İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/59 E. 2026/875 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/59
- Karar No
- 2026/875
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/59 Esas KARAR NO : 2026/875
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2020 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "... A.Ş ile davalı Şirket arasında Bayilik Sözleşmesi, Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve Protokol akdedilerek, davalı şirkete ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No: ... adresinde akaryakıt bayiliği ve işletmeciliği verilmiştir.Taraflar arasında öncelikle 31.10.2014 tarihli Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokoller akdedilmiştir. Söz konusu sözleşme ve protokollere dayalı olarak Müvekkil Şirket'e ödenmesi gereken bakiye borç bedeli ödenmemiştir. Bayi tarafından vade tarihinde ilgili bedelin geri ödemesi yapılmamış ve davalı taraf temerrüde düşmüştür. Daha sonrasında taraflar arasında ilgili bakiye borç ödemesine ilişkin olarak bir Sulh Sözleşmesi akdedilmiş ve davalı taraf ile Müvekkil Şirket arasında Ek-1'de sunmuş olduğumuz 26.09.2018 tarihli yeni bir 5 yıllık bayilik sözleşmesi ve protokol imzalanmıştır. İlgili Sulh Protokolü uyarınca bayinin bakiye borcu yapılandırılmış ve yeni akdedilen Bayilik Protokolü ile bayiden tonaj taahhütleri alınmıştır.Ancak, taraflarca akdedilen Protokol hükümleri uyarınca asgari ürün alım taahhüdünde bulunan Davalı Şirket, Sözleşme’nin yürürlük süresi boyunca, Müvekkil Şirket’ten hiçbir akaryakıt alımı gerçekleştirmemiştir.Açıklanan sebepler mucibinde, Müvekkil Şirket tarafından keşide edilen ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Otogaz Bayilik Sözleşmesi, ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Bayilik Sözleşmesi ve ek protokoller feshedilmiştir. Akabinde ise ... 17. Noterliği'nin... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tonaj taahhüdü ve erken feshe sebebiyet vermesinden kaynaklanan cezai şart borcunun ödenmesi gerektiği ihtar edilmiş, ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ise de Protokolden kaynaklanan alacakların muaccel hale geldiği ihtar edilerek, Davalı Şirket temerrüde düşürülmüştür.Protokol'ün 4.5'inci maddesi uyarınca Bayi, Protokol süresince; 25.000 m3 Beyaz Ürün ve 5 ton madeni yağı TP'den satın almayı kabul ve taahhüt etmiştir. Lakin Davalı, sözleşmenin yürürlük süresince, Müvekkil Şirket’ten HİÇ ürün almayarak taahhüdünü tamamlayamamıştır. İşbu Protokol'ün 4.6'ıncı maddesinde “Asgari Ürün Alım Taahhüdünden Kaynaklanan Cezai Şart” belirlenmiştir. Buna göre; taahhüt ettiği beyaz üründen eksik kalan beher için m3 başına 85 USD cezai şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Yine aynı maddede madeni yağ taahhüdünden eksik kalan ton başına 2.000-USD cezai şart ödeyeceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Bu minvalde Davalı’nın 25.000 m3 eksik beyaz ürün alımı nedeniyle 2.125.000- USD asgari ürün alım taahhüdünden kaynaklı cezai şart borcu ile 5 ton madeni yağ asgari alım taahhüdü eksikliği nedeniyle 10.000-USD cezai şart borcu doğmuştur. Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davalı bayinin asgari alım taahhüdü ve erken fesihe sebebiyet vermesinden kaynaklanan cezai şart borcunun şimdilik 10.000-USD tutarına temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının bu yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Sulh Protokolü ile davalı yanca açıkça ikrar olunan muaccel bakiye alacağın şimdilik 1.000-TL'sinin Davalı'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte tahsiline, Fazlaya ilişkin dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi'nin erken feshi dolayısıyla Müvekkil Şirket'in maruz kaldığı kar mahrumiyeti alacağının şimdilik 1.000-TL'sinin Davalı'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte tahsiline, Yargılama masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davacı arasındaki bayilik ilişkisi 2008 yılında başlamış ve kesintisiz olarak devam etmiştir. Ancak davacı tarafın da çok iyi bildiği üzere davacı ile müvekkil şirket arasındaki bayilik ilişkisi devam ederken dava konusu istasyonun önünden geçen yolda köprülü kavşak projesi başlamış ve yol tamamen trafiğe kapatılmıştır. Doğal olarak istasyona girişler de tamamen kapatılmıştır. Bu süreçte istasyonun önündeki yolun kapalı olması sebebiyle hiç satış yapamayan müvekkil şirket davacı tarafa yapması gereken bir takım ödemelerini yerine getirememiştir. Bunun üzerine taraflar arasında 14.03.2018 tarihli protokol imzalanmıştır. Dava konusu sözleşmelerin imzalandığı tarihte ve ilgili sözleşmelere yıllık 2.500 metreküp gibi afaki satış taahhütlerinin konulduğu tarihte müvekkil şirketin önündeki yol kapalıdır ve ne zaman trafiğe açılacağı da belli değildir. Yani dava konusu sözleşmelerin imzalandığı tarihte müvekkil şirketin dava konusu istasyonu işletmesi fiilen mümkün değildir. davacı tarafa borcu olan ve ... 23. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatılan müvekkil şirket de başka bir şansı olmadığı için o sözleşmeleri imzalamak zorunda kalmıştır. İlgili sözleşmenin afaki şartlar içerdiği taraflar arasında akdedilmiş bir önceki sözleşmeye bakıldığında çok net görülmektedir. Zira taraflar arasında bir önceki dönem için imzalanan 31.10.2014 tarihli protokolün 8. Maddesinde müvekkil şirketin akaryakıt taahhüt miktarı 1.500 metreküptür ve cezai şart miktarı ise satılamayan metreküp başına 39 USD'dir. Dava konusu istasyonun önündeki yol henüz açıkken alınan taahhüt miktarı 1.500 metreküpken, yol kapalıyken alınan taahhüt miktarı 2.500 metreküp olması, eski sözleşmede cezai şart miktarı 39 USD iken, yeni sözleşmede 85 USD olması davacı tarafın ne kadar kötüniyetli olduğunu, zor durumda olan müvekkil şirkete karşı üstün pozisyonunu kullandığını kanıtlamaktadır. Davacı taraf göndermiş oldukları ihtarname ile müvekkil şirketin 754.648 TL'lik borcunun muaccel hale geldiğini iddia etmektedir. Halbuki davacı tarafın ihtarname tarihinde müvekkil şirketin davacıya protokole dayalı hiç borcu bulunmamaktadır. Davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini..." savunmuştur. DELİLLER: Bayilik sözleşmesi, akaryakıt bayilik protokolü, otogaz LPG bayilik protokolü, sulh protokolü, epdk lisans sonlandırma yazıları, ihtarnameler, 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporu, 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporu, 12/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 12/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 14/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, 18/06/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı olarak kar mahrumiyetinden kaynaklı tazminat, cari hesaptan kaynaklı alacak ve ceza koşulu alacağının tahsili istemine ilişkin kısmi alacak davasıdır. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshini nedeniyle davacı yan lehine kar mahrumiyeti alacağı, cari hesaptan kaynaklı alacak ve sözleşme hükümleri doğrultusunda cezai şart alacağının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarlarının tespiti hususlarında toplanmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 05/07/2022 tarihli raporda özetle; "Davalının lisansının iptali nedeniyle davacı açısından cezai şart istenmesinin koşullarının bulunduğu ve ceza miktarlarının rapor içeriğinde belirtilen tutarlarda olduğu değerlendirilmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan yükümlülüklerin yerine getirilememesinin ifa imkansızlığına dayalı olup olmadığının takdiri Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 12/07/2023 tarihli ek raporda özetle; "Davalı şirketin 2019 yılsonu itibariyle Özvarlığı 334.456,77 TL ve 2020 yılsonu itibariyle Özvarlığı 322.462,31 TL olduğu görülmektedir. Özvarlık tutarı; şirketin aktif toplamı (dönen ve duran varlıklar ile kısa ve uzun vadeli borçlar arasındaki farktan oluşmaktadır. Bir başka ifade ile şirketin mevcut malvarlığıdır. Davacının cezai şart talebinin sözleşmede öngörüldüğü şekilde uygulanması ya da ceza koşulundan bir indirim yapılması hususunda nihai takdir sayın Mahkemenin olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; "Davalı şirketin 2019 yılsonu itibariyle Özvarlığı 334.456,77 TL ve 2020 yılsonu itibariyle Özvarlığı 322.462,31 TL olduğu görülmektedir. Özvarlık tutarı; şirketin aktif toplamı (dönen ve duran varlıklar) ile kısa ve uzun vadeli borçlar arasındaki farktan oluşmaktadır. Bir başka ifade ile şirketin mevcut malvarlığıdır. Davacının cezai şart talebinin sözleşmede öngörüldüğü şekilde uygulanması ya da ceza koşulundan bir indirim yapılması hususunda nihai takdir sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 14/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı şirketin, davalıdan eksik alımdan (asgari alım taahhüdüne aykırılık) kaynaklanan 2.135.000.- USD cezai şart talep edebileceğinin hesaplandığı, Davacı şirketin, davalıdan sözleşmenin erken feshi nedeniyle talep edebileceği cezai şart tutarının 150.000.-USD olduğu, Sözleşme tarihi olan 26.09.2018 tarihi itibarıyla Davalı şirket Özvarlığının 40.626,61 TL olduğu, 26.09.2018 tarihli TCMB Efektif Satış USD kuru 6,1442 TL ile hesaplanan Davalı şirketin özvarlık tutarının (40.626,61 TL/6,1442 —) 6.612,19 USD olduğu, Sektörel değerlendirme ile belirlenen 3 aylık makul süre doğrultusunda davacının talep edebileceği kar mahrumiyeti tutarının; Beyaz Ürün için; 87.247,56 TL hesaplandığı, Davacı şirketin dava tarihi itibarıyla davalıdan 758.897,13 TL cari hesap alacağı bulunduğu, İncelenen davalı şirketin ticari defter kayıtlarındaki tespitlere göre, rapor içerisinde açıklandığı üzere; davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların ödendiğini gösteren ve davacı şirket cari hesap alacak bakiyesinin ödendiğini gösteren herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmamış olduğu, davacı şirketin alacak tutarlarının kasa hesabından fiktif işlem kaydı yapılarak kapatılmış olduğunun kanaatine varıldığı..." yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 30/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konu taşınmazın, yeri, yöresi, mevkii, ulaşımı gibi hususları dikkate alarak yerleşimin olduğu bölgede yer alması, yüzölçümü, geometrik şekli, belediye hizmetlerinden yararlanma imkanı, paranın satın alma gücü, rayiç değerler, taşınmazın yakın çevresinde görülen gelişmeler, bölgede gerçekleşen rayiç satış değerleri ile gayrimenkulde görülen arz talep dengesi gibi hususlar dikkate alındığında, yapılan serbest piyasa araştırmasına (emlak büroları), emsal fiyatlar ve gelir idaresi başkanlığı taşınmaz satış değerlerine, pazarlık payına göre yeri, konumu, alanı, taşınmazın özellikleri ve imar planı ile kiraya sunulduğu zaman v.s. unsurlar göz önüne alındığında taşınmazın 26.09.2018 tarihinde 1 m2 değeri 750,00 TL/m2 olacağı buna göre; dava konusu taşınmaz 26.09.2018 tarihinde değerinin 968.234,00 TL olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 18/06/2026 tarihli ek raporunda özetle; "Söz konusu taşınmaza ait hesaplanan 968.234.00 TL tutarının USD karşılığı 157.585,04 USD hesaplanmaktadır. Buna göre; davalı şirketin toplam varlık tutarı (6.612,19 USD*157.585,04 USD) 164.197,23USD olmaktadır. Davalının varlık toplamı olan 164.197,23 USD tutarının, taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörüldüğü şekilde hesaplanan toplam (2.135.000.-USD--150.000.-USD) 2.285.000.-USD cezai şart tutarını karşılayamayacağı görülmektedir. Davacının cezai şart talebine ilişkin ceza koşulundan bir indirim yapılması hususunda nihai takdir mahkemenindir 14.04.2025 tarihli raporda açıklandığı üzere; sektörel değerlendirme ile belirlenen 3 aylık makul süre doğrultusunda talep edilebilecek kar mahrumiyeti tutarı; Beyaz Ürün için: (1.705.925,20439,026.10) 1.744.951,30/60 x 3 ay 87.247,56 TL hesaplandığı..." yönünde görüş belirtilmiştir. Davacı vekili 07/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Dosya kapsamında alınan 05/07/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda Müvekkil Şirket'in davalı şirketten Sözleşme'yi haklı nedenle feshettiğimizin tespiti ile; Cari hesap alacaklarımızın 758.897,13 TL olarak hesaplandığı, Asgari alım taahhütlerine aykırılıktan kaynaklı olarak doğan cezai şart alacaklarımızın 2.135,000.USD olarak hesaplandığı, 12/07/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ise; Kar mahrumiyeti alacaklarımızın 3 aylık makul süre üzerinden 107.100.- USD olarak hesaplandığı, hesaplanan 107.100.- USD kar mahrumiyeti tutarının dava tarihi itibarıyla TL karşılığı (107.100,00- X 5,9348 =) 635.617,08 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatlere ulaşılmıştır. Bu sebeple, davaya ilişkin ıslah talebimizin kabulü ile fazlaya ilişkin haklarımız ile ek dava açma, talepte bulunma, alacak ve sair her türlü hakkımız saklı tutulmak suretiyle toplamda 10.000 USD olarak talep ettiğimiz asgari alım taahhüdünden ve erken fesihten kaynaklanan cezai şart alacağımızın, 2.500-USD olarak talep ettiğimiz beyaz ürünün asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağımızı 47.500-USD arttırmak suretiyle toplamda 50.000-USD, 2.500-USD olarak talep ettiğimiz madeni yağ türü ürünün asgari alım taahhüdünden kaynaklanan cezai şart alacağımızı 7.500-USD arttırmak suretiyle toplamda 10.000-USD, 2.500-USD olarak talep ettiğimiz Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin erken fesihten kaynaklanan cezai şart alacağımızı 27.500-USD arttırmak suretiyle toplamda 30.000-USD, 2.500-USD olarak talep ettiğimiz Otogaz LPG Bayilik Sözleşmesi'nin erken fesihten kaynaklanan cezai şart alacağımızı 27.500-USD arttırmak suretiyle toplamda 30.000-USD, olacak biçimde bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda toplamda 110.000- USD artırmak suretiyle cezai şart alacaklarımızı toplamda 120.000- USD olarak kabulüne, Dava dilekçemizde 1.000 -TL olarak talep ettiğimiz cari hesap alacağımızı 757.897,13-TL artırmak suretiyle 758.897,13-TL olarak kabulüne, Dava dilekçemizde 1.000-TL olarak talep ettiğimiz kar mahrumiyeti alacaklarımızı 249.000-TL artırmak suretiyle 250.000-TL olarak kabulüne, Cezai şart borçları bakımından Davalı'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının bu yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte, cari hesap alacaklarımızın alacaklarımızın ve kar mahrumiyeti alacaklarımızın Davalı'nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 2'nci maddesi gereğince TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlı faizi ile birlikte davalıdan tahsilini.." talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında 26.09.2018 tarihli Bayilik Sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek aynı tarihli bir protokol imzalandığı, sözleşme süresinin 5 yıl olarak (bitiş tarihinin 26.09.2023) belirlendiği, protokolün 4.5. Maddesi ile ;”...Bayi, Protokol süresince perakende standart satış fiyatından olmak ve Perakende satış yapmak üzere 25000 m3 Beyaz ürünü ve 5 TON madeni yağı TP' den satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, protokolün 4.6. Maddesi ile ".. alım miktarlarını gerçekleştirmemesi halinde satın almadığı beher m3 beyaz ürün için 85.-USD ve satın almadığı madeni yağ içinde ton başına 2.000.- USD cezai şart bedelini ödeyeceğinin..” protokolün 4.7 maddesi ile ”...protokol, sözleşme ve bunlara uvgun olarak akdedilecek olan sair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki tüm hükümlerinin Bayi tarafından ihlal edilmesi halinde Bayi, TP’ ve 150.000.USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder...” Protokolün 6.4 maddesinin Delil Sözleşmesi olduğu, taraflar arasında uyuşmazlık durumunda davacının kanuni defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından keşide edilen ... 17. Noterliği'nin.. tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile Otogaz Bayilik Sözleşmesinin ve Protokolün fesih edildiği bildirilmiş , ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile 14.03.2018 tarihli Protokol gereği bakiye 754.648,00 TL tutarındaki borcun ödenmesi talep edilmiş, .. 17. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile; cezai şart miktarı olarak 2.135.000.- USD, Bayilik Sözleşmesinin feshi yönünden 150.000.- USD ve Otogaz Bayilik Sözleşmesi yönünden 60.000.- USD miktarlarının ödenmesinin talep edilmiştir. -Davacı yanın cari hesaptan kaynaklı alacak talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki protokolün 6.4 maddesi uyarınca davacı yanın ticari defterleri delil olarak kabul edilmiş olup, davacı yanın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde; sözleşme tarihi olan 26.09.2018 tarihinden sözleşmenin fesih edildiği 09.07.2019 tarihine kadar davalı yan için düzenlenen herhangi bir beyaz ürün satış faturasının mevcut olmadığı, ancak davalıya düzenlenen diğer faturaların ve kurumsal kimlik söküm bedelinin bu hesaba kaydedildiği, davacı yanın dava tarihi itibariyle davalı yandan 758.897,13 TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı tarafça cari hesaba ilişkin olarak her hangi bir ödeme yapılmadığı, dolayısıyla davacı yanın cari hesaptan kaynaklı talebinin kabulünün gerektiği anlaşılmıştır. - Kar mahrumiyeti bir tarafın kusuruna bağlı olarak sözleşmenin devam ettirilememesi nedeniyle elde edilemeyen net gelir olup, kâr mahrumiyeti talep edilebilmesi için davalının borca aykırı davranması ve bu borca aykırı davranış nedeniyle davacının sözleşmeyi feshetmesi ya da davalının haklı sebep olmadan sözleşmeyi feshetmiş olması gerekmektedir. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...gün ve ... sayılı ilamı). Sözleşmenin haksız feshinde ancak sözleşmede kararlaştırılmış olması halinde kar kaybı zararı istenebilir. kâr mahrumiyeti süresinin, fesihten sözleşmenin sonuna kadar olan bölüm için değil, davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makûl sürenin belirlenmesi ve davacı makul süre kadar davalı hizmetinden mahrum kalacağından sadece bu miktar için kar mahrumiyetine hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 11.04.2019 tarihli ... E., ...K. sayılı ve 15.12.2015 tarihli... E.,...K. Sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin...Esas - ...Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.) Yargıtay kararlarında yeni bir bayilik tesisi için 3-6 ay arası süreler makul süre olarak kabul edilmektedir. Makul süreye ilişkin kazanç kaybının, kâr marjı üzerinde bulunan brüt tutardan, yapılmak zorunda olunan personel, kira, taşıt gibi giderlerin mahsubu suretiyle net kar oranı tespit edilerek hesaplanması gerekir. (Yargıtay 19.HD'nin 17/06/2015 tarih,... E.,...K. Sayılı ilamı) Davacı yanın kar mahrumiyeti talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Feshinin Sonuçları" maddesi ile; TP nin uğrayacağı kar mahrumiyetinin bayi tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olup, sözleşmenin fesih tarihi itibarıyla yürürlükte olan ... m3 KDV hariç birim fiyatlarının Motorinde m3: 4.641,97 TL ve Benzin de m3: 5.203,48 TL olduğu, mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir 14/04/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; madeni yağ kar kaybına ilişkin olarak davacı yanca delil sunulmadığı, beyaz ürüne ilişkin olarak ise sözleşmenin feshinden sonra davacının aynı bölgede benzer bir bayilik kurabilmesi için gerekli makul sürenin 3 ay olduğu ve 3 aylık makûl süre için bu süreye isabet eden net kar üzerinden yapılan hesaplama ile talep edilebilecek kar kaybının 87.247,56 TL olduğu, sözleşmenin davacı tarafça haklı sebeple feshi nedeniyle, davacının cezai şart dışında ayrıca kar mahrumiyeti alacağını da talep edebileceği anlaşılmakla davacı yanın kar kaybı talebinin ( ıslah dilekçesi ile 635.617,08 TL talep edilmiş olup) kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. -Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaad ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevketmektir ve bu amaçla cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. TBK'nın 179/2. maddesine göre; “Ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkca feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.” Zira, Kanun, 179. maddenin ikinci fıkrasında bütün eksik ifa hallerini değil, bunlardan sadece zaman veya yer itibariyle aykırılık teşkil edenlerin ifaya eklenen ceza koşulu olduğunu kabul etmiştir. TBK'nun 179/2. maddesi emredici nitelikte olmayıp, taraflarca aksi kararlaştırılabilir. TBK'nın 179/2. maddesine göre, iki halde alacaklı, ceza koşulunu isteyemez. Eğer alacaklı, ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamaz Davacı yanın cezai şart talebine yönelik yapılan değerlendirmede; taraflar arasındaki Protokolün 4.5. Maddesi uyarınca " perakende standart satış fiyatından olmak ve Perakende satış yapmak üzere 25000 m3 Bevaz ürünü ve 5 TON madeni yağı TP' den satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, alım miktarlarını gerçekleştirilmemesi halinde eksik kalan beher m3 beyaz ürün için 85.-USD ve eksik kalan madeni yağ içinde ton başına 2.000.- USD cezai şart bedelini ödeyeceği.." kararlaştırılmış olup, davacı yan ticari defter ve kayıtlarına göre davalının sözleşme tarihinden itibaren herhangi bir beyaz ürün yada madeni yağ alımı yapmadığı beyaz ürün alım taahhüdünü yerine getirmemiş olması nedeniyle davacı yanın (25000 m3 x 85.-USD =) 2.125.000.-USD, madeni Yağ alım taahhüdünden kaynaklı olarak ise (5 TON x 2.000.-USD =) 10.000.-USD olmak üzere toplam 2.135,000.USD cezai şart talep edebileceği, Protokolün 4.7 maddesi ile " _Protokol, sözleşme ve bunlara uygun olarak akdedilecek olan şair sözleşmelerin satış taahhüdü dışındaki hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde, bayi TP ye 150.000. USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt eder...._" kararlaştırılmış olup, davacı yanın davalıdan sözleşmenin erken feshi nedeniyle 150.000.USD cezai şart talep edebileceği , dolayısıyla davacı yanın toplam cezai şart alacağının 2.285.000,00 USD olduğu, talep edilen cezai şartların ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu ve davacı yanın ceza koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmediği, davacı yanın ıslah dilekçesi ile 120.000,00 USD cezai şart talebinde bulunduğu, anlaşılmaktadır. Ayrıca TTK'nın 22. maddesi gereğince, kural olarak tacirin cezai şarttan indirim yapılmasını talep hakkı bulunmasa da, genel yargı uygulamasında tacirin ekonomik olarak yıkımına yol açacak derecede yüksek olduğu saptanan cezai şarttan indirim yapılabileceği kabul edilmiştir. İşbu dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, dava konusu yapılmamış ve başka bir davanın konusu olabilecek bir talep hakkında indirim yapılması mümkün değildir. Bununla birlikte kısmi davadaki talep miktarının tacirin mahvına neden olabilecek derecede fahiş olması halinde de bu miktar üzerinden indirim yapılması mümkündür. Alınan 18/06/2026 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketin toplam varlık tutarı (6.612,19 USD*157.585,04 USD) 164.197,23USD olduğu, cezai şartın tamamının kabulü halinde davalı şirketin ekonomik mahvına sebebiyet verilebileceği anlaşılmakla talep edilen cezai şarttan % 50 oranında takdiri indirim uygulanarak 60.000,00 USD cezai şarta hükmedilmesine karar vermek gerekmiş, cezai şarta ilişkin olarak takdiri indirim uygulanması nedeniyle red edilen miktar yönünden davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE - 87.247,56 TL kar mahrumiyeti bedelinden 1.000,00 TL'lik kısmın dava tarihinden ( 24/01/2020) itibaren 86.247,56 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden ( 07/05/2024) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; - 758.897,13 TL cari hesaptan kaynaklı alacağın 1.000,00 TL'lik kısmın dava tarihinden ( 24/01/2020) itibaren 757.897,13 TL'lik kısmının ise ıslah tarihinden ( 07/05/2024) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; -60.000,00 USD cezai şartın 10.000,00 USD'lik kısmının dava tarihinden ( 24/01/2020) itibaren 50.000 USD'lik kısmının ise ıslah tarihinden ( 07/05/2024) itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının bu yabancı para cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine -Fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 259.008,60TL harçtan peşin ve ıslah olarak alınan 78.985,07TL'nin mahsup edilerek bakiye 180.023,53TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 54,35TL'sinden davacı tarafın, 1.265,65TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 78.985,07TL peşin-ıslah harç, 54,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 79.039,47TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 3.791.664,69TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 531.083,12TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 162.752,44TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 5.665,95TL tebligat, posta gideri ile 27.300,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 32.965,95TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 31.609,15TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 2.200,00TL bilirkişi masrafının kabul ve red durumuna göre 90,55TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026
Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza