Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1359 E. 2026/1441 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1359
Karar No
2026/1441
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2023/1359

KARAR NO:2026/1441

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:04/04/2023

NUMARASI:2021/653 Esas - 2023/220 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:10/10/2019

İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/09/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı şirketten 21.09.2019 tarihinde 3.500 lt motorin alımı yapıldığını, yakıtın müvekkilinin fabrikasındaki akaryakıt tankına konulduğunu ve buradan araçlara doldurulduğunu, yapılan dolumdan sonra araçların arıza ışıklarının yanarak faaliyetinin durduğunu, yakıt boşaltılmasına rağmen... plakalı çekiciye daha fazla hasar görmemesi için aracın park halinde bırakıldığını,... ile iletişime geçildiğini, ... tarafından 21.09.2019 tarihinde numune alındığını ve incelemenin devam ettiğini belirterek, davalı tarafından teslim edilen motorinin ayıplı olduğunun tespiti ile akaryakıtın yenisi ile değiştirilmesine, aksi halde yakıtın davalı tarafça alınarak yakıt tankının temizlenmesine,motorinin ayıplı olduğu tespit edildiğinde, bundan kaynaklı olarak müvekkili şirkete ait... plakalı çekicide meydana gelen arıza ile ilgili olarak bakım ve tamir masrafının şimdilik 1.000-TL'sinin 21.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, aracın 21.09.2019 tarihinden itibaren kullanılamaması nedeni ile mahrum kalınan kazanç olarak şimdilik 100-TL'nin 21.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; davacının bahse konu akaryakıtın bedelini ödemediğinden, akaryakıtın yenisi ile değiştirilmesi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, yakıtın ayıplı olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğu gibi, araç arızası ile arasında illiyet bağı bulunmadığını, olay günü davacı şirketin yakıt tankına doldurulan akaryakıt ayıplı olmayıp, dolum öncesinde akaryakıt tankında zaten mazot yerine bol miktarda su bulunduğunu, ... görevli personeli tarafından olay günü olan 21.09.2019 tarihinde yakıtı gönderen istasyonun deposu ile davacı şirketin yakıt tankından ve aracından alınan numuneler üzerinde yapılan analiz sonucunda, müvekkilinden alınan numunenin teknik düzenlemelerde yer alan özelliklere uygun olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketin yakıt tankından alınan numunenin yoğunluk ve kükürt oranları teknik düzenleme sınırları içinde bulunmasına rağmen, su oranı maksimum %0,02 olması gerekirken %0,691 olarak bulunduğunu, davacının aracından alınan numunede ise yoğunluk oranı maksimum 845 kg/m3 olması gerekirken 996,2 kg/m3 olarak bulunduğunu, sonuçta araçtan alınan numune yüksek oranda su içerdiği için gerekli testlerin yapılamadığını ve uygunsuz olarak raporlandığını, davacının yakıt tankı ile taşıtın deposundan alınan numunelerin aynı özelliklere sahip olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin temin ettiği akaryakıt tüm değerlere uygun olduğu halde, davacının depo ve aracında bulunan yakıtta aşırı miktarda su bulunduğunu, araçta meydana gelen arızanın o gün yapılan dolum ile nedensellik bağı bulunmayıp, arızanın sebebinin aracın defalarca yağlama özelliği olmayan yakıt alması olduğunu, davacı tarafça arabulucu aşamasında sunulan servis yazısında durumun belirtildiğini, birden çok aracı bulunan davacının tek yakıt tedarikçisinin müvekkili olmadığını, aracın farklı yerlerden yakıt aldığını, aracın 21.09.2019 tarihinden servis girdiği 25.11.2019 tarihine kadar olan dönemde kullanılıp kullanılmadığının belli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; eldeki davada ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının davalıdan aldığı yakıtın ayıplı olduğunu ispat etmesi gerektiği, yapılan keşif neticesinde düzenlenen ek ve kök raporda, kirlenen mazotun tamamen depolama koşullarından yani tanktan kaynaklanmakta olduğu,davacı tarafın tank temizliğine gerekli özeni göstermemesinin sorumluluğunun davalı tarafa yükletilemeyeceği, dava konusu yakıtta bir ayıp bulunmadığı, dolayısıyla davalının sorumluluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; davalıya yakıt tedarik eden ... şirketinin olay tarihinde aldığı numunelerin bilirkişilerce incelenmediğini, incelemenin öncelikle bu numuneler üzerinde yapılması gerektiğini,bilirkişi raporunda müvekkili şirkete ait yakıt tankının yakıt depolamaya uygun olmadığı,yakıt kaynaklı bir ayıp olmadığı yönündeki tespitin tahmine dayalı olduğunu, bilirkişi raporunda depodan basit ve ilkel yöntemlerle yakıt alınamadığı belirtilmiş olup, bu tespitin de bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu gösterdiğini, bu hususta keşif esnasında ya da daha sonra mahkemeye bilgi verilerek çözüm bulunması mümkünken, numune alınamadığı gerekçesiyle gerekçesiz tespitler yapıldığını,laboratuvar ortamında analiz yapılmadan akaryakıtın ayıplı olmadığını tespit eden raporun teknik bir rapor gibi değerlendirilip hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda yakıt tankının dışının paslı olması nedeniyle içinin de paslı olacağı belirtilmiş ise de, yakıt, su vb. maddelerin depolanması için kullanılan tankların dış kısmının imalatı ile iç kısmının imalatının farklı olduğunu ve iç kısımlarının daha dayanıklı maddelerden yapıldığını, dışındaki pis, paslı, kırık vb. olumsuzlukların tankların iç kısmına bir etkisi olmadığını,tankın musluğundan alınan yakıtın renginin değişik olduğu belirtilmiş ise de, uzun bekleme süresi sonrası dibe çöken tortuların renk değişikliğine sebep olduğunu, tank musluğundan yani dipten alınan numune ile bir tespit yapılması mümkün olmayıp, tankın içinin görülmesi ve tankın içinden numuneler alınması gerektiğini, ayrıca bilirkişiler tarafından yakıtın tanka boşaltıldığı 21.09.2019 tarihi ile 25.02.2022 olan keşif tarihi arasındaki 3 yıllık sürede yakıtın ne kadar bozulacağının dikkate alınmadığını, davalının 24.12.2018 tarihinden 21.09.2019 olay tarihine kadar düzenli olarak her ay davalı şirketten yakıt aldığını, bu durumda sadece 21.09.2019 tarihinde alınan yakıt nedeniyle müvekkili şirket aracının zarar görmesinin dahi ayıplı akaryakıt teslim edildiğine karine olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, ayıplı olduğu iddia edilen akaryakıt satışı sonucu uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafından davalıdan 21.09.2019 tarihinde 3.500 litre motorin satın alınarak işletmesinde bulunan yakıt tankına konulduğu, davacı tarafça yakıtın ayıplı olduğunun bildirilmesi üzerine aynı tarihte dağıtıcı şirket görevlisi tarafından davacının yakıt tankı ile... plaka sayılı aracı ve davalı satıcı deposundan yakıt numuneleri alındığı, alınan numuneler üzerinde dağıtıcı ... tarafından yapılan 23.09.2019 tarihli analiz raporunda; davalı satıcıdan alınan numunelerin standartlara uygun olduğu, davacı şirketin yakıt tankından alınan numunenin yoğunluk ve kükürt oranlarının standartlara uygun olduğu, ancak en fazla %0,02 olması gereken su oranının %0,691 olduğu,aracın deposundan alınan numunede ise yoğunluk oranı maksimum 845 kg/m3 olması gerekirken 996,2 kg/m3 olduğu, ayrıca ürünün sulu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporunda; 25.02.2022 keşif tarihi itibariyle davacının yakıt tankının korozyona uğramış durumda olduğu, tank musluğundan alınan numunede görülen pas kırıntılarının tankın iç kısmının korozyona uğradığını gösterdiği, ...'da analiz yapılabilmesi için 2 litre numune gerekli olup, 30.000 litrelik tankın 3.500 litre ile ancak 10 cm hacimde olduğu ve bu nedenle yeterli numune alınamadığı,EPDK numune alma yönetmeliğine göre de tankın dip, orta ve üst numunelerinin paçallanarak alınması gerektiği, ancak tank tabanındaki yaklaşık 10 cm'lik yakıttan yönetmeliğe uygun şekilde numune alınamadığı, tankın içinde mazot buharı bulunduğundan içine girilmesinin tehlikeli olduğu, davacı tarafından sunulan irsaliyelerden anlaşılacağı üzere olay tarihinde tankta yok denecek kadar az yakıt bulunduğu ve pompa ile çekilirken tabandaki sulu ve kirli yakıtın araca doldurulduğu,dağıtıcı şirketlerin dolum tesislerinden aldıkları ürünleri kontrolden ve filtrasyondan geçirdiği somut olayda kirlenen mazotun tamamen depolama koşullarından yani tanktan kaynaklandığı, buna göre satış konusu akaryakıt ayıplı olmadığı için davacının tazminat talep edemeyeceği bildirilmiştir.Somut olayda satılan akaryakıtın ayıplı olduğunu ispat yükü davacı üzerindedir.Olay tarihinde alınan numuneler üzerinde dağıtıcı şirketçe yapılan analiz sonuçlarına göre, satışı yapan bayinin deposundaki yakıt standartlara uygun olup, davacının yakıt tankı ve aracından alınan numunelerde ise ortalamanın çok üzerinde su tespit edilmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan 25.02.2022 yapılan keşifte bilirkişilerce tank musluğundan alınan numunede korozyona bağlı pas parçacıkları tespit edilmiş olup, yakıtın tank zemininde yaklaşık 10 cm yüksekliğinde olması nedeniyle analiz için yeterli numune alınmasının mümkün olmadığı, ayrıca tankın içine girilmesinin de mazot buharı nedeniyle tehlikeli olduğu bildirilmiştir.Bu durumda tank içerisinden numune alınması mümkün olmadığı gibi, dava konusu yakıtın satış tarihinden keşif tarihine kadar geçen yaklaşık 2,5 yıl süreçte tankın durumu ve başkaca yakıt vs. konulup konulmadığı da belirsiz olduğundan, 2,5 yıl sonra alınacak numuneler üzerinde yaptırılacak analiz sonucu düzenlenecek raporun hükme esas alınması da mümkün olmayacaktır.Davacının yakıt tankı 30.000 litre kapasiteli ve davalıdan alınan yakıt 3.500 litre olup, yakıtın tank zemininde yaklaşık 10 cm yüksekliğinde olduğu sabittir. Bilirkişi kurulunca da davacı tarafça sunulan irsaliyelerden anlaşılacağı üzere olay tarihinde tankta yok denecek kadar az yakıt bulunduğu ve pompa ile çekilirken tabandaki sulu ve kirli yakıtın araca doldurulduğu tespitleri yapılmıştır. Davacı tarafından sadece davalıdan akaryakıt satın alındığı ve söz konusu tanka sadece davalıdan satın alınan yakıtın doldurulduğu ispatlanabilmiş değildir.Yakıtın tank tabanında çok az yükseklikte yer kapladığı, bu nedenle pompa ile çekilirken zamanla tank tabanında birikmiş olan su korozyondan kaynaklanan pas parçacıklarının yakıta karıştığı tespit edilmiş olup, bu durumun davacı tarafça satışı yapılan yakıttan kaynaklandığı ispat edilememiştir.Açıklanan nedenlerle,davacı tarafça davalıdan satın alınan yakıtın ayıplı olduğu ispat edilememiş olmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1359, K. 2026/1441, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1359-e-2026-1441-k-b249aad2bc5a