Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2240 E. 2026/2078 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2240
Karar No
2026/2078
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2026/2240

KARAR NO: 2026/2078

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 13/07/2026

ESAS NO: 2014/392

KARAR NO: 2026/657

DAVANIN KONUSU: Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2026

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 22/10/2026

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ... tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında davalı ..., ... ve ...'In 4 yıllığına yönetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, yönetim kurulu olarak dava konusu ... İli ... İlçesi ... Ada ... Parselde kayıtlı arsa sahipleri olan ... ve ... adına vekil olarak aynı zamanda kooperatif yönetici olan ... ile yönetim kurulu başkanı ... ile başkan vekili ...'ın imzası ile aralarında ... tarihinde sözleşme yapılarak belirtilen arsanın mülkiyetinin daire ve dükkan karşılığında kooperatife devredildiğini, ruhsat alındıktan sonra kat irtifakının kooperatif adına kurulduğunu, ... tarih ve ... nolu Genel Kurul Kararının 10. Maddesi ile yönetim kuruluna verilen kooperatif adına arsa alıp satma ve iade yetkisine dayanılarak yönetim kurulu üyeleri ... ve ... tarafından ... tarihli ... sayılı karar defterine yazlan karar ile kat irtifakları kooperatif adına tesis edilen... Blokta ... adet, ... Blokta ... adet olmak üzere toplam ... adet bağımsız bölümün belediye rayiç bedelinden aşağı olmak kaydıyla asgari 750TL bedelle devredilmesine karar verilerek taşınmazların devredilmiş olduğunu, ana sözleşmeye ve yasaya aykırı bir şekilde alınan karar doğrultusunda tapuda devir işlemlerinin yapılmış olduğunu, yasal düzenleme gereğince kooperatif yönetiminin böyle bir yetkisinin olmadığını, ... nolu yetkide kooperatifi borçlandırma, gayrimenkul devir ve temlikine ilişkin bir yetki olmadığını, iptali talep edilen işlemlerin yok hükmünde olup, yapılan tescillerin de yolsuz tescil olduğunu, gerek kooperatifin yaptığı ve gerekse akabinde ... tarafından nakdi sermaye kaydıyla diğer davalı ... Ltd. Şti.'ye yapılan tüm işlemlerde muvazaalıve hileli işlemler yapılarak devir ve temliklerin yapılmış olduğunu, satışta gösterilen bedellerin dahi kooperatife gelir olarak kaydedilmediğini, beyan edilen değerlerin gerçek değerler ile ilgisi olmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile ... İli, ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok... nolu bağımsız bölümler ve ... İli, ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... nolu bağımsız bölümlerin yasalara aykırı bir karar ve imza ile satışından doğan zararın 463.284,00TL'sinin davalılardan tahsiline, satış tarihinden bu yana yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, yönetim kuruluna genel kurulda arsa satın alma-satma, arsa sahibinden tapu alma ve iade etme hususlarında tam olarak yetki verildiğini, iddia edildiği gibi yetkisiz ve koopratifi zarara uğratacak bir işlem yapılmadığını, dava konusu edilen tapulara ait arsaların bedelsiz olarak ... tarihli ek sözleşme ile emaneten tapudan devralındığını, ancak üyelerin tamamlanamaması ve para stış nedeniyle ... tarihli sözleşme hükümlerinin yerine getirilemediğini, davacı tarafın ... tarihli sözleşme ile kooperatifin nasıl bir zarara uğratıldığını izah edemediğini, ... tarihli ek sözleşme ile bedelsiz olarak arsa tapularının alındığını, kat irtifakı kurulduktan sonra hiçbir bedel alınmadan çıkarılan tapuların tamamının eksiksiz olarak devredilmiş olduğunu, arsa sahipleri ile yapılan ... devam ettiğini, inşaat devam etseydi kooperatife ait olan daire tapularını alma hakkı olduğunu ancak daha sonra gelen yönetimin inşaata devam etmediğini ve ... 'nin karşılıklı anlaşma ile feshedildiğini, müvekkilleri tarafından yapılan devir ve tescil işlemlerinin kendilerine verilen hak ve yetkiler ile yapılmış olduğunu, yolsuz tescil iddiasını kabul etmediklerini, ... tarihli sözleşme uyarınca arsa tapusunun alındığını, arsa sahiplerine de kat irtifak tapusu verildiğini, her daire devrinde asgari beyan gösterilerek devir yapıldığını, yapılan bu devirlerin satış değil iade devri olduğunu, kat irtifak tapularının üçüncü kişilere değil kooperatife bedelsiz olarak devreden arsa sahibine yine bedelsiz olarak devredilmiş olduğunu, harca esas olarak gösterilen 750TL'nin arsa sahibinden alınmadığını, bu durumun ... tarihli ek sözleşmede net bir şekilde yer aldığını, neticede yapılan işlemlerde kooperatif kasasına para girmediği gibi para da çıkmadığını, arsanın bedelsiz alınırken kimsenin itirazı olmadığını, ... tarihli ek sözleşme gerekleri yerine getirilemediği için tapuların devredildiğini, davacının iyi niyetli olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ve TBK m. 74 uyarınca bu kararın bağlayıcılığı, taraf sözleşmeleri, tapu kayıtları ve bilhassa hükme esas alınan 17/06/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı eski yöneticiler tarafından ... tarihinde gerçekleştirilen tapu devir işlemlerinin, davacı kooperatifin ... tarihli ek sözleşmede yer alan zemin sağlamlaştırma ve imalat yükümlülüklerini süresi içinde ifa edememesi neticesinde arsa maliklerinin sözleşmeden doğan tek taraflı geri alma haklarını kullanmalarına dayalı zorunlu bir iade işleminden ibaret olduğu kanaatine varılmıştır. Tapuda resmi senet tanzimi sırasında devir harcına esas olmak üzere asgari bir bedel gösterilmesi yasal bir zorunluluk olup, bu bedelin fiili bir satış bedeli olmadığı, kooperatifin malvarlığında bir eksilme meydana gelmediği, aksine emaneten alınan tapuların bedelsiz olarak eski hale iade edildiği anlaşılmıştır. Hukuki sorumluluğun ve tazminat talebinin kurucu unsuru olan zarar şartı somut olayda gerçekleşmediğinden, kooperatifi borçlandırma veya haksız fiil ile mal kaçırma kastının bulunmadığı sübuta ermiş olup, kanuni unsurları oluşmayan ve ispatlanamayan davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi'nin 13/07/2026 tarihli 37. celsesinde kurulan kısa karar ve akabinde tanzim edilen 29/07/2026 tarihli gerekçeli kararı (2014/392 E., 2026/657 K.) ile, müvekkil kooperatife ait ... adet bağımsız bölümün hiçbir genel kurul yetkisi olmaksızın arsa sahiplerine devredilmesi nedeniyle açtığımız maddi tazminat davası; 17/06/2026 tarihli bilirkişi raporundaki hatalı ve yetki aşımı içeren kanaat ile Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/142 E. sayılı dosyasında verilen düşme/beraat kararına dayanılarak haksız ve hukuka aykırı biçimde tümüyle reddedildiğini, HMK m. 27 Kapsamında hukuki dinlenilme ve savunma hakkımız açıkça ihlal edildiğini, mahkeme, 13/07/2026 tarihli son celsede; 17/06/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı süresinde sunduğu 18/06/2026 tarihli itiraz dilekçeyi ve duruşmadaki beyanları hiçe sayarak, üniversite öğretim üyelerinden müteşekkil uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talebi hiçbir somut gerekçe göstermeksizin oy birliğiyle reddettiğini, 12 yılı aşkın süredir devam eden 2014 esas sayılı kapsamlı bir sorumluluk davasında, tarafımıza esas hakkında son beyanlarımızı hazırlamak üzere süre tanınmaması, Anayasa m. 36 ve HMK m. 27 ile teminat altına alınan savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin açık ve ağır bir ihlali olduğunu, bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapma yasağı ihlal edilmiş, mahkemece denetimsiz benimsendiğini, dosyaya sunulan 17/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu ... adet bağımsız bölümün devir tarihindeki (... ) toplam piyasa rayiç değeri 10.683.000,00 TL olarak tespit edildiğini, ancak bilirkişi heyeti, teknik inceleme sınırını aşarak münhasıran hakimin takdirinde olan 'hukuki niteleme' alanına girdiğini, devrin... inşaat sözleşmesinin tasfiyesine yönelik bir 'iade' işlemi olduğunu ve bu nedenle 'zarar bulunmadığını' iddia ettiğini, halbuki açık ve son yargı paketi ile direkt bozma nedeni olan bu hukuk, değerlendirme işlemi ile HMK m. 266 uyarınca bilirkişi ancak özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde görüş bildireceğini, genel bilgi ve tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken konularda bilirkişiye başvurulamayacağını, bilirkişinin hukuki nitelemesi hükme esas alınamayacağını, ilk derece mahkemesi, bilirkişilerin bu fahiş yetki aşımını denetlemeksizin kararına kopyaladığını ve davanın reddine gerekçe yaptığını, bu durum tek başına kararın kaldırılmasını gerektireceğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42/6. maddesi emredici olup, genel kurul kararı olmaksızın yapılan devirler mutlak surette yetkisiz olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinin 6. fıkrası; 'Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek' yetkisini münhasıran Genel Kurula bıraktığını, kanun koyucu bu yetkiyi devredilemez yetkiler arasında saydığını, somut uyuşmazlıkta davalı yönetim kurulu üyesi ... ve diğer yöneticiler, kooperatife ait 70 adet bağımsız bölümü genel kurulun usulüne uygun olarak alınmış açık bir yetki kararı bulunmaksızın arsa maliklerine devrettiklerini, 'İade İşlemi' savunması hukuken geçersiz olup kooperatif malvarlığının bedelsiz tasfiyesi anlamına geldiğini, ilk derece mahkemesi ve bilirkişi heyeti, kooperatif adına tescilli ... bağımsız bölümün arsa sahiplerine geri verilmesini '... inşaat sözleşmesinin yerine getirilememesi nedeniyle bir iade' olarak vasıflandırdığını ve bu nedenle kooperatifin zarara uğramadığını kabul ettiğini, bu kabul Türk Medeni Kanunu, Borçlar Kanunu ve Kooperatifler Kanunu'nun ana prensiplerine taban tabana zıt olduğunu, bir inşaat sözleşmesinde yüklenici kooperatifin edimlerini ifa edememesi halinde dahi, sözleşmenin tasfiyesi Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca yargı kararıyla ya da genel kurulun onaylayacağı bir sulh/tasfiye protokolü ile yapılabileceğini, kooperatifin o güne kadar yaptığı imalatlar, kazandığı ayni haklar veya harcamalar kooperatif ortaklarının sermayesi olduğunu, yönetim kurulu, genel kurul iradesi ve onayı olmaksızın kendi keyfiyetiyle kooperatifin mülkiyetinde olan ... adet bağımsız bölümü tapuda 750 TL gibi komik ve sembolik bedeller göstererek arsa sahibine terk edemeyeceğini, bilirkişi heyeti ... devir tarihi itibarıyla taşınmazların toplam rayiç değerini tam 10.683.000,00 TL olarak tespit ettiğini, 10 Milyon TL'yi aşkın malvarlığı değeri kooperatifin elinden bedelsiz olarak çıkarılmış, karşılığında kooperatif kasasına tek bir kuruş girmediğini, bir malvarlığı unsurunun hiçbir bedel alınmaksızın elden çıkarılması, kooperatif tüzel kişiliği nezdinde doğrudan ve fiili bir zarar (...) doğurduğunu, 'İade yapıldı, zarar yoktur' şeklindeki gerekçe hukuki temelden tamamen yoksun olduğunu, buna dair zaten elde ki mevcut iddianame de dahi alınana soruşturma dosyasındaki rapor dahi bu zararın bvarlığını birbeir rkam ile de teyit ettiğini, hukuk bu rapora rağmen ve son bilirkişilerce dahi güncel o sati gunu değer rağorundaki afaki yüksek bir değere rağmen sadece iade amacı nasıl olurda hukuk burada niyet okuyarak ve yanlı tanıklarla muvazassı açık işlem karşısında bu rapora ve kanaate varır kabulü mümkün değildir.karar kaldırılması gerektiğini, zaten açılan dava toprak sahibine veya kişilere değil yöneticilere karşı açılan sorumluluk davası olduğunu, bu durumun gözetilmeemiş olması da büyük yanlıştuır.hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ceza mahkemesinde suç kastının veya manevi unsurun bulunmadığı gerekçesiyle beraat verilmesi veya davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi, yöneticilerin özel hukuk ve şirketler hukuku anlamında özen ve sadakat borçlarını ihlal etmedikleri anlamına gelmez. Kooperatif yöneticilerinin sorumluluğu için 'hafif kusur' dahi yeterli olduğunu, hukuk mahkemesinin ceza beraati arkasına sığınarak kooperatifin 10.683.000 TL'lik taşınmaz kaybını görmezden gelmesi kabul edilemez bir yanılgı olduğunu, davalı ..., ... sıfatıyla görev yaptığı dönemde ... adet bağımsız bölümün genel kurul kararı olmaksızın arsa sahiplerine terk edilmesine göz yumduğunu, hiçbir denetim faaliyeti yürütmediğini ve usulsüzlüğü genel kurula bildirmediğini, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında davalı denetçinin bu ağır ihmalini ve müteselsil sorumluluğunu hiç tartışmadığını, gerekçesiz bırakarak Anayasa m. 141 ve HMK m. 297/1-c hükümlerini ihlal ettiğini, iş bu nedenlerden dolayı kararın istinaf edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/07/2026 tarihli kısa kararı ve 29/07/2026 tarihli gerekçeli kararı (2014/392 Esas, 2026/657 Karar) ile verilen davanın reddine ilişkin hükmün istinafen incelenerek kaldırılmasına, HMK m. 353/1-a-6 bendi uyarınca, bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderilmesi, bilirkişinin yetkisini aşan hukuki nitelendirmelerinin bertaraf edilmesi ve üniversitelerin Ticaret/Kooperatifler Hukuku ana bilim dalından seçilecek tarafsız bir heyetten rapor alınarak tahkikatın tamamlanması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, daireniz aksi kanaatte ise davanın bölge adliye mahkemesi nezdinde duruşmalı olarak incelenerek; haklı ve hukuka uygun davamızın tümüyle kabulü ile, müvekkil kooperatif nezdinde oluşan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Dava, eski yönetim kurulu üyelerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri iddiasıyla açılan kooperatif zararının tazmini talebine ilişkindir.Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalıların kusurunun bulunmadığının tespiti ile ispatlanamayan zarar kapsamında davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 13/07/2026 tarih ve 2014/392 E - 2026/657 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2240, K. 2026/2078, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2240-e-2026-2078-k-5123c5a45d44