Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1343 E. 2026/1446 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1343
Karar No
2026/1446
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1343

KARAR NO:2026/1446

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:25/10/2022

NUMARASI:2021/18 Esas - 2022/695 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:11/01/2021

Birleşen İstanbul 1. ATM'nin 2021/289 Esas, 2021/490 Karar Sayılı Dosya;

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:20/04/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/09/2026

Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen kararın asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Asıl davada Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 16.12.2016 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının 27.08.2020 tarihli ihtarname ile haklı ve mücbir sebep olmaksızın bayilik faaliyetlerini sözleşme süresi sona ermeden önce durdurduğunu, taraflar arasında akdedilen 16.12.2016 tarihli çerçeve protokolün 13/c maddesinde davalının anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde fesih tarihinde 200.000-USD tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, bu cezai şart bedelinin 88.643,58-TL’lik kısmının müvekkilince düzenlenen 29.09.2020 tarihli fatura karşılığı davalı tarafça ödendiğini, ancak bakiye kısmın ödenmediğini belirterek, şimdilik 2.000-USD cezai şart alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı faizi esas alınarak, fiili ödeme tarihindeki TCMB döviz kuru karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; taraflar arasındaki 16.12.2016 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli bayilik ilişkisinin, davacı tarafın sözleşmeye ve taraflar arasındaki ticari ilişkiye aykırı davranması sonucu sona erdiğini, müvekkilinin 2020 yılı Haziran ayında dava konusu istasyona ilişkin sözleşmeyi, mal tedarikindeki sıkıntıdan ve çalışma şeklinden dolayı feshetmek istediğini davacı şirket yetkililerine ilettiğini, ancak davacı tarafça, Ege Bölgesinde başka bir istasyon üzerinden bayilik sözleşmesi yapılması teklifi üzerine müvekkilince 06.07.2020 tarihinde başka bir ... istasyonu kiraladığını, ancak davacının sözleşme yapılmasından vazgeçtiğini, müvekkilinin bu yeni ... istasyonu için 300.000-TL kira bedeli ödeyerek zarara uğradığını ve bu zararının giderilmesini talep ettiğini, davacı şirketin ise müvekkili şirketin zararını karşılamadığı gibi nakit ödeme yapmasına rağmen istediği zamanda istediği tutarda ... alamadığını, ayrıca davacı şirketin mevcut 5 yıllık bayilik süresinin kalan süresi 17 ay iken herhangi bir yatırım yapmak istemeden, sözleşmeyi 5 yıl daha uzatmak için müvekkili şirkete baskı yapmaya başladığını, yeni 5 yıllık bayilik yapmak istemeyen müvekkil şirketi cezalandırmak için Ağustos 2020'den itibaren müvekkili şirketi ticari yönden baskı altına almaya çalıştığını ve müvekkili şirkete mal vermeyerek çalışma şartlarını zorlaştırdığını, devam eden süreçte davacının 11.155-TL'lik mal bedelini uhdesinde tuttuğunu ve müvekkili şirkete iade etmediğini, müvekkilinin haklı sebeplerle sözleşmeyi fesih etmek zorunda bırakıldığını, devam eden süreçte de davacının sözleşmeye aykırı şekilde ve hiç bir alacağı olmadığı halde müvekkilinin verdiği 150.000-TL tutarlı banka teminat mektubunu nakde çevirdiğini ve müvekkilince talep edilmesine rağmen bu bedeli iade etmediğini, davacının 88.643,18-TL tutarlı 29.09.2020 tarihli cezai şart faturasına müvekkilince süresinde itiraz edildiğini, yine davacının düzenlediği 31.08.2020 tarihli 26.973,42-TL tutarlı yatırım katılım bedeli açıklamalı faturanın da iade edildiğini, bayilik sözleşmesinde yer almayan cezai şartın ön protokole dayalı olarak talep edilemeyeceğini, söz konusu hüküm genel işlem şartı niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, talep edilen cezai şartın müvekkilinin ekonomik yönden mahvına neden olacağını, ayrıca davacının cezai şart talebinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA:Davacı ... vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 16.12.2016 tarihinde beş yıl süreli standart otogaz bayilik sözleşmesi, protokol, ürün alım taahhütnamesi ve ticari koşullara ilişkin sözleşmelerin imzalandığını, ancak davalının 27.08.2020 tarihli ihtarname ile haklı ve mücbir sebep olmaksızın bayilik faaliyetlerini sözleşme süresi sona ermeden sona erdirdiğini, taraflarca imzalanan otogaz bayilik protokolünün 13.c maddesinde davalının, anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde fesih tarihinde 100.000-USD tutarında cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, kaldı ki davalının protokolün 13.b maddesi gereğince de süresinden önce fesih halinde müvekkilinin uğrayacağı tüm zararları karşılamayı da kabul ve taahhüt ettiğini belirterek, şimdilik 2.000-USD cezai şart alacağının sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek kamu banklarının bir yıl vadeli kredilere uyguladığı faiz esas alınarak, fiili ödeme günü tarihindeki TCMB döviz kuru karşılığı hesap edilecek Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; Asıl davaya verdiği cevap dilekçesindeki vakıaları tekrar ederek davacının sözleşmeye aykırı şekilde ve hiç bir alacağı olmadığı halde müvekkilinin verdiği 150.000-TL tutarlı banka teminat mektubunu nakde çevirdiğini ve müvekkilince talep edilmesine rağmen bu bedeli iade etmediğini, bayilik sözleşmesinde yer almayan cezai şartın ön protokole dayalı olarak talep edilemeyeceğini, söz konusu hüküm genel işlem şartı niteliğinde olduğundan geçersiz olduğunu, talep edilen cezai şartın müvekkilinin ekonomik yönden mahvına neden olacağını, ayrıca davacının cezai şart talebinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; taraflar arasında 16/12/2016 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ve aynı tarihli çerçeve protokol akdedildiği ve bunlara ilave olarak ürün alım taahhütnamelerinin düzenlendiği, davalı tarafça davacıya gönderilen 27/08/2020 tarihli ihtar ile sözleşmelerin feshedildiğinin bildirildiği, fesih gerekçelerinin de ihtar içeriğinde yazılı olduğu, protokolde sözleşmenin feshi halinde 200.000-USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiği ve sözleşmenin bitimine 17 ay kala davalı tarafça feshedildiği, davalının ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde, davalının davacıya bakiye 30.461,81-TL borçlu göründüğü, sözleşmenin süresinin bitimine 17 ay kala feshedilmesinden ötürü hesap edilen cezai şartın 422.166,24-TL olduğu, davalının sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre zarfında alım taahhütnamesinde belirtilip tarafların kabulünde olan gaz ve ... miktarından daha fazla alım yaptığı hususlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ise, davacının davalı tarafa 29/09/2020 tarihinde erken fesih kısmı ceza şart bedeli açıklamalı 88.643,58-TL tutarında fatura düzenlediği, bu faturanın 29/09/2020 tarihinde davalı tarafından ödendiği, davalının sözleşmeler kapsamında davacıya verdiği 29/08/2017 tarihli 150.000-TL bedelli teminat mektubunun 01/09/2020 tarihinde davacı tarafça nakde çevrildiği ve cari hesaptan mahsup edildiği, davalının 01/09/2020 tarihi itibariyle 124.909,79-TL tutarında davacıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve protokolün eki niteliğindeki alım taahhütnamesine göre davalının davacıdan yıllık 750.000 lt ...ve aynı miktarda ... almayı taahhüt ettiği, buna karşılık 4.127.073 lt ...ve 5.078.382 lt ... alımı yaptığı, bununla birlikte davacının cezai şart için düzenlediği 29/09/2020 tarihli 88.643,58-TL bedelli faturanın davalı tarafça davadan önce ödendiği, davalının sözleşme kapsamında verdiği teminat mektubunun davacı tarafça nakde çevrilmiş olduğu, davacı asıl davada ... bayilik sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle cezai şart talep etmiş ise de, davacı ve davalı kayıtlarında yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davalının her iki sözleşme süresinin tamamı için taahhüt ettiği alımın çok üzerinde bir alım yaptığı ve bu nedenle davacının cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce feshinin geçerli nedene dayanmadığının tespit edilmişken, mahkemece davalının ürün alımlarının yüksek olduğu gerekçe gösterilerek cezai şart taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili ... ... yönünden 16.12.2016 tarihli çerçeve protokolün 13.c maddesinde, bayinin sözleşmeleri süresinden önce feshetmesi halinde 200.000-USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, müvekkili ... yönünden ise otogaz bayilik protokolünün 13.c maddesinde aynı durumda bayinin 100.000-USD cezai şart ödeyeceğinin belirtildiğini, protokoller bayilik sözleşmelerinin eki ve ayrılmaz bir parçası olarak imzalandığını , fazla ürün satışı yapılmasının cezai şart alacağının talep edilemeyeceğinin gerekçesi olarak kabul edilemeyeceğini, erken fesihten kaynaklanan cezai şart ile eksik ürün alımından kaynaklanan cezai şartın farklı kavramlar olduğunu,cezai şart alacağının doğmasının fatura düzenlenmesi şartına bağlı olmadığını, dolayısıyla cari hesapta söz konusu borcun işlenmemiş olmasının, müvekkillerinin sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini, cari hesap bakiyesinden kalan kısım kadar cezai şart faturası düzenlenerek, teminat mektubu bedeli olan 150.000-TL'nin müvekkili ... ... tarafından tahsil edildiğini, cezai şart faturasının kısmi düzenlenme sebebinin, mektuptan kalan kısım kadar faturalandırma yapılmış olması olduğunu, banka teminat mektubu bedelinin bir kısmının ariyet sökümünden ve yatırım bedeli iadesinden olan alacaklar için, kalan kısmının da işbu davada talep ettikleri cezai şart alacağının bir kısmı için usulüne uygun şekilde mahsup edildiğini, 88.643,58-TL karşılığı 11.315,53-USD tutarında kısmi cezai şart bedeli faturası düzenlenmesinin sebebinin, mektuptan kalan bakiyenin bu tutarda olmasından kaynaklandığını, teminat mektubu ilişkisinin tarafı ... ... olup, birleşen davada davacı ...'a cezai şart ödenmediğini, davalının iddialarının aksine ...'den yüksek miktarda hibe ve bayilik teklifi aldığı için sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini ve 27.08.2020 tarihinde bayilik ilişkisini sonlandırıp 10.09.2020 tarihinde dava dışı ... ile bayilik ilişkisi kurduğunu belirterek, kararın kaldırılarak asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Somut olayda; davacılar ile davalı arasında 16.12.2016 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi, çerçeve protokol, aynı tarihli otogaz bayilik sözleşmesi ve otogaz bayilik protokolü akdedildiği, tüm sözleşme ve protokollerin davalı bayi tarafından keşide edilen 27.08.2020 tarihli iki ayrı ihtarname ile pandemi sürecinde destek verilmediği, vadeli alım konusunda verilen sözlerin yerine getirilmediği, bayiliğin başka bir istasyonda kalan 17 aylık süre yerine 5 yıl olarak devamı konusunda mecbur bırakılmaya çalışıldığı ve verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle feshedildiği anlaşılmaktadır.Taraflarca imzalanmış olan ... bayiliğine ilişkin çerçeve protokolün 13. maddesinde, bayinin protokol, anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde, fesih tarihinde 200.000-USD tutarında cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği; otogaz bayilik protokolünün 13. maddesinde de aynı hükmün yer aldığı ve ödenecek cezai şart tutarının ise 100.000-USD olarak belirlendiği görülmüştür.Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında; davacının ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalıya 29.09.2020 tarihinde kısmi cezai şart açıklamalı 88.643,58-TL tutarlı fatura düzenlendiği ve davalı tarafça verilmiş olan 150.000-TL tutarlı banka teminat mektubunun davacı tarafından 01/09/2020 tarihinde nakde çevrilerek davalı tarafa ait cari hesaptan mahsup edildiği, 88.643,58-TL cezai şartın 29.09.2020 tarihinde 11.315,53-USD'ye karşılık geldiği, davacı tarafından düzenlenen 23/09/2020 tarihli 23,256,97-TL tutarlı ve 25/09/2020 tarihli 13.009,24-TL tutarlı fatura alacakları ile kısmi cezai şart tutarının tahsili sonucunda 29/09/2020 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacak bakiyesinin bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde davacının düzenlemiş olduğu 29.09.2020 tarihli cezai şart faturasının kayıtlı olduğu, davalının kendi ticari defterlerinde davacı ... ...'a 125.270,41-TL ve ...'a ise 36.191,40-TL borçlu gözüktüğü, davacının sözleşmeleri feshinin haklı nedene dayanmadığı bildirilmiştir. Davalı tarafça her iki bayilik sözleşmesi, pandemi sürecinde destek verilmediği, vadeli alım konusunda verilen sözlerin yerine getirilmediği, bayiliğin başka bir istasyonda kalan 17 aylık süre yerine 5 yıl olarak devamı konusunda mecbur bırakılmaya çalışıldığı ve verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle feshedilmiştir. Her iki bayilik sözleşmesi ve protokollerde bayiye vadeli mal satışına ilişkin hüküm bulunmamakta olup, ... bayilik sözleşmesinde satışların peşin bedelle yapılacağı, vadeli satışın ...'in kabulüne bağlı olduğu, otogaz bayilik sözleşmesinde ise ürün tesliminden itibaren 11 gün içinde ödeme yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda davacıların davalıya vadeli satışı kabul ettiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Davalı tarafça ileri sürülen diğer fesih nedenleri bakımından da herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle davalının sözleşmeleri feshi haklı sebebe dayanmamakta olup, cezai şart talep koşulları oluşmuştur. Davalının ürün alım taahhütlerinden fazla ürün alımı yapmış olması da sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle öngörülen cezai şart sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.... bayiliğine ilişkin protokolde 200.000-USD, otogaz bayiliğine ilişkin protokolde ise 100.000-USD cezai şart bedeli kararlaştırılmış olup, davacılar tarafından her iki dava bakımından ayrı ayrı 2.000-USD cezai şart alacağı talep edilmiştir. TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceğini kabul edilmiştir. Her iki dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, dava konusu yapılmamış ve başka bir davanın konusu olabilecek bir talep hakkında indirim yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte kısmi davadaki talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde de bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür. Bu kapsamda somut olayda mahkemece davalı şirketin mali durumu konusunda bir inceleme yaptırılmamış olsa da, dava konusu edilen cezai şart tutarlarının miktarı itibariyle davalı şirketin ekonomik olarak yıkımına neden olacak düzeyde olmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer yandan davalı dava tarihleri öncesinde temerrüde düşürülmemiş olmakla, hükmedilen cezai şart tutarlarına dava tarihlerinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekillinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "asıl ve birleşen davanın kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 Tarih, 2021/18 Esas - 2022/695 Karar sayılı kararının 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Asıl davanın kabulüne, 2.000-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... AŞ'ye verilmesine,Birleşen davanın kabulüne, 2.000-USD cezai şartın birleşen dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıl vadeli USD mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... AŞ'ye verilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl dava; alınması gereken 1.016,45-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 254,12-TL'nin mahsubu ile kalan 762,33-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 313,42-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 5.300-TL bilirkişi ücreti, 180,25-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 5.480,25-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 14.880-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

Birleşen dava; alınması gereken 1.106,62-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 276,66-TL nin mahsubu ile kalan 829,96-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 335,96-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 83,25-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 16.200-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Asıl davada davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Birleşen davada davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Asıl davada davacı tarafından sarf edilen 130-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1343, K. 2026/1446, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1343-e-2026-1446-k-72970bfd04b7