Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1519 E. 2026/1623 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1519
Karar No
2026/1623
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1519

KARAR NO:2026/1623

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/05/2023

NUMARASI:2022/111 Esas - 2023/426 Karar

DAVA:İtirazın İptali

DAVA TARİHİ:21/02/2022

İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/10/2026

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; müvekkili ... isimli firmanın sahibi olup, davalı ile yapılan anlaşma gereğince davalının adresinde ... isimli restorantın mutfak ve mutfak ekipmanları ile diğer araç gereçlerin tedarikini yaptığını, bu satışa ilişkin düzenlenen 49.517,46-TL ve 205.083-TL tutarlı faturaların davalıya 26.08.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıdan 23.09.2021 tarihli ihtarname ile ödeme istenildiğini, davalının ise icra dosyasına yaptığı itirazında aradaki hukuki ilişkiyi reddettiğini, bahsi geçen faturadaki malların satışına istinaden müvekkili çalışanı ... ile davalı arasında bu konuya ilişkin whatsapp yazışmaları yapıldığını ve sipariş onayının bu yolla verildiğini, davalının borcu ödememesi üzerine aleyhine İstanbul 19. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının ekstra işler için kısmi ödeme yapmasına rağmen aradaki ilişkiyi reddettiğini, bu kapsamda davalı tarafından müvekkilinin muhasebecisi ...'ın hesabına 06.05.2021 tarihinde 50.000-TL ödeme yapıldığını, davalının sosyal medya hesabındaki işletmesine ait fotoğraflarda müvekkilinden aldığı ürünlerin bulunduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; taraflar arasında hiç bir hukuki ilişki bulunmadığını, taraflar arasında bir sözleşme olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının dayandığı Whatsapp yazışmalarının hukuka uygun delil olmadığını, bu yazışmaların davacı ile değil ... isimli inşaat ustası olduğunu bildikleri şahısla yapıldığını, bu sebeple davacının gönderdiği faturalara karşılık 27.08.2021 tarihli iade faturaları düzenlenerek 31.08.2021 tarihli ihtarname ekinde gönderildiğini, fatura içeriği ürünlerin teslim edildiğini davacının ispatlaması gerektiğini, dükkanını yenilemek isteyen müvekkilinin ... ile anlaştığını, bu kişinin dükkanın yenilenmesi için 12.04.2021-20.06.2021 tarihleri arasında çalıştığını, ancak yenilemeyi bitiremediğini, yenileme için taahhüt edilen malzeme yerine daha düşük kaliteli malzeme kullanıldığını, bu kişinin işi yarım bırakarak aldığı ödemeleri de iade etmediğini, ...'un ücretleri eşi olarak tanıttığı ...'ın hesabına yollattığını, ayrıca ...'ya elden ödeme de yapıldığını, ...'un kendilerine bir firmada çalıştığını belirtmediğini, Whatsapp yazışmalarının da bu kişi ile yapıldığını, davacının kabul ettiği ödeme tutarını düşmeden dava açtığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davacının, davalı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında fatura konusu mutfak ürünlerini davalıya teslim ettiğini ispat etmekle yükümlü olduğu, davalının davacı tarafından kesilen faturalara itiraz ederek iade etmesi, davacının muhasebecisine yapılan ödemenin ve davalı ile dava dışı ... arasında yapılan yazışmaların taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterli olmaması,...'un davacı çalışanı olduğunu gösterir delil bulunmaması, davacının verilen kesin sürede yemin metnini ibraz etmemesi ve iddiasını ispata yarar başkaca delil sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine,davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; davalının müvekkili çalışanı ... ile yaptığı whatsapp yazışmaları ile sipariş ve sipariş onayı verdiğini, faturalardaki mallara ilişkin yine müvekkilinin çalışanı ...'ın hesabına 06.05.2021 tarihinde 50.000-TL ödeme yaptığını,alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan 196.600,46-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, kısmi ödeme yapan davalının bakiyeyi ödememek için kötü niyetli davrandığını, müvekkilinin çalışanı ...'un davalı ve oğlu ... ile Whatsapp üzerinden yazışarak sipariş aldığını, malların teslim edildiğini kabul eden davalının ...'a da ödeme yaptığını da kabul etmediğini, bu durumda davalının malların bedelini ödemediğinin ortaya çıktığını, müvekkilince tedarik edilen tüm ekipmanların halen davalının iş yerinde kullanıldığını, davalının ... ile anlaştığını beyan etmesine karşılık bu kişinin beyanı alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu,mahkemece whatsapp yazışmalarının değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Somut olayda; davacı tarafça davalı aleyhine 24.08.2021 tarihli 49.517,46-TL tutarlı ve 205.083-TL tutarlı faturalara dayalı olarak ilamsız takip başlatılmış olup, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekir.Fatura sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Bu durumda sözleşmesel ilişkiyi, faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ve faturaların da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini ispat yükü satıcı olan davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının kestiği aynı tutarlı iade faturalarının davacının defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturaların davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, ancak davalının düzenlediği iade faturaları ile davacıya ait cari hesapta bakiye kalmadığı, faturaların her iki tarafça da BS ve BA formlarıyla beyan edildiği, SGK kayıtlarına göre ...'ın davacı iş yerinde 08.08.2021-23.11.2021 tarihleri arasında çalıştığı, ...'un çalıştığına dair ise bilgi bulunmadığı, ...'ın hesabına yapılan ödemenin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, toplam 254.600,46-TL fatura tutarından 50.000-TL ödemenin düşülmesi sonucunda davacının davalıdan bakiye 196.600,46-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.Davacı tarafça takip dayanağı faturalar konusu malların davalıya teslim edilmesine rağmen davalının kısmi ödeme yaptığı, bakiye fatura bedelini ödemediği ileri sürülmüştür. Davalı vekili ise taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığı, müvekkilinin iş yerinin yenilenmesi için davacı ile değil ... isimli inşaat ustası ile anlaştığı, bu kişinin de ödemeyi eşi olarak tanıttığı ...'ın hesabına yollattığı, ayrıca ...'ya elden ödeme de yapıldığı savunulmuştur. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme yoktur. Davalı vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin iş yerinin yenilenmesi için ... ile anlaştığı, yenileme için taahhüt edilenden daha düşük kaliteli malzeme kullanıldığı beyan edilmekle, faturalar konusu malların teslim edildiği kabul edilmiştir.Nitekim faturaların davalı tarafça BA beyannamesi ile vergi dairesine beyan edilmiş olmakla, faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği sabittir. Davalı tarafça iş yerinin yenilenmesi için dava dışı ... ile anlaşıldığı ileri sürülmüş olsa da, buna ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Yine davalı tarafça 50.000-TL ödeme yapılan ...'ın da davacının çalışanı olduğu tespit edilmiş olmakla, davalının davacı ile ticari ilişkisinin bulunmadığı yönündeki savunması yerinde değildir. Davacı tarafça düzenlenen faturalar toplamı 254.600,46-TL olup, bu tutardan davalının yaptığı 50.000-TL ödemenin düşülmesi sonucunda davacı davalıdan bakiye 204.600,46-TL alacaklıdır. Davacı tarafça davalıya keşide edilen 23.09.2021 tarihli ihtarname ile borcun 3 iş günü içinde ödenmesi talep edilmişse de, ihtarnamenin tebliğ şerhi sunulmadığından işlemiş faiz talebi kanıtlanamamıştır. Bu alacağın varlığı kanıtlandığından davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Diğer yandan faturaya dayalı alacak likit nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuştur. Reddedilen kısım bakımından ise dava dilekçesinde kendisine 50.000-TL ödeme yapıldığını kabul eden davacının, yapılan bu ödeme tutarını alacaktan mahsup etmeyerek tüm fatura bedeli üzerinden takip başlatmakta kötü niyetli olduğunun kabulü gerekmekte olup, kötü niyet tazminatı talep koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne, fazla istemin reddine" karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/05/2023 Tarih 2022/111 Esas, 2023/426 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davalının İstanbul 19. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 204.600,46-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa davacının talebiyle bağlı kalınarak takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine,Kabul edilen alacağın %20'si oranında hesaplanan 40.920,09-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen alacağın %20'si oranında 10.000-TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine."İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 13.976,25-TL nispi karar ve ilam harcından 4.362,95-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 9.613,30-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 4.443,65-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti ve 203,50-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.703,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.365-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davalı lehine taktir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 263-TL'sinin davacıdan, kalan 1.057-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafça yapılan 131-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 105-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1519, K. 2026/1623, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1519-e-2026-1623-k-5298727bd997