İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/787 E. 2026/764 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/787
Karar No
2026/764
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/787 Esas KARAR NO : 2026/764

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/10/2025 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkil arasında 30.11.2022 ile 31.12.2024 tarihleri arasında devam eden ticari ilişki kapsamında düzenlenen 16 adet faturadan kaynaklanan borcun davalı tarafından ödenmediğini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine davalının 29.09.2025 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlendiğini ve KDV indiriminden yararlanıldığını, Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca süresinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kesinleştiğini, davalının borcu olmadığına dair iddiasını yazılı veya kesin delillerle ispatlayamadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca ticari defterlere kaydedilen faturaların akdi ilişkinin varlığını kanıtladığını, davalının itirazının takibi sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, alacağın likit nitelikte olduğunu, davalının haksız zenginleştiğini ve müvekkili zarara uğrattığını, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, ayrıca ilerleyen aşamalarda ihtiyati haciz taleplerinin değerlendirilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisi ... tarafından ...Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda verilen ifadelerde, davaya konu faturaların gerçeği yansıtmadığının ve şişirilerek kesildiğinin beyan edildiğini, bu beyanların kamuoyunda...Soruşturması olarak bilinen soruşturma kapsamında... sayılı dosyada yer aldığını, söz konusu soruşturma neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin nezdinde 2025/... E. sayılı kamu davasının açıldığını, HMK'nın 165. maddesi uyarınca bu davanın sonucunun huzurdaki dava için bekletici mesele yapılması gerektiğini, ceza mahkemesince maddi olguların tespitinin hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun tarafından verilen 08.03.2022 tarihli 2019/50 E. 2022/272K. sayılı kararda da maddi olguların tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararlarının hukuk hakimini bağlayacağının vurgulandığını, davacı şirket yetkilisinin kendi beyanlarıyla hukuka aykırı işlem yaptığını ikrar ettiğini, TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereği hiç kimsenin kendi haksız eyleminden hukuki bir sonuç çıkaramayacağını, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin tarafından verilen 22.03.2011 tarihli 2010/15459E. 2011/4255K. sayılı kararda da dürüstlük kuralına aykırı taleplerin korunmayacağının belirtildiğini, 21.11.2025 tarihinde...Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan BA/BS formlarında dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığını, bu durumun davacının iddialarının ispatlanamadığını gösterdiğini, tüm bu hususlar dikkate alınarak .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin nezdindeki 2025/... E. sayılı dosyanın sonucunun beklenmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasının eldeki alacak davasında bekletici mesele yapılmasına ilişkin talebinin hukuki dayanaktan yoksun, yargılamayı uzatma amaçlı ve kötü niyetli bir usul manevrası olduğunu, uyuşmazlığın özel hukuk değerlendirmeleriyle çözümlenebilecek nitelikte bulunduğunu, ceza dosyasının beklenmesinin yargılamayı belirsiz süreyle askıda bırakacağını, bu durumun makul sürede yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirket yetkilisinin sanık sıfatıyla yargılandığı ceza dosyasında usul haklarını kötüye kullanarak süreci uzatabileceğini, hukuk davasının ceza yargılamasının sonucuna bağlanmasının yargılamayı sanığın iradesine teslim etmek anlamına geleceğini, ceza davasında verilecek hükmün ticari alacak uyuşmazlığına etkisinin sınırlı olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkiminin ceza mahkemesinin değerlendirmeleriyle bağlı olmadığını, davalının sunduğu iddianame kesitlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu belgelerin kaynağının ve bütünlüğünün denetlenemediğini, savunma hakkını ve masumiyet karinesini ihlal ettiğini, müvekkilinin alacağının dayanağı olan faturaların ve cari hesap özetlerinin dosyaya sunulduğunu, davalının fatura muhteviyatına süresinde itiraz etmeyerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince borcu kabul etmiş sayıldığını, davalının ödeme iddiasını ispata elverişli hiçbir belge sunamadığını, soyut inkâr beyanlarının hukuki değer taşımadığını, davalının dürüstlük kuralını ihlal ettiğini, .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 2. Cevap dilekçesinde özetle;.... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan ilamsız icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacının cevaba cevap dilekçesinin tebliğ edildiğini ve bu dilekçe ile ikinci cevapların sunulduğunu, davacının huzurdaki davanın .... Ağır Ceza Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyası ile ilgisi olmadığı yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığını, mezkur ceza dosyasında davacı şirket sahibi ve yetkilisi olan ...'in ifadelerinin dava konusu alacak kalemlerinin temeli ile bağlantılı olduğunu, davacı şirket yetkilisinin...Cumhuriyet Başsavcılığı huzurunda verdiği ifadelerin faturalar üzerinde şüphe yarattığını, kamuoyunda İBB Soruşturması olarak bilinen ve .... Ağır Ceza Mahkemesi önünde 2025/... E. sayılı kamu davasının açılmasına neden olan süreç nedeniyle öncelikle bağlantılı ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, faturaların tanzim edildiği tarihte şirket yetkilisinin ... olduğunu, davacı tarafından sunulan belgelerin kaynağının ve doğruluğunun tespit edilemediği iddiasına karşılık ilgili iddianamenin celbinin talep edildiğini, ... isimli şahsın ifadelerinde müvekkil şirketin de aralarında bulunduğu beş şirkete kesilen faturaların gerçeği yansıtmadığını ve kendisine verilen yönlendirmeler doğrultusunda düzenlendiğini beyan ettiğini, bu durumun takip konusu faturalar üzerinde ciddi şüphe doğurduğunu ve gerçek bir alacak ilişkisine dayanıp dayanmadığının tespiti gerektiğini, davacı şirket yetkilisinin faturaları şişirerek kestiğinin kendi ifadeleriyle sabit olduğunu, .... Ağır Ceza Mahkemesi 2025/... Esas sayılı dosyasından verilecek kararın huzurdaki davanın sonucunu etkileyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/92 K. 2018/1362 E. ve 27.9.2018 tarihli kararı uyarınca ceza mahkemesinin maddi olayları saptayan kararlarının hukuk hakimini bağlayacağını, ...'in 30.06.2025 ve 11.09.2025 tarihli ifadelerinde ihaleler kapsamında miktar ve adetlerin gerçeği yansıtmadığını, hak ediş bedellerini tutturmak amacıyla faturaların yüksek bedelle düzenlendiğini ve bu işlemlerin ... AŞ muhasebe departmanından ... tarafından yönlendirildiğini belirttiğini, ...'in ifadelerinde müvekkil şirket ... A.Ş. 'nin de isminin geçtiğini, davacı şirket yetkilisinin faturalarda usulsüzlük olduğunu bizzat ikrar ettiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralı gereği hiç kimsenin hukuka aykırı bir eylemden hukuki sonuç çıkaramayacağını, davacının kötü niyetli olduğu yönündeki iddialarının yersiz olduğunu belirterek .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/... E. sayılı dosyasının sonucunun beklenmesine, kamu davasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacının ihtiyati haciz talebi mahkememizce red edilmiştir. Uyuşmazlığın hesaplama ve teknik çözümü için dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce resen seçilen 1 mali müşavirden bilirkişi raporu alınmış, 02.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "dosyada mevcut ticari defterler, cari hesap muavin dökümleri ve faturaların incelendiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından davalı adına 30.11.2022 ile 31.12.2024 tarihleri arasında toplam 16 adet fatura düzenlendiğinin anlaşıldığını, incelemeye sunulan 30.11.2024 tarihli ... nolu, 30.11.2024 tarihli ... nolu ve 31.12.2024 tarihli ... nolu faturaların davacı ticari kayıtlarında yer aldığını ve bu üç faturanın KDV dahil toplam tutarının 2.683.046,40 TL olduğunu belirttiğini, davacı tarafın 120-00053 nolu alıcılar hesabına ilişkin müşteri hesap ekstresi ile cari muavin dökümüne göre toplam borç kayıtlarının 43.751.311,96 TL, toplam alacak ile tahsilat kayıtlarının 29.271.311,95 TL olduğunu bildirdiğini, buna dayanarak 31.07.2025 tarihi itibarıyla davalı cari hesabında 14.480.000,01 TL borç bakiyesi bulunduğunu tespit ettiğini, anılan tutarın tüm dönem cari hesabın mahsup ve tahsilatları sonrasındaki net açık bakiyesi olduğunu ifade ettiğini, dosya kapsamında belirli bir ödemenin belirli bir faturaya mahsup edildiğini gösteren ayrıca bir tahsis belgesine rastlanmadığını açıkladığını, davacı tarafça düzenlenen satış faturalarının e-fatura statüsünde bulunduğunu ve raporda yer verilen 2022, 2023 ile 2024 yıllarına ilişkin Ba/Bs form verilerinde davalı tarafça iade faturası düzenlendiğine dair dosyada bir tespit bulunmadığını kaydettiğini, ceza yargılamasına konu edildiği bildirilen hususlar ile tarafların hukuki iddia ve savunmalarının takdirinin mahkemenin değerlendirmesi kapsamında kaldığını vurguladığını, muhasebe incelemesi yönünden dosya kapsamındaki mevcut kayıt ve belgelere göre takip tarihi itibarıyla davacı kayıtlarında davalının 14.480.000,01 TL borç bakiyesi verdiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüş, 06.05.2026 tarihli duruşmada Davalı tarafın dava konusu işe ilişkin yılların ticari defterlerinin bilirkişiye sunulmak üzere ibrazı hususunda 2 haftalık kesin süre verilmiş ve bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından verilen ek raporda özetle; "... ... Şirketi ile ... arasında 2022, 2023 ve 2024 yıllarını kapsayan bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacı tarafından davalı adına 30.11.2022 ile 31.12.2024 tarihleri arasında toplam 16 adet fatura düzenlendiği, davacı ticari defterlerinde davalıya ait hesabın 120-00053 numaralı alıcılar hesabında takip edildiği, cari muavin dökümüne göre davalı hesabında toplam borç kayıtlarının 43.751.311,96 TL olduğu, toplam alacak ve tahsilat kayıtlarının 29.271.311,95 TL seviyesinde gerçekleştiği, bu kayıtlar sonucunda 31.07.2025 tarihi itibarıyla davalı cari hesabında davacı lehine 14.480.000,01 TL bakiye bulunduğu, söz konusu bakiyenin yalnızca son üç faturadan ibaret olmayıp taraflar arasındaki tüm dönem cari hesap ilişkisinde yapılan mahsup ve tahsilatlar sonrasında oluşan net açık bakiye niteliğinde olduğu, dosya kapsamında belirli bir ödemenin belirli bir faturaya mahsup edildiğini gösteren ayrıca bir tahsis belgesi bulunmadığı, davalı tarafça fatura içeriklerine konu hizmetlerin fiilen verilmediği ileri sürülmüş ise de dosya kapsamındaki incelemenin muhasebesel kayıtlar, cari hesap hareketleri ve fatura kayıtları üzerinden yapılabildiği, fatura ve cari hesap kaydının hizmetin teknik anlamda fiilen ifasını tek başına ispatlamayacağı, buna karşılık elektronik faturalara davalı tarafça süresinde itiraz edildiğine, iade faturası düzenlendiğine veya hizmetin ayıplı ya da kusurlu olduğuna ilişkin dosya kapsamında muhasebesel nitelikte somut bir belgeye rastlanmadığı, davacı şirket yetkilisinin ceza soruşturması kapsamında beyanları ve .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyasının eldeki davaya etkisinin muhasebe tekniğini aşan hukuki ve maddi vakıa değerlendirmesi gerektirdiği, bu husustaki takdirin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamındaki mevcut ticari defter ve cari hesaplara göre davacı şirketin davalı şirketten 14.480.000,01 TL cari alacak bakiyesi bulunduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık;16 adet faturadan kaynaklı cari hesap alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; alacaklısının ... ... Şirketi, takip konusu alacağın 14.480.000,01-TL Toplam Alacak olduğu, takibin örnek 7 ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 29.09.2025 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun İcra Müdürlüğü'ne 29.09.2025 tarihinde ve süresinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m. 66 gereğince takibin durdurulmuş olduğu, İİK m. 67 gereğince davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. İhtara rağmen davalı taraf ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamıştır. İcra dosyası, dayanak cari hesap ve faturalar ile alınan bilirkişi raporuna göre davacı ticari defterleri birlikte nazara alındığında, tarafların 2022 ila 2024 yıllarında ticari alışverişinin bulunduğu ve davacının davalıya faturalar kestiği, faturalara itiraz veya iade olmadığı, davalının savunmasında şirket yetkilisinin ceza dosyasındaki kabulünde faturaların fahiş kesildiğini ikrar ettiği ve bu nedenle ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını istediği, oysa davacı yetkilisinin sunulan ifadesinde taraflar arasında bir borç olmadığı yönünde beyan olmadığı, davalının belediyeyi zarara uğratmak için abartılı fatura kesmesini istediğini bildirdiği, bu durumda davacılın kendisi haksız kazanç sağlama amaçlı yaptığının anlaşılacağı, hiç kimsenin kendi haksız eylemi ile kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı, dürüstlük kuralının kamu düzenine ilişkin ve resen gözetilmesi gereken bir kural olduğu, davalının talebiyle davacı fazla fatura kestiği kabulünde dahi davalının bundan sorumlu olacağı, kaldı ki davalının borçsuz olduğuna dair açık bir kabul veya belge olmadığı, ceza dosyasındaki yargılama konusunun kamuyu zarara uğratmaya yönelik olduğu, kesinleşmiş bir kamu zararı olsa bile bundan davalının kurtulamayacağı, hangi faturanın ne kadarının fazladan yazıldığının da sabit olmadığı, bu nedenle kendi defterlerini ibrazdan kaçınan davalının davacıya karşı fatura ve cari hesap borcu nedeniyle sorumlu olduğu ve davanın kabulü gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazlarının İPTALİNE, takibin devamına, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan alacağın takdiren %20'si üzerinden hesaplanan 2.896.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 989.128,80 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 988.513,40- TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Yargılama nedeniyle harcanan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve 30.340,00TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 1.159.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava açılmadan evvel sonradan haksız çıkan taraftan alınmak üzere hazineden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına dair, 7-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/10/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/787, K. 2026/764, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-787-e-2026-764-k-1a692bdbb672