İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/403 E. 2026/572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/403
Karar No
2026/572
Karar Tarihi

T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/403 Esas KARAR NO : 2026/572

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... -....... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ... - .........

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 KARAR Y. TARİHİ : 19/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile mal ve hizmet satımına dair davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından davalı şirkete takip konusu faturaların düzenlendiğini, faturalarda belirtilen mal teslimlerinin davalı şirkete yapıldığını ve hizmetlerin de sağlandığını, 6102 Sayılı TTK Madde 21/2 'e göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü uyarınca davalı şirketin, takibe konu faturalara itiraz etmediğini, davalı tarafça, 31.05.2022 ile 31.12.2023 tarihleri arasında düzenlenen ve gönderilen fatura alacaklarının bir kısmının parça parça ödenmesi bir kısmının ise, hiç ödenmemesi sebebiyle bakiye dönem cari alacaklar yönünden, yıllık 3095 S.lı K. Uyarınca avans faizi talebi ile 07.06.2024 tarihinde taraflarınca .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından 11.06.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davacı şirket tarafından davalı tarafça yapılan haksız itiraz üzerine 26.06.2024 tarihinde .......... Arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu, görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, icra takibi başlatılırken düzenlenen faturalara istinaden ödenmeyen cari dönem fatura alacaklarının 2.828.157,97 TL bakiye fatura alacağı, 970.348,75 TL bakiye fatura alacaklarına işlemiş faiz olmak üzere 3.798.506,72 TL üzerinden takibe geçildiğini, beyan ederek fazlaya ilişkin diğer yasal hakları saklı kalmak üzere, davalı şirket tarafından .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin tüm ferileri ile birlikte kaldığı yerden devamını, yapılan haksız itiraz nedeniyle davalı taraf aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin itirazları olarak icra takibinde herhangi bir dayanak belgenin bulunmadığını, müvekkili şirket adına 2.828.157,97 TL tutarlı düzenlenen herhangi bir faturanın bulunmadığını, borcunun da bulunmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediğini, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirket ile davacı arasında sözleşme olmaksızın sipariş üzerine süregelen ticari ilişki bulunduğunu, davacı ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki neticesinde güven oluştuğunu ve 2021 - 2022 yılında sipariş edilen malların bir kısmının davalıya teslim edildiğini, davalı şirketinde davacının ürünleri göndermesinin ardından ödeme yaptığını, davalı şirketin Tekirdağ Çerkezköy deki Türk Metal Sendikasının Endüstri Meslek Lisesi şantiyesi için 3. bir şirket ile yapmış olduğu görüşmeler sonucunda anlaşma sağlaması üzerine davacı şirketten ihtiyacı olan malları satın almak için talepte bulunduğunu, davacı şirketin ise, söz konusu malları temin edebileceğini belirterek fatura düzenlediğini ve davalı şirkete ilettiğini, yapılan sözleşme doğrultusunda şantiyede davalı şirket adına SGK açılışı yapıldığını, davalı şirketin daha önce sipariş ettiği malların kendisine teslim edilmesi nedeniyle oluşan güven neticesinde davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından ticari defterlere işlendiğini, dava dilekçesi ekinde bulunan muavin defterinden görüleceği üzere davacı Şirketin 31.12.2022 tarihinde 1.884.110,13.-TL tutarlı ve 1.863.826,52.-TL tutarlı 2 adet fatura düzenlendiğini, toplam 3.747.936,65-TL tutarlı faturayı tek bir günde kestiğini, fatura tarihi de dikkate alındığında bu kadar yüksek meblağlı faturalara ilişkin malların tesliminin de aynı gün olmayacağının aşikar olduğunu, davalı şirketin teslim edilen malların bedelini ödediğini, davacı şirketin davalıya satış faturası düzenlediğini, davalı şirketin de bu faturaları henüz mallar teslim edilmeden ticari defterine oluşan güven nedeni ile işlediğini ancak, malların teslim edilmediğini, güveni kötüye kullanmak istediğini, davalı şirket yetkilisi veya temsilcisi fatura konusu mallar teslim edilmediği için fatura veya irsaliye üzerine herhangi bir imza atmadığını, bu sebeple fatura veya irsaliye üzerinde imzanın bulunması halinde imzaya itiraz ettiklerini çünkü, davacı şirketin fatura konusu malları teslim etmediği için nakliye veya irsaliye de olmasının mümkün olmadığını, imzanın bulunduğu iddiası olması halinde atılan imza sahte olup savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, davacının sipariş edilen malları davalı şirketin şantiyesi olan Tekirdağ İli Çerkezköy İlçesi Kapaklı Karaağaç adresine gönderme taahhüdünde bulunduğunu ancak, İcra takibine konu olan faturalarda belirtilen malzemelerin şantiyeye gelmediği gibi hiçbir şekilde davalı firmaya da teslim edilmediğini, davalı şirketin malların tesliminin sürüncemede bırakılmasının ardından davacı şirketin 2023 yılında ekonomik olarak zor duruma düştüğünü öğrendiğini, davacı şirketin ekonomik olarak zorda olması nedeni ile malları teslim etmediğini, davacı şirketin davalıyı oyalayarak teslimatı yapmadığını, davacı tarafından faturaya konu malların davalıya teslim edilmediği için davalının davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, beyan ederek davanın reddine, bilirkişi raporu alınması halinde özellikle davacı şirket defterlerinde fatura konusu malların teslimine ilişkin davalı şirket yetkilisi veya temsilcisine ait imzalı belge, irsaliye bulunup bulunmadığının tespitine, imza bulunması halinde imza incelemesi yapılmasına, fatura veya irsaliye üzerinde imza bulunması halinde imzaya itirazımızın dikkate alınmasına, Yargıtay kararları gereği davacı şirketin teslim etmediği mallara yönelik faturadan doğan alacağının olamayacağına, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmaması nedeni ile faturanın düzenlenmesinin icap, faturanın ticari defterlere işlenmesinin ancak icabı kabul olarak değerlendirileceğinin dikkate alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 Esas Sayılı İcra Dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 07/06/2024 tarihinde asıl alacak ve ferileri toplamı 3.798.506,72.-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağının cari dönem fatura bakiye alacakları olarak belirtildiği, ödeme emrinin 11/06/2024 tarihinde borçlu şirket çalışanına tebliğ edildiği, borçlu şirketin 11/06/2024 tarihinde vekili aracılığıyla takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize itiraz ettiği ve takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ edilmediği bu nedenle eldeki davanın İİK 67 hükümlerine göre süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı yana ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2022-2023-2024 yılına ait ticari defterlerinin E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya 33 adet toplam 7.549.157,97.-TL tutarında e-arşiv fatura düzenlendiği ve ticari defterlerin de kayıtlı olduğu faturalar ibraz edilmediğinden fatura içeriğine yönelik inceleme yapılamadığı, davacı şirketin davalıdan 4.721.000,00.-TL tutarında tahsilat yaptığı/ödeme aldığı görülmekle, davacı şirketin (07/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (7.549.157,97 - 4.721.000,00) = 2.828.157,97.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce davalı yana ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan bilirkişi raporunda; davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlerin ise e- defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 32 adet 7.548.157,97.-TL tutarında ki e-arşiv faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 1 adet 11/11/2022 tarihli 1.000,00.-TL bedelli faturanın ise, kayıtlı olmadığı, sonuç olarak davalı şirketin davacıya 4.721.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı görülmekle, davalı şirketin (07/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (7.548.157,97 - 4.721.000,00)= 2.827.157,97.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlık konuları üzerinde inceleme yapmak üzere Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi kurulundan alınan bilirkişi raporunda; davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre Davacı şirketin 2022-2023-2024 yılına ait ticari defterlerinin E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya 33 adet toplam 7.549.157,97.-TL tutarında e- arşiv fatura düzenlendiği ve ticari defterlerin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin davalıdan 4.721.000,00.-TL tutarında tahsilat yaptığı/ödeme aldığı görülmekle, davacı şirketin (07/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (7.549.157,97 - 4.721.000,00) = 2.828.157,97.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlerin ise e- defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 32 adet 7.548.157,97.-TL tutarında ki e-arşiv faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 1 adet 11/11/2022 tarihli 1.000,00.-TL bedelli faturanın ise, kayıtlı olmadığı, davalı şirketin davacıya 4.721.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı görülmekle, davalı şirketin (07/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (7.548.157,97 - 4.721.000,00) = 2.827.157,97.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu, davacının .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 sayılı dosyasında; davacının, faturaya ilişkin olarak davalıyı temerrüde düşürmediğinden, takip öncesi faiz hesabı yapılamayacağı, takip tarihinden sonra ise, 3095 Sayılı Kanunun 2. Maddesine göre, aşamalı avans faizi talep edebileceği, takip tarihi 07/06/2024 itibari ile TCMB avans faiz oranını yıllık %51,75 olduğu bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davadaki uyuşmazlık taraflar arasında yazılı sözleşme olup olmadığı, varsa Sözleşmede tarafların yükümlülükler ve sorumlulukları, ödendiği ileri sürülen miktardan hangi tarafın sorumlu olduğu, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihlerde gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak ve işlemiş faizin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, takip tarihi itibariyle varsa asıl alacak ve işlemiş faiz oranlarının ne olduğu konularında toplanmaktadır. Türk Hukukunda kural olarak her dava, dava tarihindeki durum ve koşullara göre karara bağlanır. Ancak itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan tarafların alacak borç durumu ve haklılık durumu icra takip tarihi itibariyle tespit edilir. (Yargıtay 19. HD.11.11.2015 tarih, 2015/5365 Esas, 2015/14528 K.; 14.11.2019 tarih, 2017/4726 E, 2019/5144 K.).İİK. 67. maddesinde düzenlenen itirazın iptali davasında; usulüne uygun yapılmış ve itiraz edilmiş icra takibinin bulunması dava şartıdır. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir. Tarafların delilleri toplanmış icra dosyası ve tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Davacıda dava dilekçesinde ticari defterlere dayanmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme olmasa da süregelen bir ticari ilişki olduğu her iki tarafın da kabulündedir. İddia, savunma, faturalar, ticari defterler ve kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede; .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 esas sayılı icra dosyası ile, 07/06/2024 tarihinde 2.828.157,97.-TL asıl alacak ve 970.348,75.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.798.506,72.-TL alacak üzerinden takip yapıldığı, takip dayanağının cari bakiye alacağa ilişkin olduğu, davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 2022-2023-2024 yılına ait ticari defterlerinin E- Defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya 33 adet toplam 7.549.157,97.-TL tutarında e- arşiv fatura düzenlendiği ve ticari defterlerin de kayıtlı olduğu, davacı şirketin davalıdan 4.721.000,00.-TL tutarında tahsilat yaptığı/ödeme aldığı, davacı şirketin 07/06/2024 takip tarihi itibari ile, 2.828.157,97.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirketin 2022-2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlerin ise e- defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen 32 adet 7.548.157,97.-TL tutarında ki e-arşiv faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 1 adet 11/11/2022 tarihli 1.000,00.-TL bedelli faturanın ise, kayıtlı olmadığı, aradaki farkın davalı şirket defter kayıtlarında bulunmayan 11/11/2022 tarihli 1.000,00 TL faturadan kaynaklandığı, davalı şirketin davacıya 4.721.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı görülmekle, davalı şirketin (07/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (7.548.157,97 - 4.721.000,00) = 2.827.157,97.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu, davacının .......... 8. Genel İcra Dairesi 2024/38782 sayılı dosyasında; davacının, faturaya ilişkin olarak davalıyı temerrüde düşürmediğinden, takip öncesi faiz hesabı yapılmadığı, davacı şirketin mal ve hizmet satımına dair davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğu ve davacı şirket tarafından davalı şirkete takip konusu düzenlenen faturalarda belirtilen mal teslimlerinin davalı şirkete yapıldığı ve hizmetlerin de sağlandığı, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler de gözetildiğinde faturalar üzerinde belirtilen tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafça sağlandığı ve düzenlenen faturalara istinaden davalı tarafça yapılan ödemeler düşülerek bakiye alacak ve işlemiş faiz olmak üzere başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminat istemine ilişkin davanın süresinde açıldığı ve davalı şirketin 07/06/2024 takip tarihi itibari ile, 2.827.157,97.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olduğu anlaşılmakla, 2.827.157,97 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren akip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmakla İ.İ.K.'nun 67/2. maddesi gereğince alacak likit olduğundan alacağın %20 si oranında 565.431,59-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş; davacı kısmen de olsa haklı olduğundan yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatına ilişkin davalı isteminin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, .......... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/38782 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 2.827.157,97-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 565.431,59 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsilie ile davacıya ödenmesine 3- Davacının kısmen de olsa icra takibinde haklı olduğu ve kötü niyeti tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine, 4-Davacı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 409.530,54-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul ve red oranına göre hesaplanan 151.702,31-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 193.123,16-TL'den 45.876,47-TL peşin harcın düşümü ile bakiye 147.246,69-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 30.395,00-TL (bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 22.619,96-TL'si ile davacı tarafından dava açılırken ödenen 45.876,47 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, olmak üzere toplam 69.111,83-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 920,88 TL'sinin davacıdan tahsili bakiye 2.679,12 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına 10-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 17/07/2026 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/403, K. 2026/572, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-403-e-2026-572-k-41b2db42a257