Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5247 E. 2026/3192 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5247
- Karar No
- 2026/3192
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/11 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 83... parsel sayılı 4.366,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tarla vasfıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı tarih ile tespit tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptalini ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taşınmazın 1991 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarının dışında kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 13.06.2023 tarihli ve 2021/12226 Esas, 2023/3675 Karar sayılı ilamıyla "davacı Hazinenin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı ancak bilirkişi raporlarına göre 19 79... hava fotoğrafları ile güncel durumunu gösterir uydu fotoğraflarında dava konusu taşınmazın kuzey kısmında komşu 2 85... sayılı orman parseline komşu olan kısımda ağaçlık bir alanın olduğu, bozma ilamı öncesinde ağaçlık olarak görünen kısım için bozma ilamı öncesi alınan orman bilirkişisi ek raporunda orman sayılan yer olarak belirtildiği, bozma sonrası alınan raporda ise bu koyuluğun çalı türü orman bitki örtüsü olduğu belirtilmişse de hava fotoğraflarının incelenmesinde taşınmazın bu kısmının komşu orman parseli ile aynı görüntüde olduğu çalı olduğuna ilişkin bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığı bu sebeple İlk Derece Mahkemesince keşfe katılan bilirkişilerden ek rapor alınarak bu kısım için davanın kabulüne kalan kısımlar için davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları arasında çelişki olduğunu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup ormanların zilyetlik yolu ile kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 19. maddesinin (b) bendine göre dava konusu taşınmazın kuzeyinde bulunan ağaçlık alanın 3 hektardan küçük olması nedeni ile orman sayılmayan yer olarak kabulünün gerekli olduğu, dava konusu 4.366,16 m² yüzölçümlü 1 83... parsel sayılı taşınmazın kuzey bölümünde bulunan ve 261,60 m² yüzölçümlü ağaçlık kısmının Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 19. maddesinin (b) bendine göre parsel bazında 3 hektardan küçük olması nedeni ile orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de; delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 19. maddesinin (b) bendinde “Tapulu yerlerde bulunan ve tabii olarak veya ekim dikim yoluyla yetiştirilmiş ağaçlık alanlar parsel bazında değerlendirilir. Ağaçlık alan; üç hektardan küçük olması halinde orman sayılmayan yer, üç hektar veya daha büyük olması halinde ise mülkiyet durumu esas alınmak suretiyle Devlet ormanı, amme müesselerine ait orman ya da hususi orman olarak sınırlandırılır" hükmünün bulunduğu, söz konusu hükmün uygulanması için taşınmazın tapulu olması gerektiği ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydına dayanılarak tespit edilmediği gibi davalıların da herhangi bir tapu kaydına dayanmadıkları, bu sebeple söz konusu hükmün somut olaya uygulanabilirliğinin bulunmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü anlaşılmıştır. Bu sebeple uyulmasına karar verilen bozma ilamında belirtildiği gibi; bilirkişi raporlarına göre 19 79... hava fotoğrafları ile güncel durumunu gösterir uydu fotoğraflarında dava konusu taşınmazın kuzey kısmında kalan ve komşu 2 85... sayılı orman parseline bitişik olan kısımdaki ağaçlık alan için fen bilirkişisinden alınacak ek rapor ile bu kısmın yüzölçümü ve koordinatlarının belirlenmesi ve bu kısım için davanın kabulüne, taşınmazın kalan kısmı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.