Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2029 E. 2026/1093 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2029
- Karar No
- 2026/1093
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2029
KARAR NO: 2026/1093
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/09/2022
NUMARASI: 2018/735 Esas - 2022/522 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının grup şirketlerinden ... A.Ş. ile gerçekleştirdiği akaryakıt dağıtım sözleşmesi etrafında kefil sıfatı ile yer aldığını, ticaretin güven ilişkisi içinde ahlak ve iyi niyet kuralları çerçevesinde yürümesine katkıda bulunmak için tarafların akdettikleri sözleşme kapsamında 600.000,00-TL değerinde ... no.lu teminat mektubunun davalıya teslim edildiğini, ilgili sözleşmenin 06.12.2012-06.12.2017 aralığında toplam 5 yıl süre iLe gerçekleştirildiğini, sözleşmeye göre davalı ...'ın devri ile sözleşmeyi aynı süre ve koşullarda devralan...Şti bayisine akaryakıt tedarikini sağlayan, bayiler ise taahhüt ettikleri miktarda yakıt satımını gerçekleştiren ve tedarikçiden aldıkları yakıt bedelini aksatmadan ödeme yükümlülüğü ifa eden taraf olduğunu, sözleşme süresinin sona ermesine yakın kendiliğinden sone erme hükümleri doğmasına rağmen ..., ...'nin 27.03.2018 tarih ... yevmiye no.lu ihtarı ile sürenin sona ermesi ile sözleşmeyi yenilemeyeceğini karşı tarafa bildirdiğini, sözleşmenin sona ermesi ile davalı ...2018 Nisan ayında yakıt tedarikini sonlandırdığını, bayi ... ise davalı yanın cari hesabında görünen hesap ekstresindeki 252.735,00-TL borcunu ödemiş, taraflar arasında ihtilaf olmadan tarafların ticari münasebetinin sona erdirildiğini, davalı ve dava dışı bayiler arasında akdedilen sözleşmenin sona ermesi ile davacının davalı yana kefil sıfatı ile teslim ettiği teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, davalının ise alelacele teminat mektubunu 29.06.2018 tarihinde tahsil ettiğini, davacının haksız tahsilin iadesi için davalı yana ihtarname gönderilmiş ise de temerrüde düşen davalı hakkında bu kez .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, tarafların birbirine karşı asıl borçları sona erdiğinde fer'i nitelikte olan teminatların da hükümsüz kalacağını, davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına itirazın iptali ile talep edilen 670.788,38-TL alacağa 10.07.2018 tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile icra takibinin devamına, %20 icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı .......arasında sair sözleşmelerle akaryakıt bayiliği ilişkisi kurulmakla iş bu sözleşmeler kapsamında ... Petrol davacı şirketten sözleşmeler ile belirlenen miktarda akaryakıt alımı yapmayı ve müvekkil şirketin bayiisi olarak faaliyet göstermeyi taahhüt ettiğini, davacı şirket ile dava dışı ... Petrol ve yine dava dışı ... arasında akdedilmiş olan protokol uyarınca ... Petrol ile müvekkili firma arasındaki tüm sözleşmeler, Borçlar Kanunu m.205 kapsamında, devir tarihine kadar doğmuş ve devir tarihinden sonra doğacak tüm hak ve borçları ile külliyen dava dışı ...'e devredildiğini, iş bu sözleşmelerin devri protokolü ertesinde davacı şirket ayrı ayrı düzenlemiş ve imzalamış olduğu '"Kefaletname ve Taahhütname"ler ile hem ... Petrol'ün hem de ...'ün; müvekkili şirketten satın aldığı veya alacağı ürün, akaryakıt, mal ve hizmet bedelleri, sair hukuki ilişkilerden doğmuş veya doğacak alacakları, gecikme faizlerinin ödenmemesi ve/veya sözleşemelerde yazılı olan yükümlülüklerin getirilmemiş olması nedeniyle müvekkili şirketin uğramış olduğu her türlü zararı ile birlikte, müvekkil şirketin doğması muhtemel her türlü alacağı bakımından 600.000,00 TL bedelle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil ve borçlu olduğunu gayri kabili rücu olarak kabul beyan ve taahhüt ettiğini, davacı şirket açıkça dava dışı olan ... ... ile ...'ün müvekkili şirkette doğmuş ve doğması muhtemel her türlü borcuna 600.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere kefil olmuş, buna ilişkin olarak da dava konusu teminat mektubunu müvekkil şirkete teslim ettiğini, davacı tarafın kefili olduğu her iki şirketin taraflar arasındaki sözleşmeyle yükümlenmiş olduğu akaryakıt alım taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle ortaya çıkan cezai şart tutarının da davacının teslim etmiş olduğu teminat mektubunun paraya çevrilmesi suretiyle tahsil edildiğini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olmasından mütevellit %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraflara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasındaki 03.12.2012 tarihli akaryakıt istasyonlu bayilik sözleşmesinin 1-3. maddesinde akaryakıt ve madeni yağ programına uyulmaması halinde bayinin mutabık kalınan ceza-i şartı ödeyeceğinin düzenlendiği, kefil ve davacı imzalı sözleşme eki sözleşmenin 7. Maddesinde taahhüdün altında alım yapılması durumunda belirtilen tutarlarda cezai şart ödeneceği aksi halde teminatların nakde çevrileceği hususu açık ve net şekilde düzenlenmiştir. Davacı yanın kefil olduğu sözleşmede dava dışı ... tarafından taahhüt edilen alımların yapılmamak suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiği mahkememizce benimsenmiştir. Bu genel kabul sonrası mahkememizce davalı yanın alacak kalemleri incelenmiş olup, bilirkişi tespiti ile dava dışı ... ....Şti ve ... Ltd. Şti.nin ticari kayıtlarında 3 adet faturayı noterden iade ettikleri için muhasebe kayıtlarına işlenmediğinden borç tahakkuku bulunmadığı, davalı kayıtlarında ise ... ....Şti.'den 30.06.2018 tarihi itibarı ile 16.341,30-TL ve ... Ltd. Şti'den 30.06.2018 tarihi itibarı ile 59.00-TL olup toplam 16.400,30-TL'lik alacaklı gözüktüğü, ayrıca satın alma taahhüdünün ihlal edilmesinden kaynaklanan cezai şart tazminatı alacağının 1.607.734,48 TL olarak tespit edildiği, hesaplanan cezai şart tazminatı alacağına karşılık davacının kefil sıfatıyla verdiği nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin 600.000,00-TL olduğu dikkate alındığında ve belirtilen bu sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde somut olay bakımından; TBK’nun 179/II. Maddesinde öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince somut olayımızda TBK 179/II. Maddesinin aksini taraflar arasındaki sözleşmenin 11.2 maddesi ile kararlaştırmış olmakla davalının bu cezai şartı isteyebilecceği, bu aşamadan sonda “ceza koşulu istenmeyeceğine dair haklı bir güven oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği, yukarıda özetlenen ihtarname içerikleri dikkate alındığında haklı güvenin oluşmadığının açık olduğu, mahkememizce tespit edilen cezai şart alacağının, dava değerinden fazla olması nedeniyle davalı tarafın ariyet ve vade farkı alacaklarına ilişkin tartışma ve kabule mahkememizce gidilmesinin gerekmediği anlaşılmış ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.Tazminat talebi yönünden; İİK 72/4. Maddesi "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklinde olup, menfi tespit davasının reddi halinde davalı alacaklı lehine tazminata hükmedebilmek için öncelikle menfi tespit davası kapsamında bir tedbir kararı verilmesi gerektiği ancak somut olayımızda tedbir kararı verilmemiş olduğu için tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmıştır...davanın reddine,tedbir kararı verilmemiş olmakla şartları bulunmayan tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ticari ilişki boyutunda kefil sıfatında olup, dava dışı şirketlerin davalı tarafa cari hesap kaynaklı borcu bulunmadığını, davalının teminat mektubunu tâhsilde somut haklı bir nedeni bulunmadığını, davalının tahsilde gerekçe olarak sunduğu vade farkı-ariyet , cezai şart faturaları müvekkil tarafından davalıya noter kanalı ile iade edilmiştir ki iş bu faturaların ticari ilişki sonunda düzenlendiğini, dayanaksız olduğunu, dosya içine sunulan raporlardan ; Davalının müvekkile sözleşmenin bitiminde göndermeye çalıştığı ariyet, vade farkı, cezai şart faturalarının müvekkilin defterlerine işlenmediği, müvekkilce iş bu 3 faturanın 8 günlük yasal süresi içinde davalıya noter kanalı ile iade edildiği, ariyet ve vade farkının müvekkil davacıdan istenemeyeceği, cezai şart hususunda iddia edildiği gibi asgari satıma uymamadan kaynaklı mal satışında azaltımı davalının yapma eyleminin olmadığı hususlarının tespit olunduğunu, faturaların haksız ve dayanaksız olarak davalı yanca teminat mektubunu tahsil aşamasında abest bir şekilde düzenlendiğini, işlemin hukuka uygun olmadığını, dava dışı ...'ün davalı yana cari hesap kaynaklı borcu olmadığını, dava dışı ... tarafından ...'nin 27.03.2018 tarihli ihtarname ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin davalı yana tebliğ edildiğini, davalının müvekkil ve bağlı dava dışı şirketlere sözleşmenin sona ermesi akabinde gönderdiği ariyet, vade farkı, cezai şart faturalarının müvekkil ve dava dışı şirketlerin defterlerine işlenmediğini, müvekkillerce iş bu 3 faturanın 8 günlük yasal süresi içinde davalıya noter kanalı ile iade edildiğini, davalının dava dışı ...'a düzenlemiş olduğu 29.06.2018 tarih, 529131 nolu 321.159,64 TL. Bedelli vade farkı faturasının dava dışı ... tarafından noter kanalı ile davalıya iade edildiği, kayıtlarında yer almadığını, dava dışı İlkkan'a düzenlemiş olduğu 29.06.2018 tarih, 529106 nolu 234.963,39 TL. Bedelli cezai şart faturasının dava dışı İlkkan tarafından noter kanalı ile davalıya iade edildiği, kayıtlarında yer almadığını, .... A.Ş ve dava dışı şirketler ... , İlkkan'ın davalıya cari hesap kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı gene dosya içine sunulan raporlarca tespit edildiğini beyanla İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 tarihli, 2018/735 Esas, 2022/522 Karar sayılı ilamında davanın reddi yönünde kararının bozularak, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına, davanın kabul edilerek yerel mahkeme kararının bozulmasına, istinaf başvurusunun ve istinaf nedenlerinin kabul edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davanın reddine ilişkin karar hukuka uygun olmakla birlikte tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması haksız ve hukuka aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvuru gereği doğduğunu, İİK'nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması yeterli olmayıp, öğretide ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen alacaklının kötü niyetli olduğunun kabul edildiğini, anılan yasa hükmünde düzenlenen kötü niyet tazminatı; takibe girişmekte kötü niyetli olan alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğinde olduğunu,
İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının icra takibinde borçlu olarak gözüken müvekkil şirket lehine sonuçlanması üzerine, müvekkil lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekli olup, tedbir kararı verilmemiş olması gerekçesiyle tazminat talebinin reddinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf taleplerinin kabulü ile istinaf incelemesine konu İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2018/735 Esas, 2022/522 Karar
sayılı dosyasından verilen 22.09.2022 tarihli kararının yalnızca tazminat talebinin reddine dair hükmünün kaldırılarak kararın tazminat talebi bakımından düzeltilmesine ve davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Taraflar arasında akdedilen... Sözleşmesi gereğince davalıya teslim edilen ve nakde çevrilen teminat mektuplarının bedelinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı tarafından davalı hakkında,.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile "600.000 TL bedelli ..... Noterliğinin 27.06.2018 düzenleme ... yevmiye no'lu 02.07.2018 tebliğ tarihli ihtar ...... Noterliğinin 04.07.2018 düzenleme ... yevmiye no'lu .....tebliğ tarihli ihtar ve........ Noterliğinin 05.07.2017 düzenleme ... yevmiye no'lu 09.07.2018 tebliğ tarihli ihtarı ile borçluya bildirilen ihtilaf vakası için de alacaklıya ait...referans nolu 600.000 TL bedelli teminat mektubunun borçluca haksız yere tahsilata sunulması ile alacaklı hesabından borçluya EFT yi gösteren ... şubesi 29.06.2018 tarihi ... seri no'lu dekontta geçen 600.000 TL tutarlı bakiyenin alacaklıya ödenmesinin istemi" nedeniyle 600.000 TL alacağın tahsili istemiyle 13.07.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, davalının itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalı tarafça paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin davacıya iadesi gerekip gerekmediği noktasındadır.
Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden, dava dışı ...Limited Şirketi ile dava dışı ...Şti arasında 09.11.2012 tarihinde borçtan kurtarma taahhüdü sözleşmesi düzenlenerek davalıya olan borçların dava dışı ... ... Şti tarafından üstlenildiği, dava dışı ...Şti ile davalı arasında 09.11.2012 tarihinde, borçtan kurtarma taahhüdü sözleşmesinin davalı tarafından kabul edilmesine ilişkin olarak borcun nakli sözleşmesi düzenlendiği, dava dışı ...Şti ve kefil olarak davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan ve davalının imzası bulunmamakla birlikte davalı tarafça itiraz edilmeyen 09.11.2012 tarihli 5 yıl süreli sözleşme imzalandığı , yine dava dışı ...Şti ile davalı ... A.Ş. arasında 03.12.2012 tarihli akaryakıt istasyonlu bayilik sözleşmesi akdedildiği, davalı ile dava dışı ...Şti ve ... ... Şti arasında akdedilen ve davacı şirket yetkilisi...'un kefil olarak bulunduğu 18.05.2016 tarihli "sözleşmenin devri protokolü" başlıklı belgede, ...Şti ile davalı arasında imzalandığı belirtilen 03.02.2013 tarihli sözleşmenin ve halen yürürlükte bulunan sözleşme ve ferilerinin devredilmesine ilişkin olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 205.maddesi kapsamında dava dışı ...Şti'nin devir tarihine kadar doğmuş ve devir tarihinden sonra doğacak tüm hak ve borçları ile külliyen ... ... Şti'ne devredilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşme ekinde davacı şirket yetkilisinin şahsi olarak 250.000 USD bedelle müştereken ve müteselsilen kefil olduğuna dair imzalı beyanı bulunduğu, dava dışı ... .... Şti ile davalı arasında 18.05.2016 tarihinde, 03.12.2017 tarihinde son bulan istasyonlu bayilik sözleşmesi imzalandığı, davacı ile dava dışı ... .... Şti ve dava dışı ...Şti arasında imzalanan 07.06.2016 tarihli kefaletname ve taahhütname başlıklı belgelerde, dava dışı ... .... Şti ve ...Şti ile davalı arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca sözleşmede yazılı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda davalının uğrayacağı her türlü zararı ve davalının her türlü alacağı için müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla davacının 600.000 TL bedelle kefil olduğu ve ...şubesine ait 07.06.2016 tarihli .......numaralı 600.000 TL bedelli teminat mektubunun dava dışı ... .... Şti'nin ve ...Şti 'nin sözleşme ve davalıya olan borçlarının teminatı olarak paraya çevrilebileceğinin kabul edildiğinin yazılı olduğu, ayrıca davacı şirkete atfen el yazısı ile yazılan ve imzalanan 07.06.2016 tarihli belgelerde, davalı ile dava dışı ... .... Şti ve ...Şti'nin davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeler uyarınca ... .... Şti'nin ve ...Şti 'nin sözleşme ve sair diğer hukuki ilişkilerinden doğmuş ve doğacak her türlü borçları için 600.000 TL bedelle müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu kabul ve taahhüt ettiğinin yazılı olduğu, dava dışı ... .... Şti ile davalı arasında imzalanan ve 03.12.2017 tarihinde son bulan istasyonlu bayilik sözleşmesinin ek protokollerle 03.04.2018 tarihine kadar uzatıldığı, dava dışı ... .... Şti tarafından 27.03.2018 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesinin 03.04.2018 tarihinde sona erdiğinin davalıya bildirildiği, 29.06.2018 tarihinde davaya konu teminat mektubunun paraya çevrildiği anlaşılmaktadır.
Taraf ticari defterleri ile dava dışı ...Şti, ... ... Şti'nin ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan 05.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ticari defterlerinde ...Şti'nden 16.341,30 TL, ... ... Şti'nden 59,00 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiş; davalının 29.06.2018 tarihli 321.159,64 TL bedelli dava dışı ...Şti hakkında vade farkı açıklamalı faturasının, 07.05.2018 tarih ve... no'lu 59.473,27 TL bedelli dava dışı ... ... Şti hakkında düzenlenen ariyet faturasının , 29.06.2018 tarih ve 529106 nolu 234.963.39 TL bedelli dava dışı ... ... Şti hakkında düzenlenen cezai şart faturasının ilgili şirketler tarafından mali kayıtlara alındığı, bu nedenle anılan faturaların kabul etmiş sayılacağı belirtilmiş iken itiraz üzerine alınan 02.12.2020 tarihli ek raporda, anılan üç faturanın 04.07.2018 tarihli noter ihtarnamesiyle süresi içinde itiraz edilerek iade edildiği ve ilgili şirketlerin muhasebe kayıtlarına işlenmediği belirtilmiştir. Yine bilirkişi raporunda, dava dışı ...Şti'nin imzaladığı sözleşmenin başlangıç tarihi olan 03.12.2012 tarihli ile dava dışı ... ... Şti'nin imzaladığı sözleşmenin bitiş tarihi olan 03.12.2017 tarihi arasında 09.11.2012 tarihli sözleşmenin 7.maddesine göre eksik alıma dayalı cezai şartın hesaplanmasında cezai şart tutarının 346.173 USD olarak bulunduğu, bu tutarın 887.097 TL'ye karşılık geldiği ancak davalı tarafından 29.06.2018 tarihinde 234.963,39 TL cezai şart faturası düzenlendiği, 18.05.2017-03.12.2017 tarihleri arasındaki dönemi haricinde kalan dönemler açısından dava dışı ...Şti'nin alım taahhüdünü yerine getirmemesine rağmen ihtirazı kayıt dermayen edilmeden sözleşmenin ifasına devam olunması nedeniyle cezai şart talebinin kabul edilmeyebileceği, 18.05.2017-03.12.2017 tarihleri arasındaki dönem için ... ... Şti'nin cezai şarttan sorumlu olabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda, dava dışı ...Şti'nin imzaladığı sözleşmenin başlangıç tarihi olan 03.12.2012 tarihli ile dava dışı ... ... Şti'nin imzaladığı sözleşmenin bitişi tarihi olan 03.04.2018 tarihi arasında 09.11.2012 tarihli sözleşmenin 7.maddesine göre eksik alıma dayalı cezai şartın hesaplanmasında cezai şart tutarı 348.878 USD olarak hesaplanmış olup, 29.06.2018 tarihli faturanın 28.06.2018 tarihindeki alış kuruna göre 1.607.734,48 TL+KDV üzerinden düzenlenmesi gerekirken fatura bedelinin 234.963,39 TL(KDV hariç) düzenlendiği, ... ... Şti'nin ticari defterlerinde davalıya borçlu gözükmediği ancak davalının, 15.12.2017, 11.01.2013, 17.12.2012 ve 15.12.2012 tarih ihtarnamelerle eksik mal alım taahhüdünün yerine getirilmesini talep ettiğinden ve bu taahhüdün ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağını saklı tuttuğundan davalının eksik mal alımından kaynaklanan cezai şart tazminatını talep edebileceği, heyette yer alan sektör bilirkişisinin görüşüne göre bayilik sözleşmesinin 1. yılında belirtilen eksik ürün alım miktarı ile ilgili cezai şart bedelinin ve de son yıla ilişkin eksik ürün miktarı için cezai şartın talep edilebileceği, ancak bayilik sözleşmesinin 11.2 hükmü dikkate alındığında, davalının tüm yıllara ilişkin cezai şart tazminatını talep edebileceği, dolayısıyla satın alma taahhüdünün ihlal edilmesinden kaynaklanan cezai şart tazminatı alacağının 1.607.734,48 TL olarak hesaplanabileceği belirtilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Akaryakıt bayilik sözleşmelerinde veya taahhütnamelerde yer alan “yıllık asgari alım taahhüdü”ne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrasındaki ifaya ekli ceza koşulu niteliğindedir. İfaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Beş yıl süreli bir... sözleşmesinde veya eki taahhütnamede bayinin yıllık asgari ürün alımı taahhüdü bulunmasına rağmen yıllar itibariyle bu taahhüde uyulmaması durumunda ise tedarikçi firmanın, TBK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden yılda henüz bayiye mal vermeden önce ceza koşulu ile ilgili çekince (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda bayiye noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için ayrıca bir şekil şartı bulunmamakta olup, tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan yılı takip eden yeni yıldaki ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bunlar yapılmadan müteakip yılın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki yıla ait ceza koşulu istenemeyecektir. Ancak; TBK’nın 179.maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen hüküm, emredici nitelikte olmadığından taraflar, sözleşme serbestisi ilkesi gereğince aralarında farklı bir düzenleme yapabilecektir. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/3179 E-2025/2089 K sayılı kararı)
Dava dışı ...Şti ve kefil olarak davacı şirket yetkilisi ... tarafından imzalanan 09.11.2012 tarihli sözleşmenin 7.maddesinde bayilik sözleşmesinin 1. yılında 1.600 m3, 2. yılında 1.800 m3, 3. yılında 2.000 m3 ve 4. yılından başlamak üzere her yıl bir önceki yıldaki taahhüt miktarının %2,4 oranında arttırılması ile ortaya çıkan miktar kadar akaryakıt alımı taahhüt edilmiş , taahhüdün altında alım yapılması durumunda m3 başına 45,00 USD+KDV, eksik her madeni yağ tonu başına 500,00 USD+KDV tutarında cezai şart ödeneceği aksi halde teminatların nakde çevrileceği kabul edilmiştir.Yine dava dışı ...Şti ile davalı ... A.Ş. arasında 03.12.2012 tarihli akaryakıt istasyonlu bayilik sözleşmesinde akaryakıt ve madeni yağ programının aynen, itirazsız ve eksiksiz uygulanması kararlaştırılmakla birlikte yıllık %5 eksi ya da artı tolerans kabul edildiği, programa uyulmaması halinde bayinin mutabık kalınan ceza-i şartı ödeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının paraya çevrilen teminat mektubu tutarı 600.000 TL olup, mahkemece davalının ariyet ve vade farkı alacaklarına ilişkin bir değerlendirme yapılmamış, cezai şart yönünden davalının 17.12.2012 ve 15.12.2017 tarihli ihtarname içeriklerine göre haklı güvenin oluşmadığı kabul edilerek tespit edilen cezai şart alacağının teminat mektubu bedelinden fazla olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça istinaf dilekçesinde cezai şart faturasının davalıya noter kanalı ile süresi içinde itiraz edilerek iade edildiği ve cezai şart faturasının ticari defterlere işlenmediği yönünde istinaf isteminde bulunulmuş ise de davacı, ...Şti ve ... ... Şti'nin davalı ile imzaladığı sözleşmelere müteselsil kefil olarak taahhütte bulunarak takibe konu 07.06.2016 tanzim tarihli 600.000 TL bedelli teminat mektubunu davalıya vermiş olup, davacının adına kefil olduğu dava dışı şirketlerin davalı ile imzalanan sözleşmede taahhüt ettikleri alımı yapmadıkları açıktır. Davalı ile ...Şti arasında akdedilen ve Sözleşmenin Devri Protokolü ile ... ... Şti'ne devredilen Sözleşme'nin 11.2. Maddesinde yer alan "davalının sözleşmeye aykırılık nedeni ile cezai şart karşılıklarının ödenmesini talep etmesinin hiçbir süre ve şekil şartına bağlı olmadığı, sözleşmeye aykırılık nedeni ile doğmuş bir cezai şart alacağının davalı tarafından talep ve tahsil edilmemiş olmasının bayiye sözleşmeye aykırılığın davalı tarafından kabul edildiği ve sözleşmenin ilgili maddesinin aykırılık doğrultusunda zımnen değiştirildiğini iddia etme hakkı vermeyeceği, davalının bu alacağı her zaman talep edebileceği" şeklindeki düzenlemesi gereği davalının cezai şart talebinden vazgeçtiğinin kabul edilemeyeceği gözetildiğinde davalının talep edebileceği cezai şart alacağının yapılan hesaplamalara göre teminat mektubu bedelinden fazla olması nedeniyle takibe konu teminat mektubunun paraya çevrilerek tahsil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Bu nedenle davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir
Davalının kötüniyet tazminatı istemi yönünden yapılan incelemede ise; davacının talebi, teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkin olup, bağımsız bir istirdat davasında Kanunda kötüniyet tazminatı öngörülmemiştir. Bununla birlikte istirdat isteminin takibe konu edilmesi ve takibe itiraz edilmesi üzerine açılan eldeki davanın itirazın iptali davası olduğu gözetildiğinde alacaklının icra takibini kötüniyetli ve haksız olarak başlattığının ispatlaması halinde borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilir. Somut olayda davacı, davalı hakkında takip yapmakta ve itirazın iptali davası açmakta haksız ise de dosya kapsamı itibariyle davacının kötü niyetinin ispatlanamamış olması karşısında, İİK 67/2 uyarınca kötü niyet tazminatı koşulların oluşmamıştır. Bu nedenle Mahkemece, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/05/2026