Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1376 E. 2026/1290 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1376
- Karar No
- 2026/1290
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1376 Esas 2026/1290 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1376 KARAR NO : 2026/1290
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/06/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2026/428 Esas DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 05/05/2026 TALEP : İhtiyati Tedbire İtiraz KARAR TARİHİ : 30/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2026
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair mahkemece verilen 06/05/2026 tarihli tensip ara kararına, davalı tarafın itirazı üzerine, itirazının reddine dair verilen 17/06/2026 tarihli ara karara karşı, davalılar ... ve ... İnş. Tic.ve San. A.Ş tarafından ve davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... talep dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın satışından yaklaşık bir yıl sonra paylarını bir başkasına devreden davacının, dava açtığı tarihte ortaklık sıfatı bulunmadığını, ortaklık sıfatı bulunmayan tarafın bir talep ileri sürmesinin de mümkün olmadığını, 10/07/2024 tarihinde ... parsel sayılı taşınmazı davalıdan değil ... Anonim Şirketinin açtığı ihale üzerine bankadan satın aldığını, tarafından alınan diğer taşınmazların da resmi kanallarla satın alındığını, tüm parayı şirketin hesabına gönderdiğini, mahkemece takdir edilen teminatın çok düşük olduğunu, tarafından 2024 yılında üç taşınmazın satın alınması için ödenen tutarın 27.250.000,00 TL olup 200.000,00 TL teminatın çok yetersiz olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı ... ve ... ...A.Ş. talep dilekçesinde özetle; davacı ...'ın şirketteki tüm payını 23/09/2015 tarihli hisse devir sözleşmesi ile tüm aktif ve pasifiyle ...'a devrettiğini, dava tarihi itibariyle davacının şirket ortaklığı sıfatı bulunmadığını, davacının iddiasına konu ... parsel sayılı taşınmazın ... A.Ş. adına kayıtlı iken ihale usulü satışa çıkartıldığını, taşınmaz satışlarının şirketin faaliyet konusu olduğunu, satışların gerçek değerleri üzerinden yapıldığını ve tüm bedellerin şirket hesabına ödendiğini, takdir edilen teminat tutarının düşük olduğunu, harç tamamlattırılmadan verilen tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 06/05/2026 tarihli tensip zaptının 5 numaralı ara kararı ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin teminat karşılığında kabulü ile; taşınmazların başında yapılacak keşifte belirlenecek harca esas değerinin %10'u üzerinden tamamlanmak şartı ile şimdilik 200.000,00 TL nakit veya banka teminat mektubu verildiğinde; Tepebaşı Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davaya konu ... parsel, ... parsel ve ... parsel sayılı taşınmazların üçüncü kişiye devrinin, temliğinin, taşınmazlara ipotek, kira ve intifa şerhi koyulmasının tedbiren engellenmesi amacıyla HMK'nın 394/2 maddesine göre 1 haftalık süre içerisinde itirazı kabil olmak üzere müzekkere yazılmasına," dair ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. Mahkemece, davalı tarafın yokluklarında verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yasal süresinde usulüne uygun şekilde itiraz etmeleri üzerine bu kez 17/06/2026 tarihli ara karar ile; davalı ... tarafından, ... parsel sayılı taşınmazın davalı şirketten değil dava dışı ... A.Ş.'den satın alındığı ileri sürülerek itiraz edilmekte ise de dava konusu taşınmazın davalı ... A.Ş. yetkilisi davalı ... tarafından satılması gözetildiğinde söz konusu satış işleminin yoklukla malul olması ihtimali düşünüldüğünde davalının anılan dava konusu taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satın almış olmasının sonuca etkili olmama ihtimali bulunmakla bu yönde yapılan itirazın yerinde görülmediği, davaya konu uyuşmazlığın tapu iptal tescil istemine yönelik bulunmasına göre hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşma ya da tamamen imkansız hale gelme veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasına ilişkin ihtimaller olabileceği gerekçeleriyle; "ihtiyati tedbire itirazların ayrı ayrı reddine" dair verilen karara karşı, davalılar ... ve ... Tic.ve San. A.Ş tarafından ve davalı ... tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ ... ve ... ... A.Ş istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle şirketle hiçbir mülkiyet bağı bulunmayan bir kişiye aktif husumet ehliyeti tanınmasının hukuken mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesinin davanın niteliğini gerekçe göstererek tedbir kararı verdiğini, itirazlarının reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemişlerdir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; tapu ve sicile güvenerek bir taşınmaz elde edilmekle iyiniyetli kazanımlarının korunması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde bu hususa hiçbir şekilde değinmemesinin ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu çok net şekilde gösteren delillerden biri olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. gereğince verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nın 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan, tapu iptal ve tescil talebiyle açtığı işbu davada, davalı Ilgazlar şirketinin 3536 hisse sahibi ile ortağı iken bu hisselerini 23/05/2025 tarihli Sulh Protokolü ve Hisse Devir Sözleşmesi ile davalılardan ...'a sattığını, ancak sonrasında Ankara 2. ATM'nin 2025/823 Esas sayılı dosyasında söz konusu protokol ve hisse devir sözleşmesinin iptali için dava açtığını, derdest olan sözü edilen bu davada devre konu hisselerin 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak davalılardan ...'ın bu süreçte davalı şirkete ait 3 adet taşınmazı genel kurul kararı olmaksızın davalılardan ...'a satarak tapuda devrettiğini, yapılan bu satışların geçersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu 3 adet taşınmaz yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; ihtiyati tedbir talebinin, keşfen belirlenecek değer üzerinden % 10 oranında teminat karşılığında ve sonradan tamamlanmak şartıyla şimdilik 200.000,00 TL nakit veya teminat mektubu karşılığında kabulüne, dava konusu 3 adet taşınmaz üzerine 3.kişilere devrinin, temliğinin, taşınmazlara ipotek, kira ve intifa şerhi konulmasının engellenmesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına yönelik 06/05/2026 tarihli tensip ara kararının 5 nolu bendi kapsamında hükmedilmiş olup davalı tarafların yokluklarında verilen ihtiyati tedbir kararına karşı yukarıda belirtilen itirazlarını sunmaları üzerine, bu kez mahkemece, itirazlar duruşmalı olarak incelenerek 17/06/2026 tarihli ara kararla reddedilmiştir. Ne var ki ne fiziki gönderilen dosya örneğinde ne de UYAP sisteminde sözü edilen 06/05/2026 tarihli ihtiyati tedbir kabul ara kararı ile ilgili gerekçeli karara rastlanmamıştır. Anayasanın 141/III maddesinde "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır." HMK'nın 297 maddesinde " Hüküm Türk Milleti Adına verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: ... Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri, ..." hükümleri mevcuttur. HMK'nın 391. maddesinde de tedbir kararında olması gereken hususlar açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Somut olayda, ilk derece mahkemesince 06/05/2026 tarihli 5 nolu Tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin gerekçeli kararın yazılmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 394/5. maddesi uyarınca, karşı taraf kendisi dinlenmeden (yokluğunda) verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edebilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Ancak istinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş olması, ayrıca verilen kararın HMK kapsamında gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup esasen istinaf denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. İstinaf kanun yoluna konu edilen 17/06/2026 tarihli tedbire itirazların reddine yönelik ara kararın dayanağını oluşturan 06/05/2026 tarihli 5 nolu Tensip ara kararı bu hususları kapsamadığından, Dairemizce istinaf denetimi yapılması mümkün olmamıştır. Bu durumda, mahkemece, öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair tensip ara kararı uyarınca HMK hükümleri gereği usulüne uygun şekilde ihtiyati tedbir talebinin kabul kararına ilişkin gerekçeli karar yazılması gerekirken gerekçeli karar yazılmamış olduğundan tedbire itirazın reddine ilişkin 17/06/2026 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin ara kararın dayanağı olan ihtiyati tedbir talebinin kabulü hakkında HMK'nın 297 ve 391. maddelerine uygun şekilde gerekçeli kararın yazılması ve taraflara tebliği ile itiraz halinde itiraz kanun yolunun, mahkemece duruşmalı olarak tüketilmesi sonrası istinaf kanun yoluna başvurulması halinde dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekirken tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kabul kararına yönelik gerekçeli karar yazılmaması nedeniyle somut dosya kapsamında mahkemece verilen itirazın reddi ara kararı yönünden Dairemizce denetim yapılamamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddi yönündeki ara kararına yönelik Dairemizce denetimi yapılamadığından; ihtiyati tedbir kararına itiraz eden davalıların istinaf başvurularının bu nedenle kabulü ile mahkemece verilen itirazın reddi ara kararının kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine ilişkin ara karara itiraz eden davalılar ... ve ... Tic.ve San. A.Ş ve davalı ...'ın, mahkemece 06/05/2026 tarihli 5 nolu Tensip ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazlarının reddine dair verilen 17/06/2026 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurularının KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2026 tarih ve 2026/428 Esas (Ara Karar) sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, 3-İlk Derece Mahkemesince 06/05/2026 tarihli 5 numaralı tensip kararı ile kabul edilen ihtiyati tedbire ilişkin HMK 352.md gereğince gerekçeli ara karar yazılarak taraflara tebliğ edilerek itirazlar hakkında HMK 394.md gereğince duruşmalı inceleme yapılmasına, 4-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı ... tarafından yatırılan 732,00-TL'nin talep halinde kendisine iadesine, 5-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar ... ve ... Tic.ve San. A.Ş tarafından yatırılan 732,00-TL'nin talep halinde kendilerine iadesine, 6-İhtiyati tedbire itiraz eden davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmasına, 7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/(1)-f ve 353/(1)-a.6 maddeleri gereğince kesin olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -