tarafından adına tescili istenen yerin, bu orman içi ziraat parselinde kalan (A) harfli tescil harici taşınmaz olduğu bildirildiği, bilirkişi raporları arasında, P.129, 1 30... numaralı orman sınır noktalarının farklı yerlerde göstermeleri nedeniyle oluşan çelişkiye rağmen mahkemece bu çelişki üzerinde durulmadığı,hükme esas ek raporda, yörede 4999 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında, 1988 yılında yapılan orman kadastrosundaki fenni hataları giderildiğinden bahsedilmiş ise de, her iki rapor arasındaki farklılığının nedeninin bu çalışma olup olmadığının açıklanmadığı, mahkemece de yörede bu şekilde bir çalışma yapılıp yapılmadığının araştırılarak bilirkişi raporları denetlenmeden hüküm kurulduğu, bu sebeple mahkemece yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ait taşınmazı ilgilendiren harita ve tutanakların tamamının dosyaya getirtilmesi dava edillen alanın konumunun bu haritalardaki yerinin belirlenmesi ve tescili istenen taşınmazın orman alanında mı yoksa iç ziraat parselinde mi kaldığı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin onama ilamının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 1 05... parselin 07.06.2023 tarihli fen bilirkişileri raporundaki krokide bitişiğinde olarak (C) harfi ile gösterilen 546,17 m²lik ve (D) harfi ile gösterilen 2.066,72 m² yerlerin tapu kaydının iptali ile 1 05... parsele eklenerek davacı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmediğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... idaresi vekili temyiz dilekçesinde; davacı mirasçılarının bir kısmının bazı duruşmalara katılmadığı ve davayı takip etmedikleri halde yargılama devamla hüküm kurulduğunu, dava kısmen kabul edildiği halde reddedilen kısım için hüküm kurulmadığını ve reddedilen kısım için vekalet ücretine hükmedilmediğini taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olup ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını davanın tamamının reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, orman sınırı dışında kalan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4984, K. 2026/3197, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4984-e-2026-3197-k-63655f851595